Kültür Sanat Edebiyat Şiir

serbest kürsü sizce ne demek, serbest kürsü size neyi çağrıştırıyor?

serbest kürsü terimi Seu Kuyt tarafından tarihinde eklendi

  • Ahmet Ihsan Arac
    Ahmet Ihsan Arac

    Lan milleti ataturk dusmani yapan senin gibi amonyak kafali iftiraci eski donme garnizon kopekleri... osmanliya kufretmekle ataturku yucelttiklerini sanan siz donme serefsizlersinjz. Osmanliya dil uzatan senin ve senin gibi sozlysuzlarin dili kopsun insallah

  • Ahmet Ihsan Arac
    Ahmet Ihsan Arac

    Birinci resim cagdasi amerikali yahudu ve yahudi kiyafetinde Rockefeller ve Rothschild var. Ikinci fotografta her nasilsa internet yok, televizyon yok, okyanus otesinden yahudi siyonistlerle pisti olmus mustafa kamal fotografi. Varmi lan ayni kilikta fevzi cakmagin, kazim karabekirin fotosu. Yok lan biz sizin butun seylerinizi sineye cekiyoruz. Ustune gitmiyoruz diye ne sandiniz. Lan sizin atanizi ovmek neden osmanliya kuftetmekten geciyor. Donme serefsizler. ,

    1) https://www.google.com/search?q=rockefeller+1920&client=ms-android-telus-ca-rvc3&hs=Fv8U&sca_esv=644c3fc578f491ed&udm=2&biw=360&bih=647&sxsrf=ANbL-n4i2i8_Wxc5SJXX-6UUq_dSsefbLw%3A1777639938341&ei=AqL0aZG7FNOb0PEPp5qG2AU&oq=Rockefeller&gs_lp=EhJtb2JpbGUtZ3dzLXdpei1pbWciC1JvY2tlZmVsbGVyKgIIADIHECMYJxjJAjIHECMYJxjJAjINEC4YgAQYsQMYQxiKBTIGEAAYBxgeMgYQABgHGB5ItAhQAFgAcAB4AJABAJgBXKABXKoBATG4AQHIAQCYAgGgAmWYAwCIBgGSBwMwLjGgB5QHsgcDMC4xuAdlwgcDMi0xyAcHgAgA&sclient=mobile-gws-wiz-img#sv=CAMSVxoyKhBlLVFlWi02Yy1HQ2N2NFFNMg5RZVotNmMtR0NjdjRRTToOcjE4SGZHeWRSZzZEc00gBCoXCgFzEhBlLVFlWi02Yy1HQ2N2NFFNGAEwAUoECAEQAhgHIIO9xrECSggQAhgBIAIoAQ
    2) https://www.google.com/search?client=ms-android-telus-ca-rvc3&hs=Ab8U&sca_esv=6ec4181ccdb48170&sxsrf=ANbL-n5wjA8mKRCPlzRr9U7AEZlpdOzNEA:1777565251216&udm=2&fbs=ADc_l-byipRaccqV0jmfPhi1DgzPtklXGmVkws8Z_lBff884vwWzYGOXmwhR8m6ZBpcqcPIqddKEOjVMB89MzS34w78SObdwpjBdtsEzsM8BLkWZRQ7kJhbS__viXV-HzNt54nzOAz1iRtGLRA4bjXJsl_xD982IqbcbVrLtx3Xapw4WggkFFraUODQkGA2ncAzwjbwB5nHCZwvho0i1aKT8f8tQJ8rY_ucqhB_zVWE-7kdcU0HyvYw&q=ataturk&sa=X&sqi=2&ved=2ahUKEwiXhPTK-pWUAxWZITQIHfg7I1AQtKgLegQIERAB&biw=360&bih=647&dpr=4#sv=CAMSPhoyKhBlLWozak9fS1JXMmtZLWxNMg5qM2pPX0tSVzJrWS1sTToOdmFla1phZ014UVoxeU0gBDgASgQIARACGAcgtcr_6whKCBACGAEgAigB

  • Ahmet Ihsan Arac
    Ahmet Ihsan Arac

    Aciklayin latife hanimin mektuplarini, ne aciklayabjlirsiniz ne de koruma kanununu kaldirabilirsiniz. Cunku hayati yetimhanelerden 14 15 yaslarinda kiz cocuklarini igfal etmekle dolu. O mektuplarda olanlari neden sakliyorsunuz, bilmiyoruzmu lan. Lan serefisz sen baslattin, ben de devam ediyorum. Ulan atan degerliyse benim atama iftira atmayacaksin. Bok ficisi

  • Ahmet Ihsan Arac
    Ahmet Ihsan Arac

    Osmanlida kadinin hakki yoktu diyen iftiraci serefsiz. Cagdasi avrupayala karsilastirildiginda bak ne diyor
    Wikipedia.

    Osmanlı'da kadınlar, İslam hukuku çerçevesinde mülkiyet edinme, miras alma, vakıf kurma ve mahkemede dava açma gibi haklara erken dönemden itibaren sahipti. Özellikle vakıfların %36'sını kadınlar kurmuş, 1858 Arazi Nizamnamesi ile mirasta eşit haklar kazanmışlardır. Eğitim ve çalışma hayatında 19. yüzyıldan itibaren (Tanzimat dönemi) iyileşmeler başlamış, 20. yüzyılda ise seçme-seçilme hakları için dernekler kurulmuştur.

    Osmanlı'da Kadın Haklarının Temel Özellikleri:
    Ekonomik Haklar ve Mülkiyet: Kadınlar, evlendikten sonra da kendi mal varlıklarına (mehir, miras, kazanç) sahip çıkabiliyor, mülklerini satabiliyor veya vakıf kurabiliyorlardı.

    Hukuki Durum: Kadınlar, mahkemelerde kendi davalarını açabilir, avukat tutabilir ve şahitlik edebilirlerdi. Nikah sözleşmelerine (tevfiz-i talak) özel şartlar koyarak boşanma hakkını da elinde tutabiliyorlardı.

    Eğitim ve Çalışma: Tanzimat döneminde kız rüştiyeleri (ortaokul) ve ardından inas darülfünunu (kadın üniversitesi) açıldı. Kadınlar tıp, ebelik ve öğretmenlik gibi alanlarda çalışmaya başladı.

    Sosyal ve Siyasi Gelişim: 19. ve 20. yüzyılda Fatma Aliye Hanım gibi öncü kadın yazarlar yetişti. 1913'te Nezihe Muhittin tarafından kurulan derneklerle seçme ve seçilme hakları savunulmaya başlandı.

    Sosyal Yardım: Devlet, yetim kalan veya ihtiyaç sahibi kadınlara maaş bağlama (terekeden) uygulamaları yapmıştır.

    Dönemlere Göre Gelişim:
    Klasik Dönem: Kadınlar aile hayatında etkin, ticari hayatta var (vakıf sahipleri).

    Tanzimat ve Sonrası: Eğitime erişim, iş hayatına katılım (fabrika ve kamu) arttı. Basında kadın hakları konuşulmaya başlandı.

    Meşrutiyet Dönemi: Kadınlar dernekler kurdu (Müdafaa-i Hukuk-u Nisvan Cemiyeti), dergiler çıkardı (Kadınlar Dünyası) ve feminist akımlar belirdi.

    Osmanlı'da kadın hakları, Batı'daki birçok muadiline göre özellikle mülkiyet konusunda daha erken dönemde yasal güvence altına alınmıştı.

    Osmanlı ve çağdaşı Avrupa'daki kadın haklarını karşılaştırdığımızda, özellikle mülkiyet ve hukuki temsil konularında Osmanlı kadınlarının 19. yüzyıla kadar Avrupalı hemcinslerinden daha ileri haklara sahip olduğu görülmektedir.

    Wikipedia

    Temel Farklılıklar:
    Mülkiyet ve Finansal Haklar: Osmanlı'da kadınlar evlilikten bağımsız olarak kendi mülklerini yönetebilir, satabilir ve miras bırakabilirlerdi; evlilik bu hakları kısıtlamazdı. Buna karşın, İngiltere gibi Avrupa ülkelerinde 1870'teki Married Women's Property Act düzenlemesine kadar evli bir kadının mal varlığı hukuken kocasına geçerdi.

    Hukuki Statü ve Mahkeme: Osmanlı kadınları mahkemelerde bizzat dava açabilir, şahitlik yapabilir ve haklarını arayabilirlerdi; 17. yüzyıl sonu mahkeme kayıtlarının %8,4'ü kadınlara aittir. Avrupa'da ise kadınların kocalarının izni olmadan dava açması veya sözleşme yapması uzun süre mümkün olmamıştır.

    Boşanma ve Aile Hayatı: İslam hukuku çerçevesinde Osmanlı kadınına tanınan tevfiz-i talak (boşanma hakkını nikah sözleşmesine ekleme) ve mehir (boşanma veya ölüm durumunda güvence) hakları, kadına ekonomik ve sosyal bir kalkan sağlıyordu. Avrupa'da boşanma, Katolik Kilisesi'nin etkisiyle yüzyıllarca yasaktı veya çok zor şartlara bağlıydı.
    Siyasi ve Kamusal Hayat: Her iki coğrafyada da kadınlar 20. yüzyıla kadar seçme ve seçilme hakkından yoksundu. Ancak Osmanlı'da Kadınlar Saltanatı olarak bilinen dönemde, saray kadınları devlet yönetiminde büyük siyasi güç kullanmışlardır.
    Wikipedia

    Ahlaksiz, iftiraci, cahil, ulan soysuz herif, sen insan bile degilsin. Osmanliya iftira atmak senin atana ne kazandiriyor. Kopek. Onu yetistiren osmanli degilmi. Serefsiz. Adi kopek. Gozum ustunde amonyak kafali melun soysuz
    Ceddine tukureyim senin bok torbasi

  • Ahmet Ihsan Arac
    Ahmet Ihsan Arac

    Ceddime kufreden cedsiz, soysuz, senin tarihin mustafa kamal la baslamis olabilir. O senin soysuzlugun. Benim sadece kayitli tarihim selcukluya kadar gidiyor. Yavuz sultan selim en büyük osmanli sultanlarindan biridir. Benim de atamdir. Halifeligi getirendir. Osmanliyi islamin ve muslumanligin basi haline getirendir. Bugun dunyada hala turkiyeye islam devletlerinin basi olarak gorulup musluman turk milletine tekrar islam sancaktarligini eline almasi icin dunyanin her yerinde muslumanlar hala turkiyeye dua ve niyaz ediyorlarsa atam yavuz sultan selim han hzlerinin vesilesi iledir.
    8 yillik bir saltanatta topraklarini 2.5 katina cikaran bir devlet adamini sadece, soysuz nasipsiz, hain kopekler karalar.
    -ipek yolu ve diger ticari yollari kontrulune geciren, Doneminde devlet hazinesi tarihin en yuksek seviyelerine getiren bir devlet adamindan ancak donme serefsizler kotuler.

