Bir pazar ayazı sızdı sessizce sol yanıma, Sıradan bir kış sandım, aldandım dumanına
Oysa içimde bir nehir yavaşça durmaktaydı, Hayat, incecik bir iplikle duvara vurmaktaydı.
Kader, o gün yollara barikatlar kurdu bir bir, Şer sandığım engeller, meğer lütufta gizli bir nehir.
Gidilen o son menzilde yol ansızın kesildi, Ölümün gölgesi, yaşamın ışığıyla ezildi.
Göğsümde patlayan volkan, kolumda bir demir kelepçe, Rabbim fısıldadı ruha: Dur, dünyaya meyil etme.
Gafil gezen o beden, sığındı şifa kapısına, Üç kilit vurulmuş meğer, ömrün ana çatısına.
Kurumuş üç nehir yatağı, tıkanmış hayat pınarı, Dokunmasaydı o gizli el, yıkılacaktı çınarın dalı.
Bugün dursaydın, biterdi hikayen dedi hekimler, Oysa vakit gelmemiş, yazılacak daha çok kelam var.
Fırtına dindiğinde, dost sesleri yankılandı derinden, Ama bir seven vardı hiç ayrılmadı yerinden.
Korkuyla bakan o gözler, şefkatle saran o can yoldaşı, Yeniden doğan bu ömrün, en vefalı baş tacı.
Üç çelik halka şimdi kalbimin yeni kalesi, Anladım ki her engel, Yaradan’ın koruyan sesi.
Rabbimin mucizesiyle tutundum yeniden hayata, Şükürler olsun kalbi veren, durduran ve yaşatan Zat'a.
Hikayesi: gecen pazar gogsumde bir yanma oldu. Kollarim, ozellikle sag kolum asiri agirlik kaldirip gecici kol felci olmusum gibi bir hal oldu. Her halde soguk aldim dedim uzandim biraz. Yarim saat sonra azaldi ama agri hala orda ve cok yorgun hissediyordum. Estesi gun pazartesi. Is yerine gidecegim. Agri hala var. Ama is yerine bir turlu gidemiyoruz. Hep bir engeller cikiyor. En son is yerine 5 km kala. Itfahiye, polis yolu kapatmis. Yanimdaki arkadasa, rabbim bugun ise degil, hastaneye gitmemi istiyor galiba. Hadi en yakin hastaneye gidelim, dedim. Ve gittik, acilden girdik. Beni dinleyince hemen bekletmeden aldilar iceri, Normalda en az iki saat beklersin acilde. Kalp krizi icin makina ile falan baktilar dr hanim geldi, sen cok buyuk bir kalp krizi gecirmissin, bugun gelmeseydin ölurdun, dedi. Bir damar %100 baska bir damar %80 kapaliymis, ucuncu damari bilmiyorum. Uc tane stend taktilar. Simdi cok iyiyim. Ev istirahatindayim. Demekki bazi seyler ters gittiginde aslinda seni korumak icin ters gitmis oluyor. Pazartesi engeller cikmasaydi ise gitseydim bugun hayatta olmazdim. Cunku kalbim cok hasar gormus. Beni kurtaran sey o gun islerimin ters gitmesi oldu.
Kâinatta en büyük hakikat imandir. Imandan sonra namaz gelir. Saidi nursi hzleri
dünyalık işler onu Allah'ı anmaktan ve namazı ikame etmekten alıkoymaz (Nur Suresi, 37).
Muslumanin en kolay harcadigi sey namaz. Musluman; cunku mumin olsa herseyi harcar namaz icin. Mesela, namazi oyuna harciyor. Oyun oyna dalip namazi kilmor. Namazi isine harciyor. Su isim daha onemli. Su is bitsin. Aksam eve gidince hepsini birden kilarim diyor. O yuzden hep musluman kaliyor. Muminlige evrilemiyor. Zenginse muminliginden harcayip zengin musluman olmus oluyor. Kuranda "Siz henüz iman etmediniz, ancak 'Müslüman olduk (teslim olduk)' deyin" buyrulmuştur. Asil bize lazim mumin, hele zengin mumin se ne ala. Yani Muminlik vasiflarindan harcamadan calisip kazanip zengin olmus mumin lazim bize. Islam dunyasinda zengin mumin yok denecek kadar az. Islam dunyasindaki zenginlerin cogu musluman sadece .Cunku herkesin en kolay harvadigi sey namaz vakti. Bir vakit namaz karsiligi bir milyar dolar kazansan ne yazar. Muminlikten muslimlige dusmus oluyorsun.
mümin; zengin olmak veya işini büyütmek için namazından, ahlakından ve ibadetinden ödün vermez. Rabbim bizleri zengin mumin etsin
Neden?Sohbetin ilerlediği muhabbetin güzelleştiği noktada kopukluk oluyir.Samiyetsizlik başlıyor,her lafın altında bir ima aranıyor.Ne zaman bu sohbetler muhabbetler uzun soluklu olacak ne zaman insanlar birbiriyle ölesiye arkadaş dost sevgili kalabilecek .Sevgi gösterince neden süreç devam etmez .Aslında basit cevabı ama olmasa ne olurki neden süreklilik olmaz ....
İnsanlar çok acımasız az bir sevgi gösterip bi anda geri çekiliyor oysa sevgi şımartmaz büyutür ,ruhu besler bazen ne olduğunu anlamadan sessizce uzaklaşıp köşeden seyrediyor bazende bıçak gibi kestirip atıyor . Bir köşeye çekilip seyrediyor umarsızca ne halde olduğunu.Biliyor oysaki çocuk ruhunu atamadığını herşeye kanıp koşa koşa arkasından gittiğini.
