Hanim efendi ben ne haciyim, ne hocayim. Ben kuranin ilk inen bes ayetin oku emri isiginda rabbini tanimaya calisan, dinini yasamaya calisan, akil baligi olmakla baslayip amel defterini sagdan yada soldan Alana kadar devam eden din gunu yolculugunda gorduklarini duyduklarini yine ayni ayetlerde insana kalemi ogretti ayetinden ogrendigim kalemle gorduklerimi yazan bir yolcuyum. Ayrica Kendini okumaya devam etmen güzel. Ben de her okuduğum ayette ve hadiste önce kendimi görüyorum. Ama aynaya bakmak, güneşi inkâr etmeyi gerektirmez. Hakikat, onu söyleyenin kusurlarıyla değer kaybetmez; asıl mesele, hepimizin o hakikate yaklaşma gayretidir.
Ibrahim suresi 1. Ayet Meali: Elif, Lâm, Râ. Bu (Kur’an, öyle) bir Kitab’dır ki onu sana; insanları Rablerinin izniyle (her türlü kişisel ve toplumsal) karanlıklardan aydınlığa; eşsiz galip ve övgüye layık olan (Allah’)ın yoluna çıkarman için indirdik.{2} Düşüncelerin değil; şehvetperestliğin, maddeperestliğin, erkek ve kadın pazarlamacılığının, içki, faiz ve tefeciliğin, çıkarcılık yarışının hâkim olduğu, kendilerine dokunulmazlık öngörülen/verilen kişi ve kral tanrıların hâkimiyet kurduğu devirlerin karanlıklarından aydınlığa çıkarmak için yüce Allah, bu Kur’an’ı indirmiştir. Böylece insanlığın asıl aydınlığa geçişi, toplumun nizamı, sosyal düzeni ve adaleti Kur’an’la olmuş ve toplumda ilâhî hâkimiyet de yine Kur’an’la sağlanmıştır. Çünkü Kur’an hayat nizamı, dünya ve âhiret saadeti için gelmiştir.{3} Kur’an hayata rehber oldukça bu aydınlık devam edecektir.
Bir dusunun, kuran gelmemis olsaydi, meydan Talmud kafali, kendinden olmayan her insani hayvan katagorisinde gorup bugun filistinde ve dunyada yaptiklari pislikler ortada olan ya yahudilere kalacakti, ya da hacli seferleri, ve ortacag karanligi ile bilinen hiristiyanlara kalacakti. Ikisinde de insanlik zulumle ve yok olusla karsi karsiya kalacakti.
Kuran insanligi bu karanliklardan aydinliga cikardi. Anneye, kadina, komsuya, yetime, fakir fukaraya hakkini verdi. Kotulukle savas emri verdi. Iyiligi yay emri verdi. Karanliktan dogru yola aziz ve hamid olan rabbin izniyle. Allah hidayeti diledigine verir. Verirken aziz ve hamid ismi ile verir. Yani insan aslinda ruhunda azizdir. Vakardir. Minnet duygusu empati duygusu gelismistir. Ama her nasilsa yolunu kaybetmis. Insanin icindeki aziz ve minnet tohumlari aziz ve hamid isminde aciyor. Ve hidayet nasip oluyor. Yani yanlis yolda bile olsa kalender insanlar dogru yola ulasir. Benim dikkat ettigim yahudilerde munafiklik, ikiyizluluk, cok yaygin. Kalenderlik yok denecek kadar az. O yuzden yahudilerden musluman olanlar cok az. Oysa yahudiler sirk kosmazlar. Islam inancina en yakin yahudi inancidir. Buna ragmen yahudiler aziz ve hamid ismine layik olmadiklari icin hidayete eremiyorlar. One yandan hiristiyanlar sirk kosmalarina ragmen, hatta putlastirmalarina ragmen hz isayi, onlara daha cok hidayet veriliyor. Cunku iclerinde kalender olanlari cok. Minnet duygusu cok. Ikiyizluluk daha az. Sonucta aziz davran, minnet duy, empati yap, basini dik tut. Menfaat budalasi olmaki icindeki aziz ve hamid tohumlari aziz ve hamid ismi celillerinde acsin. Ve hidayet bulasin...
Peygamber efendimizin zamaninda, sahabilerin arasina karismak isteyen hadis okusun. Hadisleri rivayet eden ravilerden okurken kendinizi rasulullahin huzurunda, olay anina sahit olurken buluyorsunuz. Onun gulusune, celaline, bakisina, her seye sahit oluyorsunuz. Sahabileri izliyorsun, o ruhu hissediyorsun... Allah ile konusmak isteyen kuran okusun, resulullah ile yasamak isteyen hadis okusun. Zaten bir musluman her gun nasil hasbihal etmezki kuran varken Rabbiyle ve nasil yasamazki hadis varken peygamberi ile.
Riyazussalihin, veya tac hadis kitaplarini tavsiye ederim.
