keşke...
zehirli bir kelime dudaklarımda,
sessizce dolaşır gecenin karanlığında,
bir adım geri almak isterim ama
zaman durmaz, uçup gider elimden.
bir damla gözyaşı için
bir ömürlük suskunluk biriktirdim içimde,
gecelerin en karanlık saatinde
kalbime çöken ağır bir gölge gibi.
her acıyı susturarak sevdim,
bir damla gözyaşı düştü yanağımdan,
ardında koca bir ömür bıraktı.
ne hayaller vardı içimde saklı,
birer birer yıkılıp toza karıştı.
geceler uzun, yollar karanlık,
bir dua yükselir gecenin içinden,
sessizliğin koynunda titreyen bir nefes gibi,
şifa ister rahman’dan gönül derinden,
yaralı bir serçe misali göğe çevrilmiş yüzüm.
adını andım,
kalmak,
bir şehrin ortasında unutulmuş saat kulesi gibi
her gün aynı gölgeyi uzatmak akşama.
zaman geçer,
ama sen geçemezsin içinden.
bir ev lazım insana kardeşim,
öyle saray falan değil ha,
iki göz oda,
damı biraz akıtsa da olur.
yeter ki kapısını rüzgar çaldığında
zamansız gelen misafirin hüznü çöktü kapıya,
bir akşamın küskünlüğü sindi eski yapıya.
saat sustu, takvim yandı solgun bir yaprağa,
içilen kahve acıya döndü ağır ağır dudağa.
perdeler titrek bir sır gibi indi odaya,
şuraya yağmur olup
yüreğimde taşıyamadığım yükü
gözlerimden dökmek istemiyorum.
çünkü göz,
itiraf eder.
umarım yollarımız bir gün kesişir yine
uzun, sessiz sokaklarda
ve sen
ellerin cebinde
gözlerin ufka dalmış
ben




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!