Kültür Sanat Edebiyat Şiir

serbest kürsü sizce ne demek, serbest kürsü size neyi çağrıştırıyor?

serbest kürsü terimi Seu Kuyt tarafından tarihinde eklendi

  • Vezir Pehlevan
    Vezir Pehlevan


    ELHAMDÜLİLLAH MÜSLÜMANIZ
    Andımız der ki Türk'üz çalışkanız
    Her türlü melanete alışkanız
    Rantiye uğruna her-dem akışkanız
    Şükür Yaradana Müslümanız biz.
    .
    Cumhuriyete hep sayar dökeriz
    Saray da kim varsa onu överiz
    Sağına eğilir, sol'u döveriz
    Vallahi çok adil müslümanız biz.
    .
    Gösteriş uğruna, Hacca gideriz
    Cuma'yı kaçırmaz, niyaz ederiz
    Dört kumayla birden zina yaparız
    Muskayla çarparız müslümanız biz.
    .
    Bir güzel görünce caka satarız
    Altı yaş kızlara nikâh yaparız
    Vallahi Deveyi yalar yutarız
    Elhamdülillah çok müslümanız biz.
    .
    Pandemi de ilaca zam yaparız
    Deprem-zelzele de çadır satarız
    Atatürk devrine çamur atarız
    Hak-hakikatlı müslümanız biz.
    .
    Hakka değil saraya secde ederiz
    Hilafet deyince önde gideriz
    Sıkıyı görünce zülmü tutarız
    Savrulun ağalar müslümanız biz.
    .
    Çakıroğlu derki mizan yontulmuş
    Merhamet kalmamış, vicdan tutulmuş
    Kamu malı hamuduyla yutulmuş
    Şükür Yaradan-a müslümanız biz...
    --------OZAN ÇAKIROĞLU--------

    Kardaş, daha ben ne diyem, ne söyleyem
    Anlayana sözlerim olsun hediyem...



  • Vezir Pehlevan
    Vezir Pehlevan


    Hani her fırsatta inadına ve ısrarla Türk medeni kanunu Avrupa'dan
    alınmıştır. Yok şöyledir, yok böyledir bir sürü ithamlar dört nal gidiyor.
    BAKINIZ bu gün mevcut Hükümet resmi nikâhı kesinlikle zorunlu kıldı.
    Hatta resmi nikâh yapılmadan imam nikâhı yapılmayacaktır diye kararname
    çıkardı. Ehh bakalım buna ne diyeceksiniz????

  • Vezir Pehlevan
    Vezir Pehlevan

    Muhterem Kardeşim, ben nikap filan demedim. Türk medeni
    kanunundan bahsettim. Bu medeni kanun kapsamı en çok Anadolu
    kültürel yapısı gereği şeref tacı saydığımız KADILARI kapsamaktadır.
    Resmi Nikâhla birlikte imam, muta, muhtar, kaptan ve benzeri zülümleri
    ortadan kaldırmıştır. Ayrıca üç talak vahşetini ber-taraf etmiştir.
    --Türk medeni kanunu beraberinde, kız çocuklarının okuma, iş kuma ve
    memur olma haklarını vermiştir. Ayrıca seçme seçilme hakkı, teşebbüs hakkı
    Her türlü imtiyaz hakkı, miras ve boşanma hakkı vermiştir. Daha sonraları
    Ebe-hemşire, öğretmen, doktor, mühendis, Kaymakam ve Vali yapmıştır.
    Akabinde Vekil, Mebus ve Başbakan yapmıştır..
    --Bütün bu köklü devrimlerin % 5 ini bile Osmanlı 600 yıl da yapamamıştır.
    Bütün bu ulvi devrimlere, ben ve benim gibi Demokratik Laik, Sosyal ve Hukuk
    Devlet sisteminden yana tavır koyan cümle Vatandaşlar gönülden bağlıdırlar.
    Ben bütün kalbimle inanıyorum Kuva-yi milliye ruhu asla sönmeyecektir. Bu kutlu
    ve hür Cumhuriyetimiz elebet dim-dik ayakta payidar kalacaktır... VESSELAM
    -----------OZAN ÇAKIROĞLU-----------

  • Önder Akın
    Önder Akın 09.01.2026 - 16:49

  • Us Atölyesi
    Us Atölyesi

    "bilmek b ü t ü n k ö t ü l ü k l e r i n anasıdır"

  • Us Atölyesi
    Us Atölyesi

    "neçayınız neçorbanız var.... n i y e böyleoldunuz k ü r s ü m i l l e t i n i n insanları"

