HASRETİN SÜRGÜNÜ
içimde küllenmeyen amansız büyük yangın,
Adın düşer gecemin en kimsesiz yerine.
Yokluğun kat kat büyür içimde azgın azgın
Ben düşerim koyu karanlıkta derine
Bütün sevdalar veda taşıryor kederinden,
Gül açsa bile saklar vedasını çiçekler
Kalpler en çok severken incinimiş derinden,
Bilmem duyanlar buna ayrılık diyecekler
Bir bakışların kaldı hatıralarda durgun
Ne yana dönsem aynı gölge karşımda durur
Ne yaparsam yapayım nafile yürek yorgun
Halimi geceleri sade dört duvar görür
İçimde esen rüzgâr savurur umutları,
Savrulan yaprak değil, ömrümün izleridir.
Dağılmaz artar ömrün kapkara bulutları
Kalan yalnız yaktığın ateşin közleridir
Kirpiklerim demirden parmaklık gecelere,
Bakışım hayaline meftun sana sürgünde
Gözlerimde damlayan yaş akar yücelere,
Yüreğimde büyüyen hasret dinmez bugünde
Elim mahkumdur sanki cefa vurur içime,
Özlemin içerimde sessiz büyüyen yara.
Zaman geçtikçe kalbim mahkum kahır göçüme
Artık ben bitkin düşüyorum beklerken çare
Adını andığımda yüküm hep ağırlaşır,
Saatin tiktakları susar derdin çoğalır.
Yokluğun zifir gece duvarlar sağırlaşır
Ve insan çok sevdiği an yürekten dağılır
Ey yüreğimin sönmüş küllenmeyen ateşi
Ne senden geçebildim ne senin nazlarından
Ey gönül şafağımın sessiz doğan güneşi
Bir selam gönder bana sıcacık yazılarından
MADU BELLA
10.07.2026
Madu Bellaa
Kayıt Tarihi : 10.07.2026 23:15:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!