Ey! Elena, ne güzel bir aşksın
Gözlerin parşöment kağıdı
İçinde ne tarihler ne Aşklar saklı
Ôööööffff Elena nedir?
Bu sıcaklık...
Benim ateşim yetmezmiş gibi
Sana bu mektubu hangi gecenin içinden yazıyorum bilmiyorum. Elena
Belki eski bir sokak lambasının altında,
belki kimsenin duymadığı bir sessizliğin kıyısında...
Aslan parçası...elornis
Kızıl ırmak kan ter içinde
Bir yara bir bıçak yarası
Şahin bakışlı elornis
Ben seni sevdim
EMANET
Senle olan vuslatım,
gökten düşen bir belâ değilmiş yalnız;
kaderin, kalbime sessizce mühür vurduğu
gizli bir hüküm imiş.
Senle olan vuslatım, bir gökten inmiş belâ imiş meğer,
Her lahza kalbime düşen, kaderin gizli hükmü imiş meğer.
Avuç içimde sandığım şey, ne mülk imiş ne de nişan,
Bir emanet-i ilâhî imiş, ben bilmezden taşıyan.
Unuttukça seni değil, kendimi kınarım içten içe,
Avucunda can çekişir
Yeni aşklar...
Sevdanın hangisini
Eve davet etsen
Yatıya kalıyorlar
Nasıl, seversin onu... diyorlar
Senle göz göze
Burun buruna, çarpıştık
Çarpışan arabalar misali
Bir ilkbaharın teneffüs saatlerinde
İkimizde moladaydık,
Ben çay içiyordum.
Filistin'de büyüyen çocuk
Elinden aldılar çocukluğunu
Gören göz kör...duyan kulaklar sağır
Gündüz gece bombalar altındasın
Büyümeyi unutan çocuk
Mescidi Aksa'nın onurlu çocuğu
Filistin’de bir çocuk büyüyor,
Fakat çocukluk yok artık avuçlarında.
Gökyüzü mavi değil;
Kara bir duman asılı ufuklarında.
Bir ses yükseliyor taşların ardından:
Ey dilber-i nâzenîn, yüzünde bahâr-ı yâr gördüm,
Lâkin bahtımda yalnız gece, gönlümde âh-ı zâr gördüm.
Bir şeb ki düştün yad ele, geçti önümden sükût ile,
Ben ol demde kendi hâlimde bin türlü intizâr gördüm.




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!