  • Vezir Pehlevan
    Vezir Pehlevan

    ***** TOPLUMSAL AHLAK *****
    --Ait olduğun toplumun bütün değer yargılarına, sosyal ve kültürel yapısına ve her türlü
    müspet yaşam şekillerine, Anayasal haklarına saygı duyarak uyması gereken kurallar
    bütünlüğüne Toplumsal ahlak denir.
    --Bireyler bütün vatandaşlık haklarını kollayıp-korumak zorundadır. Ancak kendi haklarına
    sahip çıkarken, başkalarının haklarına da saygı duymak zorundadır. Yaşamsal devinim
    içerisinde sevgi, saygı, hoşgörü, doğruluk, şefkat ve merhamet duygularını besleyen ve
    devinimleştiren kurallar bütünlüğüne Toplumsal AİDİYET denir...
    .
    ***** EVRENSEL AHLAK *****
    Uluslar arası diplomasinin kurallar bütünlüğüne, her türlü ticari anlaşmalara, Milletler arası her
    türlü Siyasal ve sosyal haklara riayet edilmesi. İnsan hakları mahkemesinin sosyal ve hukuksal
    yaptırımlarına saygı duymak. Bütün bu kurallar içerisinde Din-mezhep, ırk, renk, milliyet ve
    cinsiyet ayrımı yapılmaksızın Evrensel etiğin yerine getirilmesine EVRENSEL AHLAK denir...
    .
    ***** DİNSEL ve MEZHEPSEL AHLAK *****
    Bireyler mensup olduğu Dinin, belirlemiş olduğu gidişatın tamamına kayıtsız ve şartsız.
    uyulması ve her türlü ibadet ve davranış eylemlerinin bağlı olduğu dini vecibeler doğrul-
    tusun da icra ve ifa etme eylemlerinin bütününe DİNİ ahlak denir..
    ***** MEZHEPSEL AKLAK *****
    Bireylerin bağlı olduğu, ve ya peşinden gittiği Mezhebin emrettiği ve eylemleştirdiği
    bütün yaptırımlara kayıtsız ve şartsız bağlı kalmasına mezhepsel AHLAK denir....
    .
    ***** KAMUSAL ve ULUSAL AHLAK *****
    --Cümle bireylerin Yurttaşı Olduğu Devletin, Siyasal, sosyal, hak-hukuk ve adalet gidişatına
    kayıtsız şartsız uyulmasına riayet etmek. Toplumsal anayasal haklara saygı duymak. Bütün
    ticaret ve her türlü iletişim eylemlerini ilgili kanun doğrultusunda icra etmek. Bireysel, komünal
    ve toplumsal kurallara asi olmadan, Din-mezhep, ırk, renk, dil, milliyet ve cinsiyet ayırt etmeden
    yazılı ve sözlü kuralların bütünüdür. Benim de benimsediğim, ve basiretimin algıladığı ölçüde
    riayet ettiğim AHLAK şeklidir...
    --Kamusal ve ulusal ahlaki kavramları Devlet sistemiyle icra ve ifa edilmesini sağlayan Dünya'da
    tek Lider ve Devlet Adamı Ulu Önder Mustafa Kemal Hazretleridir...Bunu da ilke ve inkılaplarıyla
    hayata geçirmiştir. KUL ve FERMAN Devlet rejiminden Cumhuriyet ve Demokrasi yönetim sistemine
    geçmiştir. Demokratik, Laik, Sosyal ve Hukuk sistemiyle Fikri hür, irfani hür, vicdani hür, dini ve
    mezhebi hür bir toplum yaratmıştır....
    --Yüce Yaradan Cumhuriyetimize mukayyet olsun. Vatan, Millet ve Bayrak düşmanı her türlü
    şerefsiz hainlere fırsat vermesin... VESSELAM
    -------------OZAN ÇAKIROĞLU --------------

  • Hamiye Gül
    Hamiye Gül

    EDEBİYAT – SANAT – İNSAN


    Giriş


    İnsan, var olduğu andan itibaren kendini anlatma ihtiyacıyla hareket etmiştir. Bu anlatma eylemi kimi zaman bir iz, kimi zaman bir imge, kimi zaman da bir sözcük olarak ortaya çıkmış; zamanla sanat ve edebiyat adı altında biçimlenmiştir. Edebiyat, sanat ve insan bu nedenle birbirinden bağımsız alanlar değil, aynı kaynaktan beslenen bütüncül bir varoluş biçimidir. İnsan anlatır, sanat biçim verir, edebiyat ise bu anlatıyı anlamla kalıcı kılar.

    Tarih boyunca toplumlar kendilerini sanat yoluyla görünür kılmış, bireyler ise edebiyat aracılığıyla iç dünyalarını tanımıştır. Bu yönüyle edebiyat yalnızca estetik bir üretim alanı değil; insanın yaşadığı çağa, topluma ve kendine tuttuğu bir aynadır. Sanat ise bu aynanın duyusal ve görsel boyutunu oluşturur.

    21.yüzyılda anlatı biçimleri değişmiş, okuma hızlanmış ve görsellik ön plana çıkmış olsa da insanın kendini anlamlandırma ihtiyacı değişmemiştir. Bu makale, edebiyat, sanat ve insan arasındaki bu sürekliliği zamanın başından bugüne uzanan bir perspektifle ele almayı amaçlamaktadır.

    Zamanın Başı: Görsel Anlatı

    İnsanın ilk anlatısı görseldir. Mağara resimleri, semboller ve hiyeroglifler; hem sanatın hem de anlatının en erken biçimleri olarak karşımıza çıkar. Bu görseller yalnızca estetik izler değil, aynı zamanda okunabilir anlatılardır. İnsan, henüz yazıyı bulmadan önce bile yaşadığını, gördüğünü ve hissettiğini aktarmanın yollarını aramıştır.

    Bu dönemlerde sanat, anlatının kendisidir. Görsel anlatı, insanın kolektif hafızasını oluşturan ilk kayıt alanı olarak edebiyatın da temelini atmıştır.

