yandım da külüm göğe savruldu,
bir dönüp bakan olmadı ardıma.
canımı verdim, sesim duyulmadı,
taş bağladılar benim feryadıma.
ne ettim de bu kadar kırıldım hayata,
sevgisini kaybetmiş bir aşkın sonu
ne korkaktır.
ne de cesaretsiz.
çünkü korkan,
yüklendim günahlarımı,
derim yok üstümde,
savunmam yok.
hesapla gel,
sorguyla,
acımasızca gel.
bir şehirden kaçış mı bu, söyle
yoksa içinden çıkamadığın bir sevdanın
kendi kendine kurduğu tuzak mı?
sokaklar susuyor bazen, bilirsin
insanın içi konuşurken dışarısı susar
ölüm değildi,
bizi birbirimizden ayıran,
henüz nefes almadan evvel
alnımıza kazınmış kaderimizdi.
ne sen gittin benden,
kader ;
yazılanı yaşamak gibiydi ,
hatta nasip olanı dahi sorgulamak
ve.. hatta aşk-ı bulmanın farklı bir yolu.
belki de gizli bir sözde saklı,
sevmenin bahanesi.
belki benim bu çırpınışlarımı
hiçbir vakit bilmeyeceksin.
bir adamın gece yarıları
kendi göğsüne çöken taşla
nasıl nefes almaya çalıştığını
duymayacaksın.
meyhane gibi gece çöktü yine üstüme,
bir yanda kader,
bir yanda içimde susmayan o eski yangın.
rüzgar esti sevgilim,
hem de öyle böyle değil,
soğuk sözler değdi mi bir kez kalbe,
rüzgar olur eser en kuytu yerlerinde insanın.
güneş doğsa da üstüne,
bahar gelse de kapısına,
içindeki kış gitmez,
gitmeyi bilmez.
bugün sekiz mart, duyulsun sesim,
kadınlar baş tacı, söylesin dilim.
onlarsız eksiktir dünya dediğin,
kadınla güzeldir hayat dediğin.
ana olur geceler boyu uyumaz,




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!