sakın bana yarınım deme,
yarınlar sözden yapılır, kolay yıkılır.
sen bende takvimlere sığmazsın,
ne bir tarih,
ne de ömrün aceleci vaadi
yaşayıp gidiyoruz işte,
biraz yaralı, biraz yamalı,
bir yanımız çocuk kalmış sokak aralarında,
bir yanımız susturulmuş sevdalı.
iki dudağının arasında gizli kaderim,
hilal doğdu gök yüzüne nur ile,
gönül doldu sabır dolu sır ile,
her kapıya rahmet indi yar ile,
ramazan’dır gönüllere hoş gelen.
sahur vakti uyanır her bir hane,
ey gönül sesim, gecelerin sessiz yankısı,
söyle bana yine, unuttun mu içindeki sevdayı?
bir zamanlar kalbinde kor gibi yanan o ateş
şimdi hangi rüzgârın savurduğu kül oldu?
ey gönül sesim, söyle.
beni gerçekten göremeyene
en kıymetli yanlarımı sundum,
bir dağın doruğunda sakladığım ateşi
avuçlarına bıraktım da üşümedi sandım.
oysa ben,
Gülümse hayata,
Herşeye rağmen yıkılma;
Doya doya yaşa ...
Denize sal hüzünlerini,
Kuşlarla özgürleştir
Sana ayak bağı olan her şeyi,
dışarıdan güler yüzlü görünsem de,
içimde bambaşka duygular var.
bir yanım bahar kokar,
bir yanım sonbaharın solgun yapraklarıyla dolu.
sokaklarda yürürken
senin gülüşün kalbimde öyle güzel
bir iz bırakıyor ki,
sanki karanlık geceler
adını fısıldayan yıldızlarla aydınlanıyor.
bir an bakışların değse içime,
bütün suskunluklar konuşmaya başlıyor.
güneş varken ışığı aramak saçmalıktır,
dedim kendi kendime,
çünkü gözlerim açıkken
karanlığa alışmıştım çoktan.
elimde kandiller,
göğsümde eski korkular,
günün sonu var,
gökyüzü yavaşça çekilir penceremden,
bir sessizlik iner şehrin omuzlarına,
sokak lambaları birer birer yanar,
ve ben, yine aynı yerde,
bir başka hikâyenin eşiğinde dururum.




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!