    Zaman İçinde Evrilen Anlatı

    Zaman ilerledikçe anlatım biçimleri değişmiş; söz, ritim, mit ve destanlar ortaya çıkmıştır. Anlatı, yalnızca iz bırakma amacı taşımaktan çıkarak anlam üretmeye yönelmiştir. İnsan, bireysel deneyimini toplumsal hafızayla birleştirmiş; edebiyat bu birlikteliğin taşıyıcısı hâline gelmiştir.

    Biçimler evrilmiş, anlatım yolları çeşitlenmiş; ancak anlatma ihtiyacı sürekliliğini korumuştur. Değişen şey araçlar olmuş, kaynak ise aynı kalmıştır.

    Yazıyla Gelen Dönüşüm

    Yazının bulunmasıyla birlikte anlatı kalıcı hâle gelmiş, insan düşüncesi zamanın dışına taşınmıştır. Edebiyat bu noktada yalnızca bireysel bir ifade alanı olmaktan çıkmış; kültürün, tarihin ve toplumsal belleğin taşıyıcısı hâline gelmiştir.

    Sanat, anlatının duyusal boyutunu üstlenirken; edebiyat insan deneyimini sözcüklerle derinleştirmiştir. Böylece insan, kendini yalnızca yaşadığı an için değil, gelecek kuşaklar için de anlatabilir duruma gelmiştir.

    21. Yüzyıla Geliş

    21. Yüzyıl hızın, yoğunluğun ve görselliğin çağıdır. Metinler kısalmış, anlatılar yoğunlaşmış; okuma alışkanlıkları değişmiştir. Ancak bu değişim, edebiyatın özünü ortadan kaldırmamıştır.

    Günümüz edebiyatı geçmişin bir kopyası ya da taklidi olmak zorunda değildir. Edebiyat, geçmişten beslenir; fakat onu tekrar etmez. Taklit biçimi çoğaltır, kopya yüzeyi üretir. Oysa edebiyat, insanı merkeze alarak çağla birlikte büyür ve dönüşür.

    Sosyolojik ve Sosyo-Kültürel Boyut

    Sanat ve edebiyat, bireysel duygu ile kolektif yaşam arasında güçlü bir bağ kurar. Toplumlar kendilerini sanatla ifade ederken, bireyler edebiyatla kendilerini tanır. Bu iki alan, sosyolojik ve kültürel açıdan birbirini tamamlayan yapılardır.

    Bir elin parmakları gibi; ayrı ayrı var olsalar da birlikte anlam kazanırlar. İnsan, bu bütünlüğün merkezinde yer alır.

    Son Söz

    Gelecek yüzyıllar bugünü, geride kalan anlatılar üzerinden okuyacaktır. Resimde, sözcükte, biçimde ve seste insanın kendini nasıl anlattığını arayacaktır. Biçimler değişecek, araçlar çoğalacak; ancak insanın kendini anlatma ihtiyacı varlığını sürdürecektir.

    Kopyalanan ve taklit edilen anlatılar zamanla silinir.
    İnsanı merkeze alan anlatılar ise kalır.

    Çünkü edebiyat tekrar değildir,
    sanat süs değildir,
    insan da bir araç değildir.

    Edebiyat ve sanat, insanın kendini her çağda yeniden anlatma biçimidir.

    07.01.2026
    Hamiye GÜL

  • Ahmet Ihsan Arac
    Ahmet Ihsan Arac

    İman yetmiş küsur bölümdür; en üstte 'Allah'tan başka ilâh yoktur' sözünü kabul etmek ve en altta insanlara sıkıntı veren bir nesneyi yoldan çekmek/kaldırmak bulunmaktadır. Haya da imanın bir parçasıdır." hadis
    Peki imanin bu, yetmis kusur subesi neler olabilir
    Bence hadiste gecen 70 kusur tam bir rakamdan ziyade cokluguna vurgudur. Cunku artirilabilinir

    Imami beyhakiye gore imanin 77 subesi,

    KALP ILE ILGILI
    Allaha,
    Meleklere,
    Kitaplara,
    Peygamberlere,
    Ahirete,
    Kadere, IMAN

    Allahi sevmek
    Allah icin sevmek/buguz etmek

    Ihlasli olmak
    Tevbe/istigfar
    Sabretmek
    Sukur etmek
    Tevekkul etmek
    Gokleri ve yerleri Okuma, /tefekkur

    Allahtan korkmak
    Allahtan umit etmek
    Allahtan umit kesmemek

    Kaderine razi olmak/Allahtan, resulden,kurandan razi olmak
    Mutevazi olmak
    Kibirli olmamak
    Haset etmemek
    Kin tutmamak
    Merhamet etmek
    Hayali edepli olmak
    Iyi niyetli olmak
    Kalbi temiz olmak
    Dunya sevgisine kapilmamak
    Ölumu hatirlamak

    DIL ILE ILGILI SUBELER
    kuran okumak
    Ilim ogrenmek ve ogretmek
    Zikir
    Dua
    Selam vernek/selam almak
    Iyiligi yayip kotulugu engellemek

