sevdim diye bir geçmiş zaman var,
öyle dil bilgisi falan değil bu
bildiğin içimde açılmış eski bir yara.
kabuk tutuyor sanıyorsun,
bir ses, bir koku, bir sokak
bir adın vardı,
gecenin en sessiz yerinde
açılan
bir yara gibi.
kimse bilmezdi
tut ki senin ruhun aşk, ezber bozan
bir kitabın ortasından değil,
hiç yazılmamış bir cümlenin kıyısından geldin bana
ve ben, bütün bildiklerimi bıraktım kapının dışında
ayakkabılar gibi, biraz tozlu, biraz yorgun
olmayacağını biliyorum
adı bile konmamış bir şeyin
sonunu başından sezmek gibi bu
seninle ilgili değil sadece
benim eksik tarafımla da ilgili biraz
Sen yağmur bulutuydun ben damlası
Farzet yanlış yere yağdık
Kuru kalmak imkansızdı
Nereye düşeceğini bilemedik
Sana uzak bana yakın
Kesişti bir şekilde yollarımız
sen gittin ya.
öyle kapıyı çekip çıkmak gibi değil bu,
bir evin içindeki sesi de alıp gitmek gibi.
duvarlar hala yerinde
ama içimde yankı yok artık.
sen gittin ya
bir şehrin bütün ışıkları aynı anda söndü sanki
ne kaldı geriye
birkaç solgun hatıra
bir de adını anmaya korkan dudaklarım
sen benim somurtkanlığıma bakma,
o benim eski alışkanlığım.
çocukluğumdan kalma,
biraz eksik sarılmalardan,
biraz yarım kalmış gel'lerden.
bir insanı sevmek
ne demek biliyor musun?
kalbin, dünyayı yeniden boyaması demek
bir yüz'le birlikte bütün
sertliklerin yumuşaması,
kırgınlığın susması,
ben cahilin önde gideniyim !
mükemmel birisi de değilim.
sıradan bir ilişki de aramıyorum.
bir günlük heveste olmak istemem.
vitrini güzel içi boş olana da bakmıyorum.
ben sadece sözüne sadık kalanı isterim.




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!