Ey dilber-i nâzenîn, yüzünde bahâr-ı yâr gördüm,
Lâkin bahtımda yalnız gece, gönlümde âh-ı zâr gördüm.
Bir şeb ki düştün yad ele, geçti önümden sükût ile,
Ben ol demde kendi hâlimde bin türlü intizâr gördüm.
Ne buldun o bî-rûh tende, o soğuk bakışlı tende?
Ben sende bir âlem buldum, onda yalnız bir nigâr gördüm.
Gönlüm sana bir ömürlük sevda ile bağlanmış idi,
Sen başka bir iklimde açan gülşende bir bahâr gördüm
.
Ellerimde güller vardı, sana armağan edecektim;
Güller bile boyun eğdi, ben onlarda da inkisâr gördüm.
Dedim: “Ey yâr, bir nazar kıl, şu perişan gönlüme bak.”
Lâkin cevapsız kaldı sözüm, gecede yalnız figâr gördüm
.
Felek nice yollar çizdi, beni senden ayırmak için;
Her dönen çarkında kaderin yeni bir âh u karar gördüm.
Sordular: “Nedir bu sevda, niçin hâlâ yanarsın?”
Dedim: “Ateş-i aşktır bu; onda hem nâr hem bahâr gördüm.”
Ne vuslat ile söner bu aşk, ne firkat ile ölür gönül;
Ben bu yolda kaybolmayı en güzel bir ihtiyâr gördüm.
Ey sevgili, bil ki senden sonra cihan eksik kaldı bana;
Her gülüşte eski yüzünü, her baharda eski yâr gördüm.
Şimdi gönlüm bir virâne, kapısı hicrana açılır;
Orada senden kalan bir ismi, sonsuz bir yadigâr gördüm.
Ben ölsem de ey mah, silinmez kalbimden izin;
Çünkü aşk dediğin şeyde ben kendimi değil, seni var gördüm.
Kayıt Tarihi : 8.07.2026 16:56:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!