--Osmanlıyı Saray politikaları yıktı? --Menderesi kin-kibir ve nefret politikası yıktı? --Merhum Siyaset pirimiz İsmet İnönü'yü ortanın solu yıktı. Cumhuriyet döneminde SOL Hareketini başlatan ilk Liderdir. --Merhum Karaoğlan Ecevit'i SOL Fraksiyonlar yıktı? --Koyu Atatürk'çü Erbakan Hocayı Tarikatlar ve Asitane dergâhları yıktı? --Meşhur ÖZALİZM Politikalarını Mesut Yılmaz ve şürekası bitirdi? --Çapkın Deniz Baykal'ı şehvetsel hayalleri yıktı? --Altı kez gidip, yedi kez gelen meşhur fötür şapkalı merhum Demirel'i üvey kızı sarışın güzel bayan ve eski Başbakan Tansu Çiller bitirdi. (YIKAMADI amma velakin SİYASETEN BİTİRDİ) --Selahattin Demirtaş'ı kavim-kardaşı ve Feodal otorite bitirdi??? --Ekrem Hocaoğlu'nu rantiyeciler, şakşakçiler, poh-pohçular, Saraçoğlunda ki provakatif eylemciler.ve karşı mahalleden beşlenen şerciler bitirdi??????? --Sayın Akşener Bacıyı, Hacı-hoca tayfası ve kendi etrafında ki yağcı-beleşçi ve kıskanç-nazarcı şürekası bitirdi..... --Meşhur sosyal realist Kemal Kılıçtaroğlu'nu, doğruluğu, dürüstlüğü, açık sözlülüğü Kayıtsız şartsız Cumhuriyetçiliği ve ölümü pahasına Vatanseverliği bitirdi. Ancak ve ne yazık ki Siyasal ömrünün bittiğinden henüz bihaberler? --ÖZGÜR ÖZEL, Siyasal kulvarda yeni sayılır. Hasat-harmana henüz girdi. İlk genel seçimde ağır bedeller ödeyeceğe benziyor. Ancak etrafında çok kelli-felli, yandan çarklı ve Tilki kuyruklu şaklabanlar var. Yüce Yaradan Sayın Özel'e mukayyet olsun... -----BİR YORGUN DEMOKRATIN SOLGUN KALEMİNDEN------
**YENİ NE DEMEK** --Daha önce var olmayan bir maddenin keşfedilmesi. --Daha önce benzeri olmayan bir medeniyetin kurulması. --Daha önce hiç benzeri yazılmamış bir öykünün yazılması. --Yeni model bir aracın yapılması. --Dünya da hiç benzeri olmayan bir ırkın türemesi. --Hiç olmayan bir meyvenin yetiştirilmesi. --CHP, DP ve MNP Partilerin kurulması yeniydi. Bunların dışında kurulan hiç bir siyasal Parti yeni değildir. --Benzer örnekleri çoğaltabiliriz. . --Arabayı tamir ettirmekle yeni olmaz? --Pantolonu yamamakla yeni olmaz? --Binaları tadil etmekle yeni olmaz. --Cami imamı değişince Din yeni olmaz. --Yeni öğretmen atamakla Müfredat yenilenmez. --Halife değişince Din değişmez. --Parlamenterler değişince TBMM yeni olmaz. Buna benzer örnekleri yüzlerce sayabiliriz... . Az gelişmiş ve iç dinamiğle gelişmemiş toplumların muasır medeniyet gelişmişliği, mevcut siyasal gidişatla doğru orantılıdır.....VESSELAM
KIBRIS Barış harekâtının 52. yıl dönümü bütün Türk Ulusuna kutlu olsun. Aziz Şehitlerimize Yüce Yaradan rahmet eylesin. Karaoğlan ECEVİT'İN onurlu duruşu ve kahraman şerefli Ordumuzun muzaffer oluşu daima hafızalarda kazılı kalacaktır... *** UNUTMADIK ve ASLA UNUTMAYACAĞIZ ***
Işık sızmayan bir mahzendir durulan akıl, Ne bir gölge ağırlığı, ne bir göz izi... Dünya dışarıda döner durur da, Burada sadece kendi kalbine vurur sızısı.
Tut nefesini... Çünkü kalbimde hâlâ o ilk günkü titreyiş, Bir uçurumun kıyısında, sana doğru eğiliş. Tut, tut, tut, tut, söylüyorum: Seni tüm kırgınlıklardan, tüm hatalardan, Yeniden, bambaşka bir cesaretle seviyorum.
***ŞAİR ZEGAN KARDEŞİM*** Bizim Memleketimiz, özellikle 12 Eylül 1980 Asker Cuntadan sonra denetimsiz serbest piyasa pazar ekonomisinden, PKK ve her türlü anarşik olaylardan, torpil-iltimas ve rüşvet eylemlerinden ve her şeyden daha vahimi mevcut Tarikat ve Asitane dergâhlarından çok çekti (!) Ve halâ bu gün çekmeye devam ediyor? ŞİMD DE, Başımıza bu *YAPAY ZEKÂ* belası çıktı? Tür Ulusal toplumun tarihsel örfü geleneklerini, sosyal ve kültürel değerlerini yerle bir edecektir. Bu YAPAY ZEKÂ denilen gölgesel davranış eylemleri özellikte genç nesilde kuralsızlık, yetersizlik, çaresizlik ve sorumsuzluk duygularını tetikleyecektir. . Az gelişmiş Ülkelerin Toplumsal muasır medeniyet gelişmişliği, mevcut siyasal gidişatla doğru orantılıdır...
