Kültür Sanat Edebiyat Şiir

serbest kürsü sizce ne demek, serbest kürsü size neyi çağrıştırıyor?

serbest kürsü terimi Seu Kuyt tarafından tarihinde eklendi

  • Erinç Türk
    Erinç Türk

    madem bir yudum nefessin
    her zerreyi taşır yüreğime
    salınır gezer bahar çiçeklerinde
    arıca sarıca ey bebek cilvesi
    bilemem ki suskun nedir nedendir
    cana can katsan bir nebze gülse
    masum benliğim...
    efes//35

  • Şair Zegan
    Şair Zegan

    YAPAY ZEKA ŞİİR DEĞERLENDİRME UYGULAMASI YAPTIM
    yeniozanlar.vercel.app/

    Merhaba arkadaşlar. Şiirlerinizi yapay zekanın değerlendirip yorum yapacağı bir webb uygulaması yaptım. Ücretsiz kullanabilirsiniz.

  • Kenan Aydın
    Kenan Aydın

    Şimdiden herkesin kurban bayramı mübarek olsun hayırlı tatiller dilerim.

  • Ahmet Ihsan Arac
    Ahmet Ihsan Arac

    Kisa, kisa

    - Seni O’na (Allah'a) yaklaştıran her musibet aslında bir nimettir.
    Seni O’ndan uzaklaştıran her nimet veya rahatlık ise aslında bir musibettir."
    Bu baglamda bosandiktan sonra Allah a daha cok yaklastiysan senin icin bosanmak nimettir.
    Eger bosandiktan sonra ipini koparmis gibi gunaha yaklastiysan ozaman senin icin musibettir.

    ***

    - cok acayip bir zamanda yasiyoruz. Ai ile bilgi o kadar ayaga dustuki artik bazi seylerde ogretmenler ogrencilerin gerisine dustu. Son zamanlarda okullarin cocuklara katkisini sorgulamaya basladim. 4 yasindan 18 yasina kadar kutuk gibi yetisiyorlar. Artik okulun cocuga verdigi her sey bir tik otede. Bilgiye ulasmak bu kadar anlik iken bence okul gunler azaltilmali. Cocuklar daha cok sahaya surulmeli ilgi duyduklari alanlarla alakali, az teori cok prarik. Eski ciraklik gibi

    ***

    -Dikkat edin bakin, inandigi degerler icin basini orten insanlarin ortisuyle carsafiyla ugrasan serefsizler,
    Hic bir inanc degeri olmadigi icin kameralar karsisinda para icin, kendi onurundan vaz gectik, kendi cocugunun, ailesinin, onurunu ayaklar altina alarak hayvanlar belgeseli gibi ciftlesenleri ozgurluk baglaminda gorurler.
    Ote yandan inandigi deger icin, yaz kis demeden kapanan kadinlari assagilarlar, pornografiye ses cikarmayanlar...

    Neden?
    Cunku iki turluler bu tipler
    Birincisi, bizden olup cagdasligi ciplaklik olarak goren beyni yikanmis beyinsizler
    Ikinci gorup bizden olmayip bizden mis gibi davranip bilincli islam ve turk islam ve hatta yahudiler disindaki butun toplumlarin altini oyan cripto yahudiler.

    ***

    - namaz kilarken gereksiz acele edip namaz sonrasi duami uzattigimi fark ettim. Ne kadar salakmisim.
    Halbuki namazin icinde, okunan kuran, edilen zikir, istigfar, dua, hele ruku ve secdede yapilan zikir, istigfar ve dua ayetleri daha makbuldur.
    Dusunsene patron seni cagirmis, huzuruna cikmissin varmi bi derdin, soyle vereyim diyor. Sen soylemiyorsun. Sonra e mail atiyorsun patrona, yani bundan bile ahmakcaymis, namazi kisa tutup namaz sonrasi duayi uzatmak. En guzeli ikisinin de hakkini vermek.
    Namazda, ruku, secde, ve tahiyyatta okunacaklar;
    subbuhun Kuddüssün rabbuna ve rabbul melaiketi verruh
    Veyâ
    Ferdun hayyun kayyumun hakemin adlun kuddus
    Veya
    Rabbigfir verham ve ente hayrur rahimin
    Veya
    rabbena atina fid dunya hasanatan ve fil ahireti hasenatan ve gina azâben-nâr
    Veya
    Le ilahe ille ente Subhâneke inni kuntu minazzalimin
    Veya
    Rabbi inni lima anzeltu ileyye min hayrin fakir

    Namazi uzatilarak namazin zikirligini, istigfarligini, dualigini artirmak daha cok kabule yakin dualar olur

    Bir suru kuranda ve hadislerde bu tur dualar var okunabilecek.