Aklin ibadeti dusunmek ve sorgulamaktir. En ilkel zamanlardan beri kuslar yumurtadan cikiyor. Anneler bebek doguruyor. Bebeklerine bembeyaz sut veriyorlar. Delayisi ile bir yumurtadan kus nasil cikiyor. Anneden cocuk nasil cikiyor. Sut nasil oluyor. Sınırlari sorgulamak, sebepleri sorgulamak, capi sorgulamak, capsizlara takilip kalmamak...en capliya yonelmek... Herseyi yapan o an capliyi aramak.. aklin ibadetidir. Ustelik Sirf akil Allahi bulmaya yetebilirken Allah peygamberler gondermis kendini tanitmak icin... hemde sutun cikisi, civcivin bebegin olusu gibi hayret uyandiran mucizelerle desteklemis peygamberlerini Gozun ibadeti baktigini gormeye calismaktir. Varligin icindeki yaraticinin parmak izlerini, ayak izlerini aramaktir. yahu kil gibi agac kokler taslari delerek asagi dogru buyuyor, tonlarca yuke ragmen agac dallar yukari dogru buyuyor. Bunda bir hikmet var. Demek...
Dilin ibadeti tattigi seyler icin sukretmek, hamd etmek, Tuzlu denizde tuzsuz balik nasil olur. Rabbim sirf biz yiyebilelim diye yapmissin hamd olsun sukurler olsun Agzin ibadeti anlatmak, gordugunu, tattigini... elin ibadeti vermek..
Sen varya su sen, o gun anne rahmine dusen ortalama 200 milyon embriyodan secilenisin. Hatta o hafta butun dunyada anne rahmlerine dusen tum ebriyolarin içinde yaklasik bir trilyonda bir ihtimalden insanlik alemine secildin. Hele sen bir de nikahsiz beraberlikler gibi bosa akan embriyolari da hesaplarsan ihtimal de buyur. Hele o hafta icinde butun hayvanlar ve insanlar aleminden akan sperm havuzundan insan olarak cikman matamatik dahi yetnez ayri bir lutuf. Hele bir de, sen anne baba bir aileye geldiysen, hele bir de musluman dindar bir aileye geldiysen, hele bir de serefli bir soy, serefli bir nesil guzel bir ulkede geldiysen, butun bu seni secip secip bu lutuflari veren, seni maymun, balik, domuz, tilki, karga, yilan, essek olarak o hafta dusebilecekken, esrefi mahlukat insan olarak, serefli bir irktan, ilahi nimet musluman olarak, gelmis olmanin hangi sukrunu eda edebilirsin.
O yuzden bize verilen bu hayat cok degerli, onu har vurup Harman savurmamaliyiz. Bu hayati, bir tohum gibi ahiretin tarlasina ekip, cennette ebedilestirmeliyiz. Beni sece sece yaratan o yuce rabbim butun sukrum, hamdim, niyazim, duam, zikrim, fikrim, istiğfarim, tevbem, kiyamim, rukum, secdem, ibadetim, ovgum, kutsamam, tabi olmam yanliz ve yanliz sanadir.
Rotaya kilitlenmiş giderken narsist kimliklerin engellerine maruz kalıyorum.Hadi atlattık derken toksit ilişki,madur rolü oynayanlar felan filan.Ne yapcam savaşmayıp ,daha dün baş ağrısıyla kıvranıp yatağa kendimi zor atmışken sabah tekrar toksit ilişkinin tuzağı çekiyor kendine.Hani hedef medef kalmamıs ortalıkta ,konfor alanı dışına çıkmadıkça bu narsist ben rotayı hep yenilemek zorundayım.ROTA YENİLENİYOR...
Kime arkadaşım desem sonuna kadar gitmedi.Dostum demek istesem kendimi zarar gören duygularım yüzundendurduruyorum.Ne olacak benim sonum yalnız hissetmiyorum,eksik hissetmiyorum ama merhabalaştıklarımın hiçmi arkadaşın yok demesi beni düşundürmedi degil .Sahi benim arkadaşım varmı.Yaşayışıma bakıyorum evet ya şu ortama girince hiç çekinmiyorum şuraya gidince merhaba diyorum...Merhaba dediğim herkes arkadaşımdır oturup ben demeden kahve içtiğimse dostumdur diyorum.:))))Bunları okuyan herkes arkadaşım mesela burası benim arkadaş ortamım.Ama kim kahce icmek ister meselesini bilemem .Durduk yere ketumlaştım şimdi.Strese soktum kendimi....
