Gözlerinin içine bakarak söylüyorum bunları, tutarak o sıcacık ellerini...
Bak, gece yarısını çoktan geçti vakit, dışarıda şehir bile susup uykuya daldı.
Ben seni öyle sıradan bir hevesle, öylesine bir denk gelişle sevmedim ki...
Seni sevmek; rüzgâra karşı göğsümü germek,
Kurak toprağa düşen ilk yağmur damlasını avuçlarımda saklamaktı.
Şimdi yanımdasın ya, bütün o eksik kalmış yanlarım seninle tamamlanıyor.
Biz seninle aynı şehrin ayrı sokaklarında yıpranıp geldik bu güne.
Sen kendi dünyanda, ben kendi yalnızlığımda nicesini tükettik.
Ne zaman uzaklardan bir türkü duysam, senin kokun gelip otururdu içime.
Üstüm başım hayatın yorgunluğuyla doluydu, cebimde kırık dökük umutlar...
Sonra sen tuttun elimden, bana yeniden yaşamayı, nefes almayı öğrettin.
Bir insanın küllerinden nasıl yeniden doğabileceğini ben seninle gördüm.
Ben senden tattım aşkı sevdayı...
Öyle süslü kelimelerle, yalan dolan vaatlerle değil.
Diz dize oturduğumuz bir çayın buğusunda, gözlerinin o derin kuytusunda tattım.
Şimdi böyle yanımda durduğunda, dünyadaki bütün gürültüler susuyor.
Sadece senin kalbinin atışı kalıyor kulağımda, bir de benim sana olan şükranım.
Senden önce sevdalandım sanırdım kendimi; meğer hepsi yalanmış, meğer gölgeymiş.
Gerçek yangın seninle başladı, ben sevmeyi de tutuşmayı da seninle öğrendim.
Bak, hangi takvimi açsam bütün yapraklar seni, seninle olan bu anı gösteriyor.
Hangi yola yürüsem, adımlarım dönüp dolaşıp senin yanı başına çıkıyor.
Kader deyip geçemedim, tesadüf diyemedim bu mucizeye.
Sen benim bu hayatta ödediğim bütün bedellerin karşılığı, aldığım en güzel nefessin.
Varsın dışarıda fırtınalar kopsun, varsın karanlık çöksün dünyaya.
Omzuma değen bu sıcaklığın varken, benim sırtım yere gelmez artık.
Çünkü ben hayatın yükünü taşırken, ilk kez senin yanında hafifledim.
Elim elinde, başın göğsümdeyken diz çöküyor bütün dertler karşımızda.
Eski korkularım çekip gitti tek tek, yerini seninle dolan kocaman bir huzur aldı.
Aynı gökyüzünün altında, aynı havayı soluyarak paylaşıyoruz bu ömrü.
Bundan böyle ne kış üşütebilir içimizi ne de zaman yıpratabilir bu bağı.
Biz bir kere tutuştuk yürekten, bir ömür aynı harın sıcaklığında yaşamaya geldik.
Sen benim yolumun bittiği yer değil, yeniden başlayan o en güzel limanımsın.
Gözlerinde bulduğum bu ev, yeryüzünün bütün çilelerine değer.
Artık gölgeler çekildi aramızdan, ne karanlık bozabilir bu büyüyü ne de fırtınalar.
Her sabah gözlerimi seninle açmak,
seninle aynı duaya "amîn" demek benim en büyük bahtiyarlığımdır.
Birlikte yürüyoruz bu ömür yolunu; yan yana, omuz omuza, hiç eksilmeden...
Çünkü ben gerçek aşkı da, baharı da, yaşamayı da en çok senin yanında tattım.
Kayıt Tarihi : 21.08.2026 01:31:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!