Güncellendi!!!!!! https://yeniozanlar.vercel.app/ Şiirlerinizi Yapay zeka ile yorumlayan, ücretsiz, reklamsız, yarı sosyal medya webb uygulamamız güncellendi.
mutluluğumu sınırlı arkadaş grubu ile değil içimden geldiği gibi herkesle paylaşsam bu bana daha mantıklı geliyor bu sizi sevmediğim veya sizin beni sevmediğiniz anlamına gelmez istisnalar hariç ben insanları seviyorum ama arkadaş olmak istemiyorum. Saygılarımı sunarım benim boyut böyle
Hangi harita çizer bu yokluğun sınırını? Hangi şehir kabul eder senin olmadığın bir beni? Her yer hatıra dolu, her yer senin yankın... Ama yok işte; unutmaya ne bir iklim var, ne de gel tut elimi demeye
arkadaşlar yada antoloji üyeleri arkadaşlar arkadaşlık teklifleri kabul etmiyorum erkek yada bayan farketmez ben böyle yalnız takılıyorum böyle iyi göndermeyin.insan yalnız kalınca Allaha daha yakın oluyor zikre dalıyor kitaba dalıyor ibadete yöneliyor yanlızlığın bende böyle bir motivasyonu ve etkisi var ve memnunum halimden çok teşekkür ederim.
derler ki aşkın dili yok öyle bilinir.. gerçek değildir aşkın dili aşık olanca bilinir çözülen aşığın dili bir coşar ki . bülbül bile susar aşığın yanında bir sözcük bin anlam taşır aşığın dilinden çıkınca ne sıkar ne sıkıntı yaşatır tarihe şöyle bakınca mermer taş bile dillenmiş her sırra ermiş baktıkça heykele susku bozulu dillenir mermer efes//35
Evli olanları tebrik ediyorum çocuk büyütmek zor ve meşakkatli Allah aile huzuru ve sabır versin çocuk demek sorumluluk demek bu devirde evli ve çocuklu olanlara gercekten hayır diliyorum Allah yar ve yardımcıları olsun amin.
Nesiminin bu siirini ben de cok severim. Hallaci mansurun enal hak ifadesinin siirlesmis hali. Insan kainatin en guzel meyvesi. Tohumu Suphesiz biz insani en guzel sekilde yarattik. Insan kendisini sadece etten kemikten atomlardan ibaret degildir. Onun insan yapan, ruhu, vicdani, ve yaraticisindan aldigi ilahi yazilim Tipki telefon, demirden, kaucuktan camdan degerli metallerden ibaret olmadigi. Onun insandaki ilahi yazilima tekabul eden yazilmi, aplari olmadan hele ki insandaki vahye, ilhama takabul eden, imana tekabul eden internet agina bagliligi telfonu islevsel ve degerli kilar Insanda kendisini maddeden ibaret gorup telefondaki yazilim ve internete tekabul eden ilahi manayi inkar ederse bir avuc atomdan ibaret kalir. Hatta atomlarin iclerini bosaltsaniz butun gelmis gecmis insanlarin butun hacmi bir bilye kadar kalir. Internetten ve yazilimlardan kopan yada viruslu en gelismis telefonun cop durumuna dustugu gibi, mana ve haktan kopan insanda bir avuc tozdan ibarettir
Bende sığar iki cihân ben bu cihâna sığmazam Cevher-i lâmekân benim kevn ü mekâna sığmazam
Bir hurma cekirdegi, dese "ben bu bedene sigmazam, bende iki beden vardir. Dallarim vardir gok yuzune uzanir. Bende acar butun cicekler, koklerim vardir tasi delip gecer. Ben hem topraktanim hem gokteyim. Bende dir tonlarca meyve ben dendir butun hurnalar" Hurmaliktan cikmaz. Icinde tasidigi yazilimi manayi soyluyor. Ama o cekirdek kendi yazilimini inkar etmeyecek, yaziliminin gerektigi, gunesi, suyu, nemi, topragi, iklimi kabul edecek. Ancak ozaman inkisaf eder. Ben bendenim ben kendimi var ettim. O halde ben istedigim yerde yesillenirim Der. Kanadanin soguna gelirse, o hurma minnacik odun parcasindan oteye gidemez. Curumeye hic olmaya mahkum olur. Onun gibi manadan, yaradanjndan kopan insan kendini bir ufurukluk atom tozundan ibaret kilar. O yuzden bu siir derki, insan rabbiyle kurdugu, bag, ve ilahi hakikatlarin senkronizasyonudur. Butun insanligin bir bilye kadar bile bir hacim etmedigi yerde insanin degeri demekki madde ile degil icinde tasidigi mana ile dir. Ilahi bagla kurdugu rezonans kapasitesi, senkronjzasyonu insana zamansjz ve mekansiz bir deger katar. Bu dunyada dusecegi mezar bahcesinde yok olmaz yeni ve daha buyuk bir alem olarak acar. Tipki topraga ekilmis bir hurma gibi....