Kimsede kalmayayım ne fikrinde ne zikrinde Zaten bende olan beni sevmistir bendedir Sevmeyen beni yormuştur yolum ayrılmıştır. Gideni gönlümde taşıyamam kalana cay demlerim Ama hep gönlüm kırgın Şöyle bir kucaklayanım olsa Bitti herşey gecti bak ben varım Haydi beraber saralım yaralarımızı dese Ben de artık yorulduğumun nazını gütsem Dese nazlan ben severim ,iyileşsem Sonra yeniden şenlensek hiç arkaya bakmasak Ne zaman olur ,artık gücüm bitti. Hemen olmalı desem şımarmıs olurmuyum
YAPAY ZEKA YA KARŞI OLAN SAIRIN SAIRLIGINDEN ŞÜPHE DUYARIM. YAPAY ZEKA 'DA EVET ŞARKI YAPILIYOR. BESTELENMİŞ ŞIIRLER_ DEN NEYINDEN RAHATSIZSINIZ . AÇIK YÜREKLİ OLUN KONUŞUN. BU TORPİLLE IŞE GIRMEYE BENZEMEZ. ÇOK KUL HAKKI KAMU HAKK-I YEDINIZ BIRAKIN GIDIN BU MEMLEKETI . ITIRAF EDIN. AHİRETTE HESAP ÇOK ZOR ASLANIM KOÇUM HER NEYSENIZ...
- Seni O’na (Allah'a) yaklaştıran her musibet aslında bir nimettir. Seni O’ndan uzaklaştıran her nimet veya rahatlık ise aslında bir musibettir." Bu baglamda bosandiktan sonra Allah a daha cok yaklastiysan senin icin bosanmak nimettir. Eger bosandiktan sonra ipini koparmis gibi gunaha yaklastiysan ozaman senin icin musibettir.
***
- cok acayip bir zamanda yasiyoruz. Ai ile bilgi o kadar ayaga dustuki artik bazi seylerde ogretmenler ogrencilerin gerisine dustu. Son zamanlarda okullarin cocuklara katkisini sorgulamaya basladim. 4 yasindan 18 yasina kadar kutuk gibi yetisiyorlar. Artik okulun cocuga verdigi her sey bir tik otede. Bilgiye ulasmak bu kadar anlik iken bence okul gunler azaltilmali. Cocuklar daha cok sahaya surulmeli ilgi duyduklari alanlarla alakali, az teori cok prarik. Eski ciraklik gibi
***
-Dikkat edin bakin, inandigi degerler icin basini orten insanlarin ortisuyle carsafiyla ugrasan serefsizler, Hic bir inanc degeri olmadigi icin kameralar karsisinda para icin, kendi onurundan vaz gectik, kendi cocugunun, ailesinin, onurunu ayaklar altina alarak hayvanlar belgeseli gibi ciftlesenleri ozgurluk baglaminda gorurler. Ote yandan inandigi deger icin, yaz kis demeden kapanan kadinlari assagilarlar, pornografiye ses cikarmayanlar...
Neden? Cunku iki turluler bu tipler Birincisi, bizden olup cagdasligi ciplaklik olarak goren beyni yikanmis beyinsizler Ikinci gorup bizden olmayip bizden mis gibi davranip bilincli islam ve turk islam ve hatta yahudiler disindaki butun toplumlarin altini oyan cripto yahudiler.
***
- namaz kilarken gereksiz acele edip namaz sonrasi duami uzattigimi fark ettim. Ne kadar salakmisim. Halbuki namazin icinde, okunan kuran, edilen zikir, istigfar, dua, hele ruku ve secdede yapilan zikir, istigfar ve dua ayetleri daha makbuldur. Dusunsene patron seni cagirmis, huzuruna cikmissin varmi bi derdin, soyle vereyim diyor. Sen soylemiyorsun. Sonra e mail atiyorsun patrona, yani bundan bile ahmakcaymis, namazi kisa tutup namaz sonrasi duayi uzatmak. En guzeli ikisinin de hakkini vermek. Namazda, ruku, secde, ve tahiyyatta okunacaklar; subbuhun Kuddüssün rabbuna ve rabbul melaiketi verruh Veyâ Ferdun hayyun kayyumun hakemin adlun kuddus Veya Rabbigfir verham ve ente hayrur rahimin Veya rabbena atina fid dunya hasanatan ve fil ahireti hasenatan ve gina azâben-nâr Veya Le ilahe ille ente Subhâneke inni kuntu minazzalimin Veya Rabbi inni lima anzeltu ileyye min hayrin fakir
Namazi uzatilarak namazin zikirligini, istigfarligini, dualigini artirmak daha cok kabule yakin dualar olur
Bir suru kuranda ve hadislerde bu tur dualar var okunabilecek.
Cennet annelerin ayaklari altindadir. Kimi anne gördüm, baş üstünde taç olur… Anne gördüm, cehennemde taş olur Bir kadın düşün… düşün ki, her şeydir… Bir kadın düşün ki her seyi varken hiçbir şeydir… Hersey kadinda gizlidir
Ya da düşünme. Rahminde rahmet taşırken bile acıyı içine gömen; sancıdan sızsa da susan, susarken yavrusunu okşayan… Anneni düşün.
Geceyi göğsünde uyutan, uykusuzluğu dua diye boynuna dolayan…
Anne… An ne? An annedir. Anne her andir Adında “an” var; an içinde zaman, zaman icinde aman var… Aman cocugum... aman can içinde cânân saklayan bir liman, anan
Hadisce uc kere anan Durduncu de baban
Kundakta kıvrılir düşler, Yuzunde hikmetten gulusler Koynunda en konforlu sığınak dilinde dizilmiş dualar… Sütünde sır saklıdır onun, her damlasında bin rahmet çağlar.