  • Ahmet Ihsan Arac
    Ahmet Ihsan Arac

    Cennet annelerin ayaklari altindadir.
    Kimi anne gördüm, baş üstünde taç olur…
    Anne gördüm, cehennemde taş olur
    Bir kadın düşün…
    düşün ki, her şeydir…
    Bir kadın düşün ki her seyi varken hiçbir şeydir…
    Hersey kadinda gizlidir

    Ya da düşünme.
    Rahminde rahmet taşırken bile
    acıyı içine gömen;
    sancıdan sızsa da susan,
    susarken yavrusunu okşayan…
    Anneni düşün.

    Geceyi göğsünde uyutan,
    uykusuzluğu dua diye boynuna dolayan…

    Anne…
    An ne?
    An annedir. Anne her andir
    Adında “an” var;
    an içinde zaman, zaman icinde aman var…
    Aman cocugum... aman
    can içinde cânân saklayan bir liman, anan

    Hadisce uc kere anan
    Durduncu de baban


    Kundakta kıvrılir düşler,
    Yuzunde hikmetten gulusler
    Koynunda en konforlu sığınak
    dilinde dizilmiş dualar…
    Sütünde sır saklıdır onun,
    her damlasında bin rahmet çağlar.

    Kim anneliğe zincir derse
    kabrine incir diker
    Çünkü annelik yük değil,
    yükselişin en sessiz merdivenidir.

    Bir anne,
    Evin içinde görünen bir melek gibidir.
    Dağılmış ruhları toplar
    Sofrada ekmek olur,
    Yüklükte yorgan
    Kendi kırılır da çocuğuna kalkan olur.
    Annelik melekliktir,
    kelekler anne olmamali

    Gözlerinde göçler vardır;
    giden ama dönmeyen uykular…
    saçlarına sessiz sessiz
    kar gibi iner yıllar…

    Anne…
    Kendi donsa bile yavrusunu üşütmeyen döştür
    Düştüğünde dizlerini değil,
    Çocuğunun gözünü silen sefkattir

    Bazı kadınlar aynaya bakar da güzelliğini arar. Bazi kadinlar saçini degil cocugunu tarar
    Ve Onda kendini bulur, Rabbini anar

    Ve bilirim:
    Bir evde annenin duası eksikse
    Duvar büyüsede yuva küçülür.
    Merhamet çekilirse bir ocaktan
    Saat işler… ama zaman çürür.
    Mekan dürülür,

    Ey anneliğini hor gören nasipsiz
    Ayaginin altindaki makamdan habersiz
    Bir çocuk büyütmek, dünyayi büyütmektir.
    Bir cana sabırla eğilmek,
    Arşa doğru yürümektir

    Çünkü anne;
    Toprak gibi örter,
    Gunes gibi besler
    Irmak gibi taşır,
    Gök gibi büyütür..

    Ve bazı makamlar vardır ki
    Haza yakindir
    O nun bir yansımasıdır…

    Adeta yoktan çocuk yapar anne
    rahiminde zerreye can verir
    Doğumunda nefes…
    yoktan süt gelir
    Sefkatten sabir
    Koruyup, kollayip buyutur
    Ne gonul koyar anne
    ne bir ah verir

    O yuzdendir
    Annelerin ve rabbin hakki odenmez
    Anneyi anlatmaya kelimeler yetmez,
    hiçbir ölçü tartamaz,
    Gercek bir anne alkışi istemez,
    Annelik dünyayla olculmez

    Zira anneler
    “Zâhir” isminin bir yansımasıdır…
    Her kadın isterse doğurur,
    Ve anne olur
    Ama anne kalmak
    her dogurana nasip olmaz.
    Cunku annelik bir lütufdur
    bir makam, bir onurdur.
    Ve o makama cennet
    adate bir terlik olur

    annenin sitemi cehennem
    gulusu ibadettir
    anneler peygamber doğurur,
    sultanlari büyütür…
    Kolelerdir, koleleri dogurur

    Anneler evlatlarini sevdikce
    Yucelir
    Yuce anneliğe “kölelik” diyen
    rahmeti yük sanacak kadar cucedir
    zinciri boynunda değil, kalbindedir.

