Çırpar anlımın ortasına sürgünlerim.
Kırık kaldı geldim vicdansıza denk.
Anlıma batan diken, kor içim, dışım.
Söndürülmeyen hasretim kime denk.
Kim çaldı bende duran gözleri.
Bana acıdan bahsedenler sussun.
Artık griye çalar yalnızlık.
Çırılçıplak net ve açık.
Dolu dizgin gidiyor.
Benden kopma umuduyla.
Mavi göklerde akıyor.
Çağlaya çağlaya.
Hüzün yağıyor üstümüze.
Tenhada kıstırıp ta.
İhanet kol geziyor
Beklemedik bir anda.
Kursağımızda bıkkınlık boğuyor.
Gözlerim suçlu peşinde.
İhanet sanıyordum yakışmaz insana.
Bir sana yakıştı, aşa zakkum doğraman.
Ciyaklayan yosman ve çantanda yılan.
Bana karşı tek cephe, fitne fuşur derin.
Sözler mevzide bağlamından çıkartılıp.
Bir senaryo oynanır, pusuda pusuyu söven.
Ben ölmedim, ölülerin arasında.
Adsız, saydam hep görüldüm de.
Aynı diyarda eğer olmasaydım.
Pırıl pırıl parlardı gözlerim.
Yürekler filizlenirdi yüreğimde.
Haykırmak istiyordum gülümserken buldum kendimi.
Koca koca kazanlar kurulmuş küllenmiş ateş.
Ses yok herkes lal duyanda zaten oralı olmaz.
Haykırıştan korkuyorlar tek çare gülümsemek zaten.
İçimin yangınları ve susmak, gülümsüyorum haykırarak.
Sardı yine buram buram keşke koksa güzel.
Dört bir yandan savurganı taşıyan rüzgâr.
Eli açık değil maalesef, bize gelince bonkör.
Gözümüz gönlümüz muzdariptir bundan.
Karanlık sel suları belki yol vermeyecek.
Ben yazıyorum geceyi.
Geçmez dediğim günleri.
Kıyısında kalmışım.
Eşik atlamaz, bir adım.
Olmasın hiçbir adım.
Yakın sandım şafağı.
Bir resimdi sanki yorgun, yenilmiş ömrüm.
Nereye yağarsa yağsın kar, dağa da bayıra da.
Parmaklarımı uzatmam güvenimi sarsan dağa.
Elekten süzüldü karabalıklarım taş hep ağır.
Gündüzleri boyalı bana akşam üstleri lazım.
Ağlar gibidir akşamlar, gündüzler tek düze.
Gel diyorsun, yollarım dolu çalı.
İmkânı yok duyamazsın ayak sesimi.
Zor artık benim için yürümek.
Gelmekte, gitmekte benim için aynı.
Soluğum tükendi, muhtacım güneşe.
Lakin güneş doğacak ben orda yokum.




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!