    VUCUT ILE ILGILI SUBELER
    namaz
    Oruc
    Hac
    Zekat
    Cihad
    Anne-babaya iyilik
    Akrabaya iyilik
    Komsuya iyilik
    Yetime sahip cikmak
    Fakire yardim etmek
    Misfire ikram
    Emanate riayet
    Dogruluk/durustluk
    Adaletli olmak
    Sozunun eri olmak
    Haksizlik yapmamak
    Icki icmemek
    Kumar oynamamak
    Zina yapmamak
    Hirsizlik yapmamak
    Giybet etmemek
    Yalan soylememek
    Gozunu haramdan sakinmak
    Kul hakkindan sakinmak
    Temizlik
    Abdest
    Gusul
    Tesettur/ avrat yerini ortmek
    Hayvanlara iyi davranmak
    Haksiz yere cana kiymamak/ insanlara zarar vermemek
    Yoldan eziyeti kaldirmak/ tabiata zarar vermemek

    DAHASI:
    israf etmemek
    helal rizik icin calismak
    Zamani bosa harcamamak
    Iki gunu bir gecirmemek, yani kendini gelistirmek
    Agac dikmek
    Cocugunu sevmek
    Cocugu hayirli yetistirmeye calismak
    Resulullahi (as.) anne babadan evladindan cok sevmek
    Kufre dusmekten korkmak
    Her zaman Hidayet istemek
    Selavat getirmek
    Itikafa girmek
    Allahin uzerindeki nimetlerini anmak
    Faiz yememek
    Luzumsuz harcama yapmamak
    Kurana, kabeye, kutsal seylere saygi
    Adil ve dindar idareciye itaat
    Muminleri sevmek, selami yaymak
    Sadaka vermek, comert olmak
    Ensar ve muhaciri sevmek
    Tebessum etmek
    ...




  • Erinç Türk
    Erinç Türk

    koca bir şiir o
    günden geceye düşen
    düş mü hayal mi yoksa delice sevda mı
    ruhun ateşe düştüğü anda
    mağmalaşan hisler
    döngüdeki duygular
    arzu fırtınası okyanuslarda

    koca bir şiirdi
    şarkılara güfte
    ozan dilinde kayan yıldız
    çağdan çağa
    içte sessiz çığlık
    dışta kanatlanmış muştu

    koca bir şiirdi
    okuyan sen yumuşayan taş yürek
    bilinmezliği yaşatan özne
    aşk merdiveni bir çiçek saksıda
    hangi dalı seçersen seç
    her basamak kutsiyet
    eriştirir sevinin sevdasına

    o bir şiirdi
    kişiye özel algı yaratır benlikte
    sonsuzluğa açılan gez göz arpacıkta
    vurulan yürek..
    hadi ey can şiirinin şairi
    seni sunakta bekler
    e f e s //35...02012026

  • Kenan Aydın
    Kenan Aydın

    Hz. Ali ve İlim

    Selâm olsun size canlar,
    Ali demeyen ilim bilmez,
    İlme aşık olan anlar,
    Ali demeyen ilim bilmez.

    O'dur ilmin hem kapısı,
    Muhammet'te ilmin hepisi,
    Ehli beytin efendisi,
    Ali demeyen ilim bilmez.

    Oku! Fişte Ali vardır,
    Ali candır, Ali yardır,
    Her işte hikmet vardır,
    Ali demeyen ilim bilmez.

    Âşık der ki kapıya gidek,
    Ali'ye serimiz verek,
    Ali'siz ilim ne gerek,
    Ali demeyen ilim bilmez.

    Güzellik ve Devleti ve Şiir ve Dua sayfa 576 Kenan AYDIN





  • Kenan Aydın
    Kenan Aydın

    İlme aşık olan anlar,
    Ali demeyen ilim bilmez....

  • Vezir Pehlevan
    Vezir Pehlevan


    İNŞALLAH...MİLLETÇE HUZUR ve REFAHA KAVUŞURUZ.

  • Bekir Şahin
    Bekir Şahin



    2026’nın hepimize sağlık, huzur ve başarı getirmesini dilerim. Yarım kalan işler tamam olsun, niyet edilen her şey hayırla sonuç bulsun. Evi, eşyayı, arabayı gönlünden geçiren alsın; hasret çeken kavuşsun. Dilerim bu 365 gün, herkesin muradına vesile olsun.

    İyi seneler


  • Vezir Pehlevan
    Vezir Pehlevan


    ***** RUBAİYAT *****
    Gün gelir devran döner, hazan düşer bedene
    Kusur kendinde ara, bağlama bir nedene
    Ne sağına minnet et, ne de solundan yürü
    Biraz hürmetin olsun, Halka hizmet edene...
    ----------OZAN ÇAKIROĞLU----------