    Yavuz Sultan Selim, sadece bir asker değil, aynı zamanda Osmanlı tarihinin en entelektüel padişahlarından biriydi. Onun "Yavuz" (sert) imajının altında çok derin bir bilgi birikimi ve sanat tutkusu yatıyordu.İşte onun entelektüel kişiliğinin öne çıkan yönleri:
    Dil Dehası: Türkçe'nin yanı sıra Farsça, Arapça ve Tatarcayı çok iyi biliyordu. Özellikle Farsça konusundaki ustalığı, bu dilde koca bir Divan (şiir kitabı) yazacak kadar ileri düzeydeydi.

    Kitap Tutkusu: Geceleri kitap okumaya olan düşkünlüğüyle bilinirdi. Öyle ki, Mısır Seferi gibi zorlu seferlere giderken yanında develer dolusu kitap taşıttığı ve mola yerlerinde okumaya devam ettiği anlatılır. Gözlerinin yorulmasına rağmen okumaktan vazgeçmediği söylenir.

    Şair Kimliği: "Selimî" mahlasıyla şiirler yazmıştır. Şiirlerinde hem otoritesini hem de derin bir dervişane alçakgönüllülüğü yansıtır. En ünlü dizelerinden biri şöyledir: "Padişah-ı alem olmak bir kuru kavga imiş / Bir veliye bende olmak cümleden evla imiş." (Dünya padişahı olmak kuru bir kavgadan ibaretmiş; bir gönül dostuna, bir bilgeye dost olmak her şeyden üstünmüş.)

    Alimlerle İlişkisi: Alimlere ve bilim insanlarına büyük saygı duyardı. Seferlerde bile onları yanında ayırmaz, devlet meselelerini onlarla istişare ederdi. Ünlü İslam alimi İbn Kemal ile olan yakınlığı ve onun atının ayağından sıçrayan çamurun kendi kaftanını kirletmesini "alimlerin atının ayağından sıçrayan çamur bizim için şereftir" diyerek karşılaması bu saygının en bilinen örneğidir.

    Bilim ve Sanat Hamiliği: Tebriz ve Kahire'yi fethettiğinde, oradaki sanatçıları, hattatları ve alimleri İstanbul'a davet ederek başkentin kültürel bir merkez haline gelmesini sağlamıştır. Piri Reis, dünya haritasını bizzat ona sunmuştur.

    Ey boyle bir buyuk, asil bir insana dil uzatan adi soysuz. Ya tovbe eder. Ozur dilersin onun yuce ruhundan. Yada dilin kopar. Bir daha kimsenin kutsalina dil uzatamazsin insallah. Amin

  • Ahmet Ihsan Arac
    Ahmet Ihsan Arac

    Adi serefisz iftiraci cahil kopek, bir altin kural vardir. Kutsalini seviyorsan baskasinin kutsalina sovmezsin. Cunku onlara senin kutsalina sovme hakkini vermis olursun.
    Beyinsiz atani istedigin kadar ov. Kim ne doyebilir buna. Ama bu beyinsizlerin atalarini yuceltmek benim atami osmanliyi assagilamaktan geciyor. Ayni narsistlerin etrafindakileri asagilayarak kendilerini iyi hissetmeleri gibi. Ruh hastalari. Atanin meziyetlerini say. Benim atama ne diye kufrediyorsun serefisz. Ben kanuniyi, yavuzu, fatih sultan mehmeti overken ataturke kufrediyormuyum. Hain kopek. Benim yasadigim yerleri 1550 lerde gurculerden benim Oz be oz dedem almis. Ayrica kurtulus savasinda fevzi cakmak pasa, kazim karabekir pasa, ali fuat cebesoy pasa, refet pasa bunlarin hic mi payi yok. Mustafa kemalin Samsuna nasil ciktiginida biz biliyoruz.
    Ama yine de atani ov. Hatta tap. Tapin bana ne. Senin tapinman sana benim dinim bana.
    Sen kendi kutsalini baskasinin kutsalina sovmeden yuceltemiyormusun. Adi pislik. Soysuz kopek

  • Ahmet Ihsan Arac
    Ahmet Ihsan Arac

    Bir de solcular diyor millet bizi niye sevmiyor. Lan gece gunduz, osmanliya, kurana, sunnete, peygambere, dine kufreden, ilimden bilimden habersiz, okumak ogrenmekten nasipsiz, kulaktan dolma donmelerin iftiralarini ilim sanan bu gerizekali ne kadar sevimli ki sevesin
    Pislik herif.

  • Gül Den
    Gül Den

    Sizi tanımadan böyle bir genelleme yaptığım için o kısmıyla ilgili özrümü kabul etmenizi isterim.
    Ancak şunu da söylemek isterim: Mustafa Kemal Atatürk hakkında bu şekilde ithamlar kullanmak doğru değil. Herkesin sevdiği, saygı duyduğu değerler kendine aittir.

    Ben de istersem sizin çok değer verdiğiniz bir geçmişe ya da bir şahsiyete söz söyleyebilirim. Ama bunun kimseye bir faydası yok. Aksine sadece huzursuzluk ve ayrışma getirir.

    Bu kadar kutuplaşmanın içinde, birbirimize saygı göstermek zor olmamalı.
    Birlikte, bir olarak yaşamak bu kadar imkânsız olmamalı.

    Bizler bu dili kullanırsak sonra çocuklar birbirine zarar verdiğinde neden şaşırıyoruz?

  • Ahmet Ihsan Arac
    Ahmet Ihsan Arac

    Gulden hanim, siz buralarda yenisiniz galiba, ben o cocuk istismarlarni defaatle kinadim. Tarikatlari cemmaatleri defaatle elestirdim.
    Ben gunumuz tarikatlarin kesinlikle gercek anlamindak cok uzakta oldugunu, islama zarar verdigini defaatle elestirdim. Siyasal islamin islamda yeri olmadigini en basit ifadeyle bidat oldugunu hadislerle anlattim. Islama, yalan soyleyerek harac keserek, adaleti iflas ederek hjzmet edilemeyecegini defaatle anlattim. Siyasal islam kesinlikle islami bozmak ve bitirmek icin uretildigini defaatle dile getirdim.
    Cocuklara kuran kurslarinda tecavuz edenlerin degil musluman turk bile olmadiklarini dusunuyorum. Defalarca anadolunun ve turkiyenin gusulsuz imam, vaiz muftulerle dolu oldugunu gercek bir hikaye ile anlattim.
    Belki siz beni tanimadan bilmeden sucluyorsunuzdur

  • Gül Den
    Gül Den

    Osmanlı İmparatorluğu bu toprakların tarihinin büyük bir parçası.
    Mustafa Kemal Atatürk ise modern Türkiye’nin kurucusu.
    İkisini “ya o ya bu” diye karşı karşıya koymak yerine, tarihi kendi bağlamında anlamak daha sağlıklı.
    Aynı şekilde, kim olursa olsun kanıtsız ve ağır suçlamalar yapmak doğru değil; eleştiri yapılacaksa da saygı çerçevesinde yapılmalı.

    Ve Ahmet Aranç bey;

    Atatürk’e yönelik suçlamalar yapıyorsunuz ama insan ister istemez şunu soruyor:
    Türkiye’de yıllardır gündeme gelen bazı somut vakalar var.
    Karaman’daki vakıf evi skandalı, Kur’an kurslarında ortaya çıkan istismar olayları, kendini “dini lider” olarak tanıtan kişilerin karıştığı davalar… Bunlar mahkemelere yansımış, ceza verilmiş, toplumda büyük infial yaratmış gerçekler.
    Peki sen bu olaylar karşısında neredeydin?
    Bir çocuğa yapılan istismar, failin kimliğine göre mi anlam değiştiriyor?
    İstismarı yapan “dindar” diye susulacak bir şey mi oluyor?
    Yoksa mesele çocuk değil de, sadece ideolojik bir kavga mı?
    Eğer gerçekten çocukların hakkını savunuyorsan, bu hassasiyetin herkese eşit olmalı.
    Yok eğer sadece kendi dünya görüşüne dokunulduğunda ses çıkarıyorsan, bu adalet değil açık bir çifte standarttır.
    Çocuk istismarı üzerinden siyaset yapılmaz.
    Ama yapılan bir haksızlığa da, kim yaparsa yapsın sessiz kalınmaz.

  • Ahmet Ihsan Arac
    Ahmet Ihsan Arac

    Senin ataturkun benim umurumda degil. Sen benim ceddime kufreden soysuzsun.
    Ben ise daha mustafa kemale baslamadim bile. Senden yada kimseden cekindigim icin degil. Mustafa kemali sevenleri var. Kimsenin kutsalina karismam. Taki benim kutsalima karisana kadar. Sen mustafa kemale tapabilirsin. Andimizi amentu, genclige hitabeyi veda hutbesi, nutuku kuran, anitkabiri Kaben bilip tapabilirisn. Umurumda degil. Benim ceddime kufredemezsin. Edersen sopanin ustune yavuz sultan selim yazdirir. O sopayla doverim seni, dengesiz mahluk...

  • Vezir Pehlevan
    Vezir Pehlevan


    *ASLINDA* bu Atatürk ve Cumhuriyet düşmanları kadar, bunlara sessiz kalan
    Cumhuriyetçiler, sosyal demokratlar, Realist Kemalistler, Atatürk'çü devrimciler,
    Vatansever milliyetçiler ve Ulusalcı yazarlarda suçludurlar. Geçen günlerde
    cesur yürek bir hanım efendi bir Atatürk düşmanına dava açtı, şerefsiz
    tutuklandı. Özellik bu sayfayı tamamen Fetocüler sabota ediyorlar...

  • Vezir Pehlevan
    Vezir Pehlevan


    Son günlerde bir moda oldu, eline kalemi alan Atatürk ve Cumhuriyete
    sataşıyor. Ulan bu Demokratik Laik, Sosyal, hukuk Devletin nimetlerinden
    beslenip dönüp nankörlük ve edepsizlik ediyorsunuz?