Kim anneliğe zincir derse kabrine incir diker Çünkü annelik yük değil, yükselişin en sessiz merdivenidir.
Bir anne, Evin içinde görünen bir melek gibidir. Dağılmış ruhları toplar Sofrada ekmek olur, Yüklükte yorgan Kendi kırılır da çocuğuna kalkan olur. Annelik melekliktir, kelekler anne olmamali
Gözlerinde göçler vardır; giden ama dönmeyen uykular… saçlarına sessiz sessiz kar gibi iner yıllar…
Anne… Kendi donsa bile yavrusunu üşütmeyen döştür Düştüğünde dizlerini değil, Çocuğunun gözünü silen sefkattir
Bazı kadınlar aynaya bakar da güzelliğini arar. Bazi kadinlar saçini degil cocugunu tarar Ve Onda kendini bulur, Rabbini anar
Ve bilirim: Bir evde annenin duası eksikse Duvar büyüsede yuva küçülür. Merhamet çekilirse bir ocaktan Saat işler… ama zaman çürür. Mekan dürülür,
Ey anneliğini hor gören nasipsiz Ayaginin altindaki makamdan habersiz Bir çocuk büyütmek, dünyayi büyütmektir. Bir cana sabırla eğilmek, Arşa doğru yürümektir
Çünkü anne; Toprak gibi örter, Gunes gibi besler Irmak gibi taşır, Gök gibi büyütür..
Ve bazı makamlar vardır ki Haza yakindir O nun bir yansımasıdır…
Adeta yoktan çocuk yapar anne rahiminde zerreye can verir Doğumunda nefes… yoktan süt gelir Sefkatten sabir Koruyup, kollayip buyutur Ne gonul koyar anne ne bir ah verir
O yuzdendir Annelerin ve rabbin hakki odenmez Anneyi anlatmaya kelimeler yetmez, hiçbir ölçü tartamaz, Gercek bir anne alkışi istemez, Annelik dünyayla olculmez
Zira anneler “Zâhir” isminin bir yansımasıdır… Her kadın isterse doğurur, Ve anne olur Ama anne kalmak her dogurana nasip olmaz. Cunku annelik bir lütufdur bir makam, bir onurdur. Ve o makama cennet adate bir terlik olur
Kalbin de arşivi var gerçekten. İnsan bazı şeyleri unuttuğunu sanıyor sadece. Bir şarkı çalıyor mesela, yıllardır uğramadığın bir duygu kapıyı içeriden açıyor.
Sanırım yıllarca sustuğun şeyler, aslında hâlâ içeride bir yerde yaşamaya devam ediyor.
Gokleri beton bir zirhla kusatan bu asirda, Ruhlar, camdan kafeslerin icinde koruk esir. Zamanin nabzi atmaz oldu bu tozlu satirda, Mekan bir veri yigini, zaman ise dilsiz tefsir.
Fiber hatlar birer sarmasik gibi sardi kani Isik hizinda bir karanlik akar damarlarda. Unuttuk topragin o kadim, ana kucagi anini Gomuldu eski süsler, o pasli kodlamalarda
Gozbebeklerde donmus bir mavi safak cakar Yuzler birer maske, mimikler buzuldan bir heykel. Kalp dedigin artik sadece ritmik bir ayar, Duygularsa silik yada ucuz ve yapay piksel
Beton dislerin arasinda ogutulen gunes... Sokak, lambalarinin altinda can verir sahitsiz Herkes birbirine yabanci, herkes kendine es, Yalnizlik postu sosyal, sosyal medya mesnetsiz
Uydular, gokyuzunun bagrina saplanmis oklar, Yildizlar sonuk birer piksel, gok ise bir ekran. Hakikat, bu gurultulu boslukta kendini yoklar, Bir "tik" uzaginda yalanin, her saniye her an.
Binalar devlesirken insan kuculdukce kuculdu, Golgeler boyunu asti, boyunlar kutukle eslesti Mana, madde denizinde bir damla gibi suzuldu, Ruhun o soylu kavgasi, soysuzlarla ciftlesti
Aynalar yalan soyler, sırlar pazarlandi çoktan, Mahremiyet, bir vitrin caminda pazarlanan aygit Varligi var eden o Nur, haniydi miheng noktan Kalan ise sadece, gelecegine yakilan bir agit.
Sehirler birer labirent, cikisi olmayan rüya, Zihinler kodlarla orulu, birer kapali kutu. Bak da gor, ne hale geldi o mukaddes dunya, Insanlik denilen gemi, batirmakta son umudu.
Kablosuz bir kement vampir ruhuna dolandi, Nefes almak, bir tusun insafina kaldi, yandik Hakikatin berrak suyu, bulandikca bulandi, Cozulmesi imkansiz, bir kördugum oldu artik
Milyonluk sehirlerde, herkes birer issiz ada, Mesafeler kapandi lakin gonuller arasi ucurum. Hasbihal birer sinyal ki, yankilanmaz bu sahada, Hicranin en derini, bu sessiz ve hissiz durum.
Uyan metal uykudan ey ruh silkelen artik, Kir bu cam prangayi, vereceksen oze yön. Kara pus çökmus ufka, yollarsa kap karisik, Nurunu goklerden al, doneceksen hakka dön
Göklerden inen nurla, uydudan gelen sinyal, Biri sonsuz bir huzur, diğeri sahte hayal. Kır artık bu anteni, kalbinin sesini duy, Kurtulus vahyedilen o en kutlu yola uy!
Sana gelisim; tozlu bir kutuphane sessizliginde, Cumlelerin altini cizmeden, ruhunu okumak gibi. Yirmili yaslarin gurultulu, kor eden isigi degil bu, Ellili yaslarin huzunlu, ama bilge turuncusu.
