Bir ev çizdim masallar diyarında.
Gerçeğine o kadar çok benziyordu.
Ev vardı, duvar vardı, birde avlu.
Patikadan bir yol beni bekler.
Ev beyazdı yol siyah.
Şu gülümsemen güzelim, olmasa.
Birde gözlerimde durup kalmış gözlerin.
Ruhum bilmem ne halde, olurdu nerde.
Avaremi, delimi düşer belki de çöle.
Ruhumdur bu akıp gider sakın deme.
Şu gidiş şu içinde kopan fırtına.
Gün tükendi gitti geride kaldı gece.
Yankılanır duvarlarda rüyalar tek hece.
Ertesi günün habercisi gelir rüyalar.
Dilsiz gecenin sesi boşlukta yankılanır.
Bakışından yakalayıp buldum seni.
Duru berraktı, uzak yolun öteki yakası.
Kelimeler sürünür tutamaz olur lal dilim.
Hata yapmak inkâr edilemez olsa da kul işi.
Hep senin yüzündendir, ben kalırım yarım.
Bereketli zamanlar aklımda, gelir gider.
Bahar yağmurları yaza kalmasın.
Güneş zapt eder kalır ızdırabın.
Bırakmaz gök yüzü gamı yaşasın.
Rüzgâr taşıma bulutları bırak.
Yaz güneşine bari yaramasın.
Güneşin derdi bulutları dağıtmak.
Rüzgâr çalmış dağ yamacında kekik kokusunu.
Değer serin anlıma, tütün kokusuyla karışmış.
Hatırlatır vaki zamanımı, topraktan aldığımı.
Hep sağlı sollu ağaç gibi salladı beni poyraz.
Bir zaman geldi yanağımı okşadı, yaz meltemi.
Avuçlarım pul pul olmuş bir rüzgâr mı sevecekti.
Rüzgâr yağmuru götürme buradan.
Islak çimenlere bizde uzanalım.
Camda akan yağmur damlalarını.
Sahilde taşa çarpan dalgaları.
Neden akıl ermez duyulan, duyulmaz bilmem.
Yürür heykeller sahnede, aramam istemem.
Lat ’ın boynunda çekiç, Menat hiç oralı değildir.
Canlandı heykeller gördüm eskiler boynu bükük.
Suskundur gözleri mesai bitimine endeksi olanlar.
Bugün şafakta çalsın kapımı gözlerin.
Girsin içeri evim odam şenlensin.
Uyandır beni nasılsa rüyamda sen.
Sonra gülüşün alaca karanlığımda.
Fısıldayan dudakların var yanımda.
Yusuf eyleme beni zindanlarda.
Günaydın demedim.
Seni bekledim.
Aydınlığınla, gelmeni.
Vakitsiz vuslat gibi.
Apaçık.
Uçmasın koynuna,




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!