  • Ahmet Ihsan Arac
    Ahmet Ihsan Arac

    Sayin foseptik cukuru
    Yavuz sultan selimin hanin sah ismailin karisina asik oldugunu isbat edene kadar sen bir iftiraci serefsiz olarak kalacaksin. Ki oylesin zaten...
    Bak bu benim isbatim.
    Bahsettigim mustafa kemalin 15 yasinda emrindeki turk diplomatla evli kizla yaptigi zinanin isbati.
    Sen bir foseptik cukuru olarak, etrafa bk sacman normal.
    ?si=FowkrN0Rlxk3f1i0

  • Ahmet Ihsan Arac
    Ahmet Ihsan Arac

    Tarihsel kaynaklar, Şah İsmail'in özellikle Safevi Devleti'ni kurma ve Şiiliği yayma sürecinde Anadolu ve çevre bölgelerde ciddi askeri operasyonlar ve şiddet eylemleri gerçekleştirdiğini doğrulamaktadır.
    Bu döneme dair öne çıkan bazı bilgiler şunlardır:

    * Sünni Nüfusa Yönelik Eylemler: Şah İsmail, Tebriz'i ele geçirdikten sonra Şiiliği resmi mezhep ilan etmiş ve Sünni kalmakta direnenlere yönelik sert politikalar izlemiştir. Bazı tarihi kaynaklarda, bu süreçte ve Tebriz, Bağdat gibi şehirlerin fethinde binlerce insanın katledildiği belirtilir.
    * Anadolu Faaliyetleri: Şah İsmail'in müritleri (Kızılbaşlar) aracılığıyla Anadolu'da yürüttüğü faaliyetler ve ayaklanmalar, Osmanlı yönetimi ile büyük gerilimlere yol açmıştır. Bu çatışmalar sırasında her iki tarafın da sivil ve askeri unsurlara karşı şiddet uyguladığı ifade edilir.
    * Mezhepsel Çatışma: Şah İsmail'in politikaları, bölgede Şiiliğin yayılmasını sağlarken, Sünni ulema ve halk üzerinde baskı kurduğu yönünde kaynaklarda detaylar mevcuttur.
    * Karşılıklı İddialar: Tarih anlatısında Şah İsmail'in Sünnilere yönelik katliamları sıklıkla dile getirilirken, karşı cephede Yavuz Sultan Selim'in de Çaldıran seferi öncesi Anadolu'da "Safevi yanlısı" olarak görülen 40 bin Türkmen/Kızılbaş'ı katlettiği iddiası da tartışma konusudur. Bazı modern tarihçiler ise bu sayıların mübalağalı olduğunu veya sistemli bir temizlikten ziyade isyan bastırma operasyonları olduğunu savunur.

    Özetle, Şah İsmail'in iktidarını sağlamlaştırmak için Anadolu ve İran coğrafyasında sert askeri yöntemler kullandığı tarihçiler tarafından kabul edilen bir gerçektir.

    40 Bin Kişi İddiası: Tarihsel anlatıların çoğunda Yavuz'un, Safevi seferi (Çaldıran) öncesinde Anadolu'daki Safevi sempatizanı olduğu düşünülen yaklaşık 40 bin Kızılbaş'ı bir listeye dayanarak tespit ettirdiği ve öldürttüğü rivayet edilir.
    Akademik Eleştiriler: Modern tarihçilerin bir kısmı, bu "40 bin" rakamının o dönemki nüfus verileriyle uyuşmadığını ve mübalağalı olduğunu savunur. Örneğin, Prof. Dr. Feridun Emecen, Osmanlı arşivlerinde bu çapta bir toplu katliama dair resmi bir kayda rastlanmadığını, sadece isyan potansiyeli olan gruplara ve ajanlara yönelik takibat, sürgün ve yerel idam kararları bulunduğunu ifade etmektedir.
    İdeolojik ve Siyasi Nedenler: Yavuz'un bu sert politikası, genellikle "mezhep savaşı"ndan ziyade bir "beka meselesi" ve devlet güvenliği olarak görülür. Anadolu'daki Kızılbaşların Şah İsmail ile iş birliği yaparak Osmanlı'ya karşı ayaklanmasından çekinilmesi, bu operasyonların ana nedeni olarak gösterilir.

    (Ciddiye alinir birtarafin yok. Ama iste pislik ortada olunca kokusu rahatsiz ediyor. Mudahele etmek lazim)

  • Ahmet Ihsan Arac
    Ahmet Ihsan Arac

    H2O; yani su

    Hidrojen; yildizlarin yakiti; yani benzin.
    Oksijen; yakici madde, yani ates.
    Ikisi bir araya gelince patlamasi lazim. Ama patlamiyor.
    Hatta
    Ikisi birlesiyor su oluyor. Hayat oluyor.
    Nasil oluyor peki, cunku BIR kun feyekün diyen var.
    Daha ilginci... su + 0°C dere ile + 100°C arasi sivi halde kaliyor

    Suyu olusturan elementlerden Hidrojeni sivi hale getirmek ancak ( -253°C) derecede mumkun
    Bir diger elementlerden Oksojeni sivi hale getirmek ancak (-183°C ) de mumkun.
    Normalde mantiken ikisi birlesince sivi olabilmesi icin en az -183°C ve ya daha fazla bir sogukluk lazim.
    Ama oyle degil iste. Yasama elverisli 0°C ile 100°C iki Hidrojen le bir Oksijen birlesip sivi halde su oluyor. Nasil oluyor bu.?
    Cunku BIR kun feyekün diyen var

    Bitmedi
    Tuz, sofra tuzu
    Sodium clorur
    Yani Sodium, patlayici metal
    Klor: zehirli gaz
    Ikisi birlesince ölümcul olmasi lazimken, sofralarimizin bas taci
    Nasil oluyor. Cunku BIR kun feyekün diyen var

    Tuz ruhu
    Hidroklorik asit, guclu asindirici (kirec, pass sokmede, metal temizlemede kullanilir
    Ayni tuz ruhunun (Hidroklorik asit) midemizde dusuk yogunlukta yediklerimizi sindirmeyi sagladigini biliyormuydunuz
    Nasil oluyor? Cunku BIR kun feyekün diyen var.

    Sulu karpuz kuru tarlada, kuru pirinc sulu tarlada yetisir. Nasil olur bu
    Cunku BIR kun feyekün diyen var

    Butun agaclar ayni topragi, ayni suyu ayni havayi emer, ama biri karpuz biri elma, biri uzum, biri portakal, biri seftali olur. Hatta ayni agaca asilarsin. Bir dal tatli kiraz verir. Digeri eksi visne verir. Nasil oluyor?
    Cunku BIR kun feyekün diyen var
    Yasin 82: Bir şeyi istediğinde, O’nun buyruğu “ol!” demekten ibarettir; hemen oluverir.
    Ve Rabbim, zittiyla, ayniyla misliyle yaratir. Cunku cani nasil isterse oyle yapandir.

    Daglara oyduklari ihtisamli evlerle ovunen salih peygamberin kavmini assagilar mayihette, dagin icinden canli kanli hamile kizil deve cikrandir. Hadi madem taslari yontmakta o kadar mahirsiniz. hadi gucunuz yetiyorsa bir kizil deve de siz cikarin dagdan diye assagilamistir salih peygamerin kavmini yuce rabbim. Misliyle yaratmistir. Sulu Karpuzu kuru toprakta kuru princi sulu toprakta zittiyla yaratmistir.
    Bugun ilim muslumanin yitik mali.
    ilmin ucu pustun elinde.
    ilim adina bile bile kufur nesrediyorlar.

  • Ahmet Ihsan Arac
    Ahmet Ihsan Arac

    Ba‘sü Ba‘del Mevt

    Gözlerimi açtığımda oda değil, dünya genişliyordu;
    doğan ilk şey umitti, ilk baharin ufuklarinda
    Yok mu isteyen, vereyim?” anıydı zamanın;
    Ve Nisan, göğsüme toprak kokulu mujdeler serpiyordu
    Mart’ın kaskatı perdelerinden eser yoktu

    Bir ney ezgisi gibi oynaşıyordu disarda çiğ taneleri
    Rahmân'ın şefkatten ellerinde bugun
    Güneşin neşesiyle savrulup gitti butun kederlerim
    Artık agir cümlelerin altında ezilmiyorum,
    Çünkü rahmetin sinesinde uyandım
    Nefes almanın kendisi, başlı başına bir şiirmis meger


    Pencerelerimi ardına kadar açtim, yerçekimi hükmünü yitirdi
    Ümitlerim kus civiltariyla uçuşa geçti
    Buz tutmuş hatıraları taşıyan o rüzgâr,
    Şimdi her yandan Ba’sü ba’del mevt kokulari tasiyor

    Yıldızlarda gizli anlamlar aramayı bıraktım;
    Onlar artık sönmeyi reddeden birer havai fişek...
    Sessizlik bir boşluk değil, mukaddes bir yankı;
    Nabzım bir geri sayım değil,
    İlahi bir sevdanın muazzam ritmi;

    "Belki"ler sustu, "bir zamanlar"lar bitti.
    Sadece bir Vedud sıcaklığı var avuçlarımda şimdi,
    Gökyüzünün o akıl almaz berraklığı,
    Taptaze bir zamanin baslangic sayfasi
    Ve nihayet kalbin sadece bir pompa değil,
    Bir kabe oldugu gercegi...

    Ve butun bunlarin ortasında yalın bir hakikat:
    Neşe bir varış değil, bir bakıştır.
    Kışın o sagir yankısı duyulmuyor artık,
    Sadece bu anın diri, sarsılmaz şehadeti...

    Bütün kapıları kapattım karanligin ustune
    İçeride şimdi sadece ışık, sadece secde,
    Ve Sonsuz bir "şimdi" deyim artik
    Ve bu simdi de aşk var, umit var, rucu var, huzur var

  • Hüseyin Pelit
    Hüseyin Pelit

    Bir Türk Atasözü sü der ki...

    Sen de haklısın...
    Sen de haklısın...
    Eee Sen de haklısın...

    BEN de haklıyım.....

    Aramızda illa ki biri haksız... ALLAH bilir. Son söz ALLAH 'ın terazi farklı sözler şiirler aynı.....

    ŞAİR HÜSEYİN PELİT

  • Ahmet Ihsan Arac
    Ahmet Ihsan Arac

    Baba ben Alon Musck olabilirmiyim diye soran 15 yasindaki oglumla sohbetimiz

    Ben: Tabiki olabilirisin
    Oglum: Gerçektenmi
    Ben: evet Gerçekten olabilirsin. Herkes olabilir.
    Oglum; Nasil herkes olabilir. Neden olmuyorlar ozaman...
    Ben: iki turlu Elon musk var. Biri cok caliskan, gunde 15 saat 7 gun calisan Elon musk, digeri tonlarca parasi olan Elon musk. Sen hangisi olmak istiyorsun?
    Oglum: cok saliskan Elon musk
    Ben: afferin oglum. Sen deseydin cok parasi olan Elon musk olmak istiyorum. Ozman ben de sana, git banka soy. Yakalanmazsan olursun. Diyecektim
    Ama sen cok calisarak cok calisan Elon musk olabilirsin. Gerisini Allah nasil dilerse oyle yapar.