Artik firtinalar istemiyorum denizlerinden Kiyina vuran o sakin mehtap yetiyor bana. Ask dedigin, bir sarabin yillanma sabriymis meger, Seninle susmak, baskalariyla konusmaktan daha derin.
Gozlerindeki çizgilerde kendi hikayemi buluyorum, Eskimis bir cilt gibi, ama her sayfasi kutsal. Seni sevmek; bir felsefe metnini cozmek degil, Zaten bildigim bir hakikate, nihayet teslim olmak.
Hangi ruzgar atti seni bu son bahar bahcesine bilmiyorum; Belki de en guzel seyler, beklemekten yoruldugumuzda gelir. Artik buyuk cumlelerin arkasina saklanmiyorum, Seni seviyorum demek, en yalin felsefem oldu simdi.
Gencken aski bir fetih sanirdim, oysa bir siginakmis; Kiliclari birakip, golgene uzanmanin o essiz hafifligi... Bizimkisi, iki yarim cumlenin birlesip bir anlam etmesi degil, Iki tam insanin, ayni bosluga gulumseyerek bakabilmesi.
Vakit daraliyor belki, saatler daha hizli donuyor, Ama senin yanindayken zamanin hukmu, bir kum saati kadar. Saclarindaki aklar, benim okudugum en gercek satirlar; Her biri, birlikte gecemedigimiz yillarin birer ozru gibi.
Arkamizda biraktigimiz kirik dokuk heveslerin hukmu yok artik, Hepsi bizi bu ana, bu bakisa hazirlayan birer provaymis. Iyi ki gec kalmisiz birbirimize, yoksa bu kadar iyi anlayamazdik, Sessizligin icindeki o kadim ve derin muzigi.
Simdi tum kitaplari kapatip, felsefeleri bir kenara birakiyorum, Senin elini tutmak, dunya uzerindeki en buyuk hakikatimdir. Gunes batarken vuran o son isik gibi; yorgun ve berrak, Burasi bizim nirvanamiz, zamanin disinda, kelimelerin otesinde.
Gencligim sana siirler biriktirmis bir eksiklikti Simdiki bu yasim, sana o siirleri okuyan bir tamlik Ve artik anliyorum; ask ne bir arayis, ne de bir varis, Elin elimdeyse; ben her seyin yerli yerinde olduguna inanirim.
Sen sevginin ve emegin ziyan olmus halisin. Merhamet bilmeyen kalbinden öpüyorum, benim seninle olan savaşım bitti. Artık gözlerin istediğine gülebilir... Hikaye bitti! Adam bir daha bulamayacağı sevgiyi kaybetti. Kadın da bir daha bu kadar çok sevmemeye yemin etti.
"Z e k a, şeyleri olduklarıgibiçözümlemektir./İ m g e l e m , şeyleri o l a b i l e c e k l e r i gibitasarlamaktır./A h l a k, şeyleri olmalarıgerektiğigibi d ü ş ü n m e k t i r./B ü y ü, şeyleri düşündüğünhale s o k m a k t ı r."
‘Hadi kalk, bir çay yapalım’ diyenlerle hayat daha katlanılır oluyor gerçekten… Çok içten, çok tanıdık bir duygu.. kalınası en güzel duygu sevgi olsa gerek ;) Hayırlı akşamlar size de.. Mutlu pazarlar size de ..
Birine ne iyi gelir biliyorsan sen seviyorsundur :)Her sevgi icinde aşk barındırmasın lutfen anti parantez açayım:)Üzgünken kalk cay yapalım bende yanına bişeyler hazırlıyım demek sevgiye dahildir.Yahut e ne duruyorsun gitmiyormuyuz bir sinemaya ,yürü bak ne güzel hava diyecek olanlarla arkadaş olun...Sevgiyle kalın hayırlı akşamlar:)))
Bir pazar ayazı sızdı sessizce sol yanıma,
Sıradan bir kış sandım, aldandım dumanına
Oysa içimde bir nehir yavaşça durmaktaydı,
Hayat, incecik bir iplikle duvara vurmaktaydı.
Kader, o gün yollara barikatlar kurdu bir bir,
Şer sandığım engeller, meğer lütufta gizli bir nehir.
Gidilen o son menzilde yol ansızın kesildi,
Ölümün gölgesi, yaşamın ışığıyla ezildi.
Göğsümde patlayan volkan, kolumda bir demir kelepçe,
Rabbim fısıldadı ruha: Dur, dünyaya meyil etme.
Gafil gezen o beden, sığındı şifa kapısına,
Üç kilit vurulmuş meğer, ömrün ana çatısına.
Kurumuş üç nehir yatağı, tıkanmış hayat pınarı,
Dokunmasaydı o gizli el, yıkılacaktı çınarın dalı.
Bugün dursaydın, biterdi hikayen dedi hekimler,
Oysa vakit gelmemiş, yazılacak daha çok kelam var.
Fırtına dindiğinde, dost sesleri yankılandı derinden,
Ama bir seven vardı hiç ayrılmadı yerinden.
Korkuyla bakan o gözler, şefkatle saran o can yoldaşı,
Yeniden doğan bu ömrün, en vefalı baş tacı.
Üç çelik halka şimdi kalbimin yeni kalesi,
Anladım ki her engel, Yaradan’ın koruyan sesi.
Rabbimin mucizesiyle tutundum yeniden hayata,
Şükürler olsun kalbi veren, durduran ve yaşatan Zat'a.
