İliklerime kadar sevgiden korkar oldum konuşmaktan kaçar,gülümsemelere ebe oldum.En yakınlarıma bile konuşmamayı oynadım az öz .Kendime dönmeye karar kıldım bu kimsenin yüzünden değil kimseye özgü değil.Korkuyorum artık birine bişey söylemekten birini sevmekten,kısacası karşı cinse olsun hemcinsime olsun ne hissediliyorsa hissetmekten korkar oldum.Beni masal anlatırken dinleyin beni orda bulabilirsiniz....kimse dedigimden bile ben kimse oldum öylemi diyenleri duydum iyisimi beni masallarımda dinleyin ordan konuşurum sizinle .Ben böyle sevilmek istiyorum ne zaman birini sevsem abartıyorum sonra karşılık olmayınca soluyorum,abartmadan sevemedim her duygumu zirvede yaşıyorum ağlıyorsam sizin alakasız gördüğünüz şeylere dahi ağliyorum.Diyorum iste anlayın beni masallarımda takip edin .Rafada kaldırmadım anlarsanız eğer kendime küstüm.İyileşirmiyim bilmiyorum düzelrmi rotam hiçbilmiyorum simdilik masallarıma sığındım o kadar .....
.Insan cogu zaman kendini sadece yedigi ictigigi ile sekillendigini sanar. Oysa insan sadece bedene giren lokmalarla degil, kalbine giren sozlerle, sahnelerle, zihnine ulasan dusuncelerle ve ruhunu maruz biraktigi atmosferle de insa eder. Her gun soyyal medyada ve tvlerde youtube da izlenen onca reels larla, Insan ne yedigi kadar: dinledigi, izledigi, dusundugu, ve soyledigi, seylerin toplamidir.
Yedigimiz ve ictigimiz her şeyin bizde bir yansıması olduğu gibi, konuştuğumuz ve dinlediğimiz Ses ve dusunce frakanslarinin, gordugumuz ve izledigimiz filim ve goruntulerin, agzimizdan cikan olumlu olunsuz her sozun de insan uzerinde sekillendirici etkileri var. O yüzden yedigin yemekler, bulundugun ortamlar, izledigin bir fiimler dinledigin bir hikaye, bir şarkı, bir söz, okuduğun bir roman konustugun her cumlenin sende sekillendirici bir iç yansimasi var. O yüzden ne yedigimize, ne dinledigimize, ne konustugumuza, ne ye baktigimiza dikkat etmeliyiz. O yuzden ümitle sabretmek, Karamsar olmamak çok önemli. helal kesilmis et yemek kadar onemli. Aksi ise mefumuhum muhalifi domuz eti ile beslenmek kadar zararli ve haram. Bedenini domuz eti ile beslemeyen kalbini domuz etinden daha tehlikeli seytan vesveseleri ile besliyor, izledigi, okudugu, olumsuz seylerle, maruz biraktigi olumsuz cevre ile...
Biz Insanlar malesef sabah aksam dedi kodu yapip, sacma sapan muge anli izleyip, sacma sapan ic karartan dizi filimler izleyip, sacma sapan gayesiz, hikmetsiz bos arkadaslarla dusup kalkiyoruz. Sonra da bu yaptiklarimizin kurbani oluyoruz. Yukarida degindigum bu yaklaşım hem manevî gelenekte hem de insanın psikolojik yapısında çok güçlü bir hakikate dayanır. İnsan sadece yediğiyle değil, gördüğü, duyduğu, düşündüğü ve söylediğiyle de şekillenir.
Dinimiz bu meseleyi çok derin bir şekilde ele alır. Oyleki, Kalp, zihin ve davranışlar arasındaki bu etkileşim; ve sebep sonuclari ayetler ve hadislerle açıkça ortaya konmuştur. ?oyleki; İnsanın iç dünyası dış etkilerle şekillenir Kur’an da yuce mevlamiz insanın duyularına dikkat çeker: “Hakkında bilgin olmayan şeyin ardına düşme. Çünkü kulak, göz ve kalp; bunların hepsi ondan sorumludur.” (İsrâ 17/36) Muge anlida esra erolda ya da izledigin ve okudugun her modern kitlesel dedikodu magazin programlarindan seni ilgilendirmeyen ama pesine dustugun, izledigin, sahit oldugun, herseyden gozun, kulagin, konustugunda agzin, kalbin sorumlu oluyor. Sadece izlediginle kalmiyorsun. Bu ayet çok net, Kulak duyduklarından, Göz gördüklerinden ve bunun sonucu da Kalp icinden gecirdiklerinden mesuldur diyor Hepsi birbirine bağlı ve hepsinden hesaba çekileceksin. Yani dinlediğin söz kalbine iner İzlediğin şey zihnine yerleşir Okuduğun cümle düşünceni şekillendirir Seni izelediklerine ve dinlediklerine, ve kendini maruz biraktigin seylere dogru sekillendirir. Katektere donusur Kur’an, bu gercegi insanin dikkatine su sekilde sunar İbrahim 24, 25,26 "Güzel söz, kökü sağlam, dalları göğe yükselen güzel bir ağaç gibidir.” "O ağaç, Rabbinin izniyle her an meyvesini verir. Öğüt alsınlar diye, insanlara Allah böyle misaller veriyor." "Kötü söz, kökü yerden koparılmış kötü bir ağaç gibidir.” Demekki guzel soz hem sana hem cevrene meyve verir. Kotu soz ise seni, kalbini, karekterini koklerinden curutup koksuz karektersiz ruhsuz olu bir oluye cevirir.
Demekki insan sadece yaptiklarindan degil gonullu maruz kaldiklarindan da sorumludur.
Peygamber efendimiz s.a.v " kalb iyi olursa beden de iyi olur, kalp bozulursa bedende bozulur "buyurmustur Kalp insanin merkezidir. Ve bu merkez ic ve dis etkenlerden etkilenir Imami gazali kalp ayna gibidir. Gunah ve kotu etkiler, onu karartir. Zikir ve iyilik (en buyuk zikir namaz, ) onu temizler "Kalpler ancak Allahi zikretmekle huzur bulur" rad suresi Eger kalp, siddet, kufur, isyan sikayet, karamsarlik, olumsuzluklara maruz kalirsa onu yansitir disina, Sukur, zikir, iyilik ve guzellik, olumlu dusuncelerle umitle beslenirse onu yansitir
Mevlana soyle der dusunce bir tohumdur. Ektigin sey yarin hayatin olur."
Ya zledigin sey, konustugun sey, okudugun sey, birlike oldugun sey... ? Dusunun iste... Kalbe gelen seyler, ya rahmani, ya meleki, ya nefsi, ya seytanidir. Sen hangisini beslersen ona donusursun... dedikodu izeleyerek, yaparak rahmanilesemeyecegin kesin.. Kuranda " seytan sizi fakirlikle korkutur, der. Ayrica nas suresinde o sinsi seytanin uflelemerinden, insanin kalbine ufleyen o sinsi seytanin.. Demekki seytanin isini kolaylastiriyoruz izledigimiz, konustugumuz, okudugumuz olumsuz seylerle Demekki zikirle ugrasmamiz lazim. En buyuk zikir namazdir bu arada." Zikir kalpteki gafleti siler" Ayni sekilde insanin bulundugu ortamda onu sekillendirir. Peygamber efendimiz s.a.v 1400 sene once kisi dostunun dini uzerine dir. Oyle ise kiminle dost oldugunuza bakin ." Buyuruyor. Gunumuzde buna cevrendeki 5 kisinin ortalamasisin diyorlar. Insan farkinda olmadan kendini maruz biraktigi ortamin rengiyle boyar. Surekli sikayet edilen ortamda surekli sikayetlenmeyi ogrenir. Sikayet nimeti keser. Surekli sukredilen ortamda sukretmeyi ogrenir. Sukur nimeti artirir. Bir baska hadiste guzel soz sadakadir. Yani guzel soz ibadettir, iyiliktir. O halde mefhumun muhalifi, maruz kaldigin ya kotu sozler, yada ettigin kotu laflar nedir. O da senin kalbinin yansimasidir. Abdulkadir geylani hz. Gafillerle oturma kalbin kararir. Buyurmus. Bugun olsaydi, gafil programlari, dizileri, izleme kalbin kararir dermiydi demezmiydi. Izledigin hal isittigin sozden daha hizli bulasir.
Aslinda kuran Allahin rahmetinden ancak kafirler umit keser. Kendimizi olumsuzluklara maruz birakmasak umitsiz ve karamsar kalmayacagiz, kafir olmadigimiz surece, neden kafir olmadigimiz halde umitsizlige dusuyoruz, cunku gunluk hayatimizda imandan eser olmuyor. "Umit kalbi diri tutar. Umitsizlik karartir." Allah sabredenlerle beraberdir. Yani sabreden kalpte Allah vardir. Allahin oldugu kalp umitsiz kalirmi. Kalbi Allah tan bosaltip sacma sapan seylerle mesgul edersen ozaman aptalca kalbini karartmis olursun izledigin seylerle... Yedigi yemege, ictigi ickiye dikkat eden, izledigine dikkat etmiyor. Konustuguna dikkat etmiyor. Kimle olduguna dikkat etmiyor. Her soz bir tohumdur Her olumsuz goruntu kalpte bir karartidir. Her ortam ruhunda ve ayna olan kalbinde yansir. Karekterine bulasir. Ve gunun sonunda ne ile mesgulsen ona donusursun.
O yuzden izledigin sey, yedigin sey, konustugun sey, okudugun sey, bulundugun ortam sadece bir tercih degildir. Ayni zamanda seni sekillendiren, yarinki sana hazirlayan, bir insaat surecidir. Ve en onemli nokta: sen kendini nasil insa edersen hayatin, yarinin ona gore sekillenir.
Bilmek seni musluman yapar. Yasamak seni mumin yapar. Kurandan ve hadisten uzak bir musluman dumduz, electricsiz hatta elektirik kablasoz eve benzer. Kablo yok electric yok.isik nur yok.
