tut ki senin ruhun aşk, ezber bozan
bir kitabın ortasından değil,
hiç yazılmamış bir cümlenin kıyısından geldin bana
ve ben, bütün bildiklerimi bıraktım kapının dışında
ayakkabılar gibi, biraz tozlu, biraz yorgun
Sen yağmur bulutuydun ben damlası
Farzet yanlış yere yağdık
Kuru kalmak imkansızdı
Nereye düşeceğini bilemedik
Sana uzak bana yakın
Kesişti bir şekilde yollarımız
bir insanı sevmek
ne demek biliyor musun?
kalbin, dünyayı yeniden boyaması demek
bir yüz'le birlikte bütün
sertliklerin yumuşaması,
kırgınlığın susması,
ben cahilin önde gideniyim !
mükemmel birisi de değilim.
sıradan bir ilişki de aramıyorum.
bir günlük heveste olmak istemem.
vitrini güzel içi boş olana da bakmıyorum.
ben sadece sözüne sadık kalanı isterim.
sakın bana hakkını helal et deme.
bu söz dudaklarından dökülünce
içimde bir şey çatlıyor,
cam gibi,
ses vermeden ama paramparça.
güneş yüzüne dokunduğu zaman ,
aynada ki güler yüzün ne şanslı derim.
birde güller duysa sesini
tutup koklamak için dikenlerini senin için dökerdi ...
Mustafa Alp
şiirimi uzun diye okumaktan kaçınanlar
kelimelerin yükünden korkanlara inat.
bahaneyi bir fotoğrafa yükleyen,
manayı satırlarda değil de gölgede arayanlara inat.
ben şimdi sizlere
ucu göğe değen bir şiir yazacağım.
desem ki sana
rüzgarın omzuna yaslanmış bir akşamda
deniz kokusu gibi geldin aklıma.
desem ki
bu şehir gürültüsünü bırakıp
bir ödül verilse alfabeye
en parlak harfleri sorsalar bana
hiç düşünmeden
adının gölgesinde duranları seçerdim.
çünkü bazı harfler vardır
sen o kadar bensin ki,
ayrı yaşamak zor be gülüm.
sanki göğsümün ortasından
bir parça kopmuş da
yollara düşmüş gibi.




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!