    Oglumun bir tuzak sorusunu daha atlatmis olduk

  • Vezir Pehlevan
    Vezir Pehlevan


    **23 NİSAN KUTLU OLSUN**
    .
    Türkiye Büyük Millet Meclisinin
    Kurulduğu gündür yirmi üç nisan
    Anadolu'dan haçlı ordusunun
    Sürüldüğü gündür yirmi üç nisan.
    .
    Bu gün kutlu gündür tarihe bakın
    Batıldan uzak dur, bilime yakın
    Yurduma yabani kondurma sakın
    Baharın gülüdür yirmi üç nisan.
    .
    Hür Cumhuriyettir en büyük kudret
    Bir asrı devirdi, bağımsız devlet
    Mustafa Kemal'dan alırız himmet
    Özgürlük yoludur yirmi üç nisan.
    .
    Cumhursuz bir devlet ulusal olmaz
    Türk halkı kimseden icazet almaz
    Meclisin bayrağı arşından inmez
    En büyük bayramdır yirmi üç nisan.
    .
    Çakır der ki,Türkoğlu Türk'tür özümüz
    Meclis-i Mebusan, bizim gözümüz
    Cihan-i alem de, geçer sözümüz
    Gençliğe seyrandır, yirmi üç nisan,
    En büyük bayramdır yirmi üç nisan...
    --------OZAN ÇAKIROĞLU---------
    .
    Bağımsızlığımızın sembolü olan 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve çocuk
    Bayramı bütün Milletimize kutlu olsun.
    Başta Gazi Mustafa Kemal Paşa ve silah arkadaşları olmak üzere, cümle
    gazi ve Şehitlerimize Yüce Yaradan Rahmet eylesin. Yattıkları yer hurişan
    olsun. Bu kutlu Cumhuriyet ve B.M.M ne her kim düşmanlık ediyorsa, her
    hangi bir kuyu kazıyorsa kahrolsun... AMİN

  • Ahmet Ihsan Arac
    Ahmet Ihsan Arac

    "....birde bakmışsınki kozmik boyutta metafiziği ve kendi mi’racını bizzat zahirde yaşamış olursun…" amin muammer orak

    -Kozmik selatu selam
    -Kozmik hams ve sukur
    -Kozmik istigfar
    -Ve kozmik dua.
    Hepsi toplam Yarim saat suruyor.

    Peygamber Efendimiz (s.a.v.) şöyle buyurmuştur:
    "Rabbimiz Tebâreke ve Teâlâ, her gece gecenin son üçte biri kalınca dünya semasına tecelli eder ve şöyle buyurur:
    'Bana dua eden yok mu, onun duasını kabul edeyim!
    Benden bir şey isteyen yok mu, ona istediğini vereyim!
    Benden bağışlanma dileyen yok mu, onu bağışlayayım!'"
    (Buhârî, Teheccüd 14; Müslim, Müsâfirîn 168-170)
    Gunluk 24 saatlik zaman diliminin en verimli kismi gecenin son ucte birlik, yukaridaki hadiste gectigigibi, Allahin semaya tecelli ettigi an. 3 ile 5 arasi. Sabah Namazindan bir saat once kalkip teheccudu kildiktan sonr okunabikecek cok guzel zikir, hamd ve sukur, istigfar ve tefekkur, sonunda da duali bir yakaris.
    Rabbim kabul etsin.

    KOZMIK DUA
    Euzubillahis samiil alimi minesseytanirracim bismillahirrahmanirrahim
    Elhamdülillahi Rabbil alemin
    Eslemtu lillahi rabbil alemin

    Esselatu vessellemu ala seyyidine Muhammedin va ala alihi ve sahbihi ve sellim
    Sübhanallahi ve bi hamdihi sübhanallahil Azim ve bi hamdihi estağfirullah.

    "De ki: 'İster Allah diye dua edin, ister Rahmân diye dua edin. Hangisiyle dua ederseniz edin, en güzel isimler O’nundur.' Namazında sesini çok yükseltme, çok da kısma; ikisinin ortası bir yol tut."

    Ferdün, Hayyün, Kayyûmün, Hakemün, Adlün, Kuddûs.
    Ya alimul gaybi veşşahadeh
    Ya erhamur rahimin
    Ya melikul kuddusus selam mu'minul, muheymin, azizul cabbarul Mutekebbir,
    ya Subhanallah.
    Ya halikul bariul, musavir
    Ya azizul hakim,
    ya aliyyul azim.
    Ya zulcelali velikram,
    La ilahe ille ente Subhâneke inni kuntu minazzalimin,

    Ya Tevvâb, ya Settâr, ya Afüv, ya Gafûr, ya Gaffâr, ya Raûf, ya Hâdi, ya Enîs, ya Müheymin...
    Ya Rabbel-âlemîn ve ya İlâhel-evvelîne vel-âhirîn;

    Ey tüm boyutların kendisinden sudur ettiği el bari
    ey tüm renklerin kendisinden süslendiği el musavvir,
    ey tüm notaların kendisini haykırdığı el vedud.
    ey tüm fotonların en Nur ismi celalini yansıttığı yüce Rabbimiz!
    Ey tüm hissettiğimiz ve hissedemediğimiz duyuların yegâne sahibi,
    Ey Alemlerin Rabbi, Meliki, Sultanı, Velisi, Valisi, Vekili
    Sana hz Ibrahim as. gibi, hz Muhammed mustafa s.a.v gibi teslim olduk
    'Eslemtü lillâhi Rabbil âlemîn.'

    Ey varlığının yanında bütün âlemlerin hiç hükmünde kaldığı Mütekebbir…
    Senin azametin karşısında varlık dediğimiz her şey bir gölge, bir hayal…
    Ben ise o gölgenin içinde bile bir hiç… hiçlerden de hiç…
    Ama Sen…
    O hiçliğime rağmen beni muhatap aldın.
    Yokluğumdan varlık sahasına çıkardın.
    “Kulum” dedin…
    Varlığının delilleriyle beni şereflendirdin.
    Ey comert Rabbim… ekrem rabbim, ey alleme bil kalem
    Bu lütufların karşısında kayıtsız kalmaktan korkuyorum. Tir tir titriyorum.
    Nankörlük karanlığına düşmekten ödüm kopuyor.
    Kalbimin gaflete dusmesinden Sana sığınıyorum.
    Beni kendime bırakma…
    Cunku nefsim ve seytan, afrikadaki serengeti duzluklerinde otlayan buffalo yavrusunu annesinden ayirip yemek isteyen arslanlar, sirtlanlardan daha azili bir sekilde beni senden koparmak, ayagimi sirati mustakimden kaydirmak icin siperdeler.
    Bir an bile olsa bizleri sensizliğe mahkum etme. Nefsimize ve seytana yem etme.
    Bizleri yakininden kovma.
    Senden uzaklaşan her adımda eksiliriz, söneriz, yok oluruz.
    Ey kalpleri evirip çeviren…
    Kalbimizi Sana çevir. Zihnimizi seninle mesgul et. Bedenimizi ruku ve secdelerinle susle.
    Sana bağlı kıl.
    Sana yakın eyle.
    Ey merhametlilerin en merhametlisi…
    Bana verdiğin nimetin şuurunu da ver.
    Şükrünü nasip et.
    Seni anan, Sana yönelen, Sana layık olmaya çalışan kullarından eyle.
    Benim hiçbir şeyim yok…
    Ama Sen varsın. Ve Senin varlığın bana yeter…
    Ya vedud, ya kerim, ya latif,


    Elhamdülillahi Rabbil alemin
    Eslemtu lillahi rabbil alemin
    -butun kullugum, ibadetim, nazım, niyazım, ummalarim, beklentilerim, ümidim, umudum yanliz sanadir; Iyyake na'budu ve iyya kenastain ya latif

    -butun dualarim yakarislarim, yalvarislarim,yanliz sanadir: ihdinas siratal mustakim. Rabbi zidnî ‘ilmâ ve rizqâ tayyibâ ya mucib

    -butun hamdim, övgüm şükrüm sanadir. Lekel hamd ve lekessukr, ya hamid, ya sekur

    -butun zikrim, fikrim sayiklamalarim, sanadir: subhane rabbiyel ala, subhane rabbiyel azim.. ya hu ya Allah,
    -butun tovbelerim, istigfarlarlarim, ozurlerim, pismanliklarim sanadir: Rabbî ğfir li ve tub ‘aleyye inneke ente’t-Tevvâbür-Rahîm. Ya tevvab
    -butun teslimiyetim itaatim, bağlılığım sanadir: Rabbena ve ec‘alnâ muslimîne leke ve min zürriyyetinâ ummeten muslimeten lek. Ya selam

    -butun korkum, kaygim, endisem,sığınmam, sanadir: İnnemâ yakhşallâhe min ‘ibâdihil-‘ulemâ’ ya mu'min

    -butun kutsamam, hayranlığım, şevkim, aşkim, istiyakim, , yanliz sanadir."Allahümme innî es'elüke hubbeke ve hubbe men yuhibbüke vel-amelellezî yübelliğunî hubbeke. Allahümmec'al hubbeke ehabbe ileyye min nefsî ve ehlî ve minel-mâil-bârid." Ya vedud, ya muhsin, ya habib

    Oyle sana ki;
    Zerreden kürreye bütün nizamın şahitliğiyle, bilinen ve bilinmeyen bütün âlemlerin diliyle;
    -Lâ ilâhe illallâh, Muhammedin resulullah
    Diyorum
    -Estağfirullahe’l-azîm el-kerîm ellezî lâ ilâhe illâ hüvel-hayye’l-kayyûme ve etûbü ileyhi subhanehu
    Diyorum .

    -Allâhumme salli salâten kâmileten ve sellim selâmen tâmmen alâ Seyyidinâ Muhammed.
    Diyorum

    -Rabbigfir verham ve ente hayru'r-râhimîn'. diyorum.

    -Sübhânallâhi ve bi-hamdihî sübhânallâhi’l-azîm' 
    diyorum.
    -Rabbenâ âtinâ fi’d-dünyâ haseneten ve fi’l-âhireti haseneten ve kınâ azâbe’n-nâr' diyorum.

    Ya rabbe kulli seyin ve melikehu
    Ayın dünyaya uyup dunya yorungesinde donmesi ve ay ve dunya birlikte güneşinin nurlu çekimine teslim olması, ve gunes etrafinda donmeleri, ve ay, dünya ve güneşin hep beraber 'Hû' diye arsinda seni yazıp, seni işaret ederek dönmeleri gibi; ben de varlık aleminin yörünge sahibi varlıklarından hicin de hici olan biriyim. Benim butun dunyam peygamberim, Resulünün yörüngesine uyup, resulunle birlikte, senin külli iradenin etrafında aşkla, iştiyakla; la ilahe illa hu, la Mabuda illahu, la galiba illa hu, la mevcuda illa hu,
    'Ya Rab, ya Kuddûs, ya Sübhân, ya Hamîd, ya Ekber, ya Vedûd'...zikir ve nidalari ile dönüyoruz.

    Atomu olusturan en kucuk birimden kürreye,  kürreden kainata, ehadiyetten vahdaniyete; kürsünden arşına, arşından makamına; şehadet aleminden gayb alemine... Eksiksiz, mükemmel inşa ettiğin bütün nizamlarin şahitliğiyle…
    Sana aşk ve iştiyakla; bütün hücrelerim, moleküllerim, atomlarım, atom içi protonlarım, nötronlarım, elektronlarım, kuarklarim ta ki en derinde ehadiyetinin mührüne varıncaya kadar her şeyimle sana can-ı gönülden teslim oluyorum.
    'Elhamdülillâhi Rabbil âlemîn, Eslemtü lillâhi Rabbil âlemîn.'
    Ey Allah’ım, ey Rabbimiz! Sana kul olmaya ışığın koşmasından daha hizli kosuyoruz. Ay, gunes, galaksileri ve bütün yörünge sahibi varlıklarının yörüngelerinde tam teslim ile dönmeleri gibi, ben de resulunle ve butun alemlerle sencornize bir sekilde yuce külli iraden etrafında, tam teslimiyetle hu diyerek dönüyorum.
    Ya Hûûû!" Ya hakk, ya subhan. Ya kuddus, ya kayyum.