Kanada da hamsi pisirirken dusundurdukleri ve rabbimin o engin merhameti, lutfu, kullarina karsi sefkati karsisinda icimde hissettigim hayranlik ve minnet.. Soyle ki Hadi diyelim, Sebzeler meyveler ve otlar tuzsuz toprakta yetisiyor, tuz ekip yiyoruz. Anladik Tuzsuz Sebzeleri Meyveleri ve otlari yiyen ciftlik hayvanlari da tuzsuz besinlerle besleniyor, onlari da tuzlayip yiyoruz etini, sutunu, yumurtasini onu da Anladik Ula ufacik hamsi baligi tuptuzlu denizde yetisiyor, istersen her hangi bir balik olsun, tuz dolu denizde yetisiyorlar, ama Allahin kullarina merhametinden, lutfundan sefkatinden, kullari baligi yiyebilsin diye tuzla dolu Denizin tuzu minnacik baligin vucuduna karismiyor. Oysa En buyuk olasilik tuzlu denizde yetisen herseyin tuzlu olmasi, tuzun baligin etine karisiyor olmasi olurdu. Ve o zaman hic kimse tuzlu balik yiyemezdi. Denizin tuzlu suyunu icebiliyormusun? Iste en olagan olmasi gerekeni, yani baliga denizin tuzunun karismasini kullarina rahmeti merhameti, lutfu, sefkati geregi yuce rabbimiz oldurmuyor. Dokayisi ile Tuz dolu denizden cikan minicik hamsi baligina ustelik tuz ekerek pisirip yiyorsun. Balik yiyen butun ataistleri Allah bildigi gibi yapsin. Allaha karsi inancsiz ve sukursuz olan insanlar ne kadar assagilik ve nankor olabiliyor, bir kucuk hamsi yerken bile anlasilabiliyor. Seftaliyi, armudu, portakali, cennnet hurmasinj, dutu, uzumu, inciri dalinda tam agzimiza layik olmasi icin, sulu tutan, icine agzimiz bal yemis gibi olmasi icin seker katan rabbime tesekkur etmeyip de ne yapacaksin be nankor insan. Elhamdülillahi hamden taammen sukren kesiren ya hamid ya sekur ya vehhâb ya vedud ya latif ya kerim
İçinizdeki çocuk ne zaman öldü. Ben onu bile hatırlamıyorum Yoksa ben vijdanımıda mı öldürdüm Merhamet neydi,sevmek ilgilenmek neydi Bir kuşun kanadıyla kanatlanan bir çocukken Merdivelerin en tepesinden atlayınca supermenken Bisikleti umarsızca sürüp pat düşunce bile gülenken Yara bere içinde yüzümü kollarıma silip annem kızar diye eve gitmezken Acıksam bile akşama kadar sokakta oynarken Hep büyük mutluluk heycan heves vardı içimde Şimdiyse gün bitsede akşam olsa yastığıma sarılıp sabaha kadar ağlasam diye saatin akrebine kızıyorum. Sonra akrebin ne suçu var diye birde ona küfredip dertleniyorum İnsanı çıkmaza götürdükçe yaramazlaşıyormuş büyüyunce anladım Sonra o mızıkçı kız huysuz cadoloz bişeye dönüşmüs. Hiç dedinizmi biz yaptık bizim yüzümüzden öldü içindeki çocuk. Yüzüne tükürsen yarabbi şükür diyecek insanlardan bekledigimden değil insanlıklarını bi nebze olsun çağırabilirim umuduyla arayışa geçiyorum. Evet içimdeki çocuk öldü bu yüzden ruhum çocukluğumun kabri oldu ruhsuz yaşarmı beden yaşıyormuş.Siz içinizdeki çocugu kaç yaşında gömdünüz.
suskunsun gene ,soramam nedenini oysa sen çiçek tarlasının en nadidesi en tatlı dillisi idin ben sana kapılmışken harika duygular eşliğinde koşardım ne güz gülleri ne bahar rüzgarları aşka dair masal düzemezken
bilmem nedendir bu suskunluk dokunmaya korkuyorum ruhuna üzeceğim korkusundan.. dayanılmaz bir andayım şu anda bıraktım kendimi ruhumun akışına efes//35...14062026
Sende biliyorsun ,iyi insan olmak için çok çabalamak zorundasın ama kötülük için çabalamayan gerek yok .. Çarpık bir zihniyet yeterli ..o da sende fazlasıyla var ..
Sabah ahest aheste uyandım.Güneş üzerime dogunca günümün de nurdan gecilmesi beklenilmez.Bütün gün bir gözum kapalı eşarbımın ucu kaymış,taktığım çanta ben ne alaka derken;bir ses duyuluyor ve bütün hücrelerime kadar yenileniyorum.Sonra seccademi serip divanda el pençe derken son rekatı kılıp kalkıyorum.O mahmurluk kalkmış buhran sıyrılmış .Şükredip günü tamamlamaya yakın en sevdiğim ders başlıyor , günün yorgunluğunu bir çırpıda süpürüyor.Sonra ne mi oluyor geceye karışıyor okumalarım uykularım kaçıyor o dersin aşkıyla ve kapanış .İste bütün mesele olaya nerden baktığımızla alakalı bir yerden gasvet çökerken diğer yandan gelen sıra bekleyisi bütün bir günü temizleyip sabaha hazırliyor.İyi geceler.....:)
Operasyon esmasinda ayiktim. Koldan girdiler. Onlar tedavi ederken ben de dua ettim. Sevdigim beni seven, bana dua eden herkese. Tabiki butun muslumanlara ozellikle dogu turkistan, filistin, iran... Bir de rabbime dedimki, rabbim su an bu masadayim. Ölumle hayat arasinda o ince cizgideyim. Eger bundan sonraki yasantimda senin yanindaki su anki makamimdan asagi duseceksem beni bu masadan kaldirma. Ama egerki senin yaninda daha yuksege cikacaksam ozaman yasamanin bir manasi var. Olmekten asla korkmadim. Cunku nereye gitsem orada Allah var. Uzaya cik Allah var, daga cik orda, okyanusun derinliklerine in orda mezara in orda. Yani kalbinde Allah olduktan sonra mekanin neresi oldugu onemli degil. Cehennemde bile olsan cehennem direk gul bahcesine doner. Fitratinda yakmak olan, tek varlik sebebi yakmak olan ates, ibrahimi yakabildimi. Yakamadi. Oyle bir huzurla girdim. Oyle bir huzurla ciktim ameliyattan. Yogun bakimdayken yanima bir tas parcasi aldim. Ilk gun o tas parcasi ile teyemmum edip gozlerimle namazlari kildim. Daha sonra islak pecete ile kollarimi, ellerimi, yuzumu, ayaklarimi ve basimj sildirerek abdest alip yine gozlerimle namaz kildim. Cok sukur rabbimin lutfuyla namazimi kacirmadim. Dr bir ay dinlen dedi ama, bir haftada toparlanirim gibi... Rabbim arayip soran, hayir dua eden herkesten razi olsun
Bir pazar ayazı sızdı sessizce sol yanıma, Sıradan bir kış sandım, aldandım dumanına
Oysa içimde bir nehir yavaşça durmaktaydı, Hayat, incecik bir iplikle duvara vurmaktaydı.