Kuran okuyan ama anlamadan, kuranin tefsiri hadisleri ise hic okumayan insan, ise elektirik kablolarinin icinden gececegi borularin yerleri acilmis, ama isigin yani nurun icinden gececegi elektirik kablolarinin icinden gececegi bos borularin dosenmedigi eve benzer. Oyle mantiksiz oyle goz kanatir cinstendir. Kuran okuyan hadis okuyan ama hayatina yansitmayan insan kablolarin gececegi borulari dosenmis ama icinde elektirik kablolari gecirilmemis eve benzer. Elektirik kablosu yok. Isik cereyan yok. Kuran ve hadis okuyan, ayet ayet hadis hadis okuyan ama kuranin hadis sunnetle, hadisin ve sunnetle iliskisini irdelemeyen insan elektirik kablolari dosenmis, uniteler arasi dagilimlari yapilmis ama piriz kutularinda kablo baglantilari yapilmamis eve benzer. Priz kutularinda Kablo baglantisi yok isik (hikmet) yok. Nur yok
Kuran okuyup hadis okuyup, allahin emir ve yasaklarini bilmis, hatta yasamaya calisan, ama onlari hikmet nazari ile, teblig ve temsil nazari ile mikroskobik bir mercekle inceler gibi ayeti ayetle hadisle sunnetle, sunneti ve hadisi ayetle, hepsini kainatla yasamla bagdastirip inceleyemen, hayati, yasami, evreni, varligi, kuran ve sunnet ve hadis tezgahinda incelemeyen insan, kablolari dosenmis, baglantilari yapilmis ama isigi acma dugmesi olmadigi icin kapali devrede duran eve benzer. Kablo var. Baglanti var. Elektirik var. Sartel kapali oldugu icin isik yok nur yok.yansima yok. Ayet ayet hadis hadis emir emir yasak yasak inceleyerek irdeleyerek yasayan, agaca, gok yuzune, varliga, Allahin emir ve yasakalrina, hikmet ile bakan, "Allahim sen bunlari bosuna yaratmadin" bana hikmetlerini bildir diyen insan, butun baglantilari yapmis, her odada lambasi yanan prizi calisan eve benzer. Her yonu ile aydinliktir. Kendi aydindir. Cevresini de aydinlatir. Rabbim bizi onlardan etsin
Klasik soru, her yerde soruluyor, burada da soruldu defalarca. Madem Allah var. Ve islam onun dini. Neden muslumanlara yardim etmiyor.
Allah kâfirlerin müminlere galip gelmesine asla imkân vermez.” Nisa: 141) “Biz müminler yardım etmeyi üzerimize borç kıldık” (Rum 47). “Gevşemeyin / yılgınlık göstermeyi ve üzüntüye kapılmayın. Eğer (gerçekten) inanıyorsanız üstün gelecek olan sizsiniz.” Allah müminleri içinde bulunduğunuz durumda bırakacak değildir.” (Âli İmran: 189). “Muhakkak ki Allah müminlerle beraberdir.” (Enfal:19).
Muhammed Suresi, 7. Ayet: "Ey iman edenler! Eğer siz Allah’ın dinine yardım ederseniz, O da size yardım eder ve ayaklarınızı sağlam bastırır." Âl-i İmrân Suresi, 160. Ayet: "Allah size yardım ederse, sizi yenecek kimse yoktur. Eğer sizi yardımsız bırakırsa, O’ndan sonra size kim yardım edebilir? Müminler ancak Allah’a tevekkül etsinler." Bakara Suresi, 214. Ayet: "...Bilesiniz ki, Allah’ın yardımı yakındır." Hacc Suresi, 38. Ayet: "Şüphesiz Allah, iman edenleri (düşmanlarından) korur...
Kurani kerim israrla gercek imana vurgu yapiyor ve mumin diyor bu ayetlerde. Bir de bu ayet var. “Göçebe Araplar biz iman ettik, diyorlar. Onlara de ki: Siz iman etmediniz. Fakat Müslüman olduk, deyin. Çünkü iman henüz kalplerinize girmedi.” (Hucurat: 14).
Allah muslumanlara yardimi soz vermiyor. Muminlere soz veriyor. Günümüzde Müslümanlar namaz, zekât, hac ve Ramazan orucu gibi İslam’ın ibadetleri bile tam yerine geriren kac kisi var. Bunlari yerine getirmek bir yana bir suru hakka hukuga giren var. Kumar var. Icki var. Ahlaksizlik var. Var oglu var. Rusvet var. Yolsuzluk var. Yalancilik, iftira var. Kaldiki islamin bes sartini yerine getirmekle mumin olmus olmuyorsun. Kur'an, Allah'ın yardımının ancak "hakiki müminlere" ulaşacağını müjdeler (Rum, 47). Günümüzde Müslüman dünyasının yaşadığı sıkıntılar, İslam'ın sadece şekilsel ve kimliksel bir boyutta kalmasından, yani "Müslüman" olup "Mümin"lik vasıflarını (dürüstlük, güven, bilim, ilim, adalet, ahlak, tefekkur, tevekkul, kanaat, helal kazanc, ) kuşanmamış olmaktan kaynaklanır. Örneğin; ticaretinde yalan söyleyen, sözünde durmayan, veya liyakati hiçe sayan, cocuguna torpil ayarlayan, belediyede rusvet alan veren, yolsuzluk yapan, ihaleye fesat karistiran, tarlasinin tumbunu degistiren, birbirinin malinda gozu olun, cekemeyen, kiskanan, kibirli, haset, bir topluluk, sadece diliyle dua ederek ilahi yardımı bekleyemez; çünkü Allah'ın yardımı, O'nun koyduğu evrensel ahlak ve çalışma ilkelerine (imanın amele dönüşmesine) bağlıdır. Mesela Peygamber Efendimiz (s.a.v.) şöyle buyurmuştur: "Kim soğan, sarımsak veya pırasa yerse mescidimize yaklaşmasın. Çünkü insanoğlunun rahatsız olduğu şeylerden melekler de rahatsız olur". Temiz bir yiyecegin kokusundan rahatsiz olup muslumanla yanyana gelmeyen melekler, yukarida saydigimiz kirli amel ve davranis, ve dugularla, domuzu andiran muslumanla neden ayni safta olsun, yardim etsin.
Kuran israrla muminlere yardim sozu veriyor. Ve israrla muminlere sesleniyor. Kuranda Hic bir yerde ya eyyuhel muslimun demez. Cunku muslumanlik duragandir. Muminlik geliskendir. Musluman oldun orada kalamazsin. Imanda derinlesmen lazim. Yani her saat yeni bir hikmetle, yeni bir zikirle, yeni bir istigfar ile, yeni bir ilimle, bilimle yeni bir irfanla yeni bir hayranlikla, yeni bir sadaka, zekat, yardim, teslim, tevekkuk, sabirla yukselmen lazim. Yani ya eyyuhellezine amenu, Ey her gun imanini daha da ilerletenler manasinda ya eyyuhellezine amenu... bes vakit namazda ne diyoruz fatihada bizi dogru yola ilet. Gunluk karsilastigimiz ve yuzlesecegimiz her ihtimal ve anda dogru olani yaptir diye gunde 40 dafa soyluyoruz. Cunku gunluk hayatimizda her an bir iyi yada kotu hayir yada ser bir secenek yapmak zorundayiz. Hep hayirdan hasanattan yana tavir almayi diliyoruz namazlarimizda gunde 40 kere. Yine her iki rekatlik farz namazda i tekrar tekrar iki dafa, bir baslarken farza kamet ile bitirirke, ve namazin tehiyyattinda kelimei sahadet ile sonlansiriyoruz namazi. Yani her vakit yeni yeniden musluman oluyoruz. Mumin sirati mustakim, yani dogru yoldan sapmayi hortlaktan, korkar gibi korkandir. annesinden ayrilmayan bir bebek gibi, kuran ve sunnetten ayrilmaz bir kuldur. Ihsan suuru ile (allahi goruyormuscasina ) yasayan insandir Iman bir Teslimiyettir. Teslimiyet yani iman bir kerelik bir eylem değil, her an ve her durumda Yuce yaraticimiza adandigimiz bir durumdur/koşuldur. musluman olmus ama mumin olamamis, yukarida sadece bir kismini saydigimiz kirli, pis vasiflari tasiyan bir muslumanin Allah nezdinde ve melekler nezdinde pek bir kiymeti ehemmiyeti yok. Dusunun meleklerin sirf kendine musluman diyor diye boyle munafik karekterli, seytanlarla ic ice, koyun koyuna insanlarla sirf kendini musluman olarak tanimliyor diye ayni safta olmasi mumkunmu? O yuzden islam dunyasi bugun ayaklar altinda. Islam dunyasindan, muminler dunyasina gectigimiz an ustunuz. Ozaman kafirler tirtir titrer muminlerden...
Geçmiş zaman bulutlarına sarılmış Nice aşklar saklar okyanuslar, nice aşklar…
Ferhat’lar, Şirin’ler, Leyla’lar, Mecnun’lar El ele, koyun koyuna okyanuslardalar Kerem’ler, Aslı’lar… Bir de aşkına ağlayanlar, ey sevgili, Bir de aşkına ağlayanlar…
Ayrılık acısından süzülen yaşlar Buhar olur, semaya çıkar Tuzlu bir tortu kalır sade yanaklarda, Bir de düşük omuzlar, ey sevgili, Bir de düşük omuzlar…
Aslında aşklardır yağar Geçmişten günümüze her bahar Aşklardir gülleri, karanfilleri sulayan Aşk kokar her ilkbahar, Aşk akar sokaklar…
Nehir nehir okyanuslara akar Her bahar Aşkların sarıldığı bulutlar… Bir de aşkların sel olup aktığı sokaklar, ey sevgili, Bir de aşkların sel olup aktığı sokaklar…
Ayrılığın tadı tuzludur, tuzlu Ayrılığın tadini ancak ağlayanlar anlar…
Bu bir sonbahar şarkısı, Ve dışarıda gözyaşlarıdir yağan Gecmis asklardan olusan Hasret deryalarından buharlaşip Mustu rüzgârlariyla belde belde aglayan
Şu bahar yağmuru, Şu nehirlere akan sokaklar… Ayrılık çiçeklerimi suladığım yaşlar… Ağla gözlerim, ağla ırmaklar kadar, Ağla ki— Göz suyuna muhtaç nice gonuller var, Göz suyuma muhtaç nice çöller var…
Biliyor musun, ey sevgili, Gözyaşı tuzlu olduğu için tuzludur denizler, okyanuslar Ve senin okyanusta yanımdaki yerin Uğruma döktüğün gözyaşların kadar, Uğruma döktüğün gözyaşların kadar…
Geçmiş zaman bulutlarına sarılmış Nice aşklar saklar okyanuslar, nice aşklar… Ferhat’lar, Şirin’ler, Leyla’lar, Mecnun’lar El ele, koyun koyuna okyanuslardalar… Kerem’ler, Aslı’lar… Bir de aşkına ağlayanlar, ey sevgili, Bir de aşkına ağlayanlar…
İnsanların ne pahasına olursa olursun birbirlerini hunhancara harcadıklari zamandayız kime nasıl davranırsan davran ayak takımından olmadıkça sende harcanırsın.Değerin kadarda bozdura bozdura harcarlar özetle üstadım değerini bilenlerle oturup kalk ,cok saf olmamaya çalış.Benim gibi beceremiyorsan otur ağla ne diyim daha ...