  • Ayın Seyyahı
    Ayın Seyyahı

    Sebepsizce yürüdüm o gecede
    Gelmeyeceğini göremeyeceğimi bile bile
    Yaslandım o buz gibi duvarlara
    Hüngür hüngür ağlayacağımı duya duya
    Titredi ruhum adete çıkacağım der gibi
    Ama okşuyorduda azrail saçlarımi
    Senmiydin gelen yoksa
    Sessizce gelen yanıma
    Yoksa gölgenmiydi beni takip eden
    Duramayacağımı bile bile yürüdum o gecede
    Islık sesi var uzaklarda adını ıslıyor dudaklarım
    Ne ağıt var kalbimde ne acı gözümde
    Kana kana içiyorum sensizliği
    Kanatacağını göre göre adımlarımı sıklaştırıyorum
    Gelmedim hayır gelemedim o kapının sana açılmayacağını biliyorum
    Sana çıkmayacak yolu bile bile yürüyorum
    Gelmedim gelemedim belkide yüruyemedik...
    Vedalar acı gercekler can yakıyor
    Ya gözlerin ,silinemeyesice ruhumdan
    Söküp neden almadın ki
    Belkide bilerek yaptın kaderin değil senin cilvendi
    Cambazca oynadın sevdayı belkide
    Ya ruhun odamı cambazdı
    Bile bile attın beni en dibe
    Çıkamayacaksın diye diye
    Dediğin gibide oldu
    Bıraktığın yerdeyim
    O buz gibi duvara yaslı çocuk
    O yola bakıp hayaller kuran
    Belki diyerek iç çekerken son sigarasını yakan
    Sessizce kabullenişlerini bile sineye çeken
    Ama yine de goz göre göre eriyen o sokak çocuğu
    .....

  • Ayın Seyyahı
    Ayın Seyyahı

    Sebepsizce yürüdüm o gecede
    Gelmeyeceğini göremeyeceğimi bile bile
    Yaslandım o buz gibi duvarlara
    Hüngür hüngür ağlayacağımı duya duya
    Titredi ruhum adete çıkacağım der gibi
    Ama okşuyorduda azrail saçlarımi
    Senmiydin gelen yoksa
    Sessizce gelen yanıma
    Yoksa gölgenmiydi beni takip eden
    Duramayacağımı bile bile yürüdum o gecede
    Islık sesi var uzaklarda adını ıslıyor dudaklarım
    Ne ağıt var kalbimde ne acı gözümde
    Kana kana içiyorum sensizliği
    Kanatacağını göre göre adımlarımı sıklaştırıyorum
    Gelmedim hayır gelemedim o kapının sana açılmayacağını biliyorum
    Sana çıkmayacak yolu bile bile yürüyorum
    Gelmedim gelemedim belkide yüruyemedik...
    Vedalar acı gercekler can yakıyor
    Ya gözlerin ,silinemeyesice ruhumdan
    Söküp neden almadın ki
    Belkide bilerek yaptın kaderin değil senin cilvendi
    Cambazca oynadın sevdayı belkide
    Ya ruhun odamı cambazdı
    Bile bile attın beni en dibe
    Çıkamayacaksın diye diye
    Dediğin gibide oldu
    Bıraktığın yerdeyim
    O buz gibi duvara yaslı çocuk
    O yola bakıp hayaller kuran
    Belki diyerek iç çekerken son sigarasını yakan
    Sessizce kabullenişlerini bile sineye çeken
    Ama yine de goz göre göre eriyen o sokak çocuğu
    .....

  • Ayın Seyyahı
    Ayın Seyyahı

    Sebepsizce yürüdüm o gecede
    Gelmeyeceğini göremeyeceğimi bile bile
    Yaslandım o buz gibi duvarlara
    Hüngür hüngür ağlayacağımı duya duya
    Titredi ruhum adete çıkacağım der gibi
    Ama okşuyorduda azrail saçlarımi
    Senmiydin gelen yoksa
    Sessizce gelen yanıma
    Yoksa gölgenmiydi beni takip eden
    Duramayacağımı bile bile yürüdum o gecede
    Islık sesi var uzaklarda adını ıslıyor dudaklarım
    Ne ağıt var kalbimde ne acı gözümde
    Kana kana içiyorum sensizliği
    Kanatacağını göre göre adımlarımı sıklaştırıyorum
    Gelmedim hayır gelemedim o kapının sana açılmayacağını biliyorum
    Sana çıkmayacak yolu bile bile yürüyorum
    Gelmedim gelemedim belkide yüruyemedik...
    Vedalar acı gercekler can yakıyor
    Ya gözlerin ,silinemeyesice ruhumdan
    Söküp neden almadın ki
    Belkide bilerek yaptın kaderin değil senin cilvendi
    Cambazca oynadın sevdayı belkide
    Ya ruhun odamı cambazdı
    Bile bile attın beni en dibe
    Çıkamayacaksın diye diye
    Dediğin gibide oldu
    Bıraktığın yerdeyim
    O buz gibi duvara yaslı çocuk
    O yola bakıp hayaller kuran
    Belki diyerek iç çekerken son sigarasını yakan
    Sessizce kabullenişlerini bile sineye çeken
    Ama yine de goz göre göre eriyen o sokak çocuğu
    .....