    Cennet annelerin ayaklari altindadir.
    Kimi anne gördüm, cehennemde taş olur
    Kimi anne gördüm, baş üstünde taç olur…



  • Gece Kıyısı
    Gece Kıyısı

    Kalbin de arşivi var gerçekten. İnsan bazı şeyleri unuttuğunu sanıyor sadece. Bir şarkı çalıyor mesela, yıllardır uğramadığın bir duygu kapıyı içeriden açıyor.

    Sanırım yıllarca sustuğun şeyler, aslında hâlâ içeride bir yerde yaşamaya devam ediyor.

  • Ahmet Ihsan Arac
    Ahmet Ihsan Arac

    Gokleri beton bir zirhla kusatan bu asirda,
    Ruhlar, camdan kafeslerin icinde koruk esir.
    Zamanin nabzi atmaz oldu bu tozlu satirda,
    Mekan bir veri yigini, zaman ise dilsiz tefsir.

    Fiber hatlar birer sarmasik gibi sardi kani
    Isik hizinda bir karanlik akar damarlarda.
    Unuttuk topragin o kadim, ana kucagi anini
    Gomuldu eski süsler, o pasli kodlamalarda

    Gozbebeklerde donmus bir mavi safak cakar
    Yuzler birer maske, mimikler buzuldan bir heykel.
    Kalp dedigin artik sadece ritmik bir ayar,
    Duygularsa silik yada ucuz ve yapay piksel

    Beton dislerin arasinda ogutulen gunes...
    Sokak, lambalarinin altinda can verir sahitsiz
    Herkes birbirine yabanci, herkes kendine es,
    Yalnizlik postu sosyal, sosyal medya mesnetsiz

    Uydular, gokyuzunun bagrina saplanmis oklar,
    Yildizlar sonuk birer piksel, gok ise bir ekran.
    Hakikat, bu gurultulu boslukta kendini yoklar,
    Bir "tik" uzaginda yalanin, her saniye her an.

    Binalar devlesirken insan kuculdukce kuculdu,
    Golgeler boyunu asti, boyunlar kutukle eslesti
    Mana, madde denizinde bir damla gibi suzuldu,
    Ruhun o soylu kavgasi, soysuzlarla ciftlesti

    Aynalar yalan soyler, sırlar pazarlandi çoktan,
    Mahremiyet, bir vitrin caminda pazarlanan aygit
    Varligi var eden o Nur, haniydi miheng noktan
    Kalan ise sadece, gelecegine yakilan bir agit.

    Sehirler birer labirent, cikisi olmayan rüya,
    Zihinler kodlarla orulu, birer kapali kutu.
    Bak da gor, ne hale geldi o mukaddes dunya,
    Insanlik denilen gemi, batirmakta son umudu.

    Kablosuz bir kement vampir ruhuna dolandi,
    Nefes almak, bir tusun insafina kaldi, yandik
    Hakikatin berrak suyu, bulandikca bulandi,
    Cozulmesi imkansiz, bir kördugum oldu artik

    Milyonluk sehirlerde, herkes birer issiz ada,
    Mesafeler kapandi lakin gonuller arasi ucurum.
    Hasbihal birer sinyal ki, yankilanmaz bu sahada,
    Hicranin en derini, bu sessiz ve hissiz durum.

    Uyan metal uykudan ey ruh silkelen artik,
    Kir bu cam prangayi, vereceksen oze yön.
    Kara pus çökmus ufka, yollarsa kap karisik,
    Nurunu goklerden al, doneceksen hakka dön

    Göklerden inen nurla, uydudan gelen sinyal,
    Biri sonsuz bir huzur, diğeri sahte hayal.
    Kır artık bu anteni, kalbinin sesini duy,
    Kurtulus vahyedilen o en kutlu yola uy!

