Gezdim nice diyârı, murâdım ne mâl idi;
Bir katre hak arardım, cihân hep misâl idi.
Kalbimde yanan ateş içindi bu yolculuk;
Her kûşe bir imtihân, her adım suâl idi.
Toprak susar sanırdık; meğer derdi örten o
Gaflet imiş ki üstüne çekilmiş cemâl idi.
İnsan ki baş eğerse ancak Hakk'ın önünde eğsin;
Kullardan umduğu meded, kendine vebâl idi.
Altınla ölçülür sanan ömrün kıymetini,
Bilmezdi elde tuttuğu bir avuç hayâl idi.
Bir doğru suâl açardı nice kapıları;
Ezberle övünenlere cevap da zevâl idi.
Aynaya bakmayanın sözü çok olur amma,
Kendi lekesini görmek en çetin kemâl idi.
Su bulanır elbette, fakat durulur yine;
Hakîkatin mizâcı ezelden zülâl idi.
Göz, sırf bakıp geçmeye verilmedi insana;
Her nakş-ı kâinât bize sessiz risâl idi.
Akıl hile kurmak için ihsân olunmadı;
Emaneti taşımaya verilmiş meâl idi.
Kalp öyle bir dergâhtır açarsa açar Hak;
Her darbede duyduğumuz gizli bir visâl idi.
Sabır, beklemek değil; hak safında durmaktır.
Nice uzun gecelerin sonu infiâl idi.
Ye's yaraşır mı hiç îman taşıyan cana?
Her şebin ardı elbet bir yeni hilâl idi.
Mihr-i hak doğunca dağılır zulmet-i zaman;
Bâtılın saltanatı uzaktan hayâl idi.
Söz vakti gelmeyince susmak da hikmettir;
Hakîkatin nidâsı erişince celâl idi.
Kayıt Tarihi : 7.07.2026 16:01:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!