  • Ayın Seyyahı
    Ayın Seyyahı

    Sebepsizce yürüdüm o gecede
    Gelmeyeceğini göremeyeceğimi bile bile
    Yaslandım o buz gibi duvarlara
    Hüngür hüngür ağlayacağımı duya duya
    Titredi ruhum adete çıkacağım der gibi
    Ama okşuyorduda azrail saçlarımi
    Senmiydin gelen yoksa
    Sessizce gelen yanıma
    Yoksa gölgenmiydi beni takip eden
    Duramayacağımı bile bile yürüdum o gecede
    Islık sesi var uzaklarda adını ıslıyor dudaklarım
    Ne ağıt var kalbimde ne acı gözümde
    Kana kana içiyorum sensizliği
    Kanatacağını göre göre adımlarımı sıklaştırıyorum
    Gelmedim hayır gelemedim o kapının sana açılmayacağını biliyorum
    Sana çıkmayacak yolu bile bile yürüyorum
    Gelmedim gelemedim belkide yüruyemedik...
    Vedalar acı gercekler can yakıyor
    Ya gözlerin ,silinemeyesice ruhumdan
    Söküp neden almadın ki
    Belkide bilerek yaptın kaderin değil senin cilvendi
    Cambazca oynadın sevdayı belkide
    Ya ruhun odamı cambazdı
    Bile bile attın beni en dibe
    Çıkamayacaksın diye diye
    Dediğin gibide oldu
    Bıraktığın yerdeyim
    O buz gibi duvara yaslı çocuk
    O yola bakıp hayaller kuran
    Belki diyerek iç çekerken son sigarasını yakan
    Sessizce kabullenişlerini bile sineye çeken
    Ama yine de goz göre göre eriyen o sokak çocuğu
    .....

  • Ayın Seyyahı
    Ayın Seyyahı

    Sebepsizce yürüdüm o gecede
    Gelmeyeceğini göremeyeceğimi bile bile
    Yaslandım o buz gibi duvarlara
    Hüngür hüngür ağlayacağımı duya duya
    Titredi ruhum adete çıkacağım der gibi
    Ama okşuyorduda azrail saçlarımi
    Senmiydin gelen yoksa
    Sessizce gelen yanıma
    Yoksa gölgenmiydi beni takip eden
    Duramayacağımı bile bile yürüdum o gecede
    Islık sesi var uzaklarda adını ıslıyor dudaklarım
    Ne ağıt var kalbimde ne acı gözümde
    Kana kana içiyorum sensizliği
    Kanatacağını göre göre adımlarımı sıklaştırıyorum
    Gelmedim hayır gelemedim o kapının sana açılmayacağını biliyorum
    Sana çıkmayacak yolu bile bile yürüyorum
    Gelmedim gelemedim belkide yüruyemedik...
    Vedalar acı gercekler can yakıyor
    Ya gözlerin ,silinemeyesice ruhumdan
    Söküp neden almadın ki
    Belkide bilerek yaptın kaderin değil senin cilvendi
    Cambazca oynadın sevdayı belkide
    Ya ruhun odamı cambazdı
    Bile bile attın beni en dibe
    Çıkamayacaksın diye diye
    Dediğin gibide oldu
    Bıraktığın yerdeyim
    O buz gibi duvara yaslı çocuk
    O yola bakıp hayaller kuran
    Belki diyerek iç çekerken son sigarasını yakan
    Sessizce kabullenişlerini bile sineye çeken
    Ama yine de goz göre göre eriyen o sokak çocuğu
    .....

  • Ayın Seyyahı
    Ayın Seyyahı

    Sebepsizce yürüdüm o gecede
    Gelmeyeceğini göremeyeceğimi bile bile
    Yaslandım o buz gibi duvarlara
    Hüngür hüngür ağlayacağımı duya duya
    Titredi ruhum adete çıkacağım der gibi
    Ama okşuyorduda azrail saçlarımi
    Senmiydin gelen yoksa
    Sessizce gelen yanıma
    Yoksa gölgenmiydi beni takip eden
    Duramayacağımı bile bile yürüdum o gecede
    Islık sesi var uzaklarda adını ıslıyor dudaklarım
    Ne ağıt var kalbimde ne acı gözümde
    Kana kana içiyorum sensizliği
    Kanatacağını göre göre adımlarımı sıklaştırıyorum
    Gelmedim hayır gelemedim o kapının sana açılmayacağını biliyorum
    Sana çıkmayacak yolu bile bile yürüyorum
    Gelmedim gelemedim belkide yüruyemedik...
    Vedalar acı gercekler can yakıyor
    Ya gözlerin ,silinemeyesice ruhumdan
    Söküp neden almadın ki
    Belkide bilerek yaptın kaderin değil senin cilvendi
    Cambazca oynadın sevdayı belkide
    Ya ruhun odamı cambazdı
    Bile bile attın beni en dibe
    Çıkamayacaksın diye diye
    Dediğin gibide oldu
    Bıraktığın yerdeyim
    O buz gibi duvara yaslı çocuk
    O yola bakıp hayaller kuran
    Belki diyerek iç çekerken son sigarasını yakan
    Sessizce kabullenişlerini bile sineye çeken
    Ama yine de goz göre göre eriyen o sokak çocuğu
    .....

