duvar da duran
saat 02.45
gözlerime inat uykusuz
yüreğim mi
sabaha çıkarmı diye bir telaş içinde
kokun mu
değer verdiğim birinde
gemileri batırdığım zamanda
sevmek istemiştim
çünkü insan bazen
yanlış limanlarda doğrulanır
bazen de doğru bir kalpte
gerçek sevgi bazen kalmak değil,
doğru şekilde çekilebilmektir.
ve en zor olanı da ,
insan bazen başkasından değil,
kendinden vazgeçerek sever...
bir yoldan geri döndüm,
çünkü ilerlemek artık
kanamayı öğrenmekti.
her adımda biraz daha eksilmek,
her durakta kendimden bir parça
toprağa gömmekti.
fotoğraflardan gülüşünü çaldım
kimse fark etmedi.
bir akşamüstüydü,
pencerenin önünde oturuyordum,
şehir yavaş yavaş akşama dönüyordu
ve ben
yanımızda duran şeyler vardır agop,
ekmek gibi, su gibi, güneş gibi.
her sabah gözümüzü açtığımızda
orada buluruz onları,
ve hiç gitmeyecek sanırız.
sorma neden.
çünkü bazı cevaplar
insanın diline değil
kalbine ağır gelir.
ben sana iyiyim derken bile
insanı çökerten şey
yenildiği savaşlar değildir,
kimsenin görmediği cephelerde
sessizce teslim olmasıdır.
bir odanın en karanlık köşesinde
sana diyemediğim bütün sözleri
geceye bıraktım,
kaldırım taşlarına,
uykusuzluğuma anlattım.
dilim sustu, kalbim konuştu
ben sustukça şiirlerim çoğaldı.




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!