CUMANIZ MÜBAREK OLSUN . Hakikat yoludur din ile iman İslamın şartına azaldı uyan Kırk bayrama bedel Cuma'yla kıyam Suhulet bayramı Cumadır-Cuma. . Seneler su gibi akıp geçiyor Meşakat kulları ölçüp-biçiyor. Yaradan her gün bir sayfa açıyor Uhulet bayramı Cumadır-Cuma. . Bu nasıl sistemdir, bu nasıl usül Ceddini bilmiyor şimdi ki nesil İlmi internet, Tiweter velhasıl Fazilet bayramı Cumadır-Cuma. . Cuma namazı her müslime farzdır Bütün niyazlar Yaradan-a arzdır Minareler sembol, kubbeler tarzdır Özgürlük bayramı Cumadır-Cuma. . Mollalar Evrenden ibret almalı Dört büyük kitabı Hak'tan bilmeli Her yurttaş namazı özgür kılmalı Hürriyet bayramı Cumadır-Cuma. . Yürüyelim çağdaş-aydınlık izde Özgürlük çağlasın, damarda-özde Ezanlar çınlasın, sema da-arzda İslamın bayramı Cumadır-Cuma. . Der Vezir, İSLAM sevginin hasıdır Hür medeniyetin güzel süsüdür Ezanlar Ülkemin özgür sesidir Barışın bayramı Cumadır-Cuma,,, ------OZAN ÇAKIROĞLU-------- Yüce Türk Ulusunun haftalık bayramı kutlu olsun...
Mülkün temelidir Hakta adalet Hakikat yolunda olmaz dalalet Beşerin gönlünde yoksa melanet Hayır-hasenatla koşar gideriz. . Yaradan'dan başka tapacak yoktur Adem'le Havva'nın vuslatı haktır Aşk ile yoğrulan yürekler paktır Suhulet içinde, yaşar gideriz. .. Hakikat bilenler yol alır Arza Nefsini katmasa sünnete-farza Eğer ki uyarsak Rahmani tarza Bet-i bereketle taşar gideriz. . Dünyaya gelmedik boşu-boşuna Ağyari kondurma toprak taşına Herkes hürmet etse kendi eşine Aşk ile çağlayıp, coşar gideriz. . Kuran-ı Kerimin rehberi tektir Şeytani nefisler yabandır yaktır Küffarın fetvası tuzaktır-faktır Yezid'e tokatı basar gideriz.
Der Vezir, Ulusal birlik olalım Dört kitap ta haktır, himmet alalım Hür Cumhuriyetle, huzur bulalım Karanlık bentleri aşar gideriz... -------VEZİR PEHLEVAN-------
***** ASMİN ROJ ***** 26-Aralık-1991 yılından itibaren, yani Sosyal Sovyetler Cumhuriyet Birliği dağıldıktan sonra Dünyanın hiç bir yerinde DİN ve MEZHEPLERE dayalı yönetim sistemi ve ya rejim sisteminin inşa edilmesi Tarih olmuştur??? Amerika ve yandaşları Sovyetler birliğinden ödleri kopuyordu ve Orta doğu İslam Devletlerine el altından DİNİ destek veriyorlardı. Hatta bizim Ülkemiz de mevcut tarikatlar ve bilumum asitane dergâhları Amerika'dan besleniyordu? --Sosyal Sovyetler dağıldı Amerika Orta doğuya bomba yağdırmaya başladı. İnadına ve ısrarla Dini değerlere saldırdı. Hatta hiç utanmadan İran'a Ramazan ayında saldırdı.....ARKASI YARIN
bir kere girmeye gör yitikler sokağına aşka çeviremediğin hisler duygular duvar olur aşılmaz engel karşında
sen seni koru güven tamdır sana bilirim bunu bana hayır dediğin anda yoğrulmamış hayaller henüz zamanda düşmemiş yüreğin aşka hiç mi hiç efes//35....20mart
Bir sunni ve hanefi musluman olarak Bu da benim bayram mesajim Irana saldiran israil ve amerika musluman oldugu icin saldiriyor. Epstain olaylari ile dunya capinda lanetleniyorlar. Irandaki masumlarin Mezhepleri bizi ilgilendirmez. Hesaplarini Allaha verecekler. Irana saldiran siyonist amerika ve israilliler Irandan sonra sirada turkiyenin oldugunu acik acik dile getiriyorlar. Butun bunlara ragmen Turkiyenin de icinde oldugu 12 islam ulkesinin disisleri bakanlari assagilik siyonist zalim israil ve amerika yerine Irani kinayan bildiri yayinlamislar. Demekki bunlarda siyonist yahudi. Baska izahi varmi. Ey gerekmez yerlerde kahrolsun israil amerika siyonistler diye bagiran y.sak siyasal islamcilar, amerika halkinin bile ?? de 80 nin hiristiyan Halkinin % 100 lanetledigi bir savasi lanetleyemeyen serefisz munafik siyasal islamcilar surusu, islam deccali sufyanlar toplulugu ve onlarin yandaslari; alayiniza lanet olsun. Allahin laneti munafiklarin ve sufyanlarin deccallarin uzerine olsun. Bayramlari zehir zikkim olsun.
İçimde kopan kıyametlerin ne bir zafer çığlığı var ne de çekilecek bir teslimiyet bayrağı... Sadece benim duyduğum, kendi kurduğum ve kendi yıkıldığım şahsi bir muharebenin ortasındayım. İnsanlar, o büyük ve fiyakalı cümlelerle 'Sonunu düşünen kahraman olamaz' derler hep. Oysa ben, o parlak hikayelerin satır aralarına sığmayacak kadar yorgun, çıplak ve gerçeğim. Sonumun nereye varacağını bilmediğim gibi, bu sessiz direnişin sonunda kılıcını havaya kaldıran o kahraman olacağımı da hiç sanmıyorum.
Ben sadece omuzlarımdaki kendi yükümü düşürmeden taşımaya çalışıyorum.
Ask asla zor degildir. Insanin severek yaptigi hic bir sey zor gelmez ona. Yormaz onu, hatta dinlendirir.
Dolayisi ile, Sen bir adim gittiginde o ask on adim gelmiyorsa, ve o on adim geldiginde sen ona kosmuyorsan, o ask mask degildir. Erkek ise abazalik sendrumu kadin ise senden daha iyisini bulamadigi icin askim diyordur. Ikisini de cok iyi tecrube ettim. Ask olan derki sen mutlu isen ben de mutluyum. Ve askinin mutlulugundan mutlu olan askina ne yapmaz. Ve boyle bir ask bulasicidir. Bu dafa sen de onu mutlu ederek mutlu omaya baslarsin. Boyle bir ask cok nadir bulunur. Tecrube ettim.
Digeri de derki beni mutlu edersen ben de seni mutlu ederim. Boyleleri asla mutlu edilemez. Su degirmeni gibidir. Usten alir, altan ogutur doker. Ustten alamadigi zaman degirmen taslarinin bir birini yedigi bir birinizi yersiniz. Cunku asla ben ne veriyorum bu insana mutlu etmek icin dusunmez. Bana ne veriyor vermiyor hesabi yapar. Hatta verdiklerinin degil vermediklerinin hesabini tutar. Hic bir sevgiye muhtac olmayan Allah bile abidine (kole, kul degil, kole kul efendisine menfaat saglar. Subhan olan Allah bizden ne menfaat sagliyor. Kul Allah iliskisi, deniz balik, agac toprak, anne yavru iliskisi gibi dir. Balik denizdendir. Deniz baligin her seyidir. Fakat deniz baligin hic bir seyine muhtac degildir. Bebek annedendir. Anne bebegi Yedirir, icirir, korur kollar. Buyutur. Bebek anneye muhtac, anneye uymak zorunda. annesiz yasayamaz. Anne bebekten hic Karsilik beklemez. Muhtac olan bebektir. Lutufkar olan annedir.) Allah bile bir adim gelen abidine on adim geliyor. Sen kim oluyorsun da hep sana gelinsin istiyorsun. Sana gelen yolun kilometre tasini sokeyim...
*** ÇANAKKALE GEÇİLMEZ *** Düşman kuvvetleri Ülke sathında Hemi de Hünkâr'ın pay-ı tahtında Jurnalcı cambazı saray katında Vatan Ahvalini gördü ordumuz. . Osmanlı kastına ferman yazdılar Gemiler gönderip tuzak kazdılar Yedi Düvel birden sınır çizdiler Geçilmez bir duvar ördü ordumuz. . Düşman gemileri geldi dayandı Çanakkale tozdu, kana bulandı Şehitlerin her biri, yiğit-civandı Haçlıyı denize sürdü ordumuz. . Nice masumlar süngüye takıldı Köylerimiz yağma oldu yakıldı Binlerce yiğidin kanı döküldü Bağrını kefenle sardı ordumuz. . Türk-Kürt, Çerkez-Lazı omuz omuza Düşmanı döktüler, mavi denize Hürriyet dönüştü Aya-Yıldıza Küffara dersini verdi ordumuz. . Çakıroğlu yazdı, getirdi dile Göz yaşı çağladı, dönüştü sele Vatanım namustur, verilmez ele Hainden hesabı sordu ordumuz, Ulusal birliği, kurdu ordumuz... -------OZAN ÇAKIROĞLU------ 18 Mart Çanakkale Zaferimiz Türk Ulusal Milletimize kutlu olsun. Başta Gazi Mustafa Kemal Atatürk olmak üzere, bütün kahraman Şehitlerimizi saygı, minnet ve rahmetle anıyorum... Yattıkları yer hurişan olsun...
