gece, adını fısıldadı karanlığa,
saat durdu, zaman çatladı o an.
uyku, korkuyla bölündü binlerce evde,
toprak içini çekti, gök sustu birden.
bir çığlık düştü şehrin kalbine,
ablanın kutladığı günden kutluyorum
doğum gününü, yasemin.
31 Mart deyip geçme,
bazı tarihler takvimde durur
ama insanın içinde yürür.
ve… usulca yanına sokulsam
öyle kimse görmeden
hatta kendim bile görmeden kendimi
bir gölge gibi düşsem omzuna
korkmaz mısın?
sen öyle herkese anlatılmazsın,
herkes bilmez çünkü
bir insanın bir insana
nasıl memleket olduğunu.
ben seni anlatsam,
sökük bir yalnızlığın
son dikişiyim
koparsam, adım bile kalmaz.
tutunmak değil bu
düşüşü uzatıyorum,
adı yasemin,
dilime değince gül kokusu gibi yayılır,
ama son zamanlarda içimde
o kokuya karışan bir hüzün var.
sanki çocukluğuma seslenirmişim gibi,
bazen sevdiğini belli etmemek iyidir,
çünkü bazı duygular
söylenince küçülür,
bir cümleye sığdığı anda eksilir.
o yüzden bırak.
bilmem neye sevdalıyım böyle,
adı yok içimde büyüyen yangının.
bir çağrı var, kaynağı belirsiz,
ruhumdan geçip duruyor sessizce.
kanımda binlerce yıldız kayıyor,
anlamını sadece benim bildiğim
sözler var.
bir deftere yazılmamış,
hiç kimseye anlatılmamış,
göğsümün ortasında saklı duran sözler.
çok üzdüler beni agop.
sen şimdi hangi yağmurun altında yürüyorsun bilmiyorum.
ben yine bir geceyi omzuma alıp geldim sana.
masalarda unutulmuş bardaklar,
kül tablasında yarım kalmış sigaralar,
ve adını söylemeye cesaret edemediğim bir kadın var.




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!