pazar akşamıydı, yasemin.
gökyüzü kan kırmızısı bir vedayı
yavaş yavaş ufka sürüyordu.
şehir susmuştu,
ama içimde kopan fırtınanın
hiç susmaya niyeti yoktu.
pazartesi günleri,
sabahın en ince yerinden sızar hayata,
henüz uyanmamış sokakların
kirpiklerinde titreyen bir serinlikle.
çaydanlıktan yükselen buhar,
gecenin yorgunluğunu siler aynalardan,
perşembe
haftanın yorgun kalbi,
ne tam bitmiş bir hikaye
ne de yeni başlamış bir umut.
içimdeki suskunluğa benzer,
çok şey söyleyip
bir an okunsun yerini bulsun diye şiirlerim !
aşktan evvel ,
hep ruhum çocuktur...
mustafa alp //
bir gece başladı her şey.
gökyüzü ağırdı,
yıldızlar sanki susmayı öğrenmişti.
ben ise kendi içimde
adı konmamış bir savaşın ortasında duruyordum.
insan, dünyayı olduğu gibi değil,
içinde kopan fırtına gibi görür eğil eğil.
güneş doğsa da gözüne gece iner,
kalbi karanlıksa sabahı bile keder.
bir yanın umutsa gökyüzü mavidir,
insan ruhunun en gerçek kısmı
gizli bir bahçe gibidir,
herkese açılmaz kapıları.
rüzgar bile usulca dokunur dallarına,
çünkü bilir .
her dokunuş bir hatıradır,
saat duvarda asılı bir tanık gibi,
sessiz ama inatçı bir kalp atışıyla ilerler.
her tik takta biraz daha büyür özlem,
biraz daha derinleşir içimdeki boşluk.
zaman usulca omzuma dokunur,
geçiyorum der, tutamazsın beni.
dilsiz bir adamın
çaresizliğini yaşıyorum sevgilim
derdimi anlatmaya çalıştıkça
kendim gibi bildiğim insanların
sözlerinde eriyorum
sabun gibi
bir sahil kasabasının
sahile vuran dalgalarında
hatalarımı arıyorum.
her dalga bir cümle gibi geliyor,
yarım bırakılmış,
yanlış anlaşılmış,




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!