istanbul onu kalabalığıyla değil,
içinde sakladığı ihtimallerle yordu.
çünkü o şehirde o vardı.
ya da en azından, bir zamanlar vardı.
her gün başka bir sokakta aradı onu.
ama aslında hep aynı yerde dolaştı
kendi içinde.
kadıköy’de yürüdü bir gün,
insanların yüzüne bakarken
kendi geçmişine çarptı.
kimse o değildi,
ama herkes biraz onu hatırlatıyordu.
beşiktaş’ta çay söyledi sonra.
tek bardak.
çünkü bazı alışkanlıklar bile
insanı kandırmaktan yorulur bir yerden sonra.
galata’nın dibinde durdu bir akşam.
kule susuyordu,
ama o anladı
bazı şehirler insanı saklamaz,
eksik bırakır.
taksim’de kalabalığın ortasında durdu bir gece.
ilk kez kimseye çarpmadı.
çünkü insan bazen
en çok kendi yokluğuna değmez.
ve o an fark etti,
artık onu aramıyordu.
onu bulma ihtimaline tutunuyordu.
ve ihtimaller,
en çok insanı yoran yalandır.
sabah oldu.
bir bilet aldı
nereye olduğu önemli değildi.
çünkü insan bazen bir şehirden değil,
bir halden gider.
otobüs hareket ettiğinde
istanbul yavaş yavaş küçüldü.
ama içindeki boşluk.
ilk defa büyümedi.
o an anladı.
sevdiği kadın İstanbul’da değildi.
ama onu arayan adam.
o şehirde kalmıştı.
ve ilk kez,
kendine yetişmek için
bir yerden gitti.
✍️
Mustafa AlpKayıt Tarihi : 24.04.2026 19:01:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!