kendimi yok sayacak kadar,
varlığının müptelası oldum.
öyle ki sevgili,
adını anarken dilim değil,
ömrüm sürçüyordu.
bir sen vardın gözümde,
bir de senden arta kalan boşluk.
ikisini de kutsadım yıllarca,
ikisine de secde eder gibi baktım.
ne büyük budalalıkmış meğer.
insan bir başkasını severken
kendi ruhunu rehin bırakır mı?
ben bıraktım.
sen farkında bile değildin.
bir gülüşünün gölgesinde
koca bir ömür eskittim.
sana değil,
sende kurduğum mabede tapmışım.
bunu geç öğrendim.
bir gece,
yalnızlığın sofrasında otururken,
kadehimde sen yoktun aslında,
kadehimde,
kendimden eksilen yıllar vardı.
içtikçe seni değil,
kaybolan benliğimi gördüm.
aynaya baktım.
yüzüm yerindeydi.
gözlerim yerindeydi.
fakat içimde yaşayan adam,
çoktan çekip gitmişti.
sen giderken bir kişi eksilmedi bu hikayeden.
iki kişi kayboldu.
sen... ve sana inanırken kendini unutan ben.
ey gönül.
bir insanı sevmek başka,
kendini harcamak başka şeymiş.
bunu kitaplar yazmaz.
bunu ancak sabaha kadar uyuyamayanlar bilir. yastığa başını koyup da
geçmişin enkazında dolaşanlar bilir.
şimdi dönüp bakıyorum da,
sana kızamıyorum.
çünkü insan,
kendisine vermediği değerin hesabını
başkalarından soramaz.
kabahat sende değil.
ben,
bir faniyi sonsuz sanacak kadar acemiydim.
oysa aşk,
birinin gölgesinde kaybolmak değil,
yan yana yürürken de kendin kalabilmekmiş.
bunu öğrendim.
hem de en pahalı yerimden.
şimdi adını anınca içim sızlamıyor artık.
sadece içimden şu cümle geçiyor.
sana değil.
uğruna vazgeçtiğim kendime kırgınım.
✍️
Mustafa AlpKayıt Tarihi : 7.06.2026 23:33:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!