Hikayesi: gecen pazar gogsumde bir yanma oldu. Kollarim, ozellikle sag kolum asiri agirlik kaldirip gecici kol felci olmusum gibi bir hal oldu. Her halde soguk aldim dedim uzandim biraz. Yarim saat sonra azaldi ama agri hala orda ve cok yorgun hissediyordum. Estesi gun pazartesi. Is yerine gidecegim. Agri hala var. Ama is yerine bir turlu gidemiyoruz. Hep bir engeller cikiyor. En son is yerine 5 km kala. Itfahiye, polis yolu kapatmis. Yanimdaki arkadasa, rabbim bugun ise degil, hastaneye gitmemi istiyor galiba. Hadi en yakin hastaneye gidelim, dedim. Ve gittik, acilden girdik. Beni dinleyince hemen bekletmeden aldilar iceri, Normalda en az iki saat beklersin acilde. Kalp krizi icin makina ile falan baktilar dr hanim geldi, sen cok buyuk bir kalp krizi gecirmissin, bugun gelmeseydin ölurdun, dedi. Bir damar %100 baska bir damar %80 kapaliymis, ucuncu damari bilmiyorum. Uc tane stend taktilar. Simdi cok iyiyim. Ev istirahatindayim.
Demekki bazi seyler ters gittiginde aslinda seni korumak icin ters gitmis oluyor. Pazartesi engeller cikmasaydi ise gitseydim bugun hayatta olmazdim. Cunku kalbim cok hasar gormus.
Beni kurtaran sey o gun islerimin ters gitmesi oldu.
Kâinatta en büyük hakikat imandir. Imandan sonra namaz gelir. Saidi nursi hzleri
dünyalık işler onu Allah'ı anmaktan ve namazı ikame etmekten alıkoymaz (Nur Suresi, 37).
Muslumanin en kolay harcadigi sey namaz. Musluman; cunku mumin olsa herseyi harcar namaz icin.
Mesela, namazi oyuna harciyor. Oyun oyna dalip namazi kilmor. Namazi isine harciyor. Su isim daha onemli. Su is bitsin. Aksam eve gidince hepsini birden kilarim diyor.
O yuzden hep musluman kaliyor. Muminlige evrilemiyor. Zenginse muminliginden harcayip zengin musluman olmus oluyor.
Kuranda "Siz henüz iman etmediniz, ancak 'Müslüman olduk (teslim olduk)' deyin" buyrulmuştur.
Asil bize lazim mumin, hele zengin mumin se ne ala.
Yani Muminlik vasiflarindan harcamadan calisip kazanip zengin olmus mumin lazim bize. Islam dunyasinda zengin mumin yok denecek kadar az. Islam dunyasindaki zenginlerin cogu musluman sadece .Cunku herkesin en kolay harvadigi sey namaz vakti. Bir vakit namaz karsiligi bir milyar dolar kazansan ne yazar. Muminlikten muslimlige dusmus oluyorsun.
mümin; zengin olmak veya işini büyütmek için namazından, ahlakından ve ibadetinden ödün vermez.
Rabbim bizleri zengin mumin etsin
Neden?Sohbetin ilerlediği muhabbetin güzelleştiği noktada kopukluk oluyir.Samiyetsizlik başlıyor,her lafın altında bir ima aranıyor.Ne zaman bu sohbetler muhabbetler uzun soluklu olacak ne zaman insanlar birbiriyle ölesiye arkadaş dost sevgili kalabilecek .Sevgi gösterince neden süreç devam etmez .Aslında basit cevabı ama olmasa ne olurki neden süreklilik olmaz ....
İnsanlar çok acımasız az bir sevgi gösterip bi anda geri çekiliyor oysa sevgi şımartmaz büyutür ,ruhu besler bazen ne olduğunu anlamadan sessizce uzaklaşıp köşeden seyrediyor bazende bıçak gibi kestirip atıyor . Bir köşeye çekilip seyrediyor umarsızca ne halde olduğunu.Biliyor oysaki çocuk ruhunu atamadığını herşeye kanıp koşa koşa arkasından gittiğini.
Özne yapar kaçak çay:))))
şimdi çayı nerden içecez :)
17:45 bir parmak arası terlik
Bide şort aldı
Ocağı da Katarlılara sattı abi:)))
17 :45 nerede
çay istiyoruz
İçimde kararan
bir gökyüzü resmi bıraktım sana giderken
Irmaklara
Ve ormanlara şiir yazmayı bıraktım çoktan
Fakat
Ya ağaçlara bir şey olursa
-------
Kimsede kalmayayım ne fikrinde ne zikrinde
Zaten bende olan beni sevmistir bendedir
Sevmeyen beni yormuştur yolum ayrılmıştır.
Gideni gönlümde taşıyamam kalana cay demlerim
Ama hep gönlüm kırgın
Şöyle bir kucaklayanım olsa
Bitti herşey gecti bak ben varım
Haydi beraber saralım yaralarımızı dese
Ben de artık yorulduğumun nazını gütsem
Dese nazlan ben severim ,iyileşsem
Sonra yeniden şenlensek hiç arkaya bakmasak
Ne zaman olur ,artık gücüm bitti.
Hemen olmalı desem şımarmıs olurmuyum
Bayramlık mutluluklar vitrine konulsun. Kırışmasın diye özenle katlanan gülüşler bugün çıkarılıyor. Hadi bakalım sahneye...
Sonra çekildim bir kenara, seyrettim bütün olup biteni.
Baktım kimde ben ne kadarım, kim bende ne kadar kalmış diye.
