sahiplik sandığımız şey,
avuçta tutulan bir gölge yalnızca,
ne altın kalır, ne taş,
ne de zamanın yorduğu beden.
gerçek olan,
insan karanlığa kötü olduğu için yaklaşmaz
bunu en çok geceler bilir
bir de aynalar
çünkü insan
dünyaya ilk geldiğinde
seven, sevgisini kanıtlamak zorundadır,
çünkü bu dünya söze inanmaz.
bu dünya,
kanı, teri, yıkımı ister.
gece, boğazına çöker insanın,
seni seven de
mutlu eden de
aynı gölgeden dokundu sana.
seni terk eden,
oyunu kurup oynayan da
bir mezar taşı
gibi yazılmayı
bekliyorum
hayatımın
geri kalmış
zamanını
bak kardeşim
önce şunu konuşalım
dünya dediğin şey
kocaman bir pazar yeri
hayat çok katmanlı,
ama insan çoğu zaman onu
ya hep
ya hiç diye yaşıyor...
Mustafa Alp
inanmak,
bir sabah güneşten önce uyanan bir dua gibidir,
karanlığa rağmen ışığı beklemektir,
kırılmış kalbinle hala sevmeye cesaret etmektir.
yaşamak bazen sadece nefes almaktır,
kimlik arayışı, belirsizlik,
tutkulu ama yakıcı bir bağ
ve kalabalıklar içindeki yalnızlık duygusu.
içimde bir şehir var
adı konmamış sokakları olan.
mükemmel bir akşam değildi o gece,
ama kalbim sana inanacak kadar saf,
aşkın adını dudaklarımda taşıyacak kadar cesurdu.
insan bazen en büyük yanlışı
en doğru hissettiği anda yapar,
ben de seni öyle sevdim işte,




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!