  • Erinç Türk
    Erinç Türk

    kulak verip dinledim yıldızları
    biz diye bir tartışmaya tutuşmuşlar
    birden doğum gününü hatırladım
    böylesine yalnız ve sensiz anlar

    yaz başı kar yağdı herkes dertli
    bir ben olağan üstü haldeyim
    ben ezelden üşütmüş yüreği
    ısınmaz bir türlü mevsimsiz

    bir sen ısıttın ruh ateşe düştü
    yürek heyecanla fırıldak ..
    geldiğin an ruha dokunuşun
    bin muhteşemlik ile mutlu
    e f e s // 35...doğumgünü

  • Ahmet Ihsan Arac
    Ahmet Ihsan Arac

    Ellili asklar

    Sana gelisim; tozlu bir kutuphane sessizliginde,
    Cumlelerin altini cizmeden, ruhunu okumak gibi.
    Yirmili yaslarin gurultulu, kor eden isigi degil bu,
    Ellili yaslarin huzunlu, ama bilge turuncusu.

    Artik firtinalar istemiyorum denizlerinden
    Kiyina vuran o sakin mehtap yetiyor bana.
    Ask dedigin, bir sarabin yillanma sabriymis meger,
    Seninle susmak, baskalariyla konusmaktan daha derin.

    Gozlerindeki çizgilerde kendi hikayemi buluyorum,
    Eskimis bir cilt gibi, ama her sayfasi kutsal.
    Seni sevmek; bir felsefe metnini cozmek degil,
    Zaten bildigim bir hakikate, nihayet teslim olmak.

    Hangi ruzgar atti seni bu son bahar bahcesine bilmiyorum;
    Belki de en guzel seyler, beklemekten yoruldugumuzda gelir.
    Artik buyuk cumlelerin arkasina saklanmiyorum,
    Seni seviyorum demek, en yalin felsefem oldu simdi.

    Gencken aski bir fetih sanirdim, oysa bir siginakmis;
    Kiliclari birakip, golgene uzanmanin o essiz
    hafifligi...
    Bizimkisi, iki yarim cumlenin birlesip bir anlam etmesi degil,
    Iki tam insanin, ayni bosluga gulumseyerek bakabilmesi.

    Vakit daraliyor belki, saatler daha hizli donuyor,
    Ama senin yanindayken zamanin hukmu, bir kum saati kadar.
    Saclarindaki aklar, benim okudugum en gercek satirlar;
    Her biri, birlikte gecemedigimiz yillarin birer ozru gibi.

    Arkamizda biraktigimiz kirik dokuk heveslerin hukmu yok artik,
    Hepsi bizi bu ana, bu bakisa hazirlayan birer provaymis.
    Iyi ki gec kalmisiz birbirimize, yoksa bu kadar iyi anlayamazdik,
    Sessizligin icindeki o kadim ve derin muzigi.

    Simdi tum kitaplari kapatip, felsefeleri bir kenara birakiyorum,
    Senin elini tutmak, dunya uzerindeki en buyuk hakikatimdir.
    Gunes batarken vuran o son isik gibi; yorgun ve berrak,
    Burasi bizim nirvanamiz, zamanin disinda, kelimelerin otesinde.

    Gencligim sana siirler biriktirmis bir eksiklikti
    Simdiki bu yasim, sana o siirleri okuyan bir tamlik
    Ve artik anliyorum; ask ne bir arayis, ne de bir varis,
    Elin elimdeyse; ben her seyin yerli yerinde olduguna inanirim.

  • Efsun Bkr
    Efsun Bkr

    Sen sevginin ve emegin ziyan olmus halisin.
    Merhamet bilmeyen kalbinden öpüyorum, benim seninle olan savaşım bitti.
    Artık gözlerin istediğine gülebilir...
    Hikaye bitti!
    Adam bir daha bulamayacağı sevgiyi kaybetti.
    Kadın da bir daha bu kadar çok sevmemeye yemin etti.

  • Us Atölyesi
    Us Atölyesi

    "Z e k a, şeyleri olduklarıgibiçözümlemektir./İ m g e l e m , şeyleri o l a b i l e c e k l e r i gibitasarlamaktır./A h l a k, şeyleri olmalarıgerektiğigibi d ü ş ü n m e k t i r./B ü y ü, şeyleri düşündüğünhale s o k m a k t ı r."

  • Efsun Bkr
    Efsun Bkr

    Sizin;
    kötü biri oldugunuzu bağıracaklar ki!
    Kendi hataları duyulmasın!!!!

  • Gül Den
    Gül Den

    ‘Hadi kalk, bir çay yapalım’ diyenlerle hayat daha katlanılır oluyor gerçekten… Çok içten, çok tanıdık bir duygu.. kalınası en güzel duygu sevgi olsa gerek ;)
    Hayırlı akşamlar size de..
    Mutlu pazarlar size de ..