Kader, o gün yollara barikatlar kurdu bir bir, Şer sandığım engeller, meğer lütufta gizli bir nehir.
Gidilen o son menzilde yol ansızın kesildi, Ölümün gölgesi, yaşamın ışığıyla ezildi.
Göğsümde patlayan volkan, kolumda bir demir kelepçe, Rabbim fısıldadı ruha: Dur, dünyaya meyil etme.
Gafil gezen o beden, sığındı şifa kapısına, Üç kilit vurulmuş meğer, ömrün ana çatısına.
Kurumuş üç nehir yatağı, tıkanmış hayat pınarı, Dokunmasaydı o gizli el, yıkılacaktı çınarın dalı.
Bugün dursaydın, biterdi hikayen dedi hekimler, Oysa vakit gelmemiş, yazılacak daha çok kelam var.
Fırtına dindiğinde, dost sesleri yankılandı derinden, Ama bir seven vardı hiç ayrılmadı yerinden.
Korkuyla bakan o gözler, şefkatle saran o can yoldaşı, Yeniden doğan bu ömrün, en vefalı baş tacı.
Üç çelik halka şimdi kalbimin yeni kalesi, Anladım ki her engel, Yaradan’ın koruyan sesi.
Rabbimin mucizesiyle tutundum yeniden hayata, Şükürler olsun kalbi veren, durduran ve yaşatan Zat'a.
Hikayesi: gecen pazar gogsumde bir yanma oldu. Kollarim, ozellikle sag kolum asiri agirlik kaldirip gecici kol felci olmusum gibi bir hal oldu. Her halde soguk aldim dedim uzandim biraz. Yarim saat sonra azaldi ama agri hala orda ve cok yorgun hissediyordum. Estesi gun pazartesi. Is yerine gidecegim. Agri hala var. Ama is yerine bir turlu gidemiyoruz. Hep bir engeller cikiyor. En son is yerine 5 km kala. Itfahiye, polis yolu kapatmis. Yanimdaki arkadasa, rabbim bugun ise degil, hastaneye gitmemi istiyor galiba. Hadi en yakin hastaneye gidelim, dedim. Ve gittik, acilden girdik. Beni dinleyince hemen bekletmeden aldilar iceri, Normalda en az iki saat beklersin acilde. Kalp krizi icin makina ile falan baktilar dr hanim geldi, sen cok buyuk bir kalp krizi gecirmissin, bugun gelmeseydin ölurdun, dedi. Bir damar %100 baska bir damar %80 kapaliymis, ucuncu damari bilmiyorum. Uc tane stend taktilar. Simdi cok iyiyim. Ev istirahatindayim. Demekki bazi seyler ters gittiginde aslinda seni korumak icin ters gitmis oluyor. Pazartesi engeller cikmasaydi ise gitseydim bugun hayatta olmazdim. Cunku kalbim cok hasar gormus. Beni kurtaran sey o gun islerimin ters gitmesi oldu.
Kâinatta en büyük hakikat imandir. Imandan sonra namaz gelir. Saidi nursi hzleri
dünyalık işler onu Allah'ı anmaktan ve namazı ikame etmekten alıkoymaz (Nur Suresi, 37).
Muslumanin en kolay harcadigi sey namaz. Musluman; cunku mumin olsa herseyi harcar namaz icin. Mesela, namazi oyuna harciyor. Oyun oyna dalip namazi kilmor. Namazi isine harciyor. Su isim daha onemli. Su is bitsin. Aksam eve gidince hepsini birden kilarim diyor. O yuzden hep musluman kaliyor. Muminlige evrilemiyor. Zenginse muminliginden harcayip zengin musluman olmus oluyor. Kuranda "Siz henüz iman etmediniz, ancak 'Müslüman olduk (teslim olduk)' deyin" buyrulmuştur. Asil bize lazim mumin, hele zengin mumin se ne ala. Yani Muminlik vasiflarindan harcamadan calisip kazanip zengin olmus mumin lazim bize. Islam dunyasinda zengin mumin yok denecek kadar az. Islam dunyasindaki zenginlerin cogu musluman sadece .Cunku herkesin en kolay harvadigi sey namaz vakti. Bir vakit namaz karsiligi bir milyar dolar kazansan ne yazar. Muminlikten muslimlige dusmus oluyorsun.
