yaşadığım yerden memnun değilim,
adresim var ama ait değilim,
sokaklar ezberimde, ben kendimde kayıp,
aynaya bakıyorum ben değilim.
bir banka oturdum, gölgesi küstü,
hilal doğdu gök yüzüne nur ile,
gönül doldu sabır dolu sır ile,
her kapıya rahmet indi yar ile,
ramazan’dır gönüllere hoş gelen.
sahur vakti uyanır her bir hane,
bir hilal doğarken gecenin bağrından,
rahmet iner sessizce kalbin çağrından.
bir ay sabır ile yoğrulan dualar,
bugün bayram olur mümin diyarından.
sahurun bereketi kaldı dillerde,
ey gönül sesim, gecelerin sessiz yankısı,
söyle bana yine, unuttun mu içindeki sevdayı?
bir zamanlar kalbinde kor gibi yanan o ateş
şimdi hangi rüzgârın savurduğu kül oldu?
ey gönül sesim, söyle.
her şey göründüğü gibi değil be sevgilim,
bakma öyle uslu uslu durduğuna dünyanın.
içi kavga, dışı suskun bir hikaye bu,
herkes rolünü ezberlemiş,
ama kimse kendini oynamıyor.
beni gerçekten göremeyene
en kıymetli yanlarımı sundum,
bir dağın doruğunda sakladığım ateşi
avuçlarına bıraktım da üşümedi sandım.
oysa ben,
sol yanımı bu kadar hırpaladığına göre,
demek ki en çok oradan girmişsin içeri.
kapıyı çalmadan,
adını sormadan,
ben geldim demeden
bir yangın gibi yayılmışsın içimde.
gözünü kapattığında
kaçamazsın kendinden,
en çok da orada yakalanırsın zaten,
çünkü karanlık dediğin
ışığın yokluğu değil,
insanın kendine denk düşmesidir biraz.
griden halliceyiz agop,
bir ceviz gölgesinin akşama doğru
uzayan hüznü kadar gri.
bir çeşmenin yıllardır su içmemiş
dudağı kadar gri.
bugün 23 Nisan.
öyle süslü cümlelere sığmaz bu gün,
takvimden koparılan bir yaprak değil bu
bir milletin, küllerinden ben buradayım diye
ayağa kalktığı andır.




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!