    Ayın seyyahı...

    .

  • Ayın Seyyahı
    Ayın Seyyahı

    Birine ne iyi gelir biliyorsan sen seviyorsundur :)Her sevgi icinde aşk barındırmasın lutfen anti parantez açayım:)Üzgünken kalk cay yapalım bende yanına bişeyler hazırlıyım demek sevgiye dahildir.Yahut e ne duruyorsun gitmiyormuyuz bir sinemaya ,yürü bak ne güzel hava diyecek olanlarla arkadaş olun...Sevgiyle kalın hayırlı akşamlar:)))

  • Ahmet Ihsan Arac
    Ahmet Ihsan Arac

    Buyuk Sultan Yavuz Han hz anisina.
    Rabbim katindaki makamini yukseltsin

    Kum denizinde bir ordu, sanki mahser provası,
    Sina denen o dehset, yigitlerin davası.
    Günes tepede cellat, su biter, nefes durur,
    Lakin Yavuzun kalbi, baska BIR ritim vurur.

    Bir an durdu koca han, indi atından yere,
    Sastı kaldı vezirler, hayret etti leventler
    Hünkarım neden indin diye fısıldar sesler,
    Dudaklarda dualar, tutulmuştu nefesler.

    Gözleri dolu Yavuz, titreyen bir sesle der
    Önümüzde yürüyor o Şanlı Peygamber
    Serveri kainatın yürüdügü bu yerde,
    At üstünde duramam, düşerim bin bir derde.

    Peygamber rehber olmuş, sultan ardında piyade,
    Cölün yakan sıcağı, rahmet oldu ziyade.
    On üç günde geçildi, geçilemez denilen,
    Manevi bir fetihti, arşa karşı eğilen.

    Kılıç değil, teslimiyet yarıp geçti çölleri,
    Hak yoluna bağladı, o mübarek illeri.
    Sekiz yıla bir asrı sığdıran o büyük can,
    Sina'da tarih yazdı, her adımında iman.

  • Ayın Seyyahı
    Ayın Seyyahı

    Yolların ıslaklığıyla tutturdum bir ıslık...Araçların göletlere hızlı girip çıkmalarıyla çıkan seslerin şenliğine kanmıs olmalıyım ki bende çıktım dısarı ayaklarım göletlere basmak istesede malumdur ıslanmak benden uzak dursun ..:))))))

  • Ayın Seyyahı
    Ayın Seyyahı

    Hava olağan yağmurlu,kelimelerimse bir o kadar devrik hep kıpır kıpır olan kalbimi dindirdim sonunda .Biraz da sözlerim olmı degilmi.Nasılsınız herşeyin en güzelinin olması dilegiyle mutlu pazarlar:)))

  • Efsun Bkr
    Efsun Bkr

    Aynaya bakmaya korkan gözlerin,
    Sırrını örtecek bir günah arar.
    Diline dolanan elin kiridir,
    Kendi karasını akla bağlar.

  • Ahmet Ihsan Arac
    Ahmet Ihsan Arac

    19.01.2026 - 13:05
    ***OSMANLI DA KADIN***
    --Osmanlı da Kadının *ADI* yoktu, Evi yoktu, hürriyeti yoktu, Nikâhı yoktu, mülkiyet ve imtiyaz hakkı yoktu, miras ve söz hakkı yoktu. Nüfustan sayılmaz ve soyadı yoktu?

