ulan agop.
şu dünyanın en büyük günahı
adam öldürmek değilmiş meğer.
bir insanın içine umut koyup
sonra çekip gitmekmiş.
sevmemiş gibi durabilirsin,
gözlerini kaçırır, adını anmaz,
sokakların kalabalığında
hiç tanımamış gibi yürüyebilirsin.
bir hatırayı, bir kokuyu, bir sesi
cebindeki taş gibi
varmı heyben de bir dua'n dosttum !
şifa gibi...
ellerini açıp kabul olması için ettiğin
anan ,baban ,gardaşına
ocağına ateş düşmeden
yalnız yüreğinden edilen
gecenin en sessiz saatinde
bir ışık yanar hastane koridorlarında.
uykusuz gözlerde yorgunluk vardır belki,
ama vazgeçmeyen bir umut da saklıdır orada.
bir nabzı dinlerken
sevdanı avucuma veresin var mı, dedin ya.
ben avuçlarımı çoktan açtım be güzelim,
bir sen değil, hayat da içine düşsün diye bekledim.
kimi ekmek bıraktı, kimi yara.
kimi bir tebessüm, kimi ömür boyu kanayan bir sızı.
bi gönlüne ben sığmadım,
oysa içimde sana ayrılmış
uçsuz bucaksız bir gök vardı.
bir tek bakışınla genişleyen,
bir tek susuşunla kararan.
dediler ki.
mustafa bey,
şiirinizde argo var, küfür var,
gruba uygun kelimelerle değiştirip
öyle paylaşın.
ruhum dinlenmek istiyor sevgilim.
öyle otellerde falan değil,
kimsenin bilmediği bir iç çekişte
uyumak istiyor biraz.
çünkü yoruldum.
cenk sadece savaş alanında edilmez,
bazen yüreğinde, bazen aklınla edilir.
kılıç kuşanmaz her savaşçı,
kimi suskunluğunu zırh yapar,
kimi sabrını siper.
bir şiir yazdım sana,
mürekkebi kalbimden aktı.
kağıdı geceydi,
harfleri biraz sigara dumanı,
biraz da içimde büyüyen o eski sızı.




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!