Bende sığar iki cihân ben bu cihâna sığmazam Cevher-i lâmekân benim kevn ü mekâna sığmazam (İki cihan (dünya ve ahiret) benim içime sığar, ancak ben bu dünyaya sığmam. Mekansızlık cevheri bende, ben bu aleme sığmam.)
Kevn ü mekândır âyetim zâta gider bidâyetim Sen bu nişân ile beni bil ki nişâne sığmazam (Bütün varlıklar ve mekan benim delilimdir. Başlangıcım varlık sahibi olan Zat'la başlar. Sen beni bu işaretle tanı, ama bil ki ben bu işarete de sığmam.)
Kimse gümân ü zann ile olmadı Hakk ile biliş Hakkı bilen bilir ki ben zann ü gümâna sığmazam (Hiç kimse zanla, kuşkuyla Hakk'ı bilenlerden olmadı. Hakk'ı bilen bilir ki, ben zanna ve kuşkuya da sığmam.)
Sûrete bak vü ma'nîyi sûret içinde tanı kim Cism ile cân benim velî cism ile câna sığmazam (Dış görünüşe bakıp bu dış görünüş içinde gerçek manayı, iç görünüşü tanı. Çünkü beden de, ruh da benim. Ancak ben ruha da, bedene de sığmam.)
Hem sadefim hem inciyim haşr ü sırât Bunca kumâş ü raht ile ben bu dükâna sığmazam (Hem inci kabuğu, hem de inciyim, yani hem dış hem iç. Mahşer meydanı ve Sırat. Bunca kumaş ve binek takımıyla ben bu dükkâna sığmam.)
Genc-i nihân benim ben uş ayn-ı ayân benim ben uş Gevher-i kân benim ben uş bahr ile kâna sığmazam (İşte gizli hazine benim. Görünenin aynısı işte benim. Bu hazine kaynağının incisi de işte benim. Ancak ben ne denize, ne de kaynağa sığmam.)
Arş ile ferş ü kâf ü nûn bende bulundu cümle çün Kes sözünü uzatma kim şerh u beyâna sığmazam (Yeryüzü ile gökyüzü ve "kâf" ile "nun" gibi bütün herşey bende bulunduğu için, ey bana akıl vermeye kalkışan kişi sesini kes. Çünkü ben, sözlere ve açıklamalara sığmam.)
Gerçi muhît-i a'zâmım adım âdem durur âdemim Dâr ile kün fekân benim ben mu mekâna sığmazam (Gerçi her tarafı kaplayan ulu varlık benim, adım insan olduğu için, insanım. Mâlik olan da, "ol" denilince olan da benim, ben bu mekana da sığmam.)
Cân ile hem cihân benim dehr ile hem zamân benim Gör bu latifeyi ki ben dehr ü zamâna sığmazam (Ruhla aynı cihanı paylaşan, âlemle aynı zamanı yaşayan benim. Ancak şu hoşluğa bak ki, ben ne bu âleme, ne de bu zamana sığarım.)
Encüm ile felek benim vahy ile melek benim Çek dilini vü epsem ol ben bu lisâna sığmazam (Yıldızlarla felek benim. Vahiy de, melek de benim. Dilini tut ve konuşma, çünkü ben bu dile de sığmam.)
Zerre benim güneş benim çâr ile penc ü şeş benim Sûreti gör beyân ile çünkü beyâna sığmazam (En küçük varlık da, güneş de benim. Dört (dört unsur: toprak, su, rüzgâr, ateş), beş (beş duyu) ile altı (altı yön: sağ, sol, ön, arka, üst, alt) da benim. Sözle anlatılan görünüşü gör, ancak ben anlatılana da sığmam.)
Zât ileyim sıfât ile Kadr ileyim Berât ile Gül-şekerim nebât ile piste-dehâna sığmazam (Sıfatımdan dolayı Zât ile birlikteyim, Berat'ım, imtiyazım nedeniyle Kadr içindeyim, itibardayım. Şeker kamışı sayesinde gül tatlısıyım. Kapalı ağızlara sığmam.)
Şehd ile hem şeker hem şems benim kamer benim Rûh-ı revân bağışlarım rûh-ı revâna sığmazam (Bal ile şeker benim Güneş benim, Ay benim. Herkese akıcı bir ruh bağışlarım, ancak kendim bu akıcı ruha sığmam.)
Tîr benim kemân benim pîr benim civân benim Devlet-i câvidan benim îne vü âna sığmazam (Ok benim, yay benim, yaşlı benim, genç benim, sonsuz devlet benim, mekana ve zamana sığmam.)
Yer ü gökü düzen benim geri dönüp bozan benim Cümle yazı yazan benim ben bu dîvâna sığmazam (Yerle göğü düzenleyen benim, sonra dönüp bozan benim bütün yazıları yazan benim, ben bu divâna sığmam.)
