ne kadar kaçmak istesek de
bazı duygular, yaşanmışlıklar,
kader anları var ki
önüne geçemiyoruz.
ne ışıkta kalabiliyoruz hep,
ne de karanlıktan tamamen
kuşatma altında kalan
bir şehir gibiyim sana.
ne surlarım kaldı,
ne nöbet tutan askerlerim.
kapılarım açık değil artık,
evin en kuytu köşesine sığındım yine bu gece,
ışığın bile çekindiği o dar, sessiz yere.
kendi kendime fısıldadım titreyen bir sesle,
bi tek burada sarılmamıştık biz.
belki burada daha az yanar içim.
içimde durmadan devrilen bir şey var,
ne adı kaçış
ne de umut.
koşuyorum
arkamda ben,
karşıma yine ben çıkıyor.
sen’siz aldığım her nefes mahşer yeri,
bir kalabalık var içimde
kimse kimseyi tanımıyor,
herkes kaçacak bir kapı arıyor kendinden.
adını andığımda
gözüme uzak düşenim.
yüreğim mahşer yeri.
seni çok özledim.
adını anınca
hayatım ,mahalle bakalının
veresiye defterinden farklı değil
ödemeye zorlananın
hep üzerine çizgi çektim.
varsın benim borcum sevda olsun
(Bir geçişin şiiri)
1.
mart ayı gelir kapıyı çalmaz,
rüzgarın avucunda gizli bir anahtarla
yavaşça çevirir mevsimlerin kilidini.
bu zamanda
mutlu birini görmek
göz yanılması gibi.
gerçek olamayacak kadar temiz,
fazla yerli durmuyor bu hayata.
gündüz
başka bir yüzle dolaşırlar sokaklarda.
gömlekleri ütülü,
sözleri temiz görünür uzaktan.
ama yakından bakarsan




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!