    Lan yalanci iftiraci serefsiz bilgi caginda yasiyoruz, sen neyin kafasini yasiyorsun. Osmanlida kadini paylastim. Bir daha paylasiyorum
    Avrupa'da kadınların mülkiyet ve hukuki hakları uzun süre kısıtlı kalmış ve 19. yüzyıldan itibaren büyük değişimler yaşamıştır.Osmanlı'da Kadın Hakları (İslam Hukuku Çerçevesinde)Mülkiyet Hakkı: Osmanlı kadını, İslam hukukuna göre kendine ait mülk (ev, toprak, para) edinme, bu malları yönetme, satma veya vakfetme hakkına sahipti. Evlendiğinde kocası, kadının malı üzerinde tasarruf hakkına sahip değildi.Hukuki Haklar: Kadınlar mahkemeye doğrudan başvurabilir, dava açabilir ve kendi adlarına sözleşmeler yapabilirdi.Miras Hakkı: Mirastan pay alma hakkı vardı, ancak bu pay genellikle erkeğin payının yarısı kadardı.Evlilik ve Boşanma: Kadınların evliliğe zorlanmaması esastı. "Tevfiz-i talak" ile boşanma hakkını sözleşme ile alabilirlerdi.Eğitim ve Çalışma: Tanzimat dönemiyle birlikte kadınların eğitimi (kız rüştiyeleri) önem kazandı ve çalışma hayatına (terzilik, öğretmenlik, memurluk) girişleri 19. yüzyıl sonunda hızlandı.Zamanın Avrupa'sında Kadın HaklarıMülkiyet ve Hukuki Statü: 19. yüzyıla kadar pek çok Avrupa ülkesinde evli kadınların mülkiyet hakkı yoktu; evlendiklerinde malları kocalarının mülkiyetine geçerdi. İngiltere'de kadınlara mülkiyet hakkı ve akid serbestliği 1870'ten sonra verilmeye başlandı.Eğitim: Avrupa'da kadınların yükseköğrenime erişimi Osmanlı'daki benzer reformlarla benzer zamanlarda (19. yüzyıl sonu) gerçekleşti.Oy Hakkı: Avrupa'da kadınların seçme ve seçilme hakkı mücadelesi 20. yüzyılın başlarına kadar sürmüş ve pek çok ülkede 1. Dünya Savaşı sonrasında kazanılmıştır.Karşılaştırmalı ÖzetEkonomik Haklar: Osmanlı kadını, mülkiyet hakkı konusunda erken dönem Avrupa'daki hemcinslerinden daha avantajlı durumdaydı.Siyasi ve Sosyal Haklar: 19. ve 20. yüzyıl başlarında Avrupa'daki kadın hareketleri, Osmanlı'daki kadınların toplumsal hayata katılımını etkilemiştir. Osmanlı'da kadın dergileri ve örgütlenmeleri bu dönemde artmıştır.

  • Ahmet Ihsan Arac
    Ahmet Ihsan Arac

    Lan sen hangi dunyada yasiyorsun. Ne tur bir mahluksun, nasil bu denli iftira ve pislik atiyorsun inananlara. Asagilik donme. Inanci minanci biraktik lan sen insanda mi degilsin bunca iftira karalama yapiyorsun. Serefsiz soysuz kopek

  • Ahmet Ihsan Arac
    Ahmet Ihsan Arac

    Asagida %90 iftira dolu, geri kalani da hadislere pislik atma olan paylasimindan, sadece birini ele alacsgim.
    "Yemek yerken kaşığı sağ el ile tutunuz?"
    Lan pislik herif, sen gotunu yikadigin ayni elinle, kasigi, ekmegi boklu elinle agzina sokup boklanadinda biz birseymi dedik serefsjz.
    Biz gotumuzu sol elle yikadigimiz icin kasigi ekmegi sag elle tutariz
    Pislik herif sen intersen kasigi mabadina sok oradan zikkimlan.
    Pislik herif