Nâra yanan şecer benim çarha çıkar hacer benim Gör bu odun zebânesin ben bu zebâne sığmazam (Ateşten yanan ağaç benim, göğe çıkan taş benim. Bu ateşin alevini gör. Ben bu lügate sığmam.)
Gerçi bugün Nesîmîyim Hâşîmîyim Kureyşîyim Bundan uludur âyetim âyet ü şâna sığmazam (Gerçi bugün Nesimîyim, Hâşîmîyim Kureyşîyim ama menzilim bundan büyüktür, ben menzile ve şâna sığmam.)
Degerli hanimefendi, ben deger derken, Ben bir haci bektasi velinin degerlerinden,
"Bizim erkânımız; ahlâk-ı Muhammed’i ve edeb-i Ali’dir."
Pir sultan abdalin degerlerinden
"Pir Sultan Abdal’ım ölürüm deme, Kıl beş vakit namaz kazaya koma, Sakın bu dünyada kalırım deme, Tenim teneşirde, özüm saldadır."
"Hakk’ı Peygamber’i bilirsen candan, Korkma mahşer günü o ulu günden. Mahrum kalma La ilahe illallah'tan, Kılavuzun Muhammed Ali olmalıdır."
Yunus emrenin degerlerinden bahsediyorum.
Ayrica Bahsettigimiz Seytanlar sadece alevileri suistumal etmiyorki, bugun tarikat ve cemaatlarin ici mossad kayniyor. Onlar diyorki bizim icinde olmadigimiz tarikat cemaat yok... isidi, elkaideyi, kim kurdu, aleviler kurmadi elbet.
Ben tanidigim alevilerden yola cikarak kendi tespitlerimi paylastim. Tesbitim su, son yuz yilda alevi olmayanlarin alevi kiliginda alevileri kendi degerlerinden koparmaya calismislar Tipki bahsettiginiz Machiavellist sunni bir hukumet eliyle gunumuz genclerini islamdan kopardiklari gibi.
Haci betasi velinin, Pir sultan abdalin, Yunus emrenin degerlerine can feda. Seytanlar sadece alevilerle ugrasmiyor. Herkesle ugrasiyor. Ben Dun sadece malum seytanin alevi mesaisini dile getirdim. Zaman zaman sunni mesaisini dilebgetirdigim gibi Aleviler candir. Gercek aleviye Canim kurbandir
Bir hocamız bir yazısında şöyle demiş yıllar önce : "...Alevilerin Alevi olmaları yetmiyor mu? Bir de şeytanların onların dostları kılığına mı girmesi gerekiyor? Bu sözü Machiavelli hükümdarlar için söylemişti; “hükümdarların insan olmaları yetmiyor mu…..?” Kuşkusuz bunu söylerken Machiavelli özsel bir insan doğasına atıfta bulunuyor, böyle bir doğanın varlığını veri sayıyordu. Kuşku yokki bu doğa kötülük üzerineydi. Dolayısıyla hükümdardan kaynaklanan şu ya da bu eylem için, özel olarak, insan olmasının dışında ayrıca bir başka şeye gerek kalmıyordu. Fakat dün nasılki “insanlık” Machiavelli’nin hükümdarlara biçtiği “insanlığı” yeterli sayıp “şeytan arama ve cin çıkarma” arzusundan vazgeçmemişse, bugünde hemen hiç kimse Alevilerin Aleviliğini yeterli saymıyor; bir rezonansa geçebilmek için Aleviliğin ille de bir “şeytanla” kol kola sokulması gerekiyor. Aleviliğin yanında bir de şeytan arayan, aslında onun yanında bir şeytan inşa ediyor. Dolayısıyla bu şeytanların sayıları birden fazla, adları farklı farklı....."
Insan dusunmeden edemiyor. bir kimseyi yüzüne karşı aşırı, gerçeğe aykırı veya kişiyi kibre düşürecek şekilde övmenin tehlikesine dikkat çeken ve Buhâri ile Müslim başta olmak üzere muteber hadis kaynaklarında geçen çok bilinen bir hadiste "Yazık sana! Arkadaşının boynunu kopardın (veya kestin)." Buyurmus efendimiz s.a.v Gunumuzde arkadasinizda olan bir seyi takdir hissi ile getirmek olan ovgu cok masum kalir. Insanlari kendilerini olmadiklarindan farkli pazarlamaya calisarak sosyal medyada, dugunlerde, derneklerde kasanlari, ya da cikar amacli yalakalik olsun diye mudurune, ustune, liderine olmayan ovguleri gorseydi. Ozaman ne derdi, nasil tepki verirdi peygamber efendimiz s.a.v
Gunaydın:)
--Osmanlıyı Saray politikaları yıktı?
--Menderesi kin-kibir ve nefret politikası yıktı?
--Merhum Siyaset pirimiz İsmet İnönü'yü ortanın solu yıktı.
Cumhuriyet döneminde SOL Hareketini başlatan ilk Liderdir.
--Merhum Karaoğlan Ecevit'i SOL Fraksiyonlar yıktı?
--Koyu Atatürk'çü Erbakan Hocayı Tarikatlar ve Asitane dergâhları yıktı?
--Meşhur ÖZALİZM Politikalarını Mesut Yılmaz ve şürekası bitirdi?