mümin; zengin olmak veya işini büyütmek için namazından, ahlakından ve ibadetinden ödün vermez. Rabbim bizleri zengin mumin etsin
Neden?Sohbetin ilerlediği muhabbetin güzelleştiği noktada kopukluk oluyir.Samiyetsizlik başlıyor,her lafın altında bir ima aranıyor.Ne zaman bu sohbetler muhabbetler uzun soluklu olacak ne zaman insanlar birbiriyle ölesiye arkadaş dost sevgili kalabilecek .Sevgi gösterince neden süreç devam etmez .Aslında basit cevabı ama olmasa ne olurki neden süreklilik olmaz ....
İnsanlar çok acımasız az bir sevgi gösterip bi anda geri çekiliyor oysa sevgi şımartmaz büyutür ,ruhu besler bazen ne olduğunu anlamadan sessizce uzaklaşıp köşeden seyrediyor bazende bıçak gibi kestirip atıyor . Bir köşeye çekilip seyrediyor umarsızca ne halde olduğunu.Biliyor oysaki çocuk ruhunu atamadığını herşeye kanıp koşa koşa arkasından gittiğini.
Kimsede kalmayayım ne fikrinde ne zikrinde Zaten bende olan beni sevmistir bendedir Sevmeyen beni yormuştur yolum ayrılmıştır. Gideni gönlümde taşıyamam kalana cay demlerim Ama hep gönlüm kırgın Şöyle bir kucaklayanım olsa Bitti herşey gecti bak ben varım Haydi beraber saralım yaralarımızı dese Ben de artık yorulduğumun nazını gütsem Dese nazlan ben severim ,iyileşsem Sonra yeniden şenlensek hiç arkaya bakmasak Ne zaman olur ,artık gücüm bitti. Hemen olmalı desem şımarmıs olurmuyum
Hanim efendi ben ne haciyim, ne hocayim. Ben kuranin ilk inen bes ayetin oku emri isiginda rabbini tanimaya calisan, dinini yasamaya calisan, akil baligi olmakla baslayip amel defterini sagdan yada soldan Alana kadar devam eden din gunu yolculugunda gorduklarini duyduklarini yine ayni ayetlerde insana kalemi ogretti ayetinden ogrendigim kalemle gorduklerimi yazan bir yolcuyum.
Ayrica
Kendini okumaya devam etmen güzel. Ben de her okuduğum ayette ve hadiste önce kendimi görüyorum. Ama aynaya bakmak, güneşi inkâr etmeyi gerektirmez. Hakikat, onu söyleyenin kusurlarıyla değer kaybetmez; asıl mesele, hepimizin o hakikate yaklaşma gayretidir.
Ibrahim suresi 1. Ayet
Meali: Elif, Lâm, Râ. Bu (Kur’an, öyle) bir Kitab’dır ki onu sana; insanları Rablerinin izniyle (her türlü kişisel ve toplumsal) karanlıklardan aydınlığa; eşsiz galip ve övgüye layık olan (Allah’)ın yoluna çıkarman için indirdik.{2}
Düşüncelerin değil; şehvetperestliğin, maddeperestliğin, erkek ve kadın pazarlamacılığının, içki, faiz ve tefeciliğin, çıkarcılık yarışının hâkim olduğu, kendilerine dokunulmazlık öngörülen/verilen kişi ve kral tanrıların hâkimiyet kurduğu devirlerin karanlıklarından aydınlığa çıkarmak için yüce Allah, bu Kur’an’ı indirmiştir. Böylece insanlığın asıl aydınlığa geçişi, toplumun nizamı, sosyal düzeni ve adaleti Kur’an’la olmuş ve toplumda ilâhî hâkimiyet de yine Kur’an’la sağlanmıştır. Çünkü Kur’an hayat nizamı, dünya ve âhiret saadeti için gelmiştir.{3} Kur’an hayata rehber oldukça bu aydınlık devam edecektir.
Bir dusunun, kuran gelmemis olsaydi, meydan Talmud kafali, kendinden olmayan her insani hayvan katagorisinde gorup bugun filistinde ve dunyada yaptiklari pislikler ortada olan ya yahudilere kalacakti, ya da hacli seferleri, ve ortacag karanligi ile bilinen hiristiyanlara kalacakti. Ikisinde de insanlik zulumle ve yok olusla karsi karsiya kalacakti.
Kuran insanligi bu karanliklardan aydinliga cikardi. Anneye, kadina, komsuya, yetime, fakir fukaraya hakkini verdi. Kotulukle savas emri verdi. Iyiligi yay emri verdi.
Karanliktan dogru yola aziz ve hamid olan rabbin izniyle.
Allah hidayeti diledigine verir. Verirken aziz ve hamid ismi ile verir. Yani insan aslinda ruhunda azizdir. Vakardir. Minnet duygusu empati duygusu gelismistir. Ama her nasilsa yolunu kaybetmis. Insanin icindeki aziz ve minnet tohumlari aziz ve hamid isminde aciyor. Ve hidayet nasip oluyor. Yani yanlis yolda bile olsa kalender insanlar dogru yola ulasir.
