Gözlerin değdiği an
Şehir ansızın akşam olurdu
martılar daha alçaktan uçardı
ben, adını içime saklayan
eski bir vapur gibi
sessizce dumanlanırdım
Sen Gülhane'nin yorgun ağaçlarına yaslanırdın
rüzgâr omuzlarından geçerken
bir dal değil
içimde yıllardır yeşeren sabır kırılırdı
Eyüp'e doğru yürürdün
adımların taş kaldırımlarda
uzun bir ayrılığın haberi gibi çoğalırdı
Pierre Loti uzaktan bakardı bize
çay soğur
gün kararır
ben yine yetişemezdim sana
Martılara simit atardım
sen hayatın kalabalığından
bir parçayı çekip alırdın
en çok da benim kalbimi...
Öyle ustaca,
öyle gülümseyerek
sanki eksilmek benim kaderimmiş gibi
Sonra ardına bakmadan giderdin
İstanbul arkandan kapanan bir kapı olurdu
ben Beşiktaş kıyısında
geceyi omuzlayan banklardan birine oturur
Kız Kulesi'nin yalnız ışığına bakardım
Deniz konuşurdu
vapur düdükleri eski bir şarkıyı taşırdı
ben her akşam
adını söylemeden severdim seni
Çünkü bazı aşklar
kavuşmak için değil,
bir şehrin bütün sokaklarına
sessizce dağılmak için yaşanır.
Kayıt Tarihi : 7.07.2026 09:25:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!