    Ey anılmasında kelimelerin ve tabirlerin çaresiz kaldigi, kelamlarin rabbimizden soz ederken seref ustune seref aldigi ya vedûd, ya habib
    Ey nihai aşkım! Görünen ve görünmeyen bütün âlemlerin diliyle Sana hamd ü senâ ediyorum.
    'Eslemtü lillâhi Rabbil âlemîn.'
    'Elhamdülillâhi Rabbil âlemîn.'
    Ve Resulün Muhammed Mustafa (s.a.v.) Efendimize salât ve selâm getiriyorum:
    'Allahümme salli alâ seyyidinâ Muhammedin ve alâ âli seyyidinâ Muhammed.'
    Ya Mücîbe’d-daevât!

    Senin ipine sımsıkı sarılmayı diliyoruz. Zira Sen buyuruyorsun ki:
    'Hep birlikte Allah’ın ipine (Kur’an’a, dinine) sımsıkı sarılın, parçalanıp ayrılmayın. Allah’ın üzerinizdeki nimetini hatırlayın; hani siz birbirinize düşman idiniz de O, kalplerinizi birleştirdi. O’nun nimeti sayesinde kardeşler oldunuz. Siz tam ateşten bir çukurun kenarındayken, O sizi oradan kurtardı. Allah size âyetlerini böyle açıklıyor ki doğru yolu bulasınız.' (Âl-i İmrân, 103)

    Ya Zül-Celâli vel-İkrâm!
    Sana doğru ışık hızında gelmek istesek bile yavaş sayılırız. Zira yol uzun, hasret büyük; din gunun her aninda anlık Sana varmak, seninle olmak istiyoruz.  Fenâfillâh’a ermek
    istiyoruz. Senin boyanla boyanmak istiyoruz. Zira Sen buyuruyorsun ki:
    'Allah’ın boyasını esas alın (Sıbgatullah). Allah’ın boyasından daha güzel boyası olan kim vardır? Biz ancak O’na ibadet edenleriz.' (Bakara, 138)
    Ya Hâdi, ya Veliyyü’l-Mü’minîn!
    'İhdine’s-sırâta’l-müstakîm.'
    (Bizi doğru yola ilet.)
    Bizleri hidayetten ayırma. Şeytanın ve nefsimizin şerrinden, vesveselerinden koru. Kalplerimizi kirden, pastan arındır; nûrunla ve hikmetinle yıka. Ruhlarımızı sekîne ile arındır…
    Bizi Sana yönelen, Sana dönen ve her haliyle Sana teslim olan kullarından eyle…
    'Eslemtü lillâhi Rabbil âlemîn.'"
    Ya Rabbel-âlemîn!
    Yâ Men Vesia Kürsiyyühü's-semâvâti ve'l-ard!
    Şu dua ederken tefekkür, tefekkür ederken dua yakarışımızı kabul buyur. Bize katından rahmet, bereket, aff u mağfiret ve Muhabbetullah yağdır.
    Ya Hayy, ya Kayyûm! Kâinatın her bir atomunda, her bir kuantum dolanıklığında ve galaksileri bir arada tutan El-Kayyûm ism-i celîlinin tecellisinde; Senin sonsuz ilmini ve kudretini seyretmeyi nasip eyle. Zihnimizi gafletten, kalbimizi katılaşmaktan koru; ruhumuzu bu beden hapishanesinden daha dünyadayken özgür kıl. Bizi nefsimizin, şeytanın ve şeytanlaşmış kulların şerrinden koru. Bizi, Senin şu muazzam kâinatının nizamına uyumlu yaşayan kullarından eyle.
    “Kullarım sana Beni sorduğunda (onlara de ki): Ben onlara çok yakınım. Bana dua ettiği vakit, dua edenin çağrısına karşılık veririm. O halde onlar da Benim davetime uysunlar ve Bana hakkıyla iman etsinler ki doğru yolu bulabilsinler.” (Bakara, 186)
    Atomun kalbinden kâinatın kalbine, Kürsî’nden Arş’ına, şehadet âleminden gayb âlemine kadar keşfettiğimiz her yeni bilgi Sana olan imanımızı ve hayretimizi artıriyor. Sen, delil ve ayetlerini ruhumuza duyur. Bilgimizi sadece maddeyle sınırlama; bizi mana, Marifetullah ve Muhabbetullah zirvelerinede ulaştır. Âmin.
    Ya Rabbel-âlemîn! 'İyyâke na'büdü ve iyyâke nesteîn. İhdine’s-sırâte’l-müstakîm.'
    Ruhumuzdaki günah ve gaflet sebebiyle oluşan tüm pas ve kirleri rahmetinle sükûnete ve nurani bir nizama çevir. Hayatımızın her anını Senin rızan doğrultusunda bir ibadete dönüştür. Senin o sonsuz ilminle, matematiği iflas ettiren adedinle, sonsuz adetler hürmetine; bizi Efendimiz Muhammed Mustafa (s.a.v.)'in o en büyük şefaatiyle, Makam-ı Mahmud'un nurlu gölgesinde buluştur. O’nun mest olduğu o sonsuz lütuflardan bizlere de cömertliğinle ihsan eyle.
    Ey Alîm-i Külli Şey! 
    Son nefesimizde; tüm hücrelerimizdeki atomların, tüm elektronlarımızın, ruhumuzun ve bedenimizin ehadiyetteki en küçük yapı taşının, Sana olan vecd içinde bir teslimiyetle; 'Eşhedü enlâ ilâhe illallâh ve eşhedü enne Muhammeden abdühû ve resûlüh' diyerek küllî bir iman ile mühürlenmesini nasip eyle.
    Ey bütün matematiği, kuantum fiziğini, metafiziği, astrofiziği, kimya ve biyolojiyi varlığının delilleri kılan Rabbim! Seni inkâr ne mümkün? Bütün ilimlerin, gayb ve şehadet âleminin, bütün varlıkların dili ve şahitliğiyle; yarattığın ve yaratacağın her zerrede, geçmiş, şimdi ve gelecek bütün zamanların her bir birimini; 
    -Lâ ilâhe illallâh, lâ hâlika illallâh, lâ ma'bûda illallâh'  Subhanallah, elhamdülillah, Allahu ekber, zikirleriyle,

    -Rabbena atina fid dunya hasanatan ve fil ahireti hasenatan ve gina azâben-nâr,
    Dualari ile,

    -Allâhümme mâ asbaha ve ma emsa bî min ni’metin ev bi-ehadin min halkıke fe-minke vahdeke lâ şerîke leke, fe-lekel hamdü ve lekeş-şükr.
    hamd ve sukurleri ile
    -eslemtu lillahi rabbil alemin
    Hz Ibrahim teslimiyetiyle

    -Sübbûhun Kuddûsun Rabbü’l-melâiketi ve’r-rûh”
    Takdisiyle
    -Esselatu vessellemu ala seyyidine Muhammedin va ala alihi ve sahbihi ve sellim
    Selavatlari ile
    -Subhanallahi ve bihamdihi sübhanallahil Azim
    Takdisleri ile
    -rabbena zalemna enfusena ve in lem tagfir lena ve terhamna lenekunenne minel hasirin istigfarlari ile dolduruyoruz.

    kâinatın tüm 'veri' ve tum el hasib isminden tecelli eden sayilarin faktöriyel büyümesindeki carpimlari adedince soyluyoruz. Kabul buyur ya rab.
     Bi-hürmeti Seyyidil-Mürselîn.
    Ey sonsuz kudret ve rahmet

    Ya Fâtıra’s-semâvâti ve’l-ard!
    Kâinat bu kadar muntazam iken, kalbimdeki dağınıklıkla Sana geldim… Kalplerimizi toparla, ruhlarımızı arındır. Bizi Sana yönelen, Sana dönen ve her zerresiyle Sana teslim olan kullarından eyle. Efendimizle birlikte; bütün peygamberlerin, meleklerin ve tüm salih kulların yoluna ilhak eyle. Âmin.
    Ey zamanı ve mekânı var eden, var etmekle kalmayıp bir arada tutan; uykudan, açlıktan ve zaaftan münezzeh Sübhân Allah’ım! Şu an kalbimden geçen frekansları, kâinatın en uzak köşesindeki atomların ve atom alti parcaciklarin ve onlarin yuzduklari arsinin ve kursunun icindeki butun esma ve tecellilerinin 'Hû' diyen titreşimiyle birleştir. Ehdadiyetini ve Vahdaniyetini hep beraber haykıralım: Ya Ehad, ya Vâhid! Ya subhan ya vedud
    Ya Rabbel-Arşil-Azîm! Arş ve kâinat ölçeğinde, her bir Planck uzunluğu alanın dahi her bir katrilyonda bir birimini; -Senin en güzel isimlerinle: Ferdun hayyun kayyumun hakemin adlun kuddus, -Kelime-i Tevhid ile, Huvallahullezi la ilahe illallahu -hamd ve şükürle: elhamdulillahi hamden kamilen, sukren kesira
    -salât u selâm: elfi elfi salatun ve elfi elfi salamun aleyke ya rasûlallâh
    -istiğfarlarla: Allâhumme inneke afüvvün tuhubbil afve fa'fu anni
    Dualarla: Rabbi innî limâ enzelte ileyye min hayrin fakîr." dolduruyoruz.
    Ya Rabbel-âlemîn! Zihnimi, eşyanın hakikatini perdeleyen vesvese ve günahlardan kurtar; beni Sırat-ı Müstakim üzere, Senin ipine sımsıkı sarılmış, Senin boyanla boyanmış olarak aşkına ulaştır. Ruhumun hezeyanlarını rahmetinle sükûnete erdir
    ya Ekremel-ekremîn! Beni din gününde en hayırlı sonuca ulaştır. Beni kâinatın ilahî senfonisiyle uyumlu, rıza makamına varmış bir 'insan-ı kâmil' eyle. Bana; atomun kalbindeki tevhidi, galaksilerin dönüşündeki aşkı görecek basiret ver.
    Beni ve geçmişlerimi; babamı, dedelerimi, ninelerimi ve kâinatın her yerindeki tüm inananları merhametinle kuşat. Kalbimizi dünyevi hırsları yutan bir kara delik değil, etrafına nur saçan bir yıldız eyle. Varlığımı, Senin sonsuz ilmin ve hikmetin içinde sırrını taşıyan bir damla eyle.
    “De ki: 'Ey kendi nefisleri aleyhine haddi aşan kullarım! Allah'ın rahmetinden ümit kesmeyin. Şüphesiz Allah bütün günahları bağışlar. Çünkü O, çok bağışlayandır, çok merhamet edendir.'” (Zümer, 53)
    'Âmennâ bihî küllün min indi Rabbinâ.'
    Ya Kâfî, Ya Ganî, Ya Fettâh, Ya Mugnî, Ya Rezzâk, Ya Kerîm, Ya Vehhâb, Ya Ze't-tavli, Ya Mecîd, Ya Mâcid, Ya Bârî, Ya Nâsır, Ya Mevlâ, Ya Mennân, Ya Hennân, Ya Vekîl, Ya Vâlî, Ya Velî, Ya Bâsıt, Ya Azîz, Ya Muiz, Ya Muhsin, Ya Latîf, Ya Selâm, Ya Vâsi, Ya Berr...
    “En güzel isimler Allah’ındır. O’na bu güzel isimlerle dua edin...” (A'râf, 180)
    Âmin. Ve’l-hamdülillâhi Rabbi’l-âlemîn."