  • Ayın Seyyahı
    Ayın Seyyahı

    Sebepsizce yürüdüm o gecede
    Gelmeyeceğini göremeyeceğimi bile bile
    Yaslandım o buz gibi duvarlara
    Hüngür hüngür ağlayacağımı duya duya
    Titredi ruhum adete çıkacağım der gibi
    Ama okşuyorduda azrail saçlarımi
    Senmiydin gelen yoksa
    Sessizce gelen yanıma
    Yoksa gölgenmiydi beni takip eden
    Duramayacağımı bile bile yürüdum o gecede
    Islık sesi var uzaklarda adını ıslıyor dudaklarım
    Ne ağıt var kalbimde ne acı gözümde
    Kana kana içiyorum sensizliği
    Kanatacağını göre göre adımlarımı sıklaştırıyorum
    Gelmedim hayır gelemedim o kapının sana açılmayacağını biliyorum
    Sana çıkmayacak yolu bile bile yürüyorum
    Gelmedim gelemedim belkide yüruyemedik...
    Vedalar acı gercekler can yakıyor
    Ya gözlerin ,silinemeyesice ruhumdan
    Söküp neden almadın ki
    Belkide bilerek yaptın kaderin değil senin cilvendi
    Cambazca oynadın sevdayı belkide
    Ya ruhun odamı cambazdı
    Bile bile attın beni en dibe
    Çıkamayacaksın diye diye
    Dediğin gibide oldu
    Bıraktığın yerdeyim
    O buz gibi duvara yaslı çocuk
    O yola bakıp hayaller kuran
    Belki diyerek iç çekerken son sigarasını yakan
    Sessizce kabullenişlerini bile sineye çeken
    Ama yine de goz göre göre eriyen o sokak çocuğu
    .....

  • Ayın Seyyahı
    Ayın Seyyahı

    Sebepsizce yürüdüm o gecede
    Gelmeyeceğini göremeyeceğimi bile bile
    Yaslandım o buz gibi duvarlara
    Hüngür hüngür ağlayacağımı duya duya
    Titredi ruhum adete çıkacağım der gibi
    Ama okşuyorduda azrail saçlarımi
    Senmiydin gelen yoksa
    Sessizce gelen yanıma
    Yoksa gölgenmiydi beni takip eden
    Duramayacağımı bile bile yürüdum o gecede
    Islık sesi var uzaklarda adını ıslıyor dudaklarım
    Ne ağıt var kalbimde ne acı gözümde
    Kana kana içiyorum sensizliği
    Kanatacağını göre göre adımlarımı sıklaştırıyorum
    Gelmedim hayır gelemedim o kapının sana açılmayacağını biliyorum
    Sana çıkmayacak yolu bile bile yürüyorum
    Gelmedim gelemedim belkide yüruyemedik...
    Vedalar acı gercekler can yakıyor
    Ya gözlerin ,silinemeyesice ruhumdan
    Söküp neden almadın ki
    Belkide bilerek yaptın kaderin değil senin cilvendi
    Cambazca oynadın sevdayı belkide
    Ya ruhun odamı cambazdı
    Bile bile attın beni en dibe
    Çıkamayacaksın diye diye
    Dediğin gibide oldu
    Bıraktığın yerdeyim
    O buz gibi duvara yaslı çocuk
    O yola bakıp hayaller kuran
    Belki diyerek iç çekerken son sigarasını yakan
    Sessizce kabullenişlerini bile sineye çeken
    Ama yine de goz göre göre eriyen o sokak çocuğu
    .....

  • Ayın Seyyahı
    Ayın Seyyahı

    Sebepsizce yürüdüm o gecede
    Gelmeyeceğini göremeyeceğimi bile bile
    Yaslandım o buz gibi duvarlara
    Hüngür hüngür ağlayacağımı duya duya
    Titredi ruhum adete çıkacağım der gibi
    Ama okşuyorduda azrail saçlarımi
    Senmiydin gelen yoksa
    Sessizce gelen yanıma
    Yoksa gölgenmiydi beni takip eden
    Duramayacağımı bile bile yürüdum o gecede
    Islık sesi var uzaklarda adını ıslıyor dudaklarım
    Ne ağıt var kalbimde ne acı gözümde
    Kana kana içiyorum sensizliği
    Kanatacağını göre göre adımlarımı sıklaştırıyorum
    Gelmedim hayır gelemedim o kapının sana açılmayacağını biliyorum
    Sana çıkmayacak yolu bile bile yürüyorum
    Gelmedim gelemedim belkide yüruyemedik...
    Vedalar acı gercekler can yakıyor
    Ya gözlerin ,silinemeyesice ruhumdan
    Söküp neden almadın ki
    Belkide bilerek yaptın kaderin değil senin cilvendi
    Cambazca oynadın sevdayı belkide
    Ya ruhun odamı cambazdı
    Bile bile attın beni en dibe
    Çıkamayacaksın diye diye
    Dediğin gibide oldu
    Bıraktığın yerdeyim
    O buz gibi duvara yaslı çocuk
    O yola bakıp hayaller kuran
    Belki diyerek iç çekerken son sigarasını yakan
    Sessizce kabullenişlerini bile sineye çeken
    Ama yine de goz göre göre eriyen o sokak çocuğu
    .....

  • Vezir Pehlevan
    Vezir Pehlevan

    Z KUŞAĞI NE YANA KOŞUYOR

    Ülkemin fıtratı, yazılmış kara
    Karanlık içinde, eğlenmez yara
    Toplumu düşürdü ah ile zara
    Tabiat kükredi taşıyor usta.

    Çakallar bürünmüş derviş postuna
    Tuzaklar kuruyor, ata dostuna
    Çekmiş kılıcını, millet kastına
    Cehalet çağladı, coşuyor usta.

