bilmem neye sevdalıyım böyle,
adı yok içimde büyüyen yangının.
bir çağrı var, kaynağı belirsiz,
ruhumdan geçip duruyor sessizce.
kanımda binlerce yıldız kayıyor,
anlamını sadece benim bildiğim
sözler var.
bir deftere yazılmamış,
hiç kimseye anlatılmamış,
göğsümün ortasında saklı duran sözler.
beni iyileşmeyecek
bir hastalıkla baş başa bıraktın.
adı, sensizlikti.
ne tabip bilir bunun ilmini,
ne eczaneler taşır merhemini.
çok üzdüler beni agop.
sen şimdi hangi yağmurun altında yürüyorsun bilmiyorum.
ben yine bir geceyi omzuma alıp geldim sana.
masalarda unutulmuş bardaklar,
kül tablasında yarım kalmış sigaralar,
ve adını söylemeye cesaret edemediğim bir kadın var.
gözlerim her gece
toprağa daha yakın
bedenim beyaz kefen
kokusu naftelin
teni ateş ,
kül olmaktan ,
ah yıllar aldın düşümü,
söndürdün içim ateşi,
gece sardı gündüzümü,
sızlar kalbimin köşesi.
ah yıllar, yüküm çok ağır,
hiç çıkmıyorsun aklımdan,
çık desem de gitmiyorsun,
kapıyı çekip gitmişsin gibi
ama anahtarı bende unutmuşsun.
geceyi uğurlayan sabahın ışığında
seven ayrı yaşayacağını bildiği halde
nasıl bir ömür yaşayabilir
aklını kaybetmeden?..
ey ömür.
sen ne acayip bir cellatsın.
29 mart’mış.
dünya alavere dalavere günü.
kutlu olsun dedik,
kutlayalım dedik,
bir tebessüm bırakalım şu ağır ciddiyetin ortasına.
yazdıklarım kağıtlar da
boş senetse
ettiğimiz yeminler kalbimizde
anlamı yoksa
güven sadece kapının eşiğinde
kalmışsa




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!