    Subhane rabbike rabbil izzeti amme yasifun. Veselamun alel murselin.
    eslemtu lillahi rabbil
    Velhamdulillahi rabbil alemin
    Amin ya mucib, amin ya muin

  • Muammer Orak
    Muammer Orak

    - Öyle içsel keşifler vardırkı her anlatman ile değişik değişik kılıklara bürünür nice anlatılması imkansız sırlara erersin.

    - Bütün samimiyetle O’nu anarak O’na yönelirsin, bizzat tecridi iliklerinde yaşarsın.

    - Sonra kulağında O’nun Hayy ismi yankılanarak defalarca duyarsın.

    - Birde bakmışsınki kozmik boyutla iç içe olan benliğin ölünce, küçük nurumsu bir kürenin büyük zifri karanlık küreye çarpdığını imgelersin, içten içe ezelden ebede hamdü senalar sana aittir ya Rabb deyip iç dünyanda ulaşabileceğin en son ücra menzile ulaşırsın adeta iç dünyandaki en son ücra menzili kozmik boyutda zahiren deneyimlersin…

    - Ölmüş benlikten, arınmış yeni benlik doğunca, gerçek manâda zihnini sıfırdan resetleyince, zaman ve mekandan ötesini deneyimleyince, benliğini, özünü tekrar tekrar bulmanla, yeni doğan benliğinle resetlenmiş zihninle mecazen değişik değişik elbiseleri giymeye başlayınca birde bakmışsınki kozmik boyutta metafiziği ve kendi mi’racını bizzat zahirde yaşamış olursun…

  • Muammer Orak
    Muammer Orak

    Öyle içsel keşifler vardırkı her anlatman ile değişik değişik kılıklara bürünür nice anlatılması imkansız sırlara erersin.
    Bütün samimiyetle O’nu anarak O’na yönelirsin, bizzat tecridi yaşarsın.
    Sonra kulağında O’nun Hayy ismini yankılanarak defalarca duyarsın.
    Birde bakmışsınki kozmik boyutla iç içe olan benliğin ölünce küçük nurumsu bir kürenin büyük zifri karanlık küreye çarpdığını imgelersin, sonra içinden ezelden ebede hamdü senalar sana aittir deyip iç dünyanda ulaşabileceğin en son ücra menzile ulaşırsın, iç dünyandaki en son ücra menzili kozmik boyutta deneyimlersin…
    Ölmüş benlikten arınmış yeni benlik doğunca, zaman ve mekandan öte olunca benliğini, özünü tekrar tekrar bulmanla çeşitli elbiseleri giymeye başlayınca birde bakmışsınki kozmik boyutta kendi mi’racını yaşamış olursun…

  • Derya Kaya
    Derya Kaya

    Öyle günler, öyle simalar var ki
    Unutmak istersin, aklına düşer.

  • Ahmet Ihsan Arac
    Ahmet Ihsan Arac

    KOZMİK HAMD VE SUKUR

    Euzubillahis samiil alimi minesseytanirracim bismillahirrahmanirrahim
    Elhamdülillahi Rabbil alemin
    Eslemtu lillahi rabbil alemin

    Esselatu vessellemu ala seyyidine Muhammedin va ala alihi ve sahbihi ve sellim

    Fezkurûnî ezkurkum veşkurû lî velâ tekfurûn.

    Allâhümme mâ asbaha ve ma emsa bî min ni’metin ev bi-ehadin min halkıke fe-minke vahdeke lâ şerîke leke, fe-lekel hamdü ve lekeş-şükr

    Ya ilahel alemin
    Tüm boyutların kendisinden sudur ettiği Alemlerin rabbina, melikine, sultanina, velisine, valisine, vekiline,  teslim oldum. Ayin dunyaya uyup onunla birlikte güneşinin nurlu çekimine teslim olması, ve hep beraber hu diye seni isaret ederek donmeleri gibi, ben de senin resulune uyup nurlu kuran isiginda iraden etrafinda hep beraber donup hu diye seni aniyoruz.. Senin iradenin yörüngesinde askla istiyakla ya hu diyor donuyoruz.
    Kursunden arsina ve makamina, Varlığın kalbindeki en küçük yapı taşından, semanın en uçsuz bucağına kadar her ne varsa; matematiğin ve sayıların o sırlar dolu faktöriyel büyümesindeki her bir basamak adedince, kainatın tüm zerrelerinin birbirine vurduğu mühür sayısınca
    Subhanallahi velhamdulillahi vela ilahe illallahu vallahu ekber vela havle vela guvvete illa billahil aliyyul azim

    LEKEL HAMD VE LEKESSUKR
    YA HAMÎD, YA SEKUR, YA SELAM
    "Eslemtü lillâhi Rabbil-âlemîn. Elhamdülillahi Rabbil Âlemîn;"
    Sana hz Ibrahim gibi teslim oldum

    Ya ilahel alemin
    Ya hayu ya kayyum,
    Yarattığın her bir ışık fotonu adedince kâinatta yüzen tüm toz zerrecikleri adedince bütün elementlerin atomları ve atom altı parçacıkları, ve onlarin yaratildigi andan eceli musammaya kadar ulasacaklari rakamlarin factoryel carpimlarinin ulasacagi rakam adedince Sana hamd ve şükrederim.
    Eslemtü lillâhi Rabbil-âlemîn. Elhamdülillahi Rabbil Âlemîn;"
    LEKEL HAMD VE LEKESSUKR
    YA HAMÎD, YA SEKUR, YA SELAM
    Sana hz Ibrahim gibi teslim oldum

    Yâ Fâtıra's-semâvâti ve'l-ard,
    kursunden arsina ve makamina kudret kaleminin ilk yazdigi, kainati olusturan, en kucuk yapi tasindan kainatin kendisine, ehadiyetinle vahdaniyetin arasindaki butun matamatikler adedince sana ham ve sukur ederim

    LEKEL HAMD VE LEKESSUKR
    YA HAMÎD, YA SEKUR, YA SELAM
    "Eslemtü lillâhi Rabbil-âlemîn. Elhamdülillahi Rabbil Âlemîn
    Sana hz Ibrahim gibi teslim oldum


    Ya zulcelali vel ikram
    Mikrodan makroya, protonlari, notronlari, electronlari, atom alti parcaciklari, atomlari molokulleri, hucreleri, Galaksileri, yildizlari, gezegenleri, ve onlarin titresimleri, ve kat ettigi mesafeleri, ve yaratildiklari ecelli musammalarinin en kucuk zaman birimlerinin faktöriyel carpimlarinin ilmindeki matamitigi kadar
    Yanliz Sana hamd ve sukur ederim

    "Belillâhe fa’bud vekun mineş-şâkirîn."

    LEKEL HAMD VE LEKE SSUKR
    YA HAMÎD, YA SEKUR, YA SELAM
    "Eslemtü lillâhi Rabbil-âlemîn. Elhamdülillahi Rabbil Âlemîn
    Sana hz Ibrahim gibi teslim oldum

    Ya maliku yevmiddin
    kursunden arsina, ve yuceler yucesi makamina, Zamanın ve Sonsuzluğun Sırrıyla: kun diye yaratmaga basladigin ve yaratmaya devam ettigin, Ya" diye alınan ve "Hu" diye verilen bütün nefesler adedince
    Alemi yarattigin andan alemin ecelli musammasina kadar sana yapilan butun zikirler adedince sana hamd ve sukur ederim.
    Liyuwaffiyahum ucuorahum we yezîdehum min fadlihî, innehû gafûrun şekûr."

    LEKEL HAMD VE LEKESSUKR
    YA HAMÎD, YA SEKUR, YA SELAM
    "Eslemtü lillâhi Rabbil-âlemîn. Elhamdülillahi Rabbil Âlemîn;
    Sana hz Ibrahim gibi teslim oldum

    Ya bediussemavati vel ard
    Zerreden kürreye bütün varlıkların diliyle…
    Maddenin ve enerjinin bütün tecellileriyle…
    Görünür ve görünmeyen bütün âlemlerin şahitliğiyle
    Zamanın akışıyla…
    Kalbimde atan her nefesle…
    Varlığın her an yeniden yaratılışıyla…
    Kâinattaki bütün ölçü ve dengelerin…
    Hikmetle kurdugun bütün nizamın…
    Ve her şeyin yerli yerince yaratılışının diliyle
    "Mikrodan makroya yuce ilminde sabit kâinattaki tüm 'veri' adedince sana hamd ve sukur ederim.

    Ve kâlûl hamdu lillâhillezî ezhebe annel hazen, inne rabbenâ le gafûrun şekûr." 

    LEKEL HAMD VE LEKESSUKR
    YA HAMÎD, YA SEKUR, YA SELAM
    "Eslemtü lillâhi Rabbil-âlemîn. Elhamdülillahi Rabbil Âlemîn;
    Sana teslim oldum.

    Ya vasius semavati vel ard
    Ama bilirim ki…
    Ben ne Sana layık hamdi eda edebilirim…
    Ne de nimetlerini kuşatabilirim…
    Sen…
    Kendine layık olan hamdi en iyi bilensin.
    Sana sen kendini ovdugun gibi, peygamberlerlerin, ruhul kudus, ve meleklerin ve tum kainatin icinde gelmis gecmis bildigim bilmedigim butun kullarin senin ilhaminla seni ovdukleri gibi seni over. Ve sana sukrederim.

    Eslemtü lillâhi Rabbil-âlemîn…
    Elhamdülillâhi Rabbil âlemîn… ve eş-şükrü lillâhi sukran kesîrâ…lekel hamd ve lekel sukr
    Ya hamid ya sekur, ya selam
    Sana hz Ibrahim gibi teslim oldum

    Ya Rabel alemin
    Her seyi kusatan Kursunden arsina
    Zerreden kainata ve ilmindeki bütün alemlerdeki varlıkların diliyle ve onlari olusturan en kucuk yapi tasi adedince
    Senin hikmet, ayet ve delillerini tasiyan butun isaretlerle .
    Kâinattaki bütün ölçü ve dengelerin…
    Her an yeniden kurulan nizamın…
    Ve her şeyin yerli yerince yaratılışının diliyle ve ilmindeki rakamsal karsiligi ile
    Sana hamd ve sukr ederim.

