nedir dedim bu aşk?
omzunu silkti hayat.
biraz delilik dedi,
biraz da içe çöken sızı.
ben sandım ki
aşk sahipsizmiş.
ulan dedim, ne güzel palavra
herkese bir tebessüm,
her omuza ayrı bir baş,
her gönle yarım yudum umut.
sonra adına da sevda.
kelimelerin tükendiği yerde
sen başlıyorsun yine,
sanki susmak da senmiş gibi
konuşmak da.
ben seni anlatmaya kalksam
hava da aşk kokusu,
fazla geliyor ciğerlerime.
dalında açan güller
suçüstü yakalanmış gibi,
kırmızısı utançtan koyu.
aşkın tarifi kitaplarda yazılmıyor
diyorsun ya,
haklısın agop
çünkü hiçbir kütüphane,
bir kalbin attığı yeri ezberleyemez.
her tanıdığın yüzün ardına
yüreği yanık
bir hayat düşer severken
gölün terazinde
tarttılan
ön yargılı kişilerin
gecenin koynunda bir kadeh gibi durur kalbim,
içinde hem ateş var hem de serin bir rüzgar.
bir yudum aşk içtim mi dünya cennet olur,
bir damla nefret düşse gökyüzü bile dar.
ey gönül, söyle bana bu nasıl bir sırdır?
sen bana öyle uzun uzun bakma,
şiir yazıyorum diye
yumuşak sanma yüreğimi.
kelimelerim çiçek açsa da bazen,
köklerim kayalıktır benim.
bir yeri olmalı insanın,
adı konmamış bir huzur gibi.
belki bir gönlün kıyısında,
belki yollara düşmüş bir valizde,
belki tuz kokan bir sahil kasabasında
rüzgarla saçlarını savuran bir akşamda.




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!