gururun uğruna
bir yarını daha eksilttin kendinden,
oysa yarın dediğin
iki yüreğin aynı cesarette buluşmasıydı.
sen sustun,
benden çoktur sevgisi
şehrin ortasında
annesini kaybeden çocuk
gibi sarıldı
ellerime
güzel şeyler çabuk biter derler ya
ben ona hiç inanmadım başta
çünkü sen vardın,
çünkü gözlerin uzun uzun bakardı bana
ve dünya dediğin şey
bir kahve fincanının buğusunda bile uzayıp giderdi.
günün sonu var, akşam iner yavaş,
gölgesi uzar sustuğum her telaş.
bir pencere kapanır içimde sessiz,
adını anmam, yokluğunla savaş.
belki başka şehirde yaşanır zaman,
günün sonu var,
akşamın cebinde sakladığı bir suskunluk gibi.
ışıklar yorgun,
gölgeler uzamış,
insan kendinden biraz daha uzak bu saatte.
hadi var git...
yorgunum.
rakının sudan önce bitmesi değil ,
ayrılığından.
başımın üstünde dönen yıldızlar değil ,
yokluğundan.
bir sohbetin huzurunu
bir akşamın serinliğine bıraktım.
masada iki fincan kahve vardı,
biri acı
biri hatıra.
Kitabın bir sayfasında şakacı adamın
Dua sına takıldım kaldım.
Şöyle Dua ediyor du
Tanrım !!!
bana ayakları ile ezip şarap yapan kadını karşıma çıkart ;
yada dilimin ucunda yıllanacak aşk-ı ver diye…
seni özlemek bile artık
yeraltında yaşanıyor.
gözler ihbarcı,
dil ise hücrede.
sabaha kalmayan bir rüyanın yalanı gibiydin ;
uyandığım/da hatırlamadığım...
Mustafa Alp
Kayıt Tarihi: 17.03.2020 03.00.00




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!