    LEKEL HAMD VE LEKESSUKR
    YA HAMÎD, YA SEKUR, YA SELAM
    "Eslemtü lillâhi Rabbil-âlemîn. Elhamdülillahi Rabbil Âlemîn;"
    Sana hz Ibrahim gibi teslim oldum

    Ya alimul hakim
    İlmimiz arttıkça hayretimiz artar…
    Hayretimiz arttıkça Sana olan yönelişimiz derinleşir.
    Teslimiyetimiz artar.
    Ama bilirim ki…
    Bu sayılar…
    Bu tasvirler…
    Bu ifadeler…
    Senin azametini kuşatmaya yetmez.
    Seni hakkiyla anmak, sana ibadet etmek seni ovmek, sana sukur etmek, ve senden tovbe istigfar etmek, sani takdis etmek icin bizlere lutfu ihsaninla yardimda bulun. Azimizi ihlasli ve samimi eyle.
    sen en guzel ovgulere ve sukurlere ve rukulara, secdelere layik tek ve comert rabbimizsin
    Butun hamdimiz ve sukrumuz yanliz sanadir
    LEKEL HAMD VE LEKESSUKR
    YA HAMÎD, YA SEKUR, YA SELAM
    "Eslemtü lillâhi Rabbil-âlemîn. Elhamdülillahi Rabbil Âlemîn;"
    Sana hz Ibrahim gibi teslim oldum
    Mâ yef'alullâhu bi'azâbikum in şekertum ve âmentum, ve kânallâhu şâkiran 'alîmâ

    Kâinatın "hassas ayarları" için; yerçekiminin şiddetinden elektronun yüküne, nefesimi mümkün kılan her bir metafizik, astro fizik, quantum fizik, kimyasal biyolojik, ve matamatik, denge ve sirlar için, varligina inandigim gayb icin Sana sonsuz hamdolsun.
    LEKEL HAMD VE LEKESSUKR
    YA HAMÎD, YA SEKUR, YA SELAM
    "Eslemtü lillâhi Rabbil-âlemîn. Elhamdülillahi Rabbil Âlemîn;"

    Sen bu ayarları bir an bıraksan, varlık yokluğa mahkûm olur
    Ya ekremel ekremin, ve ya erhamur rahimin, elhamdülillahi hamdel kamilim.. Şükrümü sadece dilimle değil, varlığımı oluşturan her bir atomun zikriyle, her protonumun, notronumun ve electronumun hu diyen titresimiyle sunuyorum. Bir parçada bütünün gizli olması gibi, kalbimdeki bu şükür yankısının kâinatın her bir köşesinde aynı anda yankılanmasını niyet ediyorum
    LEKEL HAMD VE LEKESSUKR
    YA HAMÎD, YA SEKUR, YA SELAM
    "Eslemtü lillâhi Rabbil-âlemîn. Elhamdülillahi Rabbil Âlemîn
    Allâhümme mâ asbaha ve ma emsa bî min ni’metin ev bi-ehadin min halkıke fe-minke vahdeke lâ şerîke leke, fe-lekel hamdü ve lekeş-şükr. Fekad hatta sukre yevmih

    Subhane rabbike rabbil izzeti amme yasifun. Veselamun alel murselin.
    eslemtu lillahi rabbil
    Velhamdulillahi rabbil alemin
    Amin ya mucib, amin ya muin

  • Muharrem Ayrancı
    Muharrem Ayrancı

    ANTOLOJİ ESER NO: 164
    ESER ADI: SERBEST KÜRSÜ MANİFESTOSU
    MAHLAS: MUHARREM AYRANCI

    1. MADDE: GÖNLÜN MEYDAN OKUMASI
    Kimseye hesap vermeden, sadece vicdanın sesini dinleyerek; acıyı, hasreti ve sitemi kimseden sakınmadan haykırdığımız o ilk basamaktır.

    2. MADDE: MASKESİZ HAKİKAT
    İnsanların dışındaki süslü elbiseleri değil, içindeki asıl cevheri gördüğümüz; yanlışa yanlış, doğruya doğru dediğimiz o dürüst aynadır.

    3. MADDE: OZANIN HÜRRİYETİ
    Mızrabın tele vurduğu, kalemin kağıda küstüğü ya da barıştığı, ruhun hiçbir prangaya vurulmadığı o en hür meydandır.

  • Ahmet Ihsan Arac
    Ahmet Ihsan Arac

    Asmin hanim sordugunuz sorunun cevabini asagi yukari biliyorsunuzdur diye dusunuyorum.
    Ama yine de siz cevapsiz birakmayayim
    Asmin hanim,
    Allah, kendine karsı islenen gunahları affeder; ama bir kulun hakkını, o kul affetmeden affetmez. Bu yüzden birine zarar verdiysen, sadece tovbe degil, o insanla helallesmek gerekir.

    Acalim
    Allah’a karşı işlenen günahlar, kul ile Allah arasında olanlar
    Namazı terk etmek, icki icmek, kumar, harama bakmak gibi günahlar…
    Bunların tövbesi olur. Samimi bir tovbe ile Allah affeder.
    Ama tövbenin şartı gercek bir pişmanlık, ve o gunahi terk etmek ve bir daha yapmamaya niyet etmektir.

    Kul hakkı içeren günahlar ise, bir insana zarar vermek gibi, hakkini yemek, tecavuz etmek, ve ya daha da vahimi toplumu ilgilendiren seylerde rusvet vermek, torpil yaparak birerinin onune gecmek gibi
    Aradaki fark,
    Birine zarar verdiysen, sadece tovbe ettim demek yetmez. Hakkini vermen helallik istemen tovbenin ilk sarti. Hele toplumun hakkina girdiysen ne kadar insan o kadar helallik alman gerek
    Haklarinı iade etmen gerekir, maddi ise geri vermen gerekir.
    Helallik alman helallesmen gerekir
    Zarar verdiysen telafi etmen gerekir
    Cunkü bu, artık sadece Allah’la aranda olan bir mesele degil, bir kulun hakkı var
    Sonuc:
    Her günahın tövbesi vardır; ama kul hakkı, tovbenin yanında helalleşmen helallik alman gereken bir tovbe gerektirir

    Son olarak konuyla ilgili hadis:
    “Müflis kimdir biliyor musunuz?”
    Sahabeler: “Parası ve malı olmayan” dediler.
    Efendimiz:
    “Ümmetimden müflis; kıyamet günü namaz, oruç ve zekâtla gelir.
    Ama şuna sövmüş, buna iftira atmış, bunun malını yemiş, bunun kanını dökmüş, bunu dövmüştür.
    Hak sahiplerine sevapları verilir.
    Sevapları bitince, onların günahları buna yüklenir, sonra cehenneme atılır.”
    Buyurmus peygamber efendimiz.

    Umarim tatmin edici bir vevap verebilmisimdir

  • Asmin Roj
    Asmin Roj

    İhsan araç hangi günahların tövbesi olur...mesela bir insana zarar verirsen tövbe ederek kurtulabilir misin..yoksa kişisel dini gunahlarmi tövbeye giriyor..

  • Ahmet Ihsan Arac
    Ahmet Ihsan Arac

    KOZMİK ISTIGFAR

    Euzubillahis samiil alimi minesseytanirracim bismillahirrahmanirrahim
    Elhamdülillahi Rabbil alemin
    Eslemtu lillahi rabbil alemin

    Esselatu vessellemu ala seyyidine Muhammedin va ala alihi ve sahbihi ve sellim


    De ki: “Ey günah işleyerek kendilerine yazık eden kul­la­rım! Al­lah’ın rah­me­tin­den ümî­di­ni­zi kes­me­yi­n! Çünkü Al­lah, bü­tün gü­nah­la­rı bağışlar. Şüphesiz O, çok bağışlayıcıdır, engin merhamet sahibidir.”

    Estagfirullah Estağfirullah estağfirullah el-Azîm al kerim alllezi la ilahe illallahu el hayyul kayyumu ve e etûbu ileyhi subhanehu. Ve nes eluhut tevbete, vel magfirete vel hidayete lena, inne hu huve ettevvabur rahim. Tevbete abdin zalimin linefsihi la yemluku linefsihi mevten ve la hayaten ve la nusura

    Ya rab bel alemin
    Kursunden arsina ve makamina, Varlığın kalbindeki en küçük yapı taşından, semanın en uçsuz bucaksiz varligina kadar her ne varsa; matematiğin ve sayıların o sırlarla dolu rakamkarin faktöriyel büyümesindeki her bir basamak adedince, ve kainatın tüm zerrelerinin birbirine vurduğu mühür sayısınca,
    Estagfîrullahel'azîm ellezî lâ ilâhe illâ huv el-hayyel-kayyûme ve etebü ileyh

    ya nurus samavati vel ard,
    Yarattığın her bir ışık fotonu; kâinatta yüzen tüm toz zerrecikleri; bütün elementlerin atomları ve atom altı parçacıkları adedince; ve titresimleri matematiğince, ve faktöriyel büyümesindeki her bir basamak adedince, amellerimizdeki tüm hata ve noksanlıklar için Senden af ve magfireti diliyorum.
    Kursunden arsina, zerreden kainata varlik aleminin icini ve zerreden arsa icinde yuzdukleri muazzam alemi, butun mekan ve zaman icinde
    Le ilahe illallah, Muhammed resulullah
    ile
    La havle vela guvvete illa billahil aliyyul azim
    ile
    Subhanallahi velhamdulillahi vela ilahe illallahu vallahu ekber
    ile
    Esselatu vessellemu ala seyyidine Muhammedin ve ala ali seyyidine Muhammed ile
    Ve
    Estagfîrullahel'azîm ellezî lâ ilâhe illâ huv el-hayyel-kayyûme ve etebü ileyh" ya afuv ya tevvab nidalari, zikirleri, selavatlari, istigfarlari ile dolduruyorum,

    Ya hayyu ya kayyum,
    kursunden arsina, ve yuceler yucesi makamina, Zamanın ve Sonsuzluğun Sırrıyla: kun diye yaratmaga basladigin ve yaratmaya devam ettigin, Ya" diye alınan ve "Hu" diye verilen bütün nefesler, ve suurlu suursuz varliklar, ve o varliklari varlik alemine cikaran sonsuz ilmindeki tum yapilar ve yapi taslari adedince; hayatımın her anındaki gafletler için, surcmeler icin, gunahlar icin tövbei nasuh ve istigfar ediyorum.