--Çapkın Deniz Baykal'ı şehvetsel hayalleri yıktı?
--Altı kez gidip, yedi kez gelen meşhur fötür şapkalı merhum Demirel'i üvey kızı
sarışın güzel bayan ve eski Başbakan Tansu Çiller bitirdi. (YIKAMADI amma velakin
SİYASETEN BİTİRDİ)
--Selahattin Demirtaş'ı kavim-kardaşı ve Feodal otorite bitirdi???
--Ekrem Hocaoğlu'nu rantiyeciler, şakşakçiler, poh-pohçular, Saraçoğlunda ki
provakatif eylemciler.ve karşı mahalleden beşlenen şerciler bitirdi???????
--Sayın Akşener Bacıyı, Hacı-hoca tayfası ve kendi etrafında ki yağcı-beleşçi ve
kıskanç-nazarcı şürekası bitirdi.....
--Meşhur sosyal realist Kemal Kılıçtaroğlu'nu, doğruluğu, dürüstlüğü, açık sözlülüğü
Kayıtsız şartsız Cumhuriyetçiliği ve ölümü pahasına Vatanseverliği bitirdi. Ancak ve
ne yazık ki Siyasal ömrünün bittiğinden henüz bihaberler?
--ÖZGÜR ÖZEL, Siyasal kulvarda yeni sayılır. Hasat-harmana henüz girdi. İlk genel
seçimde ağır bedeller ödeyeceğe benziyor. Ancak etrafında çok kelli-felli, yandan çarklı
ve Tilki kuyruklu şaklabanlar var. Yüce Yaradan Sayın Özel'e mukayyet olsun...
-----BİR YORGUN DEMOKRATIN SOLGUN KALEMİNDEN------
?si=aEXiml7mX33eIIHr
**YENİ NE DEMEK**
--Daha önce var olmayan bir maddenin keşfedilmesi.
--Daha önce benzeri olmayan bir medeniyetin kurulması.
--Daha önce hiç benzeri yazılmamış bir öykünün yazılması.
--Yeni model bir aracın yapılması.
--Dünya da hiç benzeri olmayan bir ırkın türemesi.
--Hiç olmayan bir meyvenin yetiştirilmesi.
--CHP, DP ve MNP Partilerin kurulması yeniydi. Bunların dışında kurulan hiç bir
siyasal Parti yeni değildir.
--Benzer örnekleri çoğaltabiliriz.
.
--Arabayı tamir ettirmekle yeni olmaz?
--Pantolonu yamamakla yeni olmaz?
--Binaları tadil etmekle yeni olmaz.
--Cami imamı değişince Din yeni olmaz.
--Yeni öğretmen atamakla Müfredat yenilenmez.
--Halife değişince Din değişmez.
--Parlamenterler değişince TBMM yeni olmaz.
Buna benzer örnekleri yüzlerce sayabiliriz...
.
Az gelişmiş ve iç dinamiğle gelişmemiş toplumların muasır medeniyet
gelişmişliği, mevcut siyasal gidişatla doğru orantılıdır.....VESSELAM
günaydınn
?si=jXbTAOSEXOgu6Z_F
KIBRIS Barış harekâtının 52. yıl dönümü bütün Türk Ulusuna
kutlu olsun. Aziz Şehitlerimize Yüce Yaradan rahmet eylesin.
Karaoğlan ECEVİT'İN onurlu duruşu ve kahraman şerefli
Ordumuzun muzaffer oluşu daima hafızalarda kazılı kalacaktır...
*** UNUTMADIK ve ASLA UNUTMAYACAĞIZ ***
Işık sızmayan bir mahzendir durulan akıl,
Ne bir gölge ağırlığı, ne bir göz izi...
Dünya dışarıda döner durur da,
Burada sadece kendi kalbine vurur sızısı.
Tut nefesini...
Çünkü kalbimde hâlâ o ilk günkü titreyiş,
Bir uçurumun kıyısında, sana doğru eğiliş.
Tut, tut, tut, tut, söylüyorum:
Seni tüm kırgınlıklardan, tüm hatalardan,
Yeniden, bambaşka bir cesaretle seviyorum.
That's true because I don't live in Damascus...
En çok üs haklı:)
You are not the devil of Damascus Adı Tap
***ŞAİR ZEGAN KARDEŞİM***
Bizim Memleketimiz, özellikle 12 Eylül 1980 Asker Cuntadan sonra
denetimsiz serbest piyasa pazar ekonomisinden, PKK ve her türlü
anarşik olaylardan, torpil-iltimas ve rüşvet eylemlerinden ve her şeyden
daha vahimi mevcut Tarikat ve Asitane dergâhlarından çok çekti (!) Ve
halâ bu gün çekmeye devam ediyor?
ŞİMD DE, Başımıza bu *YAPAY ZEKÂ* belası çıktı? Tür Ulusal toplumun
tarihsel örfü geleneklerini, sosyal ve kültürel değerlerini yerle bir edecektir.
Bu YAPAY ZEKÂ denilen gölgesel davranış eylemleri özellikte genç nesilde
kuralsızlık, yetersizlik, çaresizlik ve sorumsuzluk duygularını tetikleyecektir.
.
