ben senelerdir hayal kurduğum
bu evde sensiz yaşlandım.
öyle büyük bir ev de değil aslında,
iki pencere,
bir küçük balkon,
sensizliğimi anlamadın,
sessizliğimin çığlık olduğunu duymadın.
gözlerime çöken akşamları
sabah sanıp geçtin yanımdan.
ben her gece adını
ait olmadığın toprakta durdukça,
içindeki ses kısılır.
insan her yerde yaşayabilir
ama her yerde yeşeremez.
kök, sadece tanıdığı toprağı tutar.
başkasının kalıbına girmeye çalıştıkça,
dağılmış düşüncelerim
gecenin kıyısında savruluyor,
saçlarıma takılan rüzgar
geçmişten kopup gelen bir hüzün gibi.
yorgun bir akşamın içinde
adını sessizce anıyorum
kimse duymuyor
ama içimde bir şehir ayağa kalkıyor
adını andıkça eksilmiyorum
çoğalıyorum
bir akşamın kıyısında oturup
giden günün arkasından bakıyorum.
gökyüzü turuncudan mora dönerken
içimde senden kalan
adı konmamış bir sızı büyüyor.
Sessiz bir kalemim ben
Yazarım satır satır hislerimi
Akıtırım damla damla mürekkebimi
Ne okuyan anlar
Kelimeler arasına gizlediğim düşlerimi
Ne kalemim yazar
kalbimi yoran bunca kirlilikten sonra
yorgunluklarıma sarılıp sessizliği seçtim ben.
ne bağırdım ne çağırdım,
bir kenara çekilip içime çöktüm usul usul.
gözüm gördü çok şeyi,
beden sessizlikle iyileşir,
çünkü en derin yaralar gürültüden değil,
duyulmayan çığlıklardan açılır.
bir odanın köşesinde,
ışığın perde aralığından sızdığı
o ince vakitte kalp kendi nabzını dinlemeyi
insan, kendi izini fazla ciddiye alır,
oysa zaman, adımlarımızı çoktan silmeye hazırdır.
bir rüzgar yeter,
bir yağmur,
bir unutuluş.




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!