*** LAİK ve SOSYAL BAKIŞ *** --Vahşi Kapitalizmin, en öncelikli siyasal, sosyal, kültürel ve ekonomik yaptırımı bilinçsiz, çaresiz, kuralsız, yetersiz ve ehilsiz bir toplum yaratmaktır. Çünkü her çağ ve medeniyette cehaleti kullanmak kolay ve ucuz maliyetlidir??? . **PEKİ BU CEHALET KİMDİR, NASIL SARFİ EYLEMLERDE BULUNURLAR? 1-Her şeyin en iyisini onlar bilirler. Kargadan başka kuş ve kendilerinden baka kuş tanımazlar. 2-Hiç araştırıp irdelemeden bilgi sahibi olurlar. Ve bildiklerini başkalarına empoze etmek için şekilden-şekile girerler? 3-Kibar, efendi ve Kâmil insanları zayıf ve hakir görürler... 4-Kusurlarını gizlemek için, Din ve mezhepsel inançlarını kullanırlar... 5-Hak-hukuk ve adalet mizanına kafa tutarlar ve döner etrafındakilere ahlak dersi verirler. 6-Empati-kıyas yapma yetenekleri yoktur. Her zaman Dini ve maddi yaptırımla toplumu dizayne etmek için şekilden-şekile girerler. 7-Sıkıştıkları zaman Yüce Dinimizi orta çağ gölgesi altında zülfikâr bir kılıç gibi kullanırlar. 8-Kendilerinden olmayan bütün insanlara kin-nefret kusar ve buğuz ederler??? 9-İkna kabiliyetleri gelişmediğinden dolayı, rakip ve muhalif gördükleri herkese iftira-çamur ve küfür politikasıyla sindirmeye çalışırlar. 10-Her zaman ve her yerde bilimsel teatilerden uzak dururlar. Kürsülerden tek başına palavra ve martaval atarlar.. ----------ARKSI YARIN-------- sindirmeye
Zumer 23: Meali: Allah, sözün en güzelini, hem aynı benzerlik (uyum ve ahenk)te, hem de tekrarlı (ve karşılıklı ifadeli) (müjde ve tehdit, rahmet ve azap, cennet ve cehennem gibi) bir kitap olarak indirdi. Rablerinden korkanların, ondan (âyetleri dinlemekten dolayı) tenleri ürperir, sonra da bedenleri ve kalpleri Allah’ın zikri için yumuşar. İşte bu (Kitab), Allah’ın (son gönderdiği) rehberidir. Dileyene/dilediğine, bununla doğru yolu gösterir. Allah kimi de sapıklıkta bırakırsa artık ona doğru yolu gösteren bulunmaz.{2}
Kuran anlamadan okunursa nasil tuyler urperecek, bu ayetin hukmu nasil o insanda vuku bulacak.
Ehli iman bir insan Allaha yaklastikca imtihan edilir. En buyuk imtihani peygamberler vermistir. Imtihandan gecen bir cok insan otomatikmen sadece akilla olaylara yaklasir. Akla mudahale edebilen seytana maruz kalir, setan vesvese verir. Karamsarlik fisildar. Insan bunalima girer. Dengeyi kaybeder. Hasta olur ya da intihar eder. Allah muhafaza. Oysa mumin hem akliyla hem kalbiyle dusunen insandir. Akil ve kalp catistiginda, ilahi ilhamin alicisi kalbini dinler. Ve sirazeyi kaybetmez. Guc alir. Sabir eder. Insan hem akliyla hem, kalbiyle bakmali, kalbiyle gormeli, kalbiyle analiz etmeli, Sadece Akliyla bakan insanlar sadece simdiki zamandaki sebep sonuclari toplar cikarir. Sebeplerin yaraticisini unutur. Zorluktan darliktan gecen simdiki anini seytanin da vesvesesini kendi akli sanip negatif sonuc uzerine negatif sonuc cikartir. Dehsete kapilir. Umidini yitirir. Umidini yitiren insan yasama dugusunu da kaybeder. Gelecegi de goremedigi icin, ici kararir. Umitsizlige duser. Ya hasta olur. Yataklara duser. Ya da daha kotusu intihar eder. Oysa bir mumin icin bu dunyada yasadigi her an kardir. Bir gun fazla yasamak bir gun eksik yasamaktan cok cok daha degerlidir. Cunku bir rekat namaz fazla kilar. Hele yaslaninca, yasliligin zorluklari kefaretlere donusur.
"Muhakkak ki Ben, İslam yolunda saçını ağartan kadın ve erkek kulumdan (ona azap etmekten/sorgulamaktan) haya ederim." Buyurur hadiste. Ayrica 50 yasini gecenin hesabi kolaylasir. 90 yasini gecenlerin gecmis ve gelecek gunahlarinin bagislandigini mujdeler hadisler. Ayrica sabretmek, yasamaya devam etmek hem derdi kefarete donderir, hem bunalima girip kendi canina kiyanin aksine amel defterini acik birakir, amel defteri dolmaya devam eder. Olunce amel defteri kapaniyor zira.
O yuzden dert ve zor zamanlar Allaha giden bir asansordur aslinda. Ama bu asonsorun islamin bes sartindan, ve kuran okumaktan, tovbe istigfar etmekten, Allahi bol ca zikretmekten, dua etmekten, selatu selam getirmekten olusan bir asansor. Olaylari sadece akliyla degil kalbiylede irdeleyen ehli iman, once her turlu aksakliga sikintiya ragmen var olmanin ve yuce yaraticiyi tanimaya museref olmanin ne buyuk bir nimet oldugunu bilir. gecmiste rabbinin o bir hic iken verdiklerini hatirlar. En buyuk imtihanlara peygamberlerin tabi tutuldugunu bilir. Zorluklara sabri rabbine yaklasmakta bir mirac asansoru kabul eder. O sikintilarin rabbinin kendi icin tayin ettigi yarinlara ulasmak icin bir arinma, rabbine yaklasmada bir asonsor oldugunu bilir. Ve mucadele etmeyi, umidini Kaybetmemeyi kendine telkin eder. Yanliz akil ile degil ayni zamanda Kalb ile dusunen, kalp ile bakan, kalp ile goren, analiz eden insan seytanin vesvesesinden de siyrilir. Sadece Akil ile dusunen insan seytanin karamsar vesveselerini kendi akli sanip bunalima girerken, ayni zamanda kalp ile bakan insan, kalbe dusen ilahi ilhamlara kulak vererek seytanin vesveselerine ehemmiyet vermez. seytani saf disi birakir. Aklin yaninda Kalp ile gorme yetenegini kazanmanin ve kalp gozunu gelistirmenin en iyi yollarindan biri de Allahin verdigi nimetleri sık sık hatirlatmak. Ornegin: koca bir yok olabilirdim. Allah beni var kildi. Hayvan olabilirken, insan kildi. Gayri muslim olabilirken muslim kildi. Sakat olabilirken saglikli kildi. Egitimsiz olabilirken egitimli kildi, ve daha da detaylandirmak daha da guzel olur. mesela evini verdi. Kardeslerini verdi. Anne baba verdi. Verdi, gormek verdi. Bu aksamki yemegini verdi... Kuranda en az yedi ayette Allahin uzerinizdeki nimetlerini anin, diye gecer. Allahin nimetlerini anmak, insanlari sıkınti ve imtihan anlarinda bunalima girmekten korur. Cunku insan, gecmisten guc alir. Ana sabreder. Gelecegi kazanir. Cunku gecmiste veren rabbim, gelecekte de verecektir der. Herseyi bilen rabbim, hic bir seyi hikmetsiz yapmayan rabbim elbet benim icin daha iyisini Murad ediyor diye dusunur. Hem sıkıntiya dayanma gucu alir. Hem de panik olmaz. Gayret eder. Dua eder. rabbinin lutfunu ve ihsani kendine ceker.
Fâtır Suresi, 3. Ayet: "Ey insanlar! Allah’ın üzerinizdeki nimetini hatırlayın. Allah’tan başka, size gökten ve yerden rızık verecek bir yaratıcı mı var? O’ndan başka ilah yoktur. Öyleyse nasıl olup da döndürülüyorsunuz?"
İliklerime kadar sevgiden korkar oldum konuşmaktan kaçar,gülümsemelere ebe oldum.En yakınlarıma bile konuşmamayı oynadım az öz .Kendime dönmeye karar kıldım bu kimsenin yüzünden değil kimseye özgü değil.Korkuyorum artık birine bişey söylemekten birini sevmekten,kısacası karşı cinse olsun hemcinsime olsun ne hissediliyorsa hissetmekten korkar oldum.Beni masal anlatırken dinleyin beni orda bulabilirsiniz....kimse dedigimden bile ben kimse oldum öylemi diyenleri duydum iyisimi beni masallarımda dinleyin ordan konuşurum sizinle .Ben böyle sevilmek istiyorum ne zaman birini sevsem abartıyorum sonra karşılık olmayınca soluyorum,abartmadan sevemedim her duygumu zirvede yaşıyorum ağlıyorsam sizin alakasız gördüğünüz şeylere dahi ağliyorum.Diyorum iste anlayın beni masallarımda takip edin .Rafada kaldırmadım anlarsanız eğer kendime küstüm.İyileşirmiyim bilmiyorum düzelrmi rotam hiçbilmiyorum simdilik masallarıma sığındım o kadar .....
.Insan cogu zaman kendini sadece yedigi ictigigi ile sekillendigini sanar. Oysa insan sadece bedene giren lokmalarla degil, kalbine giren sozlerle, sahnelerle, zihnine ulasan dusuncelerle ve ruhunu maruz biraktigi atmosferle de insa eder. Her gun soyyal medyada ve tvlerde youtube da izlenen onca reels larla, Insan ne yedigi kadar: dinledigi, izledigi, dusundugu, ve soyledigi, seylerin toplamidir.
Yedigimiz ve ictigimiz her şeyin bizde bir yansıması olduğu gibi, konuştuğumuz ve dinlediğimiz Ses ve dusunce frakanslarinin, gordugumuz ve izledigimiz filim ve goruntulerin, agzimizdan cikan olumlu olunsuz her sozun de insan uzerinde sekillendirici etkileri var.
O yüzden yedigin yemekler, bulundugun ortamlar, izledigin bir fiimler dinledigin bir hikaye, bir şarkı, bir söz, okuduğun bir roman konustugun her cumlenin sende sekillendirici bir iç yansimasi var. O yüzden ne yedigimize, ne dinledigimize, ne konustugumuza, ne ye baktigimiza dikkat etmeliyiz. O yuzden ümitle sabretmek, Karamsar olmamak çok önemli. helal kesilmis et yemek kadar onemli. Aksi ise mefumuhum muhalifi domuz eti ile beslenmek kadar zararli ve haram. Bedenini domuz eti ile beslemeyen kalbini domuz etinden daha tehlikeli seytan vesveseleri ile besliyor, izledigi, okudugu, olumsuz seylerle, maruz biraktigi olumsuz cevre ile...