Az gelişmiş Ülkelerin Toplumsal muasır medeniyet gelişmişliği, mevcut siyasal
gidişatla doğru orantılıdır...
Güncellendi!!!!!!
https://yeniozanlar.vercel.app/
Şiirlerinizi Yapay zeka ile yorumlayan, ücretsiz, reklamsız, yarı sosyal medya webb uygulamamız güncellendi.
mutluluğumu sınırlı arkadaş grubu ile değil içimden geldiği gibi herkesle paylaşsam bu bana daha mantıklı geliyor bu sizi sevmediğim veya sizin beni sevmediğiniz anlamına gelmez istisnalar hariç ben insanları seviyorum ama arkadaş olmak istemiyorum. Saygılarımı sunarım benim boyut böyle
Beni üzdün Kenan...
Hangi harita çizer bu yokluğun sınırını?
Hangi şehir kabul eder senin olmadığın bir beni?
Her yer hatıra dolu, her yer senin yankın...
Ama yok işte; unutmaya ne bir iklim var, ne de gel tut elimi demeye
?si=Jm6GZL6j9FKrXkGz
arkadaşlar yada antoloji üyeleri arkadaşlar arkadaşlık teklifleri kabul etmiyorum erkek yada bayan farketmez ben böyle yalnız takılıyorum böyle iyi göndermeyin.insan yalnız kalınca Allaha daha yakın oluyor zikre dalıyor kitaba dalıyor ibadete yöneliyor yanlızlığın bende böyle bir motivasyonu ve etkisi var ve memnunum halimden çok teşekkür ederim.
Şu an ne dinliyorum bölümüne şarkı ekleyemiyorum
sayfa kapalı Neden acaba
bilgisi olan destek olabilir mi
derler ki aşkın dili yok
öyle bilinir..
gerçek değildir
aşkın dili aşık olanca bilinir
çözülen aşığın dili
bir coşar ki . bülbül bile susar
aşığın yanında
bir sözcük bin anlam taşır
aşığın dilinden çıkınca
ne sıkar
ne sıkıntı yaşatır
tarihe şöyle bakınca
mermer taş bile dillenmiş
her sırra ermiş
baktıkça heykele
susku bozulu
dillenir mermer
efes//35
Saat sabahın beşi
bir ben ayaktayım bir de pastaneci
bir bayat poğaça ile oralet neyime yetmez ki.....
Herkese günaydın sabahları şerifiniz hayırlı olsun
Evli olanları tebrik ediyorum çocuk büyütmek zor ve meşakkatli Allah aile huzuru ve sabır versin çocuk demek sorumluluk demek bu devirde evli ve çocuklu olanlara gercekten hayır diliyorum Allah yar ve yardımcıları olsun amin.
Sabahın körü, akşamın zifiri demeden koşturup duruyoruz da, nereye yetişmeye çalıştığımızı kendimiz bile bilmiyoruz.
Nesiminin bu siirini ben de cok severim. Hallaci mansurun enal hak ifadesinin siirlesmis hali.
Insan kainatin en guzel meyvesi. Tohumu
Suphesiz biz insani en guzel sekilde yarattik.
Insan kendisini sadece etten kemikten atomlardan ibaret degildir. Onun insan yapan, ruhu, vicdani, ve yaraticisindan aldigi ilahi yazilim
Tipki telefon, demirden, kaucuktan camdan degerli metallerden ibaret olmadigi. Onun insandaki ilahi yazilima tekabul eden yazilmi, aplari olmadan hele ki insandaki vahye, ilhama takabul eden, imana tekabul eden internet agina bagliligi telfonu islevsel ve degerli kilar
Insanda kendisini maddeden ibaret gorup telefondaki yazilim ve internete tekabul eden ilahi manayi inkar ederse bir avuc atomdan ibaret kalir. Hatta atomlarin iclerini bosaltsaniz butun gelmis gecmis insanlarin butun hacmi bir bilye kadar kalir.
Internetten ve yazilimlardan kopan yada viruslu en gelismis telefonun cop durumuna dustugu gibi, mana ve haktan kopan insanda bir avuc tozdan ibarettir
Bende sığar iki cihân ben bu cihâna sığmazam
Cevher-i lâmekân benim kevn ü mekâna sığmazam
Bir hurma cekirdegi, dese "ben bu bedene sigmazam, bende iki beden vardir. Dallarim vardir gok yuzune uzanir. Bende acar butun cicekler, koklerim vardir tasi delip gecer. Ben hem topraktanim hem gokteyim. Bende dir tonlarca meyve ben dendir butun hurnalar"
Hurmaliktan cikmaz. Icinde tasidigi yazilimi manayi soyluyor.
Ama o cekirdek kendi yazilimini inkar etmeyecek, yaziliminin gerektigi, gunesi, suyu, nemi, topragi, iklimi kabul edecek. Ancak ozaman inkisaf eder. Ben bendenim ben kendimi var ettim. O halde ben istedigim yerde yesillenirim Der. Kanadanin soguna gelirse, o hurma minnacik odun parcasindan oteye gidemez. Curumeye hic olmaya mahkum olur.
Onun gibi manadan, yaradanjndan kopan insan kendini bir ufurukluk atom tozundan ibaret kilar.