YAPAY ZEKA YA KARŞI OLAN SAIRIN SAIRLIGINDEN ŞÜPHE DUYARIM. YAPAY ZEKA 'DA EVET ŞARKI YAPILIYOR. BESTELENMİŞ ŞIIRLER_ DEN NEYINDEN RAHATSIZSINIZ . AÇIK YÜREKLİ OLUN KONUŞUN. BU TORPİLLE IŞE GIRMEYE BENZEMEZ. ÇOK KUL HAKKI KAMU HAKK-I YEDINIZ BIRAKIN GIDIN BU MEMLEKETI . ITIRAF EDIN. AHİRETTE HESAP ÇOK ZOR ASLANIM KOÇUM HER NEYSENIZ...
Kendimizi asla başkalarının tanıdığı gibi tanımayacağız. Bir gün tanışmak umududur huzursuzluğumuz.
Türkiye süper ligi 5 büyükleri koy almanya ingiltere fransa italya ligine düşmemeye oynarlar bırak ilk 5 i
HANDE YENER'DE YENER bırakın yensin:)
HÜSEYİN PELİT
madem bir yudum nefessin
her zerreyi taşır yüreğime
salınır gezer bahar çiçeklerinde
arıca sarıca ey bebek cilvesi
bilemem ki suskun nedir nedendir
cana can katsan bir nebze gülse
masum benliğim...
efes//35
YAPAY ZEKA ŞİİR DEĞERLENDİRME UYGULAMASI YAPTIM
yeniozanlar.vercel.app/
Merhaba arkadaşlar. Şiirlerinizi yapay zekanın değerlendirip yorum yapacağı bir webb uygulaması yaptım. Ücretsiz kullanabilirsiniz.
Şimdiden herkesin kurban bayramı mübarek olsun hayırlı tatiller dilerim.
Kisa, kisa
- Seni O’na (Allah'a) yaklaştıran her musibet aslında bir nimettir.
Seni O’ndan uzaklaştıran her nimet veya rahatlık ise aslında bir musibettir."
Bu baglamda bosandiktan sonra Allah a daha cok yaklastiysan senin icin bosanmak nimettir.
Eger bosandiktan sonra ipini koparmis gibi gunaha yaklastiysan ozaman senin icin musibettir.
***
- cok acayip bir zamanda yasiyoruz. Ai ile bilgi o kadar ayaga dustuki artik bazi seylerde ogretmenler ogrencilerin gerisine dustu. Son zamanlarda okullarin cocuklara katkisini sorgulamaya basladim. 4 yasindan 18 yasina kadar kutuk gibi yetisiyorlar. Artik okulun cocuga verdigi her sey bir tik otede. Bilgiye ulasmak bu kadar anlik iken bence okul gunler azaltilmali. Cocuklar daha cok sahaya surulmeli ilgi duyduklari alanlarla alakali, az teori cok prarik. Eski ciraklik gibi
***
-Dikkat edin bakin, inandigi degerler icin basini orten insanlarin ortisuyle carsafiyla ugrasan serefsizler,
Hic bir inanc degeri olmadigi icin kameralar karsisinda para icin, kendi onurundan vaz gectik, kendi cocugunun, ailesinin, onurunu ayaklar altina alarak hayvanlar belgeseli gibi ciftlesenleri ozgurluk baglaminda gorurler.
Ote yandan inandigi deger icin, yaz kis demeden kapanan kadinlari assagilarlar, pornografiye ses cikarmayanlar...
Neden?
Cunku iki turluler bu tipler
Birincisi, bizden olup cagdasligi ciplaklik olarak goren beyni yikanmis beyinsizler
Ikinci gorup bizden olmayip bizden mis gibi davranip bilincli islam ve turk islam ve hatta yahudiler disindaki butun toplumlarin altini oyan cripto yahudiler.
***
- namaz kilarken gereksiz acele edip namaz sonrasi duami uzattigimi fark ettim. Ne kadar salakmisim.
Halbuki namazin icinde, okunan kuran, edilen zikir, istigfar, dua, hele ruku ve secdede yapilan zikir, istigfar ve dua ayetleri daha makbuldur.
Dusunsene patron seni cagirmis, huzuruna cikmissin varmi bi derdin, soyle vereyim diyor. Sen soylemiyorsun. Sonra e mail atiyorsun patrona, yani bundan bile ahmakcaymis, namazi kisa tutup namaz sonrasi duayi uzatmak. En guzeli ikisinin de hakkini vermek.
Namazda, ruku, secde, ve tahiyyatta okunacaklar;
subbuhun Kuddüssün rabbuna ve rabbul melaiketi verruh
Veyâ
Ferdun hayyun kayyumun hakemin adlun kuddus
Veya
Rabbigfir verham ve ente hayrur rahimin
Veya
rabbena atina fid dunya hasanatan ve fil ahireti hasenatan ve gina azâben-nâr
Veya
Le ilahe ille ente Subhâneke inni kuntu minazzalimin
Veya
Rabbi inni lima anzeltu ileyye min hayrin fakir
Namazi uzatilarak namazin zikirligini, istigfarligini, dualigini artirmak daha cok kabule yakin dualar olur
Bir suru kuranda ve hadislerde bu tur dualar var okunabilecek.
Cennet annelerin ayaklari altindadir.
Kimi anne gördüm, baş üstünde taç olur…
Anne gördüm, cehennemde taş olur
Bir kadın düşün…
düşün ki, her şeydir…
Bir kadın düşün ki her seyi varken hiçbir şeydir…
Hersey kadinda gizlidir
Ya da düşünme.
Rahminde rahmet taşırken bile
acıyı içine gömen;
sancıdan sızsa da susan,
susarken yavrusunu okşayan…
Anneni düşün.
Geceyi göğsünde uyutan,
uykusuzluğu dua diye boynuna dolayan…
Anne…
An ne?
