Konuş benimle, ey aşk.
Sen susunca,
şehirdeki bütün sokaklar
çıkmaz sokak...
Bir zamanlar
sinemde kelebekler uçuşurdu.
Meğer mutluluğun ömrü,
kelebeklerin ömrü kadar kısa.
Şimdi geliyorlar;
bir süre konup
sessizce gidiyorlar.
Yeşil gözlerin vardı senin.
Öyle büyük sözler etmeyeyim;
insanın içini ferahlatıyordu işte.
Bir ağacın gölgesi gibi,
yaz sıcağında esen serin bir rüzgâr gibi.
Şimdi bakıyorum da...
Gözlerin yorgun.
Sanki gecelerdir uyumamış,
çok şeyi içine atmış gibisin.
Kim üzdü seni, aşk?
Kim aldı yüzündeki
o çocuk gülüşünü?
Saçların dağılmış.
Toplasan da olur,
toplamasan da.
Yeter ki sen üzülme.
Çünkü ben,
gözyaşlarımı içimde biriktirdim.
Nereye baksam seni görüyorum;
bir pencerenin buğusunda,
bir vapur düdüğünde,
akşamın ilk yıldızında.
Eskiden gözlerine bakınca
yolumu bulurdum.
Şimdi aynı sokaktan geçiyorum,
bir türlü eve varamıyorum.
Gözlerini kapatma, aşk.
Karanlık zaten yeterince var.
Biraz da sen aydınlık kal.
Bir de söyle bana;
seni sevmeyenler olduysa,
asıl kaybeden onlar olmuş.
Sen yanımda olmayınca
gündüzün de gecenin de ne anlamı var?
Sevdiğin çiçekleri sevmemin
ne anlamı var?
Anlıyorum şimdi...
İnsan bazen
en çok sevdiğini kaybedince
öğreniyormuş
sevmenin gerçek anlamını.
Anlıyorum şimdi...
Bazı insanlar gitmezmiş aslında;
yalnızca
insanın kalbinde konuşmayı bırakırmış
Kayıt Tarihi : 6.07.2026 15:21:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.
"Bir Türlü Eve Varamıyorum"




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!