sevilmeyi bekleme, ey gönül,
zira beklemek, en ağır yüküdür sevdanın,
bir kapı önünde sabaha dek üşümek gibi,
ne gelen olur, ne giden.
bekleyeceksen sevme, dedim sana,
biliyor musun.
evet, biliyorum.
belki sana çok şey anlatıyorum ama.
bazen oturuyorum,
sadece oturuyorum.
ve düşünmeden edemiyorum seni.
umut dediğin
kendine söylediğin bir sürü yalandır
demişsin ya
haklısın be agop.
ama eksik söylemişsin
çünkü umut bazen
ben biraz sen gibiyim demişsin ya.
orası kalbimin en kalabalık yeri oldu bir anda.
çünkü insan en çok
kendine benzeyen bir yalnızlığı tanır.
ben biraz sen gibiyim
ben bir kadın tanıdım
kalabalığın içinde dik duruşuyla
güveni, dostluğu ,verdiği dersle
bir yanlış yol olmadığını
iki güzel söze kanmadığını
kime ait olduğunu unutmadan
en derin olan
bir isim taşımaz.
en sığ olan da.
içimde dönen şey
ne fırtına
sanki bir başkasının uykusundan
uyanmış gibiyim sevgilim
ellerim bana ait değil artık.
yüzüm, eski bir fotoğrafın kenarında unutulmuş
solgun bir adam gibi bakıyor dünyaya.
beni sen sev,
kalabalıkların arasından seçip,
sessizliğimin içindeki çığlığı duyarak sev.
yorulmuş yanlarımı dinlendirerek,
kırılmış umutlarımı onararak sev.
el ayak çekilince,
kurdum mahkemeyi,
yargıladım yüreğimi,
aklım hakim kürsüsünde,
vicdanım savcı makamında,
duygularım tanık sandalyesinde,
sabah gözünü açtığında
oh be diyorsan hala,
içine bir kuş konmuştur mutlaka
ya da hayat, sen fark etmeden
usulca omzuna dokunmuştur.




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!