An annedir. Anne her andir
Adında “an” var;
an içinde zaman, zaman icinde aman var…
Aman cocugum... aman
can içinde cânân saklayan bir liman, anan
Hadisce uc kere anan
Durduncu de baban
Kundakta kıvrılir düşler,
Yuzunde hikmetten gulusler
Koynunda en konforlu sığınak
dilinde dizilmiş dualar…
Sütünde sır saklıdır onun,
her damlasında bin rahmet çağlar.
Kim anneliğe zincir derse
kabrine incir diker
Çünkü annelik yük değil,
yükselişin en sessiz merdivenidir.
Bir anne,
Evin içinde görünen bir melek gibidir.
Dağılmış ruhları toplar
Sofrada ekmek olur,
Yüklükte yorgan
Kendi kırılır da çocuğuna kalkan olur.
Annelik melekliktir,
kelekler anne olmamali
Gözlerinde göçler vardır;
giden ama dönmeyen uykular…
saçlarına sessiz sessiz
kar gibi iner yıllar…
Anne…
Kendi donsa bile yavrusunu üşütmeyen döştür
Düştüğünde dizlerini değil,
Çocuğunun gözünü silen sefkattir
Bazı kadınlar aynaya bakar da güzelliğini arar. Bazi kadinlar saçini degil cocugunu tarar
Ve Onda kendini bulur, Rabbini anar
Ve bilirim:
Bir evde annenin duası eksikse
Duvar büyüsede yuva küçülür.
Merhamet çekilirse bir ocaktan
Saat işler… ama zaman çürür.
Mekan dürülür,
Ey anneliğini hor gören nasipsiz
Ayaginin altindaki makamdan habersiz
Bir çocuk büyütmek, dünyayi büyütmektir.
Bir cana sabırla eğilmek,
Arşa doğru yürümektir
Çünkü anne;
Toprak gibi örter,
Gunes gibi besler
Irmak gibi taşır,
Gök gibi büyütür..
Ve bazı makamlar vardır ki
Haza yakindir
O nun bir yansımasıdır…
Adeta yoktan çocuk yapar anne
rahiminde zerreye can verir
Doğumunda nefes…
yoktan süt gelir
Sefkatten sabir
Koruyup, kollayip buyutur
Ne gonul koyar anne
ne bir ah verir
O yuzdendir
Annelerin ve rabbin hakki odenmez
Anneyi anlatmaya kelimeler yetmez,
hiçbir ölçü tartamaz,
Gercek bir anne alkışi istemez,
Annelik dünyayla olculmez
Zira anneler
“Zâhir” isminin bir yansımasıdır…
Her kadın isterse doğurur,
Ve anne olur
Ama anne kalmak
her dogurana nasip olmaz.
Cunku annelik bir lütufdur
bir makam, bir onurdur.
Ve o makama cennet
adate bir terlik olur
annenin sitemi cehennem
gulusu ibadettir
anneler peygamber doğurur,
sultanlari büyütür…
Kolelerdir, koleleri dogurur
Anneler evlatlarini sevdikce
Yucelir
Yuce anneliğe “kölelik” diyen
rahmeti yük sanacak kadar cucedir
zinciri boynunda değil, kalbindedir.
Cennet annelerin ayaklari altindadir.
Kimi anne gördüm, cehennemde taş olur
Kimi anne gördüm, baş üstünde taç olur…
Kalbin de arşivi var gerçekten. İnsan bazı şeyleri unuttuğunu sanıyor sadece. Bir şarkı çalıyor mesela, yıllardır uğramadığın bir duygu kapıyı içeriden açıyor.
Sanırım yıllarca sustuğun şeyler, aslında hâlâ içeride bir yerde yaşamaya devam ediyor.
Gokleri beton bir zirhla kusatan bu asirda,
Ruhlar, camdan kafeslerin icinde koruk esir.
Zamanin nabzi atmaz oldu bu tozlu satirda,
Mekan bir veri yigini, zaman ise dilsiz tefsir.
Fiber hatlar birer sarmasik gibi sardi kani
Isik hizinda bir karanlik akar damarlarda.
Unuttuk topragin o kadim, ana kucagi anini
Gomuldu eski süsler, o pasli kodlamalarda
Gozbebeklerde donmus bir mavi safak cakar
Yuzler birer maske, mimikler buzuldan bir heykel.
Kalp dedigin artik sadece ritmik bir ayar,
Duygularsa silik yada ucuz ve yapay piksel
Beton dislerin arasinda ogutulen gunes...
Sokak, lambalarinin altinda can verir sahitsiz
Herkes birbirine yabanci, herkes kendine es,
Yalnizlik postu sosyal, sosyal medya mesnetsiz
Uydular, gokyuzunun bagrina saplanmis oklar,
Yildizlar sonuk birer piksel, gok ise bir ekran.
Hakikat, bu gurultulu boslukta kendini yoklar,
Bir "tik" uzaginda yalanin, her saniye her an.
Binalar devlesirken insan kuculdukce kuculdu,
Golgeler boyunu asti, boyunlar kutukle eslesti
Mana, madde denizinde bir damla gibi suzuldu,
Ruhun o soylu kavgasi, soysuzlarla ciftlesti
Aynalar yalan soyler, sırlar pazarlandi çoktan,
Mahremiyet, bir vitrin caminda pazarlanan aygit
Varligi var eden o Nur, haniydi miheng noktan
Kalan ise sadece, gelecegine yakilan bir agit.
Sehirler birer labirent, cikisi olmayan rüya,
Zihinler kodlarla orulu, birer kapali kutu.
Bak da gor, ne hale geldi o mukaddes dunya,
Insanlik denilen gemi, batirmakta son umudu.
