(Bir geçişin şiiri)
1.
mart ayı gelir kapıyı çalmaz,
rüzgarın avucunda gizli bir anahtarla
yavaşça çevirir mevsimlerin kilidini.
bu zamanda
mutlu birini görmek
göz yanılması gibi.
gerçek olamayacak kadar temiz,
fazla yerli durmuyor bu hayata.
gündüz
başka bir yüzle dolaşırlar sokaklarda.
gömlekleri ütülü,
sözleri temiz görünür uzaktan.
ama yakından bakarsan
insanın özünde
aynı anda iki çağrı çınlar
biri göğe açılan bir suskunluk,
öteki ateşe eğilen bir iştah.
aynı kalpte
Mutluluk;
Maviye bakmak gibiydi,
Hatta mavi olmak,
Ve hatta mavinin her tonu
Olabilmek de gizliydi;
Onun gibi özgür, onun gibi sonsuz
mendilim kurumaz benim
gözümden önce yüreğimden
dökülür kuytu köşelerde
o yüzden sen endişelenme
geceye saklarım
yüreğimde ki yalnızlığı
merak bilinmeyeni ortaya çıkaran çabadır,
karanlıkta uzatılan bir el gibi
dokunur sessizliğin yüzüne.
cevap değil önce,
bir sızı bırakır insanda.
insanı yerinde durdurmayan
insan, kendi etkisini abartmamalı,
her şeyin merkezinde kendini görmemeli.
çünkü gökyüzü, bakışlarımızdan önce de maviydi,
deniz, adımızı bilmeden de dalgalanıyordu.
rüzgar, hiçbir alkışa ihtiyaç duymadan eser,
ve dağlar, kimse fark etmese de dimdik durur.
gitmek değil bu,
valiz hazırlamak hiç değil.
bir şehirden çıkarken
adını kimsenin cebine koymaması
asıl mesele.
mevsim geçişi gibisin
üzerime bulaşan kokun kalmadı
öyle bir gittin ki
sanki rüzgar kapıyı kapatmadan çıkmış gibi
ardında biraz serinlik




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!