  • Ahmet Ihsan Arac
    Ahmet Ihsan Arac

    HURAFİ BAKIŞ ***
    --Suyu sağ el ile içiniz. Sol el ile içmek mekruhtur?
    --Yemek yerken kaşığı sağ el ile tutunuz?
    --Kenefe sol ayakla giriniz, sağ ayakla çıkınız?
    --Kenef kapılarının Kıbleye doğru açılması günahtır?
    --Gece tırnak kesmek ve sakız çiğnemek Şeytan çağırmaktır?
    --Deprem, zelzele ve her türlü doğasal afetlere lanet okumak günahların en büyüğüdür?
    --Cami ve mescitlere sağ ayakla giriniz?
    --Sağına eğilmek sevaptır, Sol cenaha selam vermek günahtır?
    --Kadınların, Cuma ve Bayram namazı kılması caiz değildir?
    --Kadınların, sokak, çarşı pazarda Eşiyle kol-kola dolaşması caiz değildir?
    --Kadınların, özel (regl) günlerinde ekmek pişirmesi ve yemek yapması mekruhtur?
    --Kadınların, ardışık olarak üç kız doğurması günahların en büyüğüdür?
    --Makyajlı kadınla konuşmak ve selamlaşmak asla caiz değildir?
    --Kadınların, mendebur kocalarının yanında çocuk emzirmesi caiz değil ve saygısızlıktır?
    --Gelinlerin, kayın-kaynatadan izin almadan oturması caiz değildir?
    --Kadınların, yalnız başına çarşı-pazara gitmesi caiz değil ve saygısızlıktır?
    --Kadınların, ticaretle uğraşması caiz değildir?
    --Kız-erkek karma eğitim günahların en büyüğüdür?
    --Kadınların, Muhtar, aza ve bekçi olmaları ahir-şer belirtisidir?
    --Kadınların, ürettiği teknoloji haramdır?
    --Kadınların, eşlerine cinsel birliktelik teklif etmesi caiz değil ve günahtır?
    --Kadınların, banyoda anadan üryan banyo yapmaları caiz değildir?
    --Kadınların, yüksek sesle konuşması ve gülmesi ayıp ve caiz değildir?
    --Kadınların, pantolon giymesi caiz değildir?
    --Kadınların, Deniz, göl ve havuzlara girmesi caiz değildir?
    --Kadınların, kafe ve benzeri yerlerde çay vb. şeyler içmesi caiz değildir?
    --Kadınların, toy-düğünlerde erkeklerle aynı mahalde bulunmaları günah ve caiz değildir?
    **Daha böyle yüzlerce hurafi usülleri saymakla bitmez...Ülkemizde faaliyet gösteren 100 den
    fazla Tarikat fraksiyonu vardır. Bunların hepsi aynen yazdığım gibi düşünüyorlar. Ve cahil-cühelayı
    böyle saçma-sapan din dışı eylemlerle kandırıyorlar. Bunlar her zaman kaos-kargaşa ve cehaletten
    beslenirler. Ülkemize bir PKK kadar zarar vermektedirler?
    --Bu tarikatların tamamı Türk Ulusal milletini bölüp, ayrıştırıp ve parçalamak için her zaman ve her
    yerde ısrarla ve inadına hep Kadınlar üzerinden mücadele vermişlerdir? Hala bu gün bu amansız
    eylemlerine son sürat devam ediyorlar...
    --Eyy Türk Ulusal gençliği, bu tarikatlar, asitane dergâhları, tekke ve zaviyeler, bazı dini vakıf ve
    dernekler faaliyetlerine devam ettiği müddetçe DEMOKRASİDEN bahsedilemez... VESSELAM
    --------BİR YORGUN DEMOKRATIN SOLGUN KALEMİNDEN---------

  • Karizma uğruna güneşe Bakmayan Ayçiçeği
    Karizma uğruna güneşe Bakmayan Ayçiçeği

    Ümit yaşar ın da dediği gibi
    En ağır işçi benim
    ,Gün 24 saat seni düşünüyorum...

    İşçi bayramım kutlu olsun

  • Ahmet Ihsan Arac
    Ahmet Ihsan Arac

    Lan ataturkun baska dusmana ihtiyacimi var, milletin degerlerine kufrederek ataturku sevdirecegini sanan siz, ata sinekleri darken... lan siz neyin kafasini yasiyorsunuz. Benim kutsalima soverekmi ataturku kutsallastirdiginizi saniyorsunuz. Sevdirdiginizi saniyorsunuz. Lan olmus gitmis adam. Dusun yakasindan ata sinekleri. Cevap ver lan ataturke cebberrut, katil, zorba deyince hosna godecekmi

  • Ahmet Ihsan Arac
    Ahmet Ihsan Arac

    Lan benim atam yavuz sultan selim han hz. Zorba ceberrut katiil, diyen ve bu sozlerin hakaret olmadigini soyleyen, sen soysuz it, simdi birak onca sahsima, ve yavuz sultan selime, osmanliya, attigin sirret bir mahalle yosmasi karektersizligi ile iftiralarini bir kenara biraktim simdilik,
    Ben senin atana ceberrut, katil, zorba, desem hos goruylemi karsilarsin.
    Bari buna cevap ver. Hadi bekluyorum. Beyni kalinbagirsaginda mahluk