Biz Insanlar malesef sabah aksam dedi kodu yapip, sacma sapan muge anli izleyip, sacma sapan ic karartan dizi filimler izleyip, sacma sapan gayesiz, hikmetsiz bos arkadaslarla dusup kalkiyoruz. Sonra da bu yaptiklarimizin kurbani oluyoruz. Yukarida degindigum bu yaklaşım hem manevî gelenekte hem de insanın psikolojik yapısında çok güçlü bir hakikate dayanır.
İnsan sadece yediğiyle değil, gördüğü, duyduğu, düşündüğü ve söylediğiyle de şekillenir.
Dinimiz bu meseleyi çok derin bir şekilde ele alır. Oyleki, Kalp, zihin ve davranışlar arasındaki bu etkileşim; ve sebep sonuclari ayetler ve hadislerle açıkça ortaya konmuştur.
?oyleki;
İnsanın iç dünyası dış etkilerle şekillenir
Kur’an da yuce mevlamiz insanın duyularına dikkat çeker:
“Hakkında bilgin olmayan şeyin ardına düşme. Çünkü kulak, göz ve kalp; bunların hepsi ondan sorumludur.”
(İsrâ 17/36)
Muge anlida esra erolda ya da izledigin ve okudugun her modern kitlesel dedikodu magazin programlarindan seni ilgilendirmeyen ama pesine dustugun, izledigin, sahit oldugun, herseyden gozun, kulagin, konustugunda agzin, kalbin sorumlu oluyor. Sadece izlediginle kalmiyorsun.
Bu ayet çok net,
Kulak duyduklarından,
Göz gördüklerinden ve bunun sonucu da
Kalp icinden gecirdiklerinden mesuldur diyor
Hepsi birbirine bağlı ve hepsinden hesaba çekileceksin.
Yani dinlediğin söz kalbine iner
İzlediğin şey zihnine yerleşir
Okuduğun cümle düşünceni şekillendirir
Seni izelediklerine ve dinlediklerine, ve kendini maruz biraktigin seylere dogru sekillendirir.
Katektere donusur
Kur’an, bu gercegi insanin dikkatine su sekilde sunar
İbrahim 24, 25,26
"Güzel söz, kökü sağlam, dalları göğe yükselen güzel bir ağaç gibidir.”
"O ağaç, Rabbinin izniyle her an meyvesini verir. Öğüt alsınlar diye, insanlara Allah böyle misaller veriyor."
"Kötü söz, kökü yerden koparılmış kötü bir ağaç gibidir.”
Demekki guzel soz hem sana hem cevrene meyve verir. Kotu soz ise seni, kalbini, karekterini koklerinden curutup koksuz karektersiz ruhsuz olu bir oluye cevirir.
Demekki insan sadece yaptiklarindan degil gonullu maruz kaldiklarindan da sorumludur.
Peygamber efendimiz s.a.v " kalb iyi olursa beden de iyi olur, kalp bozulursa bedende bozulur "buyurmustur
Kalp insanin merkezidir. Ve bu merkez ic ve dis etkenlerden etkilenir
Imami gazali kalp ayna gibidir. Gunah ve kotu etkiler, onu karartir. Zikir ve iyilik (en buyuk zikir namaz, ) onu temizler
"Kalpler ancak Allahi zikretmekle huzur bulur" rad suresi
Eger kalp, siddet, kufur, isyan sikayet, karamsarlik, olumsuzluklara maruz kalirsa onu yansitir disina,
Sukur, zikir, iyilik ve guzellik, olumlu dusuncelerle umitle beslenirse onu yansitir
Mevlana soyle der dusunce bir tohumdur. Ektigin sey yarin hayatin olur."
Ya zledigin sey, konustugun sey, okudugun sey, birlike oldugun sey... ? Dusunun iste...
Kalbe gelen seyler, ya rahmani, ya meleki, ya nefsi, ya seytanidir. Sen hangisini beslersen ona donusursun... dedikodu izeleyerek, yaparak rahmanilesemeyecegin kesin..
Kuranda " seytan sizi fakirlikle korkutur, der.
Ayrica nas suresinde o sinsi seytanin uflelemerinden, insanin kalbine ufleyen o sinsi seytanin..
Demekki seytanin isini kolaylastiriyoruz izledigimiz, konustugumuz, okudugumuz olumsuz seylerle
Demekki zikirle ugrasmamiz lazim. En buyuk zikir namazdir bu arada." Zikir kalpteki gafleti siler"
Ayni sekilde insanin bulundugu ortamda onu sekillendirir. Peygamber efendimiz s.a.v 1400 sene once kisi dostunun dini uzerine dir. Oyle ise kiminle dost oldugunuza bakin ." Buyuruyor. Gunumuzde buna cevrendeki 5 kisinin ortalamasisin diyorlar. Insan farkinda olmadan kendini maruz biraktigi ortamin rengiyle boyar. Surekli sikayet edilen ortamda surekli sikayetlenmeyi ogrenir. Sikayet nimeti keser. Surekli sukredilen ortamda sukretmeyi ogrenir. Sukur nimeti artirir.
Bir baska hadiste guzel soz sadakadir. Yani guzel soz ibadettir, iyiliktir. O halde mefhumun muhalifi, maruz kaldigin ya kotu sozler, yada ettigin kotu laflar nedir. O da senin kalbinin yansimasidir.
Abdulkadir geylani hz. Gafillerle oturma kalbin kararir. Buyurmus. Bugun olsaydi, gafil programlari, dizileri, izleme kalbin kararir dermiydi demezmiydi. Izledigin hal isittigin sozden daha hizli bulasir.
Aslinda kuran Allahin rahmetinden ancak kafirler umit keser. Kendimizi olumsuzluklara maruz birakmasak umitsiz ve karamsar kalmayacagiz, kafir olmadigimiz surece, neden kafir olmadigimiz halde umitsizlige dusuyoruz, cunku gunluk hayatimizda imandan eser olmuyor. "Umit kalbi diri tutar. Umitsizlik karartir."
Allah sabredenlerle beraberdir. Yani sabreden kalpte Allah vardir. Allahin oldugu kalp umitsiz kalirmi. Kalbi Allah tan bosaltip sacma sapan seylerle mesgul edersen ozaman aptalca kalbini karartmis olursun izledigin seylerle...
Yedigi yemege, ictigi ickiye dikkat eden, izledigine dikkat etmiyor. Konustuguna dikkat etmiyor. Kimle olduguna dikkat etmiyor.
Her soz bir tohumdur
Her olumsuz goruntu kalpte bir karartidir.
Her ortam ruhunda ve ayna olan kalbinde yansir. Karekterine bulasir.
Ve gunun sonunda ne ile mesgulsen ona donusursun.
O yuzden izledigin sey, yedigin sey, konustugun sey, okudugun sey, bulundugun ortam sadece bir tercih degildir. Ayni zamanda seni sekillendiren, yarinki sana hazirlayan, bir insaat surecidir. Ve en onemli nokta: sen kendini nasil insa edersen hayatin, yarinin ona gore sekillenir.
Bilmek seni musluman yapar. Yasamak seni mumin yapar.
Kurandan ve hadisten uzak bir musluman dumduz, electricsiz hatta elektirik kablasoz eve benzer. Kablo yok electric yok.isik nur yok.
Kuran okuyan ama anlamadan, kuranin tefsiri hadisleri ise hic okumayan insan, ise elektirik kablolarinin icinden gececegi borularin yerleri acilmis, ama isigin yani nurun icinden gececegi elektirik kablolarinin icinden gececegi bos borularin dosenmedigi eve benzer. Oyle mantiksiz oyle goz kanatir cinstendir.
Kuran okuyan hadis okuyan ama hayatina yansitmayan insan kablolarin gececegi borulari dosenmis ama icinde elektirik kablolari gecirilmemis eve benzer. Elektirik kablosu yok. Isik cereyan yok.
Kuran ve hadis okuyan, ayet ayet hadis hadis okuyan ama kuranin hadis sunnetle, hadisin ve sunnetle iliskisini irdelemeyen insan elektirik kablolari dosenmis, uniteler arasi dagilimlari yapilmis ama piriz kutularinda kablo baglantilari yapilmamis eve benzer. Priz kutularinda Kablo baglantisi yok isik (hikmet) yok. Nur yok
Kuran okuyup hadis okuyup, allahin emir ve yasaklarini bilmis, hatta yasamaya calisan, ama onlari hikmet nazari ile, teblig ve temsil nazari ile mikroskobik bir mercekle inceler gibi ayeti ayetle hadisle sunnetle, sunneti ve hadisi ayetle, hepsini kainatla yasamla bagdastirip inceleyemen, hayati, yasami, evreni, varligi, kuran ve sunnet ve hadis tezgahinda incelemeyen insan, kablolari dosenmis, baglantilari yapilmis ama isigi acma dugmesi olmadigi icin kapali devrede duran eve benzer. Kablo var. Baglanti var. Elektirik var. Sartel kapali oldugu icin isik yok nur yok.yansima yok.
Ayet ayet hadis hadis emir emir yasak yasak inceleyerek irdeleyerek yasayan, agaca, gok yuzune, varliga, Allahin emir ve yasakalrina, hikmet ile bakan, "Allahim sen bunlari bosuna yaratmadin" bana hikmetlerini bildir diyen insan, butun baglantilari yapmis, her odada lambasi yanan prizi calisan eve benzer. Her yonu ile aydinliktir. Kendi aydindir. Cevresini de aydinlatir.
Rabbim bizi onlardan etsin
Klasik soru, her yerde soruluyor, burada da soruldu defalarca. Madem Allah var. Ve islam onun dini. Neden muslumanlara yardim etmiyor.
Allah kâfirlerin müminlere galip gelmesine asla imkân vermez.” Nisa: 141)
“Biz müminler yardım etmeyi üzerimize borç kıldık” (Rum 47).
“Gevşemeyin / yılgınlık göstermeyi ve üzüntüye kapılmayın. Eğer (gerçekten) inanıyorsanız üstün gelecek olan sizsiniz.”
Allah müminleri içinde bulunduğunuz durumda bırakacak değildir.” (Âli İmran: 189).
