Giderken hiç olmazsa sesini,
yüreğini bana bırak Asuman.
Bıraksan yanarım,
bırakmasan kanarım.
Bir çift yeşil gözün hüznüne
Kan kusuyorsun, kan
Yediğin haram lokmadan, utan
Yedi düvele nam yapmış atan
Arkana bakmadan, düşmanı bu vatandan atan
Aslına bak aslına, imanı boğar imanla Kuşan
Ayaz var gecede, üşüyorum
Sensizliğin saatlerinde
Geçmektedir; Goncagül ve deniz
Bir enkaz bir ölüm...
Bir de ayrılık var caddelerde
Gözyaşlarımın kıyısına vuran
Halkalı' dan metroya bindim
Sağ yanım valiz sol yanım boş
Mustafa Kemal'i saklayan aşk sarhoş
Küçük çekmecede vagonlar uyuya kalmış
Beşik gibi sallanır marmara hattı
Aklının bir köşesinde
Göğsünün sol yanında
Toz tutmuşum
Biliyorum...
Sirkele kendini
Güzelim sirkele
Akşam, usulca indi şehrin omuzlarına.
Sokak lambaları, yorgun nöbetçiler gibi
geceyi birbirine emanet ediyordu.
Rüzgâr, unutulmuş şarkıları
kaldırımlarda dolaştırırken,
ben adını,
Karanlıkta seni sevmekten
Yoruldum, çok yoruldum
Al yazmalım bahar yüzlüm
Güneş görecek mi yüzüm
Gözlerim kamaştı ...seni
Seni özledim, durdum
Demir değil aramızda duran,
Hasret örmüş ince telini.
Bir yanım sende kaldı gülüm,
Bir yanım çekiyor çilesini.
Görüş günü değil bugün,
Florya sahilinde uzanmış
Can çekişiyor yeni aşklar
Zengin ve haylaz
Güzel, şirin ve
Ukala, bir o kadar da koala
Elele kol kola... Gündelik aşklar
İçindeki aşka ne oldu söyle,
Hangi rüzgâr aldı seni benden?
Ben seni bir ömür diye severken,
Sen geçip gittin sessizce içimden.
Bir yanın bahardı, bir yanın kış,




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!