Kenan GEZİCİ, 1971 yılında Van’da doğdu. İlköğretim ve liseyi Van’da tamamladı. (1992- 1996) Van Yüzüncü Yıl Üniversitesi Zootekni , (2010-2015) Anadolu Üniversitesi İktisat Fakültesi Kamu Yönetimi ve (2015-2018) Van Yüzüncü Yıl Üniversitesi Sağlık Bilimleri Enstitüsü Zootekni (Veteriner) Bölümlerinden mezun oldu. 1997 yılından beri atandığı Van Milli eğitim Müdürlüğünde 5 yıl çeşitli kademelerde kurum idareciliği, 12 yıl sınıf öğretmenliği, 2 yıl Ar-Ge biriminde çalıştı. Halen Van Ölçme Değerlendirme Merkezinde görev yapan Kenan Gezici, 2 kız ...
Neden hava açık, güllük gülistanlık.
Güneş neden ısıtıyor beni, niçin sıcak.
Neden kar yağmıyor, yollarda yok boran.
Neden üşümüyorum, o gün çok soğuktu.
Bilmiyorum şimdi, neden yok üstümde keder.
Maraş yıkık, Hatay sular altında.
Ben ölmedim depremde.
Keşke ölebilseydim.
Duymasaydım çığlıkları.
Ben bağırsaydım
Çıktığı kadar avazım.
Bari görseydim.
Kırağı düşmüş gönlüme soğutan, sıcaktan.
Seni aramıyorum artık ne güzel bir oyundu.
Sen bir görünüp bir kaybolurdun eğlenceliydi.
Senin için, taşlara bakar taş kesilirdin, olsun.
Bende artık kimseyi aramıyorum sormuyorum.
Ararsam bir gün birini, yıldız takacak gök yüzüne.
Nerden çıktı bu boş titreyen.
Odun ateşi gibi ısıtıyor.
Etmeseydin, yapmasaydın.
Lakin haklıyım sonuna kadar.
Nankördü evvelden de karanlıklar.
Geceye söylersem namerdi.
Ellerin kaldı ıssızlığın içinde kaybolup gider.
Az daha sıcaklığını hissedeyim öyle al.
Kollarıma yürür su can gelir ruhuma, bedenime.
Adım gibi eminim konmasın hiçbir çiçeğe.
İstemem değmesin bir ağaca bile.
Ağırdı gün, ağır ağır çöküyordu.
Mermere çarpan damlalardı.
Sanki rüzgarla gelmiş gibiydi.
Uzaklardan gelen bir hüzündü.
Keşke benim dünyamda olmasaydı.
Dizimde ağlamasaydım dertli.
Buralarda yokum, durduğum kapılarda kısmetsizim.
Yüzüme kapanan kapıların, hadsiz birçoğu hesapsız.
Arkadaşı oldum Kef’in uyudum çok, binlerce asır,
Döktüğüm eteğimdeki taşım değmedi birinin başına.
Üzerimi örtecek biri olmadı lanetliler kasabasında.
Durdular ayak üstünde, utanmadan gayesiyle Âdem’e.
Gidilmiyormuş meğerse, gitmekle.
Aklın kalıyormuş, gönlün kalıyormuş.
Yarım yamalak yola çıkılmıyormuş.
Tenhada olsa, dört bir yanın.
Kalıyor işte bir yanın.
Artık bir ölüp, bin dirilmiyoruz.
Vahşet için, sıradan günler.
Cehaletle sarılı her yanımız.
Verdik kozu hal bilmezin eline.
Küçük küçük adımlar atıyoruz.
Cehaletse uzun adımlarla yürüyor.
Bu son gittiğim yer geri gelmeyeceğim sığınak.
Ne bir umut peşindeyim ne aramam ben korunak.
Ne bir öfke ne bir sitem kızgınlıktan daha öte.
Çektiğim hüzün ve acı kalsın bende o son hatıram.
Yokluyor geliyor aklıma ara sıra, yaşadıklarım ne varsa.
Ölmek ne ki her gün dirilip dirilip ölür mü insan.




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!