“Muhakkak ki Allah müminlerle beraberdir.” (Enfal:19).
Muhammed Suresi, 7. Ayet: "Ey iman edenler! Eğer siz Allah’ın dinine yardım ederseniz, O da size yardım eder ve ayaklarınızı sağlam bastırır."
Âl-i İmrân Suresi, 160. Ayet: "Allah size yardım ederse, sizi yenecek kimse yoktur. Eğer sizi yardımsız bırakırsa, O’ndan sonra size kim yardım edebilir? Müminler ancak Allah’a tevekkül etsinler."
Bakara Suresi, 214. Ayet: "...Bilesiniz ki, Allah’ın yardımı yakındır."
Hacc Suresi, 38. Ayet: "Şüphesiz Allah, iman edenleri (düşmanlarından) korur...
Kurani kerim israrla gercek imana vurgu yapiyor ve mumin diyor bu ayetlerde.
Bir de bu ayet var. “Göçebe Araplar biz iman ettik, diyorlar. Onlara de ki: Siz iman etmediniz. Fakat Müslüman olduk, deyin. Çünkü iman henüz kalplerinize girmedi.” (Hucurat: 14).
Allah muslumanlara yardimi soz vermiyor. Muminlere soz veriyor. Günümüzde Müslümanlar namaz, zekât, hac ve Ramazan orucu gibi İslam’ın ibadetleri bile tam yerine geriren kac kisi var. Bunlari yerine getirmek bir yana bir suru hakka hukuga giren var. Kumar var. Icki var. Ahlaksizlik var. Var oglu var. Rusvet var. Yolsuzluk var. Yalancilik, iftira var.
Kaldiki islamin bes sartini yerine getirmekle mumin olmus olmuyorsun. Kur'an, Allah'ın yardımının ancak "hakiki müminlere" ulaşacağını müjdeler (Rum, 47).
Günümüzde Müslüman dünyasının yaşadığı sıkıntılar, İslam'ın sadece şekilsel ve kimliksel bir boyutta kalmasından, yani "Müslüman" olup "Mümin"lik vasıflarını (dürüstlük, güven, bilim, ilim, adalet, ahlak, tefekkur, tevekkul, kanaat, helal kazanc, ) kuşanmamış olmaktan kaynaklanır. Örneğin; ticaretinde yalan söyleyen, sözünde durmayan, veya liyakati hiçe sayan, cocuguna torpil ayarlayan, belediyede rusvet alan veren, yolsuzluk yapan, ihaleye fesat karistiran, tarlasinin tumbunu degistiren, birbirinin malinda gozu olun, cekemeyen, kiskanan, kibirli, haset, bir topluluk, sadece diliyle dua ederek ilahi yardımı bekleyemez; çünkü Allah'ın yardımı, O'nun koyduğu evrensel ahlak ve çalışma ilkelerine (imanın amele dönüşmesine) bağlıdır.
Mesela Peygamber Efendimiz (s.a.v.) şöyle buyurmuştur: "Kim soğan, sarımsak veya pırasa yerse mescidimize yaklaşmasın. Çünkü insanoğlunun rahatsız olduğu şeylerden melekler de rahatsız olur".
Temiz bir yiyecegin kokusundan rahatsiz olup muslumanla yanyana gelmeyen melekler, yukarida saydigimiz kirli amel ve davranis, ve dugularla, domuzu andiran muslumanla neden ayni safta olsun, yardim etsin.
Kuran israrla muminlere yardim sozu veriyor. Ve israrla muminlere sesleniyor. Kuranda Hic bir yerde ya eyyuhel muslimun demez. Cunku muslumanlik duragandir. Muminlik geliskendir. Musluman oldun orada kalamazsin. Imanda derinlesmen lazim. Yani her saat yeni bir hikmetle, yeni bir zikirle, yeni bir istigfar ile, yeni bir ilimle, bilimle yeni bir irfanla yeni bir hayranlikla, yeni bir sadaka, zekat, yardim, teslim, tevekkuk, sabirla yukselmen lazim. Yani ya eyyuhellezine amenu, Ey her gun imanini daha da ilerletenler manasinda ya eyyuhellezine amenu... bes vakit namazda ne diyoruz fatihada bizi dogru yola ilet. Gunluk karsilastigimiz ve yuzlesecegimiz her ihtimal ve anda dogru olani yaptir diye gunde 40 dafa soyluyoruz. Cunku gunluk hayatimizda her an bir iyi yada kotu hayir yada ser bir secenek yapmak zorundayiz. Hep hayirdan hasanattan yana tavir almayi diliyoruz namazlarimizda gunde 40 kere. Yine her iki rekatlik farz namazda i tekrar tekrar iki dafa, bir baslarken farza kamet ile bitirirke, ve namazin tehiyyattinda kelimei sahadet ile sonlansiriyoruz namazi. Yani her vakit yeni yeniden musluman oluyoruz. Mumin sirati mustakim, yani dogru yoldan sapmayi hortlaktan, korkar gibi korkandir. annesinden ayrilmayan bir bebek gibi, kuran ve sunnetten ayrilmaz bir kuldur. Ihsan suuru ile (allahi goruyormuscasina ) yasayan insandir
Iman bir Teslimiyettir. Teslimiyet yani iman bir kerelik bir eylem değil, her an ve her durumda Yuce yaraticimiza adandigimiz bir durumdur/koşuldur.
musluman olmus ama mumin olamamis, yukarida sadece bir kismini saydigimiz kirli, pis vasiflari tasiyan bir muslumanin Allah nezdinde ve melekler nezdinde pek bir kiymeti ehemmiyeti yok. Dusunun meleklerin sirf kendine musluman diyor diye boyle munafik karekterli, seytanlarla ic ice, koyun koyuna insanlarla sirf kendini musluman olarak tanimliyor diye ayni safta olmasi mumkunmu?
O yuzden islam dunyasi bugun ayaklar altinda.
Islam dunyasindan, muminler dunyasina gectigimiz an ustunuz. Ozaman kafirler tirtir titrer muminlerden...
Konuşma yasağı ne zaman biter acaba..çok sıkıldık.
Geçmiş Zaman Bulutları
Geçmiş zaman bulutlarına sarılmış
Nice aşklar saklar okyanuslar, nice aşklar…
Ferhat’lar, Şirin’ler, Leyla’lar, Mecnun’lar
El ele, koyun koyuna okyanuslardalar
Kerem’ler, Aslı’lar…
Bir de aşkına ağlayanlar, ey sevgili,
Bir de aşkına ağlayanlar…
Ayrılık acısından süzülen yaşlar
Buhar olur, semaya çıkar
Tuzlu bir tortu kalır sade yanaklarda,
Bir de düşük omuzlar, ey sevgili,
Bir de düşük omuzlar…
Aslında aşklardır yağar
Geçmişten günümüze her bahar
Aşklardir gülleri, karanfilleri sulayan
Aşk kokar her ilkbahar,
Aşk akar sokaklar…
Nehir nehir okyanuslara akar
Her bahar
Aşkların sarıldığı bulutlar…
Bir de aşkların sel olup aktığı sokaklar, ey sevgili,
Bir de aşkların sel olup aktığı sokaklar…
Ayrılığın tadı tuzludur, tuzlu
Ayrılığın tadini ancak ağlayanlar anlar…
Bu bir sonbahar şarkısı,
Ve dışarıda gözyaşlarıdir yağan
Gecmis asklardan olusan
Hasret deryalarından buharlaşip
Mustu rüzgârlariyla belde belde aglayan
Şu bahar yağmuru,
Şu nehirlere akan sokaklar…
Ayrılık çiçeklerimi suladığım yaşlar…
Ağla gözlerim, ağla ırmaklar kadar,
Ağla ki—
Göz suyuna muhtaç nice gonuller var,
Göz suyuma muhtaç nice çöller var…
Biliyor musun, ey sevgili,
Gözyaşı tuzlu olduğu için tuzludur denizler, okyanuslar
Ve senin okyanusta yanımdaki yerin
Uğruma döktüğün gözyaşların kadar,
Uğruma döktüğün gözyaşların kadar…
Geçmiş zaman bulutlarına sarılmış
Nice aşklar saklar okyanuslar, nice aşklar…
Ferhat’lar, Şirin’ler, Leyla’lar, Mecnun’lar
El ele, koyun koyuna okyanuslardalar…
Kerem’ler, Aslı’lar…
Bir de aşkına ağlayanlar, ey sevgili,
Bir de aşkına ağlayanlar…
İnsanların ne pahasına olursa olursun birbirlerini hunhancara harcadıklari zamandayız kime nasıl davranırsan davran ayak takımından olmadıkça sende harcanırsın.Değerin kadarda bozdura bozdura harcarlar özetle üstadım değerini bilenlerle oturup kalk ,cok saf olmamaya çalış.Benim gibi beceremiyorsan otur ağla ne diyim daha ...
CUMANIZ MÜBAREK OLSUN
.
Hakikat yoludur din ile iman
İslamın şartına azaldı uyan
Kırk bayrama bedel Cuma'yla kıyam
Suhulet bayramı Cumadır-Cuma.
.
Seneler su gibi akıp geçiyor
Meşakat kulları ölçüp-biçiyor.
Yaradan her gün bir sayfa açıyor
Uhulet bayramı Cumadır-Cuma.
.
Bu nasıl sistemdir, bu nasıl usül
Ceddini bilmiyor şimdi ki nesil
İlmi internet, Tiweter velhasıl
Fazilet bayramı Cumadır-Cuma.
.
Cuma namazı her müslime farzdır
Bütün niyazlar Yaradan-a arzdır
Minareler sembol, kubbeler tarzdır
Özgürlük bayramı Cumadır-Cuma.
.
Mollalar Evrenden ibret almalı
Dört büyük kitabı Hak'tan bilmeli
Her yurttaş namazı özgür kılmalı
Hürriyet bayramı Cumadır-Cuma.
.
Yürüyelim çağdaş-aydınlık izde
Özgürlük çağlasın, damarda-özde
Ezanlar çınlasın, sema da-arzda
İslamın bayramı Cumadır-Cuma.
.
Der Vezir, İSLAM sevginin hasıdır
Hür medeniyetin güzel süsüdür
Ezanlar Ülkemin özgür sesidir
Barışın bayramı Cumadır-Cuma,,,
------OZAN ÇAKIROĞLU--------
Yüce Türk Ulusunun haftalık bayramı kutlu olsun...
her şeyi dine bağlamak doğru olmaz
LAİK-SOSYAL ve BİLİMSEL BAKIŞ
Mülkün temelidir Hakta adalet
Hakikat yolunda olmaz dalalet
Beşerin gönlünde yoksa melanet
Hayır-hasenatla koşar gideriz.