Benim dikkat ettigim yahudilerde munafiklik, ikiyizluluk, cok yaygin. Kalenderlik yok denecek kadar az. O yuzden yahudilerden musluman olanlar cok az. Oysa yahudiler sirk kosmazlar. Islam inancina en yakin yahudi inancidir. Buna ragmen yahudiler aziz ve hamid ismine layik olmadiklari icin hidayete eremiyorlar.
One yandan hiristiyanlar sirk kosmalarina ragmen, hatta putlastirmalarina ragmen hz isayi, onlara daha cok hidayet veriliyor. Cunku iclerinde kalender olanlari cok. Minnet duygusu cok. Ikiyizluluk daha az.
Sonucta aziz davran, minnet duy, empati yap, basini dik tut. Menfaat budalasi olmaki icindeki aziz ve hamid tohumlari aziz ve hamid ismi celillerinde acsin. Ve hidayet bulasin...
Peygamber efendimizin zamaninda, sahabilerin arasina karismak isteyen hadis okusun. Hadisleri rivayet eden ravilerden okurken kendinizi rasulullahin huzurunda, olay anina sahit olurken buluyorsunuz. Onun gulusune, celaline, bakisina, her seye sahit oluyorsunuz. Sahabileri izliyorsun, o ruhu hissediyorsun...
Allah ile konusmak isteyen kuran okusun, resulullah ile yasamak isteyen hadis okusun.
Zaten bir musluman her gun nasil hasbihal etmezki kuran varken Rabbiyle ve nasil yasamazki hadis varken peygamberi ile.
Riyazussalihin, veya tac hadis kitaplarini tavsiye ederim.
Aklin ibadeti dusunmek ve sorgulamaktir. En ilkel zamanlardan beri kuslar yumurtadan cikiyor. Anneler bebek doguruyor. Bebeklerine bembeyaz sut veriyorlar. Delayisi ile bir yumurtadan kus nasil cikiyor. Anneden cocuk nasil cikiyor. Sut nasil oluyor. Sınırlari sorgulamak, sebepleri sorgulamak, capi sorgulamak, capsizlara takilip kalmamak...en capliya yonelmek...
Herseyi yapan o an capliyi aramak.. aklin ibadetidir.
Ustelik Sirf akil Allahi bulmaya yetebilirken Allah peygamberler gondermis kendini tanitmak icin... hemde sutun cikisi, civcivin bebegin olusu gibi hayret uyandiran mucizelerle desteklemis peygamberlerini
Gozun ibadeti baktigini gormeye calismaktir. Varligin icindeki yaraticinin parmak izlerini, ayak izlerini aramaktir.
yahu kil gibi agac kokler taslari delerek asagi dogru buyuyor, tonlarca yuke ragmen agac dallar yukari dogru buyuyor. Bunda bir hikmet var. Demek...
Dilin ibadeti tattigi seyler icin sukretmek, hamd etmek, Tuzlu denizde tuzsuz balik nasil olur. Rabbim sirf biz yiyebilelim diye yapmissin hamd olsun sukurler olsun
Agzin ibadeti anlatmak, gordugunu, tattigini... elin ibadeti vermek..
Sen varya su sen, o gun anne rahmine dusen ortalama 200 milyon embriyodan secilenisin. Hatta o hafta butun dunyada anne rahmlerine dusen tum ebriyolarin içinde yaklasik bir trilyonda bir ihtimalden insanlik alemine secildin. Hele sen bir de nikahsiz beraberlikler gibi bosa akan embriyolari da hesaplarsan ihtimal de buyur. Hele o hafta icinde butun hayvanlar ve insanlar aleminden akan sperm havuzundan insan olarak cikman matamatik dahi yetnez ayri bir lutuf.
Hele bir de, sen anne baba bir aileye geldiysen, hele bir de musluman dindar bir aileye geldiysen, hele bir de serefli bir soy, serefli bir nesil guzel bir ulkede geldiysen, butun bu seni secip secip bu lutuflari veren, seni maymun, balik, domuz, tilki, karga, yilan, essek olarak o hafta dusebilecekken, esrefi mahlukat insan olarak, serefli bir irktan, ilahi nimet musluman olarak, gelmis olmanin hangi sukrunu eda edebilirsin.
O yuzden bize verilen bu hayat cok degerli, onu har vurup Harman savurmamaliyiz. Bu hayati, bir tohum gibi ahiretin tarlasina ekip, cennette ebedilestirmeliyiz.
Beni sece sece yaratan o yuce rabbim butun sukrum, hamdim, niyazim, duam, zikrim, fikrim, istiğfarim, tevbem, kiyamim, rukum, secdem, ibadetim, ovgum, kutsamam, tabi olmam yanliz ve yanliz sanadir.
Rotaya kilitlenmiş giderken narsist kimliklerin engellerine maruz kalıyorum.Hadi atlattık derken toksit ilişki,madur rolü oynayanlar felan filan.Ne yapcam savaşmayıp ,daha dün baş ağrısıyla kıvranıp yatağa kendimi zor atmışken sabah tekrar toksit ilişkinin tuzağı çekiyor kendine.Hani hedef medef kalmamıs ortalıkta ,konfor alanı dışına çıkmadıkça bu narsist ben rotayı hep yenilemek zorundayım.ROTA YENİLENİYOR...
