gülüşler var,
ama kime ait oldukları belirsiz.
yüzler, bir şey olmamış gibi
ışığı taklit ediyor.
ben titriyorum
bir gün eski ,
bir istasyon saatine baktım,
akrebi yorulmuştu zamanın,
yelkovanı ise bir yerlere yetişme telaşında.
işte o gün anladım.
bazen aklım başıma geliyor
öyle anlarda içimde biri
yavaşça eğilip kulağıma fısıldıyor
neden varsın?
öyle büyük bir soru değil belki,
bak dostum,
öyle süslü laflara gerek yok bugün
nefes meselesi bu.
hani sabahın köründe
ciğerine dolan o serin hava var ya,
işte onun kıymetini bilmeyen
yaşadığım yerden memnun değilim
duvarlar üstüme geliyor bazen
pencereler bile bakmıyor dışarı
bir ben bakıyorum
o da içime doğru.
nefsini sustur ey gönül, hakikati duysun can,
bir lokma huzur yeter, isteme saray hanuman.
şatafat dediğin gölge, bir gün savrulur gider,
toprak olur servetlerin, baki kalan aşk ile iman.
altın taslarda içilen şarap da susuz bırakır,
ne garip bir hayat;
ölümü bilip
hala sahiplenmek.
avuç avuç gün çalmak,
insanları eşya sanmak,
bak, hayat belirsiz işte.
bir bakarsın gelmiş, bir bakarsın gitmiş.
ne geleceğini, ne gideceğini kimse bilmez.
gözlerimde gölgeler var, kalbimde düşler.
her adımda ayrı bir hikaye karşılar insanı.
Ne hattime,
Her sabah karşımda durup koklayamadığım
gülü sevmek.
Etrafı dikenle çevrili olması mı ?
Kabahat...
Akşam olunca heyecanım mı ?
benim ile yürümek/ten kaçınan ,
göl/gem...
sesimi duymak/tan şiyatçi sağır ,
kulağım...
gözüm/den akan yaşa ortak olan ,
mendil...




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!