.
Yaradan'dan başka tapacak yoktur
Adem'le Havva'nın vuslatı haktır
Aşk ile yoğrulan yürekler paktır
Suhulet içinde, yaşar gideriz.
..
Hakikat bilenler yol alır Arza
Nefsini katmasa sünnete-farza
Eğer ki uyarsak Rahmani tarza
Bet-i bereketle taşar gideriz.
.
Dünyaya gelmedik boşu-boşuna
Ağyari kondurma toprak taşına
Herkes hürmet etse kendi eşine
Aşk ile çağlayıp, coşar gideriz.
.
Kuran-ı Kerimin rehberi tektir
Şeytani nefisler yabandır yaktır
Küffarın fetvası tuzaktır-faktır
Yezid'e tokatı basar gideriz.
Der Vezir, Ulusal birlik olalım
Dört kitap ta haktır, himmet alalım
Hür Cumhuriyetle, huzur bulalım
Karanlık bentleri aşar gideriz...
-------VEZİR PEHLEVAN-------
Dunya dongusu
Geceler gölgenin düşmanı olsa da,
Gölgelerdir gecenin gündüzde delili.
Bulutlar damlayı güneşten sakınsa da,
Her damla içinde gökkuşağı saklar.
Akrep ve tarantulaların zehri sanki,
Baharın müjdeci kış avuçlarında.
Cemreler kırıyor ayazın inadını,
İmkânsız fecirlerin dik yamaçlarında.
Dünyanın döngüsü bu, ömre inat;
Baharda çatlayacak daneler olmasa,
Örtü altında sayılı günlerdir hayat,
Çatlayıp patlayıp yaşama çıkacak.
Irmağın yokuşu, o sessiz göller;
İçinde beslenir nice yüzen gözler.
Şelaleler bendinde hengâme demler,
Güneşli günlerden gökkuşağı derer.
Müştular koşar avare dilek avına,
Girmeden ocaktaki demirler tavına.
Hükümsüz şerhler derlenir bir bir,
Uykuda, kitapsız filozof savına.
Uykusuz sabahlara yine geç kaldık.
Uyuyabilirsek uyuyalım bari...
Belki sızarsak başlar yarın.
Bahti nur inancını nasıl yaşamak istiyorsun?
Ortadoguda laik ve demokratik ülkeler kurulmalı. Bütün cemaatler ve tarikatlar kapatılmalı..
***** ASMİN ROJ *****
26-Aralık-1991 yılından itibaren, yani Sosyal Sovyetler Cumhuriyet Birliği
dağıldıktan sonra Dünyanın hiç bir yerinde DİN ve MEZHEPLERE dayalı
yönetim sistemi ve ya rejim sisteminin inşa edilmesi Tarih olmuştur???
Amerika ve yandaşları Sovyetler birliğinden ödleri kopuyordu ve Orta doğu
İslam Devletlerine el altından DİNİ destek veriyorlardı. Hatta bizim Ülkemiz de
mevcut tarikatlar ve bilumum asitane dergâhları Amerika'dan besleniyordu?
--Sosyal Sovyetler dağıldı Amerika Orta doğuya bomba yağdırmaya başladı.
İnadına ve ısrarla Dini değerlere saldırdı. Hatta hiç utanmadan İran'a Ramazan
ayında saldırdı.....ARKASI YARIN
Dini inancınızı insanlara yönetim şekli olarak dayatamazsınız..
Minareden atlarımmmm
Bayramınızı kutlarımmmm
bir kere girmeye gör
yitikler sokağına
aşka çeviremediğin hisler duygular
duvar olur aşılmaz engel karşında
sen seni koru güven tamdır sana
bilirim bunu bana hayır dediğin anda
yoğrulmamış hayaller henüz zamanda
düşmemiş yüreğin aşka hiç mi hiç
efes//35....20mart
Bir sunni ve hanefi musluman olarak Bu da benim bayram mesajim
Irana saldiran israil ve amerika musluman oldugu icin saldiriyor. Epstain olaylari ile dunya capinda lanetleniyorlar.
Irandaki masumlarin Mezhepleri bizi ilgilendirmez. Hesaplarini Allaha verecekler. Irana saldiran siyonist amerika ve israilliler Irandan sonra sirada turkiyenin oldugunu acik acik dile getiriyorlar. Butun bunlara ragmen
Turkiyenin de icinde oldugu 12 islam ulkesinin disisleri bakanlari assagilik siyonist zalim israil ve amerika yerine Irani kinayan bildiri yayinlamislar. Demekki bunlarda siyonist yahudi. Baska izahi varmi.
Ey gerekmez yerlerde kahrolsun israil amerika siyonistler diye bagiran y.sak siyasal islamcilar, amerika halkinin bile ?? de 80 nin hiristiyan Halkinin % 100 lanetledigi bir savasi lanetleyemeyen serefisz munafik siyasal islamcilar surusu, islam deccali sufyanlar toplulugu ve onlarin yandaslari; alayiniza lanet olsun. Allahin laneti munafiklarin ve sufyanlarin deccallarin uzerine olsun. Bayramlari zehir zikkim olsun.
Bu bayram, o bayram olsun.
Tüm şiirsever, sanatsever dostların Ramazan bayramını içtenlikle tebrik eder, herkese sağlık, sıhhat ve afiyet, başarı, huzur ve mutluluk dilerim.
İçimde kopan kıyametlerin ne bir zafer çığlığı var ne de çekilecek bir teslimiyet bayrağı...
Sadece benim duyduğum, kendi kurduğum ve kendi yıkıldığım şahsi bir muharebenin ortasındayım.
İnsanlar, o büyük ve fiyakalı cümlelerle 'Sonunu düşünen kahraman olamaz' derler hep.
Oysa ben, o parlak hikayelerin satır aralarına sığmayacak kadar yorgun, çıplak ve gerçeğim.
Sonumun nereye varacağını bilmediğim gibi, bu sessiz direnişin sonunda kılıcını havaya kaldıran o kahraman olacağımı da hiç sanmıyorum.
Ben sadece omuzlarımdaki kendi yükümü düşürmeden taşımaya çalışıyorum.
Ask asla zor degildir. Insanin severek yaptigi hic bir sey zor gelmez ona. Yormaz onu, hatta dinlendirir.
Dolayisi ile, Sen bir adim gittiginde o ask on adim gelmiyorsa, ve o on adim geldiginde sen ona kosmuyorsan, o ask mask degildir. Erkek ise abazalik sendrumu kadin ise senden daha iyisini bulamadigi icin askim diyordur.
Ikisini de cok iyi tecrube ettim.
Ask olan derki sen mutlu isen ben de mutluyum. Ve askinin mutlulugundan mutlu olan askina ne yapmaz. Ve boyle bir ask bulasicidir. Bu dafa sen de onu mutlu ederek mutlu omaya baslarsin. Boyle bir ask cok nadir bulunur. Tecrube ettim.
Digeri de derki beni mutlu edersen ben de seni mutlu ederim. Boyleleri asla mutlu edilemez. Su degirmeni gibidir. Usten alir, altan ogutur doker. Ustten alamadigi zaman degirmen taslarinin bir birini yedigi bir birinizi yersiniz. Cunku asla ben ne veriyorum bu insana mutlu etmek icin dusunmez. Bana ne veriyor vermiyor hesabi yapar. Hatta verdiklerinin degil vermediklerinin hesabini tutar.
Hic bir sevgiye muhtac olmayan Allah bile abidine (kole, kul degil, kole kul efendisine menfaat saglar. Subhan olan Allah bizden ne menfaat sagliyor. Kul Allah iliskisi, deniz balik, agac toprak, anne yavru iliskisi gibi dir. Balik denizdendir. Deniz baligin her seyidir. Fakat deniz baligin hic bir seyine muhtac degildir. Bebek annedendir. Anne bebegi Yedirir, icirir, korur kollar. Buyutur. Bebek anneye muhtac, anneye uymak zorunda. annesiz yasayamaz. Anne bebekten hic Karsilik beklemez. Muhtac olan bebektir. Lutufkar olan annedir.) Allah bile bir adim gelen abidine on adim geliyor. Sen kim oluyorsun da hep sana gelinsin istiyorsun. Sana gelen yolun kilometre tasini sokeyim...
*** ÇANAKKALE GEÇİLMEZ ***
Düşman kuvvetleri Ülke sathında
Hemi de Hünkâr'ın pay-ı tahtında
Jurnalcı cambazı saray katında
Vatan Ahvalini gördü ordumuz.
.
Osmanlı kastına ferman yazdılar
Gemiler gönderip tuzak kazdılar
Yedi Düvel birden sınır çizdiler
Geçilmez bir duvar ördü ordumuz.
.
Düşman gemileri geldi dayandı
Çanakkale tozdu, kana bulandı
Şehitlerin her biri, yiğit-civandı
Haçlıyı denize sürdü ordumuz.
.
Nice masumlar süngüye takıldı
Köylerimiz yağma oldu yakıldı
Binlerce yiğidin kanı döküldü
Bağrını kefenle sardı ordumuz.
.
Türk-Kürt, Çerkez-Lazı omuz omuza
Düşmanı döktüler, mavi denize
Hürriyet dönüştü Aya-Yıldıza
Küffara dersini verdi ordumuz.
.
Çakıroğlu yazdı, getirdi dile
Göz yaşı çağladı, dönüştü sele
Vatanım namustur, verilmez ele
Hainden hesabı sordu ordumuz,
Ulusal birliği, kurdu ordumuz...
-------OZAN ÇAKIROĞLU------
18 Mart Çanakkale Zaferimiz Türk Ulusal Milletimize kutlu olsun.
Başta Gazi Mustafa Kemal Atatürk olmak üzere, bütün kahraman
Şehitlerimizi saygı, minnet ve rahmetle anıyorum... Yattıkları yer
hurişan olsun...
*** LAİK ve SOSYAL BAKIŞ ***
--Vahşi Kapitalizmin, en öncelikli siyasal, sosyal, kültürel ve ekonomik yaptırımı
bilinçsiz, çaresiz, kuralsız, yetersiz ve ehilsiz bir toplum yaratmaktır. Çünkü her
çağ ve medeniyette cehaleti kullanmak kolay ve ucuz maliyetlidir???