Kime arkadaşım desem sonuna kadar gitmedi.Dostum demek istesem kendimi zarar gören duygularım yüzundendurduruyorum.Ne olacak benim sonum yalnız hissetmiyorum,eksik hissetmiyorum ama merhabalaştıklarımın hiçmi arkadaşın yok demesi beni düşundürmedi degil .Sahi benim arkadaşım varmı.Yaşayışıma bakıyorum evet ya şu ortama girince hiç çekinmiyorum şuraya gidince merhaba diyorum...Merhaba dediğim herkes arkadaşımdır oturup ben demeden kahve içtiğimse dostumdur diyorum.:))))Bunları okuyan herkes arkadaşım mesela burası benim arkadaş ortamım.Ama kim kahce icmek ister meselesini bilemem .Durduk yere ketumlaştım şimdi.Strese soktum kendimi....
Bana kim beddua etti?
Ben neden ölüyorum?
Karanlık bir kuyudayım
Kovam boş
Su çekmiyor çıkrığım
Yaralı bir ömrün ortasında
Kanıyor şiirim ve yurdum.
Atilla Aşur..
Kanada da hamsi pisirirken dusundurdukleri ve rabbimin o engin merhameti, lutfu, kullarina karsi sefkati karsisinda icimde hissettigim hayranlik ve minnet..
Soyle ki
Hadi diyelim, Sebzeler meyveler ve otlar tuzsuz toprakta yetisiyor, tuz ekip yiyoruz. Anladik
Tuzsuz Sebzeleri Meyveleri ve otlari yiyen ciftlik hayvanlari da tuzsuz besinlerle besleniyor, onlari da tuzlayip yiyoruz etini, sutunu, yumurtasini onu da Anladik
Ula ufacik hamsi baligi tuptuzlu denizde yetisiyor, istersen her hangi bir balik olsun, tuz dolu denizde yetisiyorlar, ama Allahin kullarina merhametinden, lutfundan sefkatinden, kullari baligi yiyebilsin diye tuzla dolu Denizin tuzu minnacik baligin vucuduna karismiyor. Oysa En buyuk olasilik tuzlu denizde yetisen herseyin tuzlu olmasi, tuzun baligin etine karisiyor olmasi olurdu. Ve o zaman hic kimse tuzlu balik yiyemezdi. Denizin tuzlu suyunu icebiliyormusun?
Iste en olagan olmasi gerekeni, yani baliga denizin tuzunun karismasini kullarina rahmeti merhameti, lutfu, sefkati geregi yuce rabbimiz oldurmuyor. Dokayisi ile Tuz dolu denizden cikan minicik hamsi baligina ustelik tuz ekerek pisirip yiyorsun.
Balik yiyen butun ataistleri Allah bildigi gibi yapsin.
Allaha karsi inancsiz ve sukursuz olan insanlar ne kadar assagilik ve nankor olabiliyor, bir kucuk hamsi yerken bile anlasilabiliyor.
Seftaliyi, armudu, portakali, cennnet hurmasinj, dutu, uzumu, inciri dalinda tam agzimiza layik olmasi icin, sulu tutan, icine agzimiz bal yemis gibi olmasi icin seker katan rabbime tesekkur etmeyip de ne yapacaksin be nankor insan.
Elhamdülillahi hamden taammen sukren kesiren ya hamid ya sekur ya vehhâb ya vedud ya latif ya kerim
İçinizdeki çocuk ne zaman öldü.
Ben onu bile hatırlamıyorum
Yoksa ben vijdanımıda mı öldürdüm
Merhamet neydi,sevmek ilgilenmek neydi
Bir kuşun kanadıyla kanatlanan bir çocukken
Merdivelerin en tepesinden atlayınca supermenken
Bisikleti umarsızca sürüp pat düşunce bile gülenken
Yara bere içinde yüzümü kollarıma silip annem kızar diye eve gitmezken
Acıksam bile akşama kadar sokakta oynarken
Hep büyük mutluluk heycan heves vardı içimde
Şimdiyse gün bitsede akşam olsa yastığıma sarılıp sabaha kadar ağlasam diye saatin akrebine kızıyorum.
Sonra akrebin ne suçu var diye birde ona küfredip dertleniyorum
İnsanı çıkmaza götürdükçe yaramazlaşıyormuş büyüyunce anladım
Sonra o mızıkçı kız huysuz cadoloz bişeye dönüşmüs.
Hiç dedinizmi biz yaptık bizim yüzümüzden öldü içindeki çocuk.
Yüzüne tükürsen yarabbi şükür diyecek insanlardan bekledigimden değil insanlıklarını bi nebze olsun çağırabilirim umuduyla arayışa geçiyorum.
