Yitirmek; bir aşkı
Zılgıtlar içinde
Gidiyor yüreğimin yarısı
Geliyor ömrün acıyan yarısı
Seni gelinlikler
İçinde görünce
Çığlık atsam
Çığ gibi üzerime düşer
Akbabalar, kargalar
Sessizce hıçkırıklarımı
Gizliyorum, duvar diblerinde
İçtiğim rakı şimdi boş
Gezdim nice diyârı, murâdım ne mâl idi;
Bir katre hak arardım, cihân hep misâl idi.
Kalbimde yanan ateş içindi bu yolculuk;
Her kûşe bir imtihân, her adım suâl idi.
Hayat, uzun bir koğuştu,
demir kokardı sabahları.
Rutubet inerdi duvarlardan,
bir dağın gölgesi gibi
sessiz ve ağır.
Diyarbakır surları, seni
Ah seni; sessizce omzuna almıştı.
Ben, adını söylemeye çekinen bir rüzgârdım.
Sen, eski bir sokağın
hiç eskimeyen kapısı.
**Bir Sözün İçinde**
Bir sözün olsun,
ben o sözün içinde yaşayım.
Kalbime artık kimse uğramasın;
Konuş benimle, ey aşk.
Sen susunca,
şehirdeki bütün sokaklar
çıkmaz sokak...
Girdabın içindeyiz
Bir sağa bir sola
Savrulur arzu sahnelerimiz
Bir film şeridi kopar
Seninle olan güzel günlerimiz
Biz bize yeteriz
Gece, pencereye adını yazıyor buğuyla.
Ben silmeye kıyamıyorum.
Yakamozlar da göç etti lüferlerle;
Ne kadar küçük olsa da yüreğin
Bazı harfler, insanın kalbinde büyür.
Bana öyle bakma.
İnsan bazı bakışlarda
kendi geçmişini unutur,
bazı gözlerde
yıllardır kapalı duran bir kapı açılır.




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!