kendi emeği olmayan,
elleri nasır tutmamış insanların
avuçları hep başkasının cebinde gezer.
alın terini bilmezler,
ama ter kokusundan nefret ederler.
uğraştık
ellerimiz kanadı, sesimiz kısıldı.
ama kader,
çoktan imzasını atmıştı.
biz umutla direndik,
bir akşam üstüydü,
güneş yavaş yavaş sırtını dönüyordu dünyaya,
gölgeler uzamış,
insanların içi kısalmıştı.
o gün anladım,
ev kurmak kolaymış da
bazen
hayata tutunduğum ip
parmaklarımda çözülürken,
sen kalırsın elimde.
dünya ağırdır,
bak agop,
bu dünya dediğin yer
öyle bedavacı bir yer değil.
her şeyin bir karşılığı var burada,
ekmeğin, suyun, emeğin,
beklemek, ölmekten daha beter
çünkü ölümde biter zaman,
bekleyişte uzar
her gün biraz daha eksilir insan,
gelmeyecek bir sesin
boşu boşuna dememişler,
her şey vaktinde güzeldir diye.
biliyor musun, biz insanız ya,
hep bir anı yakalamaya çalışıyoruz.
hep acele ediyoruz,
hep şimdi istiyoruz.
rüzgarın savurduğu yere gel.
gözünde ki yaşı ,öfkeni önüne katta gel.
gururunu ayağının altında ezde gel.
cahil bir adamın yüreğinde ki ateşe gel.
ocakta çay var bekletme gel.
sevilmeyi bekleme, ey gönül,
zira beklemek, en ağır yüküdür sevdanın,
bir kapı önünde sabaha dek üşümek gibi,
ne gelen olur, ne giden.
bekleyeceksen sevme, dedim sana,
biliyor musun.
evet, biliyorum.
belki sana çok şey anlatıyorum ama.
bazen oturuyorum,
sadece oturuyorum.
ve düşünmeden edemiyorum seni.




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!