kendisi bu serüvende
zırhlarını kuşanmış,
sözleri keskin, bakışları siperli,
dört başı mamur bir donanımla
kaderin tam ortasında dimdik dururken.
yalan ,dolan içinde ömür tüketiyoruz
dostlar !!!
hani nerde sevgi ,
hani nerde güven ,
hani nerde saygı
bize biçilen kısacık hayatta.
seviyordum
bir çocuğun annesini
sevmesi gibi
sahip çıkıyorum
ya da sevgilisinin ettiği yemin
yalan olduğunu yedi cihan
hayata tam uyum sağlayamadım ben,
ne zaman otursam bir yere
sanki başkasının sandalyesine ilişmişim gibi
hep biraz eğreti.
herkes rahat görünürken
gerçek sevgi kusurla başlar, gülde diken saklıdır,
gönül dediğin kırık aynadır, içinde nice haklıdır.
yüzün gülerken kolay sevmek herkesin harcıdır,
asıl sevda, gözyaşında yanındayım demektir, aklıdır.
bir hatanı sarıp sarmak, kırılmadan kalmaktır,
ben sensiz kimse değilim.
bunu sana bir zamanlar fısıldamıştım,
bir sevda itirafı gibi.
oysa şimdi anlıyorum.
o cümle bir aşk değil,
yavaş yavaş çöken bir dünyanın
giden ne zaman,
arkasında çürüyen sessizliği fark etmiştir?
hangi adım,
bir kalbin kırılma sesini bastırabilir ki?
bir kapı kapanırken
emekli kaldı üç kuruş paraya,
takvimden düşen yapraklar gibi
yıllarını saydı tek tek.
sabahları hala erken uyanır,
alışkanlık işte.
alarm çalmaz artık
bir gülüş mesela,
annesiz mi, babasız mı doğdu ekrana ?
hangi ses tonunda güler,
hangi omuzda dinlenir akşam olunca ?
kim öğretti ona sevinmeyi
ve neden hep aynı sarıya boyandı teni ?
senin bildiğin gibi değildi aşk,
hatta benim bildiğim gibi de değildi.
aşk öyle pembe dizilerdeki gibi,
mumluyla, güllüyle, cilalı laflarla gelmezdi.
bazen bir sokak köşesinde,




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!