sol yanımı bu kadar hırpaladığına göre,
demek ki en çok oradan girmişsin içeri.
kapıyı çalmadan,
adını sormadan,
ben geldim demeden
bir yangın gibi yayılmışsın içimde.
gözünü kapattığında
kaçamazsın kendinden,
en çok da orada yakalanırsın zaten,
çünkü karanlık dediğin
ışığın yokluğu değil,
insanın kendine denk düşmesidir biraz.
griden halliceyiz agop,
bir ceviz gölgesinin akşama doğru
uzayan hüznü kadar gri.
bir çeşmenin yıllardır su içmemiş
dudağı kadar gri.
bugün 23 Nisan.
öyle süslü cümlelere sığmaz bu gün,
takvimden koparılan bir yaprak değil bu
bir milletin, küllerinden ben buradayım diye
ayağa kalktığı andır.
Gülümse hayata,
Herşeye rağmen yıkılma;
Doya doya yaşa ...
Denize sal hüzünlerini,
Kuşlarla özgürleştir
Sana ayak bağı olan her şeyi,
dışarıdan güler yüzlü görünsem de,
içimde bambaşka duygular var.
bir yanım bahar kokar,
bir yanım sonbaharın solgun yapraklarıyla dolu.
sokaklarda yürürken
senin gülüşün kalbimde öyle güzel
bir iz bırakıyor ki,
sanki karanlık geceler
adını fısıldayan yıldızlarla aydınlanıyor.
bir an bakışların değse içime,
bütün suskunluklar konuşmaya başlıyor.
güneş varken ışığı aramak saçmalıktır,
dedim kendi kendime,
çünkü gözlerim açıkken
karanlığa alışmıştım çoktan.
elimde kandiller,
göğsümde eski korkular,
günün sonu var,
gökyüzü yavaşça çekilir penceremden,
bir sessizlik iner şehrin omuzlarına,
sokak lambaları birer birer yanar,
ve ben, yine aynı yerde,
bir başka hikâyenin eşiğinde dururum.
gürültü düşünceyi öldürür
bunu kimse duymadı
çünkü herkes bağırıyordu.
sokaklar konuşuyordu ama kimse dinlemiyordu,
kelimeler üst üste yığılıyordu




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!