O yuzden bu siir derki, insan rabbiyle kurdugu, bag, ve ilahi hakikatlarin senkronizasyonudur.
Butun insanligin bir bilye kadar bile bir hacim etmedigi yerde insanin degeri demekki madde ile degil icinde tasidigi mana ile dir. Ilahi bagla kurdugu rezonans kapasitesi, senkronjzasyonu insana zamansjz ve mekansiz bir deger katar. Bu dunyada dusecegi mezar bahcesinde yok olmaz yeni ve daha buyuk bir alem olarak acar.
Tipki topraga ekilmis bir hurma gibi....
Then who is the Angel of Şam?
Bende sığar iki cihân ben bu cihâna sığmazam
Cevher-i lâmekân benim kevn ü mekâna sığmazam
(İki cihan (dünya ve ahiret) benim içime sığar, ancak ben bu dünyaya sığmam. Mekansızlık cevheri bende, ben bu aleme sığmam.)
Kevn ü mekândır âyetim zâta gider bidâyetim
Sen bu nişân ile beni bil ki nişâne sığmazam
(Bütün varlıklar ve mekan benim delilimdir. Başlangıcım varlık sahibi
olan Zat'la başlar. Sen beni bu işaretle tanı, ama bil ki ben bu
işarete de sığmam.)
Kimse gümân ü zann ile olmadı Hakk ile biliş
Hakkı bilen bilir ki ben zann ü gümâna sığmazam
(Hiç kimse zanla, kuşkuyla Hakk'ı bilenlerden olmadı.
Hakk'ı bilen bilir ki, ben zanna ve kuşkuya da sığmam.)
Sûrete bak vü ma'nîyi sûret içinde tanı kim
Cism ile cân benim velî cism ile câna sığmazam
(Dış görünüşe bakıp bu dış görünüş içinde gerçek manayı, iç görünüşü tanı.
Çünkü beden de, ruh da benim. Ancak ben ruha da, bedene de sığmam.)
Hem sadefim hem inciyim haşr ü sırât
Bunca kumâş ü raht ile ben bu dükâna sığmazam
(Hem inci kabuğu, hem de inciyim, yani hem dış hem iç. Mahşer meydanı
ve Sırat. Bunca kumaş ve binek takımıyla ben bu dükkâna sığmam.)
Genc-i nihân benim ben uş ayn-ı ayân benim ben uş
Gevher-i kân benim ben uş bahr ile kâna sığmazam
(İşte gizli hazine benim. Görünenin aynısı işte benim. Bu hazine kaynağının
incisi de işte benim. Ancak ben ne denize, ne de kaynağa sığmam.)
Arş ile ferş ü kâf ü nûn bende bulundu cümle çün
Kes sözünü uzatma kim şerh u beyâna sığmazam
(Yeryüzü ile gökyüzü ve "kâf" ile "nun" gibi bütün herşey bende bulunduğu
için, ey bana akıl vermeye kalkışan kişi sesini kes. Çünkü ben, sözlere
ve açıklamalara sığmam.)
Gerçi muhît-i a'zâmım adım âdem durur âdemim
Dâr ile kün fekân benim ben mu mekâna sığmazam
(Gerçi her tarafı kaplayan ulu varlık benim, adım insan olduğu için, insanım.
Mâlik olan da, "ol" denilince olan da benim, ben bu mekana da sığmam.)
Cân ile hem cihân benim dehr ile hem zamân benim
Gör bu latifeyi ki ben dehr ü zamâna sığmazam
(Ruhla aynı cihanı paylaşan, âlemle aynı zamanı yaşayan benim. Ancak şu
hoşluğa bak ki, ben ne bu âleme, ne de bu zamana sığarım.)
Encüm ile felek benim vahy ile melek benim
Çek dilini vü epsem ol ben bu lisâna sığmazam
(Yıldızlarla felek benim. Vahiy de, melek de benim. Dilini tut ve konuşma,
çünkü ben bu dile de sığmam.)
Zerre benim güneş benim çâr ile penc ü şeş benim
Sûreti gör beyân ile çünkü beyâna sığmazam
(En küçük varlık da, güneş de benim. Dört (dört unsur: toprak, su, rüzgâr,
ateş), beş (beş duyu) ile altı (altı yön: sağ, sol, ön, arka, üst, alt) da
benim. Sözle anlatılan görünüşü gör, ancak ben anlatılana da sığmam.)
Zât ileyim sıfât ile Kadr ileyim Berât ile
Gül-şekerim nebât ile piste-dehâna sığmazam
(Sıfatımdan dolayı Zât ile birlikteyim, Berat'ım, imtiyazım nedeniyle
Kadr içindeyim, itibardayım. Şeker kamışı sayesinde gül tatlısıyım.
Kapalı ağızlara sığmam.)
Şehd ile hem şeker hem şems benim kamer benim
Rûh-ı revân bağışlarım rûh-ı revâna sığmazam
(Bal ile şeker benim Güneş benim, Ay benim. Herkese akıcı bir ruh
bağışlarım, ancak kendim bu akıcı ruha sığmam.)
