geceyi bilmem diye başlayan adamlardanım ben
çünkü her gece biraz daha sana benzerdi
bir sigara dumanında çoğalırdı yalnızlık
bir tren sesi geçerdi içimden ağır ağır
ve ben hangi istasyonda kaldığımı
kimselere anlatamazdım.
nereye gittiğini bilmeden yaşamak
bir trenin sisler içinde kayboluşu gibi
raylar var ama varış yok
yüreğin var ama sığınacak bir kıyı gibi
geceye yazılmış adresler gibiyiz
papatya'nın son yaprağına gelmeden
sevdiğini söylesen.
inanmam ama sen yine/de diyebilsen
hiç yoktan aklımı alsan.
hiç yoktan yüreğimi çalsan.
Keşke beni de yazdığın şiirlerinin içinde ;
sevip saklaya bilseydin...
tutundukça kanar avuç içleri,
acı verir sıkı tutulan her şey.
oysa anlamak,
kilidi sessizce açar
ve insanı kendinden salıverir.
bırak rüzgar savuracağı kadar
savursun…
adımı, izimi, sana benzeyen cümlelerimi
bir bir söksün içimden.
tutunmaya çalıştığım ne varsa
gevşesin parmaklarımda,
bahane aramayı bıraktım ben !
gözüm ,gönlüm görmediği zaman
sorgulamıyorum artık eskisi gibi ?
yüzümde tebessüm olan bir kadın vardı.
çocukluğuma götürüp ,yetim bırakan.
içtiğim zaman unutup ,sövüyorum
ey gönül.
ne diye bu kadar yoruldun?
hangi kapının eşiğinde bıraktın kendini?
hangi yalanın peşinden koştun da gerçeğin yüzüne bakamaz oldun?
bir ömürdür yürüyorsun.
bir ateş için bir sürü kıvılcım gerekirmiş,
ben bunu yanarken öğrendim.
kül sanılan gecelerin altında
sabaha hazırlanan korlar varmış meğer.
geç öğrendim insanı
en çok kendi hevesi yoruyormuş meğer.
bir dağı yerinden oynatacak kadar büyüyen hayallerin
altında eziliyormuş bazıları.
öyle ya.




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!