    Estagfîrullahel'azîm ellezî lâ ilâhe illâ huv el-hayyel-kayyûme ve etebü ileyh"
    Rabbiğfir lî ve tüb aleyye inneke entet-tevvâbül-ğafûr

    Ya bediussemavati vel ard,
    Sen" Kötülükler yaptıktan sonra ardından tövbe edip inananlara gelince, şüphesiz ki Rabbin, bu tevbe ve imandan sonra onlar için çok bağışlayıcıdır, engin merhamet sahibidir." Buyuruyorsun

    Dünyaya sadece nefsimin dar penceresinden baktığım, alemlerinin icindeki eşyanın birbiriyle olan o muazzam bağlılığını  göremediğim her an için; Senin hakikatinle, kuraninla ve resulunun sunneti seniyesiyle rezonansa aykiri dusen, sencornize olmayan tüm düşük ve kirli frekanslı düşüncelerimi, ruhumun algi ve frekanslarini arındırmanı diliyorum. Sonsuz ilminden ilim, hikmetinden hikmet, lutfundan lutuf ve affindan affi magfiret diliyorum.
    Nefsimin ve seytanin her turlu vesvese ve hezeyanlarindan sana siginiyorum.
    Estagfîrullahel'azîm ellezî lâ ilâhe illâ huv el-hayyel-kayyûme ve etebü ileyh"


    Ya rabbil alemin
    Kendi nefsimle birlikte; kâinatın her köşesindeki tüm Ehli İman; mümin insan, cin ve diğer tüm muvahhid varlıkların Senin ilmindeki hata ve noksanlıkları adedince benim ve onlarin adina da senden af ve magfiret diliyorum

    Estagfîrullahel'azîm ellezî lâ ilâhe illâ huv el-hayyel-kayyûme ve etebü ileyh
    Ya rahman ya rahim

    Ya Rabbi…
    Zerreden kürreye, kurreden kainata, kursunden arsa, arsindan o yuceler yucesi makamina yarattigin bütün varlıkların sahitliginde, kudret kaleminin levhi mahfuzda biraktigi iz, yaptigi ve yapacagi tassrrufat ve bütün ince hesaplarin adediyle
    Mikro âlemin derinliklerinde makro alemine, mahiyetini yanliz senin bildigin gayb aleminden, sehadet alemlerinin derinliklerine ve bunlar arasinda acik ve gizli butun varliklarin ve sırlarin adedince,
    Sana hamd ve sukr ediyorum, zikir ediyorum, efendimiz s.a.v selatu selam getiriyorum
    .
    Eslemtu Rabbil alemin,
    Elhamdülillahi Rabbil alemin
    Leke sukr ve lekel hamd ya hamid ya sukur ya selam
    Subhanallahi velhamdulillahi vela ilâhe illallâh vallahu ekber, vallahu ekrem, ve la havle ve la guvvete illa billahil aliyyul azim

    Elfi elfi salatin ve elfi elfi salamun aleyke resulullah.
    Elfi elfi salatin ve elfi elfi salamun aleyke ya Habiballâh
    Elfi elfi salatin ve elfi elfi salamun alayke ya emine vahyillah.
    Ya raufur rahim Allahim, butun bu, hamdler, sukurler, zikirler salavatlar yuzu suyu hurmetine senden affu magfiret diliyorum ya erhamur rahimin
    Estagfîrullahel'azîm ellezî lâ ilâhe illâ huv el-hayyel-kayyûme ve etebü ileyh
    Rabbena fağfir lenâ zunûbenâ ve keffir annâ seyyiâtinâ ve teveffenâ meal-ebrâr. 

    Ya halikussamavati vel ard
    Sen" öyleyse, hâla samimi bir tevbe ile Allah’a dönüp, O’ndan kendilerini bağışlamasını istemeyecekler mi? Allah çok bağışlayıcıdır, engin merhamet sahibidir." Buyuryorsun

    Açık ve gizli… bilerek veya bilmeyerek
    fark ettigim ya da fark edemediğim
    Kalbimde doğan, zihnimden geçen, amele dönüşmus veya donusmemis
    Senin ilminde kayıtlı olan bütün
    hatalarım, kusurlarim, surcmelerim, dusmelerimin tamamı için
    Kalbimde gunaha ve masiaya karsi eksilen her hassasiyet için
    Zamanın her anında…
    Boşa geçen her nefesimde…
    Geciken her tövbem için
    Senin kurani kerimdeki su ayetteki mujdenden cesaretle [De ki: “Ey günah işleyerek kendilerine yazık eden kul­la­rım! Al­lah’ın rah­me­tin­den ümî­di­ni­zi kes­me­yi­n! Çünkü Al­lah, bü­tün gü­nah­la­rı bağışlar. Şüphesiz O, çok bağışlayıcıdır, engin merhamet sahibidir.] Mustunla
    Sana yöneliyor, tam bir tovbei nasuh ve pişmanlıkla af ve magfiret diliyorum.
    Estagfîrullahel'azîm ellezî lâ ilâhe illâ huv el-hayyel-kayyûme ve etebü ileyh" ya hayyu ya kayyum
    Rabbenâ lâ tuziğ kulûbenâ ba’de iz hedeytenâ veheb lenâ min ledunke rahmeten, inneke entel vehhâb

    Yalnız kendi adıma değil, İnsanlardan, cinlerden ve varlığını bilmediğimiz bütün âlemlerde 
    Sana yönelmiş bütün kullarini
    Bütün müminler adına…
    Gaflete düşen, unutan, eksik kalan kulların adına…
    Rahmetini talep ediyorum.

    Estagfîrullahel'azîm ellezî lâ ilâhe illâ huv el-hayyel-kayyûme ve etebü ileyh" ya tevvabur rahim

    Ama bilirim ki…
    Ben ne kusurlarımı sayabilirim…
    Ne de Sana layık bir tövbe edebilirim…
    Sen…
    Tövbeleri kabul eden…
    Rahmeti her şeyi kuşatansın…
    Ya afuvvul rahim
    "Estağfirullah el-Azîm ve etûbu ileyh Estagfîrullahel'azîm ellezî lâ ilâhe illâ huv el-hayyel-kayyûme ve etebü ileyh subhanehu
    Allahümme inneke afüvvün (kerîmün) tühıbbü’l-afve fa’fü annî.

    Ya afuvvu ya tevvab
    Sen "Kim işlediği bu haksızlıktan sonra tevbe eder ve hâlini düzeltirse, şüphesiz Allah onun tevbesini kabul eder. Çünkü Allah çok bağışlayıcıdır, engin merhamet sahibidir." Buyuryorsun.

    Kalbimin İlahi Merkez’den uzaklaştığı, nefsine ve seytana yenik düştüğü her an için; Senin kusursuz nizamının içinde sebeb oldugum tüm gürültü ve uyumsuzluklar ve cirkinlikler, gafletler, gunahlar için sonsuz affina, magfiretine, rahmetine merhametin sığınıyorum.
    Estağfirullah el-Azîm ve etûbu ileyh Estagfîrullahel'azîm ellezî lâ ilâhe illâ huv el-hayyel-kayyûme ve etebü ileyh"ya gafurur rahim
    La ilahe ilahe illa ente Subhâneke inni kuntu minazzalimin

    Yâ Fâtıra's-semâvâti ve'l-ard,
    kursunden arsina ve makamina kudret kaleminin ilk yazdigi, kainati olusturan, en kucuk yapi tasindan kainatin kendisine, ehadiyetinle vahdaniyetin arasindaki butun matamatikler adedince
    Af ve magfiret diliyorum, tövbe ve istigfar ediyorum
    Sen"Kim bir kötülük yapar veya nefsine zulmeder de sonra Allah’tan bağışlanma dilerse, şüphesiz Allah’ı çok bağışlayıcı ve çok merhamet edici olarak bulur." Buyuruyorsun

    Estagfîrullahel'azîm ellezî lâ ilâhe illâ huv el-hayyel-kayyûme ve etebü ileyh, ya subhan
    Rabbena zalemna enfusena ve in lem tagfir lena ve terhamna lenekunenne minel hasirin.

    Ya maliku kulli sey, ya kadiru kulli sey, kursunden arsina ve yuceler yucesi makamina Mikro âleminden makro aleminin derinliklerinde saklı sırlar gibi…
    Benim de fark edemediğim kusurlarım vardır…
    Senin ilminde kayıtlı olan…
    Benim unuttuğum bütün hatalarım için…
    Beni bağışla Ya Rabbi…
    Estağfirullah el-Azîm ve etûbu ileyh Estagfîrullahel'azîm ellezî lâ ilâhe illâ huv el-hayyel-kayyûme ve etebü ileyh
    ya alimu kulli şey
    Rabbena zalemtu nefsi fagfirli

    Yalnız kendi adıma değil, İnsanlardan, cinlerden ve varlığını bilmediğimiz bütün âlemlerde 
    Sana yönelmiş bütün kullarin,
    Bütün müminler adına…
    Gaflete düşen, unutan, eksik kalan kulların adına…
    Rahmetini talep ediyorum.

    Estağfirullâhel-azîm… ve etûbü ileyh Estagfîrullahel'azîm ellezî lâ ilâhe illâ huv el-hayyel-kayyûme ve etebü ileyh
    Ya gaffar ya gafur. Rabbigfir verham ve ente hayrur rahimin

    Ama bilirim ki…

    Ben ne kusurlarımı sayabilirim…
    Ne de Sana layık bir tövbe edebilirim…
    Senin rahmetini affini diliyorum. Cunku hz yakub peygamberinin kurandaki , " Allahin rahmetinden ancak kafirler umit keser. "
    Fermaninca asla senden umidimi kesmiyorum.
    Ya ilahi, ya Rabbi, senin huzurunda ve sahitliginde, sevgili kulun nebin, hz Muhammed mustafa s.a.v ve butun peygamberler, nebîler sahitliginde, ruhul kuddus ve butun melekler sahitliginde, varligi olsuturan en kucuk yapi tasindan en butun kainat semavat sahitliginde, eshedu en la ilahe illallah, ve eshedu enne Muhammeden resulullah. S.a.v diyorum. Ben iman ettim. Musluman oldum. Mumin olmayi ve mumin olmeyi diliyorum. Sahit ol yarab. Bu sahidliginle affindan ve mağfiretinden umidimi aska jesmiyorum, kestirme ya rab..
    Estagfîrullahel'azîm ellezî lâ ilâhe illâ huv el-hayyel-kayyûme ve etebü ileyh
    Subhanehu
    Rabbena innenâ âmennâ fağfir lenâ zunûbenâ ve kınâ azâben-nâr.
    Rabbenâ lâ tuziğ kulûbenâ ba’de iz hedeytenâ veheb lenâ min ledunke rahmeten, inneke entel vehhâb

    Allahümme ente Rabbî lâ ilahe illâ ente halaktenî ve ene abdüke ve ene alâ ahdike ve vâ’dike mes’tetâtü eûzü bike min şerri mâ sanâtü ebû’ü leke bi-nîmetike aleyye ve ebû’ü bizenbî fağfirlî feinnehû lâ yağfıruz-zünûbe illâ ente
    Salli ve sellim ve barik ala resuline Muhammedin ve ala ali seyyidine Muhammed

    Subhane rabbike rabbil izzeti amme yasifun. Veselamun alel murselin.
    eslemtu lillahi rabbil
    Velham dilillahi rabbil alemin
    Amin ya mucib, amin ya muin

  • Ayın Seyyahı
    Ayın Seyyahı

    Adın duygularını yansıtmıyor,kor gibi yanan kalbin mühürlenmiş aşka .Sevmekmi sevilmek mi ağır geldi küçüğum.Daha ne kadar incitecekler ruhunu.Oysaki neleri feda etmiştin sevgine ,o bedbaht el icinmiydi bütün bunlar.Seni kaderin bu diyipte mi kandırdılar küçüğüm.Bilmiyorlar ne kadar ağladığını.Kıskanıyorlar belkide sevgileri olmadığı gibi kalpleride yoktur .Sen affet onları elbet hesap dönecek..