kesintisiz yağan yağmurun
ıslaklığını
yaşıyor gözlerim
bulut değil bu,
göğsüm çökmüş gökyüzü.
insan, olgunlaştıkça
kalabalıkların gürültüsünden çekilir,
alkışın geçici sıcaklığından uzaklaşır.
çünkü öğrenir ki,
en derin onay, insanın kendi yüreğinden gelir.
elimde değil ki iki gözüm
sensiz yol çıkmaz sokak
kaderime bağlıyım
anlamaz ki bu gönül
senden gayrisi yalandır bana
iki isim tek kişi,
kimliğini kaybetmiş bir kadın.
aynada kendine bakarken
hangisinin yüzü olduğunu hatırlayamayan,
hangisinin gözyaşıyla uyuduğunu bilmeyen
sessiz bir akşam gibi.
hayal etmek ilk adım gibidir ; attığın adımın uzunluğuna veya kısalığına bakılmaz...
mustafa alp //
kabullendik
düştüğümüz yeri,
kırıldığımız sesi,
susmayı öğrenen kalbimizi
ama vazgeçmek
insan duygularında ve düşüncelerinde
uçlara kayıyor.
ya her şeyi karanlık görüyor
umutsuzluk, kırgınlık, öfke
ya da her şeyi fazlasıyla aydınlık görüp
gerçekleri görmezden geliyor
sen ona aşıksın,
bunu inkar edişinden anlıyorum.
adını duymamak için
cümlelerini yarıda bırakışından,
bir şarkı çaldığında
ansızın susup uzaklara dalışından.
yaprak
ağaca aittir
ne kadar uzağa savrulsa da.
rüzgarın sert omuzlarına bıraksa kendini,
sonbaharın sarı hüznünde dönüp dönüp düşse toprağa,
insan, kendi hatasının yükünü içinde taşır,
geceleri yastığa koyar başını, içiyle savaşır.
güler gibi yapar gündüz, kalbi kan ağlar,
kimse bilmez, kimse duymaz, derdi içine bağlar.
bir söz demiştir vaktiyle, geri dönmez o söz,




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!