.
**PEKİ BU CEHALET KİMDİR, NASIL SARFİ EYLEMLERDE BULUNURLAR?
1-Her şeyin en iyisini onlar bilirler. Kargadan başka kuş ve kendilerinden baka kuş tanımazlar.
2-Hiç araştırıp irdelemeden bilgi sahibi olurlar. Ve bildiklerini başkalarına empoze etmek için
şekilden-şekile girerler?
3-Kibar, efendi ve Kâmil insanları zayıf ve hakir görürler...
4-Kusurlarını gizlemek için, Din ve mezhepsel inançlarını kullanırlar...
5-Hak-hukuk ve adalet mizanına kafa tutarlar ve döner etrafındakilere ahlak dersi verirler.
6-Empati-kıyas yapma yetenekleri yoktur. Her zaman Dini ve maddi yaptırımla toplumu
dizayne etmek için şekilden-şekile girerler.
7-Sıkıştıkları zaman Yüce Dinimizi orta çağ gölgesi altında zülfikâr bir kılıç gibi kullanırlar.
8-Kendilerinden olmayan bütün insanlara kin-nefret kusar ve buğuz ederler???
9-İkna kabiliyetleri gelişmediğinden dolayı, rakip ve muhalif gördükleri herkese iftira-çamur
ve küfür politikasıyla sindirmeye çalışırlar.
10-Her zaman ve her yerde bilimsel teatilerden uzak dururlar. Kürsülerden tek başına palavra
ve martaval atarlar..
----------ARKSI YARIN--------
sindirmeye
Zumer 27:
Andolsun, öğüt alsınlar diye biz bu Kur’an’da insanlar için her türlü misali verdik.
Anlamadan okumakla nasil olacak bu is
Zumer 23:
Meali: Allah, sözün en güzelini, hem aynı benzerlik (uyum ve ahenk)te, hem de tekrarlı (ve karşılıklı ifadeli) (müjde ve tehdit, rahmet ve azap, cennet ve cehennem gibi) bir kitap olarak indirdi. Rablerinden korkanların, ondan (âyetleri dinlemekten dolayı) tenleri ürperir, sonra da bedenleri ve kalpleri Allah’ın zikri için yumuşar. İşte bu (Kitab), Allah’ın (son gönderdiği) rehberidir. Dileyene/dilediğine, bununla doğru yolu gösterir. Allah kimi de sapıklıkta bırakırsa artık ona doğru yolu gösteren bulunmaz.{2}
Kuran anlamadan okunursa nasil tuyler urperecek, bu ayetin hukmu nasil o insanda vuku bulacak.
Bilmem ki bir daha bu yorgun kalbim
Kelebek gibi çarpar mı görünce çiçek
Rüzgârla buram buram kokar mı
Eserken değdiği her narin çiçek
Gözlerim akşam alacası gibi artık
Renkler loş ve günler gevşek
Dört yapraklı yoncadan vazgeçtik
Bilmem ki çıkar mı bahtıma bir tek
Bu gun ki gunlerden sonbahar gunu
Bugunde Siirler gulli Karanfilli, lelali
Coktan Unuttuğum kokular gunlugu
Kirsalda acmis mis kokulu igdeyim
Cıvıl cıvıl bahçeler renk a renk dallar
Her yaprakta bir eski koku saklı
Okur bir kitap gibi esen ruzgarlar
Bilmemki benmi eski bahcemi sakli
*** LAİK SOSYAL BAKIŞ ***
Bu Dünya bakidir, insanlar fani
Ebcet okumakla, olunmaz kâni
Gel kardaş Evreni Kuran'dan tanı
Batıla inanma, harda kalırsın.
.
Hurafe peşinde kendini yorma
Ceberrüt zalimin safında durma
Haşhaşi sulbüne adresi sorma
Kervanın dağılır yolda kalırsın.
.
Avrupa selinde coşup çağlama
Tarikat çarkına umut bağlama
Menfaat uğruna, yürek dağlama
Mahşeri divanda korda kalırsın.
.
Gönül aynasını pasa bulama
Haçlı bahçesini boşa sulama
Zalime eğilip, etek yalama
Gün gelir ahu-zarda kalırsın.
.
Hakikat yolunda gezmeyi öğren
İlim deryasında, yüzmeyi öğren
Müşkülü bilimle, çözmeyi öğren
Rehbersiz yol alma zorda kalırsın.
.
Der Vezir, elbet bu devran durulur
Hakkın mizanın da, divan kurulur
Taksirli amelden, hesap sorulur
Omurgan bükülür yerde kalırsın.
Kim bilir o zaman nerde kalırsın...
--------VEZİR PEHLEVAN---------
Anlayana Sivrisinek Saz, anlamayana benim sözlerim az...
Ahmed Arif demiş ki;
"Çiçek gibi insanların kalbini kırdınız,
Umutlarını yok ettiniz ,
Bahçeleriniz bahar görmesin.."
Ve Neşet Ertaş eklemiş;
"İncinmiş olanın ahı, nereye gitse bulur sahibini."
Ehli iman bir insan Allaha yaklastikca imtihan edilir. En buyuk imtihani peygamberler vermistir. Imtihandan gecen bir cok insan otomatikmen sadece akilla olaylara yaklasir. Akla mudahale edebilen seytana maruz kalir, setan vesvese verir. Karamsarlik fisildar. Insan bunalima girer. Dengeyi kaybeder. Hasta olur ya da intihar eder. Allah muhafaza.
Oysa mumin hem akliyla hem kalbiyle dusunen insandir. Akil ve kalp catistiginda, ilahi ilhamin alicisi kalbini dinler. Ve sirazeyi kaybetmez. Guc alir. Sabir eder.
Insan hem akliyla hem, kalbiyle bakmali, kalbiyle gormeli, kalbiyle analiz etmeli,
Sadece Akliyla bakan insanlar sadece simdiki zamandaki sebep sonuclari toplar cikarir. Sebeplerin yaraticisini unutur. Zorluktan darliktan gecen simdiki anini seytanin da vesvesesini kendi akli sanip negatif sonuc uzerine negatif sonuc cikartir. Dehsete kapilir. Umidini yitirir. Umidini yitiren insan yasama dugusunu da kaybeder. Gelecegi de goremedigi icin, ici kararir. Umitsizlige duser. Ya hasta olur. Yataklara duser. Ya da daha kotusu intihar eder.
Oysa bir mumin icin bu dunyada yasadigi her an kardir. Bir gun fazla yasamak bir gun eksik yasamaktan cok cok daha degerlidir. Cunku bir rekat namaz fazla kilar. Hele yaslaninca, yasliligin zorluklari kefaretlere donusur.
"Muhakkak ki Ben, İslam yolunda saçını ağartan kadın ve erkek kulumdan (ona azap etmekten/sorgulamaktan) haya ederim."
Buyurur hadiste. Ayrica 50 yasini gecenin hesabi kolaylasir. 90 yasini gecenlerin gecmis ve gelecek gunahlarinin bagislandigini mujdeler hadisler. Ayrica sabretmek, yasamaya devam etmek hem derdi kefarete donderir, hem bunalima girip kendi canina kiyanin aksine amel defterini acik birakir, amel defteri dolmaya devam eder. Olunce amel defteri kapaniyor zira.
O yuzden dert ve zor zamanlar Allaha giden bir asansordur aslinda. Ama bu asonsorun islamin bes sartindan, ve kuran okumaktan, tovbe istigfar etmekten, Allahi bol ca zikretmekten, dua etmekten, selatu selam getirmekten olusan bir asansor.
Olaylari sadece akliyla degil kalbiylede irdeleyen ehli iman, once her turlu aksakliga sikintiya ragmen var olmanin ve yuce yaraticiyi tanimaya museref olmanin ne buyuk bir nimet oldugunu bilir. gecmiste rabbinin o bir hic iken verdiklerini hatirlar. En buyuk imtihanlara peygamberlerin tabi tutuldugunu bilir. Zorluklara sabri rabbine yaklasmakta bir mirac asansoru kabul eder. O sikintilarin rabbinin kendi icin tayin ettigi yarinlara ulasmak icin bir arinma, rabbine yaklasmada bir asonsor oldugunu bilir. Ve mucadele etmeyi, umidini Kaybetmemeyi kendine telkin eder. Yanliz akil ile degil ayni zamanda Kalb ile dusunen, kalp ile bakan, kalp ile goren, analiz eden insan seytanin vesvesesinden de siyrilir. Sadece Akil ile dusunen insan seytanin karamsar vesveselerini kendi akli sanip bunalima girerken, ayni zamanda kalp ile bakan insan, kalbe dusen ilahi ilhamlara kulak vererek seytanin vesveselerine ehemmiyet vermez. seytani saf disi birakir.
Aklin yaninda Kalp ile gorme yetenegini kazanmanin ve kalp gozunu gelistirmenin en iyi yollarindan biri de Allahin verdigi nimetleri sık sık hatirlatmak.
Ornegin: koca bir yok olabilirdim. Allah beni var kildi. Hayvan olabilirken, insan kildi. Gayri muslim olabilirken muslim kildi. Sakat olabilirken saglikli kildi. Egitimsiz olabilirken egitimli kildi, ve daha da detaylandirmak daha da guzel olur. mesela evini verdi. Kardeslerini verdi. Anne baba verdi. Verdi, gormek verdi. Bu aksamki yemegini verdi...
Kuranda en az yedi ayette Allahin uzerinizdeki nimetlerini anin, diye gecer. Allahin nimetlerini anmak, insanlari sıkınti ve imtihan anlarinda bunalima girmekten korur. Cunku insan, gecmisten guc alir. Ana sabreder. Gelecegi kazanir. Cunku gecmiste veren rabbim, gelecekte de verecektir der. Herseyi bilen rabbim, hic bir seyi hikmetsiz yapmayan rabbim elbet benim icin daha iyisini Murad ediyor diye dusunur. Hem sıkıntiya dayanma gucu alir. Hem de panik olmaz. Gayret eder. Dua eder. rabbinin lutfunu ve ihsani kendine ceker.
Fâtır Suresi, 3. Ayet: "Ey insanlar! Allah’ın üzerinizdeki nimetini hatırlayın. Allah’tan başka, size gökten ve yerden rızık verecek bir yaratıcı mı var? O’ndan başka ilah yoktur. Öyleyse nasıl olup da döndürülüyorsunuz?"