göğüse can sığdı be agop.
nefes sığdı, dert sığdı.
rakı şişesinde devrilen geceler,
bir de yarım kalmış tövbeler sığdı.
şu dünya dediğin ne ki zaten?
insanlar ülkelere benzer
haritalarda değil, içimizde çizilir sınırları.
kiminin kapıları paslıdır,
anahtarı güven ister.
kiminin toprağı kurudur
her türlü yalana dolana inat,
hala dürüst kalabilmektir
onurlu yaşamak.
dünya, pazarda satılan bir vicdan şimdi,
etiketi parlak, içi çürük.
kağıdı kalemi önüne koyup güzel sözleri sevdiğine yazmak kolay Agop !
mesele yazdıklarını yaşatabiliyor olmak.
eğer yanlışsam söyle bana.
öyle uzaktan ,
öyle içten ,
öyle kırmadan ,
yazdıklarımı yaşadım sanıyorlar ulan.
ne bilsinler,
ben bazen hiç yaşayamadıklarımın
yasını tuttum mısralarda.
bir kadının saçını okşayamadım mesela,
işte insan bunu yapmamalı
kimsenin kalbine ,
hoyratça parmak izi bırakmamalı
herkesin sakladığı bir yer vardır,
adını bile fısıldamadığı,
bir ince sızı,
uyuyunca unutursun, diyen dost.
geceydi.
şehir susuyordu
ama benim içimde
bin kapı çarpıyordu ardı ardına.
ikiye bölünmüş gecem
biri aklıma diğeri yüreğime
bu nasıl bölünmüşlük böyle
severken özlemek ne ?
ışığa ulaştım derken karanlığa sarılmanın
özlemekten farkı ne ?
özür dilerim aşk'tan da
seni sevdiğim için.
çünkü seni ben
aşk olsun diye değil bu kez,
kendim için.
1/
satılmadık bir köprüler kalmıştı,
paranın, güçsüzlerin hakkını yiyen ellerin
gölgesinde bile dimdik duran taşlar.
şehir satıldı, sokaklar pazara çıktı,
ama köprüler hala direniyordu.




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!