  • Ahmet Ihsan Arac
    Ahmet Ihsan Arac

    Lan osmanli bir baba olsaydi, ataturk o baba nin, osmanlinin yetistirdigi evladi olurdu. Lan nankor kopek hic evlat babasini karalarmi. Sen babani karaliyormusun. Madem cumhuriyeti siz kurdunuz, sizin deyiminizle hadi nerde yetistirdiginiz ataturk. Bir ataturkte siz yetistirseydinjz ya. Lan ataturkun cocuklariyiz diyen ne kadar chp li ve ataturkcu varsa, hepsi sarlatan. Hadi osmanli ataturku yetistirdi. Cikardi. Hani ataturkun kurdugu cumhuriyetin yetistirdigi ataturk. Lan siz ne embesil varliklarsiniz. Bir evlat bagrindan ciktigi aileyi karalarmi. Sizin hangi gavurun tohumusunuz. Adi soysuz

  • Ahmet Ihsan Arac
    Ahmet Ihsan Arac

    Lan serefisz soysuz senin ataturku yuceltmen neden benim ceddime kufretmekten geciyor. Iftira atmaktan geciyor. Neden...?

  • Gül Den
    Gül Den

    Arkadaşlar, gerçekten yeter artık.

    Aynı “ben haklıyım, sen haksızsın” döngüsünün kimseye bir şey kazandırmadığı ortada.
    Her yeni cümle, meseleyi çözmek yerine sadece gerilimi büyütüyor. Bu şekilde devam etmenin kimseye faydası yok.

    Bu kadar sert ve kırıcı bir dil buraya yakışmıyor.
    Farklı düşünebiliriz, bu çok normal; ama saygıyı kaybetmek zorunda değiliz.
    Unutmayalım ki üslup, en az fikir kadar önemlidir.

    En sağlıklısı, bu noktada tartışmayı burada sonlandırmak.
    Herkes kendi görüşünü ifade etti, fazlası sadece gereksiz kırgınlık bırakacak.
    Konuyu uzatmak yerine, birbirimize saygıyı koruyarak noktalamak en doğrusu.
    Lütfen artık bu başlığı daha fazla germeyelim.

    (Haddimi de bağışlayın lütfen.. huzursuzluğu sevmeyen bir kız kardeşinizin zerzenişi olarak görün.)

  • Ahmet Ihsan Arac
    Ahmet Ihsan Arac

    Kur'an'da kâfirler, münafıklar ve müşrikler için kullanılan aşağılayıcı ve yerici ifadelerin listesi şöyledir:

    * Hayvan (En’âm / Davar) benzetmesi: "Hayvandan daha sapkın" (A'râf 179, Furkân 44)
    * Bel'am / Köpek benzetmesi: "Dilini sarkıtıp soluyan köpek" (A'râf 176)
    * Eşek (Himâr) benzetmesi: "Kitap yüklü eşekler" (Cuma 5) veya "arslandan kaçan yabani eşekler" (Müddessir 50)
    * Şerru’l-Beriyye: "Yaratılmışların en kötüsü" (Beyyine 6)
    * Şerru’d-Devâbb: "Canlıların en şerlisi" (Enfâl 55)
    * Necis: "Pislik / Murdar" (Tevbe 28)
    * Esfel-i Sâfilîn: "Aşağıların aşağısı" (Tîn 5)
    * Summun, Bukmun, Umyun: "Sağır, dilsiz ve körler" (Bakara 18, 171)
    * Hasibe / Odun: "Cehennem odunu / yakıtı" (Enbiyâ 98, Cin 15)
    * Mel’un: "Lanetlenmiş" (Ahzâb 61)
    * Huzeybü’l-Kevâlih: "Yüzleri kapkara kesilmiş, sırıtıp kalmış kimseler" (Mü'minûn 104)
    * Ke’ennehum Huşubun Musennede: "Sıralanmış keresteler" (Münafıklar için - Münâfikûn 4)
    * Fe-Suhkan: "Yerin dibine batsınlar / Allah'ın rahmetinden uzak olsunlar" (Mülk 11)
    * Dericâtun min’el-Esfel: "Cehennemin en alt tabakasındakiler" (Münafıklar için - Nisâ 145)

  • Ahmet Ihsan Arac
    Ahmet Ihsan Arac

    Kurani kerimde fetih suresinde
    " Muhammed Allah’ın Rasûlüdür. Beraberinde bulunan mü’­minler kâfirlere karşı çok sert ve tavizsiz, kendi aralarında gâyet merhametlidirler. ...." buyurur.
    Cunku bu tur munafik serefsizler nezaketi, hosgoruyu, tahammulu, zayiflik olarak gorurler. Bu tur munafik alcaklarin anladigi dilden sert ve acimasiz konusacaksin. ALLAHIN EMRI BU