ruhum mu bedenim mi
bu dünyaya sığmıyor bilmiyorum agop.
bir yanım taş kesilmiş susuyor,
bir yanım rüzgar ,yerinde duramıyor.
adımlarım kaldırıma değiyor
ama içim çoktan başka bir sokakta
sigarasını ters yakmış bir adam gibi
dumanım bile ne yana gideceğini bilmiyor.
agop,
insan dediğin nedir ki?
biraz et, biraz kemik.
ama asıl mesele,
içine sığdıramadıkları.
ben mesela
hiç tam uyanamadım bu hayata.
sabahlar bana hep yarım geldi,
çayım erken soğudu,
kalbim hep geç kaldı.
bedenim diyor ki.
toparla kendini,
bir hayatın olsun.
ruhum gülüyor.
ben zaten yanıyorum,
sen hala yaşamak diyorsun.
yanmak dediğin büyük yangın değil agop,
kimse görmez zaten
bir şarkının ortasında düğümlenen boğaz,
hiç tanımadığın birine içinden edilen dua,
geceyle sabah arasında asılı kalmak.
galiba biz
yanlış zamana denk geldik.
sevincimiz eski,
dertlerimiz fazla hızlı.
aynaya bakıyorum
yüzüm burada
ama gözlerim başka bir hikayeyi anlatıyor.
sanki biri beni aceleyle yazmış
ya da içime fazla gelen bir his bırakmış.
ruhum çoktan toplamış valizi,
gitmeye hazır.
bedenim kapıda bekliyor.
dur, diyor,
henüz ödenecek şeyler var.
gülüyorum bazen.
alıştığımdan değil,
anladığımdan da değil,
sadece
bu tuhaflığa yer açıyorum içimde.
agop,
insan bazen kendine bile fazla gelir.
ben o fazlalığın içindeyim şimdi.
ne gidebiliyorum tam,
ne kalabiliyorum.
belki de mesele şu
bu dünya dar değil.
biz içimizde büyüttüğümüz şeylere
yer bulamıyoruz.
ve en kötüsü ne biliyor musun?
kimse fark etmiyor.
insan en çok
taşarken yalnızlaşıyor.
Mustafa Alp
Kayıt Tarihi : 24.04.2026 18:26:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!