Kablosuz bir kement vampir ruhuna dolandi,
Nefes almak, bir tusun insafina kaldi, yandik
Hakikatin berrak suyu, bulandikca bulandi,
Cozulmesi imkansiz, bir kördugum oldu artik
Milyonluk sehirlerde, herkes birer issiz ada,
Mesafeler kapandi lakin gonuller arasi ucurum.
Hasbihal birer sinyal ki, yankilanmaz bu sahada,
Hicranin en derini, bu sessiz ve hissiz durum.
Uyan metal uykudan ey ruh silkelen artik,
Kir bu cam prangayi, vereceksen oze yön.
Kara pus çökmus ufka, yollarsa kap karisik,
Nurunu goklerden al, doneceksen hakka dön
Göklerden inen nurla, uydudan gelen sinyal,
Biri sonsuz bir huzur, diğeri sahte hayal.
Kır artık bu anteni, kalbinin sesini duy,
Kurtulus vahyedilen o en kutlu yola uy!
kulak verip dinledim yıldızları
biz diye bir tartışmaya tutuşmuşlar
birden doğum gününü hatırladım
böylesine yalnız ve sensiz anlar
yaz başı kar yağdı herkes dertli
bir ben olağan üstü haldeyim
ben ezelden üşütmüş yüreği
ısınmaz bir türlü mevsimsiz
bir sen ısıttın ruh ateşe düştü
yürek heyecanla fırıldak ..
geldiğin an ruha dokunuşun
bin muhteşemlik ile mutlu
e f e s // 35...doğumgünü
Ellili asklar
Sana gelisim; tozlu bir kutuphane sessizliginde,
Cumlelerin altini cizmeden, ruhunu okumak gibi.
Yirmili yaslarin gurultulu, kor eden isigi degil bu,
Ellili yaslarin huzunlu, ama bilge turuncusu.
Artik firtinalar istemiyorum denizlerinden
Kiyina vuran o sakin mehtap yetiyor bana.
Ask dedigin, bir sarabin yillanma sabriymis meger,
Seninle susmak, baskalariyla konusmaktan daha derin.
Gozlerindeki çizgilerde kendi hikayemi buluyorum,
Eskimis bir cilt gibi, ama her sayfasi kutsal.
Seni sevmek; bir felsefe metnini cozmek degil,
Zaten bildigim bir hakikate, nihayet teslim olmak.
Hangi ruzgar atti seni bu son bahar bahcesine bilmiyorum;
Belki de en guzel seyler, beklemekten yoruldugumuzda gelir.
Artik buyuk cumlelerin arkasina saklanmiyorum,
Seni seviyorum demek, en yalin felsefem oldu simdi.
Gencken aski bir fetih sanirdim, oysa bir siginakmis;
Kiliclari birakip, golgene uzanmanin o essiz
hafifligi...
Bizimkisi, iki yarim cumlenin birlesip bir anlam etmesi degil,
Iki tam insanin, ayni bosluga gulumseyerek bakabilmesi.
Vakit daraliyor belki, saatler daha hizli donuyor,
Ama senin yanindayken zamanin hukmu, bir kum saati kadar.
Saclarindaki aklar, benim okudugum en gercek satirlar;
Her biri, birlikte gecemedigimiz yillarin birer ozru gibi.
Arkamizda biraktigimiz kirik dokuk heveslerin hukmu yok artik,
Hepsi bizi bu ana, bu bakisa hazirlayan birer provaymis.
Iyi ki gec kalmisiz birbirimize, yoksa bu kadar iyi anlayamazdik,
Sessizligin icindeki o kadim ve derin muzigi.
Simdi tum kitaplari kapatip, felsefeleri bir kenara birakiyorum,
Senin elini tutmak, dunya uzerindeki en buyuk hakikatimdir.
Gunes batarken vuran o son isik gibi; yorgun ve berrak,
Burasi bizim nirvanamiz, zamanin disinda, kelimelerin otesinde.
Gencligim sana siirler biriktirmis bir eksiklikti
Simdiki bu yasim, sana o siirleri okuyan bir tamlik
Ve artik anliyorum; ask ne bir arayis, ne de bir varis,
Elin elimdeyse; ben her seyin yerli yerinde olduguna inanirim.
Sen sevginin ve emegin ziyan olmus halisin.
Merhamet bilmeyen kalbinden öpüyorum, benim seninle olan savaşım bitti.
Artık gözlerin istediğine gülebilir...
Hikaye bitti!
Adam bir daha bulamayacağı sevgiyi kaybetti.
Kadın da bir daha bu kadar çok sevmemeye yemin etti.
"Z e k a, şeyleri olduklarıgibiçözümlemektir./İ m g e l e m , şeyleri o l a b i l e c e k l e r i gibitasarlamaktır./A h l a k, şeyleri olmalarıgerektiğigibi d ü ş ü n m e k t i r./B ü y ü, şeyleri düşündüğünhale s o k m a k t ı r."
Sizin;
kötü biri oldugunuzu bağıracaklar ki!
Kendi hataları duyulmasın!!!!
‘Hadi kalk, bir çay yapalım’ diyenlerle hayat daha katlanılır oluyor gerçekten… Çok içten, çok tanıdık bir duygu.. kalınası en güzel duygu sevgi olsa gerek ;)
Hayırlı akşamlar size de..
Mutlu pazarlar size de ..
Ayın seyyahı...
.
Birine ne iyi gelir biliyorsan sen seviyorsundur :)Her sevgi icinde aşk barındırmasın lutfen anti parantez açayım:)Üzgünken kalk cay yapalım bende yanına bişeyler hazırlıyım demek sevgiye dahildir.Yahut e ne duruyorsun gitmiyormuyuz bir sinemaya ,yürü bak ne güzel hava diyecek olanlarla arkadaş olun...Sevgiyle kalın hayırlı akşamlar:)))