Tîr benim kemân benim pîr benim civân benim
Devlet-i câvidan benim îne vü âna sığmazam
(Ok benim, yay benim, yaşlı benim, genç benim, sonsuz devlet benim,
mekana ve zamana sığmam.)
Yer ü gökü düzen benim geri dönüp bozan benim
Cümle yazı yazan benim ben bu dîvâna sığmazam
(Yerle göğü düzenleyen benim, sonra dönüp bozan benim bütün yazıları
yazan benim, ben bu divâna sığmam.)
Nâra yanan şecer benim çarha çıkar hacer benim
Gör bu odun zebânesin ben bu zebâne sığmazam
(Ateşten yanan ağaç benim, göğe çıkan taş benim. Bu ateşin alevini gör.
Ben bu lügate sığmam.)
Gerçi bugün Nesîmîyim Hâşîmîyim Kureyşîyim
Bundan uludur âyetim âyet ü şâna sığmazam
(Gerçi bugün Nesimîyim, Hâşîmîyim Kureyşîyim ama menzilim bundan
büyüktür, ben menzile ve şâna sığmam.)
Degerli hanimefendi, ben deger derken,
Ben bir haci bektasi velinin degerlerinden,
"Bizim erkânımız; ahlâk-ı Muhammed’i ve edeb-i Ali’dir."
Pir sultan abdalin degerlerinden
"Pir Sultan Abdal’ım ölürüm deme,
Kıl beş vakit namaz kazaya koma,
Sakın bu dünyada kalırım deme,
Tenim teneşirde, özüm saldadır."
"Hakk’ı Peygamber’i bilirsen candan,
Korkma mahşer günü o ulu günden.
Mahrum kalma La ilahe illallah'tan,
Kılavuzun Muhammed Ali olmalıdır."
Yunus emrenin degerlerinden bahsediyorum.
Ayrica Bahsettigimiz Seytanlar sadece alevileri suistumal etmiyorki,
bugun tarikat ve cemaatlarin ici mossad kayniyor.
Onlar diyorki bizim icinde olmadigimiz tarikat cemaat yok...
isidi, elkaideyi, kim kurdu, aleviler kurmadi elbet.
Ben tanidigim alevilerden yola cikarak kendi tespitlerimi paylastim.
Tesbitim su, son yuz yilda alevi olmayanlarin alevi kiliginda alevileri kendi degerlerinden koparmaya calismislar
Tipki bahsettiginiz Machiavellist sunni bir hukumet eliyle gunumuz genclerini islamdan kopardiklari gibi.
Haci betasi velinin, Pir sultan abdalin, Yunus emrenin degerlerine can feda.
Seytanlar sadece alevilerle ugrasmiyor. Herkesle ugrasiyor.
Ben Dun sadece malum seytanin alevi mesaisini dile getirdim.
Zaman zaman sunni mesaisini dilebgetirdigim gibi
Aleviler candir. Gercek aleviye Canim kurbandir
Bir hocamız bir yazısında şöyle demiş yıllar önce :
"...Alevilerin Alevi olmaları yetmiyor mu? Bir de şeytanların onların dostları kılığına mı girmesi gerekiyor? Bu sözü Machiavelli hükümdarlar için söylemişti; “hükümdarların insan olmaları yetmiyor mu…..?” Kuşkusuz bunu söylerken Machiavelli özsel bir insan doğasına atıfta bulunuyor, böyle bir doğanın varlığını veri sayıyordu. Kuşku yokki bu doğa kötülük üzerineydi. Dolayısıyla hükümdardan kaynaklanan şu ya da bu eylem için, özel olarak, insan olmasının dışında ayrıca bir başka şeye gerek kalmıyordu. Fakat dün nasılki “insanlık” Machiavelli’nin hükümdarlara biçtiği “insanlığı” yeterli sayıp “şeytan arama ve cin çıkarma” arzusundan vazgeçmemişse, bugünde hemen hiç kimse Alevilerin Aleviliğini yeterli saymıyor; bir rezonansa geçebilmek için Aleviliğin ille de bir “şeytanla” kol kola sokulması gerekiyor. Aleviliğin yanında bir de şeytan arayan, aslında onun yanında bir şeytan inşa ediyor. Dolayısıyla bu şeytanların sayıları birden fazla, adları farklı farklı....."
Insan dusunmeden edemiyor.
bir kimseyi yüzüne karşı aşırı, gerçeğe aykırı veya kişiyi kibre düşürecek şekilde övmenin tehlikesine dikkat çeken ve Buhâri ile Müslim başta olmak üzere muteber hadis kaynaklarında geçen çok bilinen bir hadiste
"Yazık sana! Arkadaşının boynunu kopardın (veya kestin)." Buyurmus efendimiz s.a.v
Gunumuzde arkadasinizda olan bir seyi takdir hissi ile getirmek olan ovgu cok masum kalir.
Insanlari kendilerini olmadiklarindan farkli pazarlamaya calisarak sosyal medyada, dugunlerde, derneklerde kasanlari, ya da cikar amacli yalakalik olsun diye mudurune, ustune, liderine olmayan ovguleri gorseydi. Ozaman ne derdi, nasil tepki verirdi peygamber efendimiz s.a.v