Temel Çarşamba günü doktora gitmiş.
Doktor sormuş:
— Temel, şikâyetin nedir?
Temel cevap vermiş:
tesadüflerin aşkı kısa olur derler,
bir tramvay kapısında başlar mesela,
tam inecekken vazgeçtiğin o durakta
biri kalır.
biri iner.
ve hikaye ikiye bölünür.
içimdeki o uzun yolculuğa
senin adınla başlarım.
bir sabah ezanı gibi usul,
bir kuş kanadı gibi ürkek,
ama kader kadar kesin.
toprağa kavuşmayı dört gözle bekleyen
bir mevtanın telaşını yaşıyorum.
öyle usul usul değil bu bekleyiş,
içimde bir yer var, durmadan kazıyor kendini
sanki ben değilim de
benim içimde bir ben
uzun ince bir yoldan geçti ömrü,
bir sazın telinde saklıydı öyküsü.
gözleri görmese de dünyayı,
yüreğiyle gördü insanın özünü.
bir köy sabahında doğdu sessizce,
üzülme be adam !
sevmek senin ne hattine
yazılmamışsa
hayal kurmak bir çift söze
sanamı düştü
rüzgar olup savrulsan
toprağından sökülüp bir kenara atılan
bir papatyanın hüznü çökmüş yüreğime.
köklerim hala seni arıyor toprağın altında,
ellerim boşluğa uzanıyor her gece.
günlerce yolunu bekleyişimin
kırk yıl çalıştığın kapalıçarşı’ya,
turistik gezi.
elinde telefon, boynunda makine,
vay be diyorsun,
bir zamanlar ter kokan taşlara şimdi filtre yakışıyor.
şimdi bence sen de herkes gibisin
bunu söylerken
sesimde ne öfke var
ne de bir sitem.




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!