Adını koyamadığın bir sevdaydı gönlümde açan,
Ne vuslatı mümkün oldu, ne de ayrılığı kolaydı.
Sevdin belki, lâkin dilin söylemeye varmadı;
Bana erişmeyen bir baht, içimde saklı bir ah idi.
Benden gayrı bir ele değseydi ellerin,
Gözlerin değdiği an
Şehir ansızın akşam olurdu
martılar daha alçaktan uçardı
ben, adını içime saklayan
eski bir vapur gibi
sessizce dumanlanırdım
Ah Manolya
Yeter bu kaçıncı
Ayrılık...
Bu kaçıncı intihar
Vur vur bitmiyor
İçimdeki sevdan
Ah, resmini kalbime kazıyan aşk,
Sevdan bana kurulmuş tuzak.
Aşkın sınırını bilmeyen kaçak,
Sana sırılsıklam aşık bu yürek.
Bir sofranın etrafında çoğaldık biz,
Kaşık seslerinde huzur, gözlerde sevgi vardı.
Annemin şefkatli elleriyle yoğruldu zaman,
Babamın susuşunda büyüdük sessizce.
Kardeşimin gülüşüyle aydınlandı evimiz,
Akşam kırık bir aynaya dönmüş
İstanbul'da Kargalar karanlığı gagalıyor uzaktan
ve ben
emirgân yokuşlarında unutulmuş bir gölge gibi
ceplerimde eski yağmurlar taşıyorum
Ayağı kırılmış atım
Kocaman gözleri
Gözyaşı yağmur tanesi
Süzülür gider
Acılar içinde
Bir murat ister
Bilgiler yetersiz, yetim kalır
Gençlik parkında yeni yetme aşklar
Önünde dilenir yeni aşklar
Seni tanımadan, aşkın eşkalini
Aşkın tarifini, Vermek zor...
Tarif edilen geçersiz adresler
Arada bir mektup yaz
Hasretinden ölmeyeyim
Haberini alırsam
Kışın olur döner yaz
Şu karşıki dağlar
Bir sonbahar daha geldi
Yine yalnızlık yine yalnızlık
Dalından kopsun yapraklar
Yine yoksun yine yoksun
Aşkımın yanında
Fransız kalıyor




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!