Demir değil aramızda duran,
Hasret örmüş ince telini.
Bir yanım sende kaldı gülüm,
Bir yanım çekiyor çilesini.
Görüş günü değil bugün,
Florya sahilinde uzanmış
Can çekişiyor yeni aşklar
Zengin ve haylaz
Güzel, şirin ve
Ukala, bir o kadar da koala
Elele kol kola... Gündelik aşklar
İçindeki aşka ne oldu söyle,
Hangi rüzgâr aldı seni benden?
Ben seni bir ömür diye severken,
Sen geçip gittin sessizce içimden.
Bir yanın bahardı, bir yanın kış,
Yitirmek; bir aşkı
Zılgıtlar içinde
Gidiyor yüreğimin yarısı
Geliyor ömrün acıyan yarısı
Seni gelinlikler
İçinde görünce
Çığlık atsam
Çığ gibi üzerime düşer
Akbabalar, kargalar
Sessizce hıçkırıklarımı
Gizliyorum, duvar diblerinde
İçtiğim rakı şimdi boş
Gezdim nice diyârı, murâdım ne mâl idi;
Bir katre hak arardım, cihân hep misâl idi.
Kalbimde yanan ateş içindi bu yolculuk;
Her kûşe bir imtihân, her adım suâl idi.
Hayat, uzun bir koğuştu,
demir kokardı sabahları.
Rutubet inerdi duvarlardan,
bir dağın gölgesi gibi
sessiz ve ağır.
Diyarbakır surları, seni
Ah seni; sessizce omzuna almıştı.
Ben, adını söylemeye çekinen bir rüzgârdım.
Sen, eski bir sokağın
hiç eskimeyen kapısı.
**Bir Sözün İçinde**
Bir sözün olsun,
ben o sözün içinde yaşayım.
Kalbime artık kimse uğramasın;
Konuş benimle, ey aşk.
Sen susunca,
şehirdeki bütün sokaklar
çıkmaz sokak...




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!