    Yobazlar paraya, pula kandılar
    Üzüm şarabını, bade sandılar
    Kanayan yaraya, tuzu bandılar
    Haşhaşi haddini, aşıyor usta.

    Papazı, fetbazı doğru söylemez
    Gözleri perdeli, hakkı göremez
    Hak, hukuk adalet, çare eğlemez
    Vatandaş devlete küsüyor usta.

    İşsizlik çoğaldı, geçim Kalmadı
    Halkın feryadını, duyan olmadı
    Riyaset hünkârı, çare bulmadı
    Kürsüden çok fena esiyor usta.

    Masayı kurdular körler, şaşılar
    Sayınca tamamı, altı kişiler
    Kavgaya tutuştu, erkek dişiler
    Siyaset yolundan şaşıyor usta.

    Çakıroğlu yazdı, eğledi fasıl
    Siyaset yapmıyor, şimdiki nesil
    Z.. kuşağı sargın, bilmiyor usul
    Neslimiz ne yana koşuyor usta.

    VEZİR PEHLEVAN

  • Kenan Aydın
    Kenan Aydın

    İyilik

    İnsanlara iyi dilekler besleyin,
    İyi,iyi,hep iyi,
    Yolda iyi,
    Sağda, solda iyi,
    İyilikler bitmez ki,
    İyilik kahretmez ki,
    Bir iyilik, on iyilik,
    On iyilik,yüz iyilik,
    Yüz iyilik,
    Bin iyilik,
    Hep iyilik.

    Güzellik ve Devleti ve Şiir ve Dua sayfa 354 Kenan Aydın

  • Vezir Pehlevan
    Vezir Pehlevan

    *** MUAMMER ORAK ***
    --Mevzuya Zat-i alinizin bir sözüyle girelim... Ne demişsiniz?
    *HER MEFHUM KENDİ LİSANIYLA KENDİ ÖZÜNÜ İFADE EDER* demişsiniz.
    Her halde MEFHUM kelimesini devinim sağlayan bir canlı ve ya bir nesne olarak
    aldınız? Eğer ki, anladığım şekildeyse, Ehh benimde şahsıma münhasır bir tarzım
    vardır. Herkesin olduğu gibi...
    --Muammer bey, düz ve yorumsal yazılarınızı takip ediyorum. Antoloji'nin bize vermiş
    olduğu imkânları değerlendiriyorum. Ben sizi, bir kılı bile kırka ayırıp inceleyen birisi olarak
    tanıdığımı sanıyordum. Yani her hangi bir mevzuyu araştırmadan, irdelemeden yorum
    yapmaz ve hüküm vermez diye biliyordum. Oysa bir önce ki yazınızda gayet aleni ve
    oldukça ön yargılı bir davranış eyleminde bulunmuşsunuz?
    --Bakınız Orman Bakanlığının 2007 den sonra üretim etalarını %500 oranın da artırmasına,
    Baltalıkların köylüden alınmasına, Enerji ormanların kıyımına, Plantasyon eylem planlarının
    artırılmasına, Maktaların müteahhit sistemiyle çalıştırılmasına tepki gösterip ve ilgili makama
    görüş bildiren 60 kişiden biriyim...
    --Ayrıca, Memleket meselelerine benim kadar duyarlı ve alenen tepki gösteren Antoloji
    sayfalarında Şiir yazan kişi sayısı 40 ı geçmez. Eğer ki zamanınız olursa benim sayfamı
    ziyaret etmenizi gönülden arzu ederim... Eleştirel, tepkisel ve öğütsel şiirlerimden bir-kaçının
    başlıklarını yazıyorum.
    1--Eli Baltalıya Kızar Ağaçlar
    2--Demokrasi Araf ta kaldı.
    3--Köy perişan-köylü perişan.
    4--Rantiye atına binmiş gidiyor.
    5--Bozuldu milletin dirlik düzeni.
    6--Şaşı belli değil-kör belli değil.
    7--Bu devranın haline bakın.
    8--Dünya'nın çarkı bozuldu.
    9--Adalet pınarı akmıyor usta.
    10-Sovyetler dağıldı Sol değişti.
    Muammer bey eğer ki bu şiirlerimi okursanız, beni daha yakinen tanımış olursunuz?
    Ben size hayırlı, meşru, fıtri, makul ve baki muhabbetler dilerim...
    ----------OZAN ÇAKIROĞLU------------

  • Vezir Pehlevan
    Vezir Pehlevan


    Aşık Veysel'in her bestesinde ayrı bir derinlik, ayrı bir mana vardır. Bütün
    Şiirlerinde yalın ve anlaşılır bir dil kullanmış. Son 100 yılın en iyi ve oldukça
    donanımlı Halk Ozanlarından biriydi. Yattığı yer hurişan olsun...
    Güler Duman da güzel yorumlamış. Bahtı açık, ömrü uzun olsun....

  • Delirdim Ama Bisor Niye Delirdim
    Delirdim Ama Bisor Niye Delirdim

    ?si=TLXcMUHja5jvHpAS

    aç sesi kürsü.....

  • Vezir Pehlevan
    Vezir Pehlevan


    **Sesini gereğinden fazla yükselten donjuan kılıklı
    zırtapozlar, vicdanlarının sesini asla duyamazlar...
    ----------OZAN ÇAKIROĞLU----------