Gazel-i Hicrân
Âh kim devr-i cefâda yâr ü ağyâr bir oldu,
Dost bildiklerim dahi sitemkâr bir oldu.
Mâlımın zevâlini murâd eden nice erbâb-ı hevâ, Nimetimden hissedâr,
Mihnetimde bîgâne oldu.
Ben ki her dem ellerine nân ü sefa sundum,
Vakt-i darlık erişince kapılar hep mestûr oldu.
Bir vakit gölgemde serinleyen erbâb-ı muhabbet,
Şimdi ismimi anmaya dahi müstağnî oldu.
Evlâd dahi suâl eyler: “Ne ettin ey baba?”
Gûyâ çektiğim gamlar hep beyhûde bir söz oldu.
Alacağın, vereceğin hesabını soranlar çok,
Lâkin gönlümdeki harâbâtı gören kimse olmadı.
Sanırlar mahkeme-i kübrâ kurulmayacak bir gün,
Sanırlar ki mizân-ı adl önüne varılmayacak.
Ey Rabb-i Kerîm! Sen şâhidsin hâlime benim,
Ne ihsânlar unutuldu, ne fedâkârlıklar yâd oldu.
Dünya dedikleri bir menzil-i fânî imiş meğer, Kalan yalnız amel, gerisi bir hulyâ oldu.
Şimdi ben ve sessiz geceler kaldık baş başa, Nice yakın bildiğim kimseler bana gurbet oldu.
Dikerler hançer-i gaddârı kalbe pervâsızca,
Sonra da kendilerini ehl-i vefâ zanneder oldu.
Lâkin hükm-i Hak tecellî eyler elbet bir zaman, Her gizli defter açılır, her hak sahibine iâde olur.
İzan olunca.
Alpaslan Diker
06.06.2026
Kayıt Tarihi : 10.06.2026 11:18:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.
Hayat ve yaşam dair yaşana bilecekler yada yaşananlar




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!