bugün sekiz mart.
yani
dünyanın yarısının
öteki yarısını doğurduğu günlerden biri.
kadın şiir tadında kalmalı,
öyle her dizede tüketilmemeli,
biraz ağzında burukluk,
biraz dilinin ucunda küfür gibi saklanmalı.
sarılmadan önce dokunmalı yüreğe,
sessiz gecede semaya yükselir dualar,
kalplerde titrer umutlar, ince rüyalar.
rahmet kapıları ardına kadar açık,
gönüller huzurla dolsun bu gece artık.
yıldızlar şahittir edilen niyaza,
tüm kalabalıklar içinde,
kokun umut, rengin bahar.
ama bilmezler,
bahar bile bazen üşütür insanı.
tüm seslerin içinde,
küçük köy’ün kalabalıklığı
kendi yerini şehir sanırmış.
oysa şehir dediğin,
omuzların değip
kalplerin hiç çarpmadığı yerdir.
kadın gitti.
ne büyük bir kavga oldu
ne de dramatik bir veda.
bir sabah eksildi evden.
bir ses azaldı duvarlardan.
her giden bir parça koparır içimden,
sanki canım gider ardı sıra.
kalan ben olurum, dert olur adım,
geceler yoldaş olur yalnızlığıma.
bir zamanlar güldüğüm yerlerde,
kalanlar ile gidenler
zaten çoktan karar vermişti.
ben sadece
terk edileceğim yerin
adını taşıdım.
bir geceyi ikiye bölen şey sensin şimdi.
bir yanı hasret, bir yanı ten kokusu.
kalbim daraldı bu gece sevgilim,
öyle sıradan bir gece değil bu.
sokak lambaları bile sarhoş sanki,
kalbimde bir terk edilmiş hissi dolaşıyor,
adını koyamadığım, sesini duyamadığım.
bir gidişin ayak izleri var içimde,
her köşede yarım kalmış bir cümle gibi.
suskunluğun en derin yerine saklandım,




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!