Akşam kırık bir aynaya dönmüş
İstanbul'da Kargalar karanlığı gagalıyor uzaktan
ve ben
emirgân yokuşlarında unutulmuş bir gölge gibi
ceplerimde eski yağmurlar taşıyorum
sen yoksun
bunu en çok
boğaz'ın üstüne çöken mor sis biliyor
bir zamanlar adını söylediğimde
şehir ışıklarını yakardı gözlerin
şimdi hangi limanın rüzgârındasın bilmem
hangi yabancı caddede
hangi yabancı şarkının içinde
bir fotoğraf kadar uzaklaştın benden
gece büyüyor sevgilim
kahveler kapanıyor birer birer
son vapurlar kalkıyor iskelelerden
ve ben
sanki bütün trenleri kaçırmış bir yolcu gibi
aynı bekleyişte üşüyorum
ellerimde sigara dumanı
yüzümde sonbahar
senin gidişin
yalnız bir ayrılık değildi
bir şehrin elektriklerinin kesilmesi gibiydi
o günden beri
sokak lambaları eksik yanıyor içimde
beni görenler
bir evsiz sanıyorlar bazen
oysa insan
kalbini kaybedince de böyle dolaşıyor
bir adıma deniz geliyor
bir adıma hatıran
kaç gece geçti bilmiyorum
takvimler çoktan yoruldu
ama ben hâlâ
bir limanda sabahı bekleyen son gemi gibi
sana dönük duruyorum
gel desen
bütün sürgünlerimi bırakırım
Aşkın sürgüsünü çekip
kimseyi almam kalbimin kapısına
bütün karanlıkları
çünkü bazı aşklar vardır sevgilim
bitmez
yalnızca uzun bir geceye dönüşürler
ve insan
ömrü boyunca o geceden çıkamaz
Sabri ServetoğluKayıt Tarihi : 13.07.2026 14:16:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!