Evet içimdeki çocuk öldü bu yüzden ruhum çocukluğumun kabri oldu ruhsuz yaşarmı beden yaşıyormuş.Siz içinizdeki çocugu kaç yaşında gömdünüz.
suskunsun gene ,soramam nedenini
oysa sen çiçek tarlasının en nadidesi
en tatlı dillisi idin ben sana kapılmışken
harika duygular eşliğinde koşardım
ne güz gülleri ne bahar rüzgarları
aşka dair masal düzemezken
bilmem nedendir bu suskunluk
dokunmaya korkuyorum ruhuna
üzeceğim korkusundan..
dayanılmaz bir andayım şu anda
bıraktım kendimi ruhumun akışına
efes//35...14062026
Erkan Baş
Sende biliyorsun ,iyi insan olmak için çok çabalamak zorundasın ama kötülük için çabalamayan gerek yok ..
Çarpık bir zihniyet yeterli ..o da sende fazlasıyla var ..
Nazar değdi işte başlamadan bitti...@Delirdim Ama Bisor Niye Delirdim
bugün aşk ı memnu da 2009 girdiler kürsü......
Aaaaa mızıkçı gelmişşşşş @mızıkacıçocuk.....
Ey İstanbul!
Ey koca şehir.
Çok şey aldın benden,
Verdiğin kuru bir seyir...
Sabah ahest aheste uyandım.Güneş üzerime dogunca günümün de nurdan gecilmesi beklenilmez.Bütün gün bir gözum kapalı eşarbımın ucu kaymış,taktığım çanta ben ne alaka derken;bir ses duyuluyor ve bütün hücrelerime kadar yenileniyorum.Sonra seccademi serip divanda el pençe derken son rekatı kılıp kalkıyorum.O mahmurluk kalkmış buhran sıyrılmış .Şükredip günü tamamlamaya yakın en sevdiğim ders başlıyor , günün yorgunluğunu bir çırpıda süpürüyor.Sonra ne mi oluyor geceye karışıyor okumalarım uykularım kaçıyor o dersin aşkıyla ve kapanış .İste bütün mesele olaya nerden baktığımızla alakalı bir yerden gasvet çökerken diğer yandan gelen sıra bekleyisi bütün bir günü temizleyip sabaha hazırliyor.İyi geceler.....:)
Operasyon esmasinda ayiktim. Koldan girdiler. Onlar tedavi ederken ben de dua ettim. Sevdigim beni seven, bana dua eden herkese. Tabiki butun muslumanlara ozellikle dogu turkistan, filistin, iran...
Bir de rabbime dedimki, rabbim su an bu masadayim. Ölumle hayat arasinda o ince cizgideyim. Eger bundan sonraki yasantimda senin yanindaki su anki makamimdan asagi duseceksem beni bu masadan kaldirma. Ama egerki senin yaninda daha yuksege cikacaksam ozaman yasamanin bir manasi var.
Olmekten asla korkmadim. Cunku nereye gitsem orada Allah var. Uzaya cik Allah var, daga cik orda, okyanusun derinliklerine in orda mezara in orda. Yani kalbinde Allah olduktan sonra mekanin neresi oldugu onemli degil. Cehennemde bile olsan cehennem direk gul bahcesine doner. Fitratinda yakmak olan, tek varlik sebebi yakmak olan ates, ibrahimi yakabildimi. Yakamadi. Oyle bir huzurla girdim. Oyle bir huzurla ciktim ameliyattan.
Yogun bakimdayken yanima bir tas parcasi aldim. Ilk gun o tas parcasi ile teyemmum edip gozlerimle namazlari kildim. Daha sonra islak pecete ile kollarimi, ellerimi, yuzumu, ayaklarimi ve basimj sildirerek abdest alip yine gozlerimle namaz kildim.
Cok sukur rabbimin lutfuyla namazimi kacirmadim.
Dr bir ay dinlen dedi ama, bir haftada toparlanirim gibi...
Rabbim arayip soran, hayir dua eden herkesten razi olsun
Bir pazar ayazı sızdı sessizce sol yanıma,
Sıradan bir kış sandım, aldandım dumanına
Oysa içimde bir nehir yavaşça durmaktaydı,
Hayat, incecik bir iplikle duvara vurmaktaydı.
Kader, o gün yollara barikatlar kurdu bir bir,
Şer sandığım engeller, meğer lütufta gizli bir nehir.
Gidilen o son menzilde yol ansızın kesildi,
Ölümün gölgesi, yaşamın ışığıyla ezildi.
Göğsümde patlayan volkan, kolumda bir demir kelepçe,
Rabbim fısıldadı ruha: Dur, dünyaya meyil etme.
Gafil gezen o beden, sığındı şifa kapısına,
Üç kilit vurulmuş meğer, ömrün ana çatısına.
Kurumuş üç nehir yatağı, tıkanmış hayat pınarı,
Dokunmasaydı o gizli el, yıkılacaktı çınarın dalı.
Bugün dursaydın, biterdi hikayen dedi hekimler,
Oysa vakit gelmemiş, yazılacak daha çok kelam var.
Fırtına dindiğinde, dost sesleri yankılandı derinden,
Ama bir seven vardı hiç ayrılmadı yerinden.
Korkuyla bakan o gözler, şefkatle saran o can yoldaşı,
Yeniden doğan bu ömrün, en vefalı baş tacı.
Üç çelik halka şimdi kalbimin yeni kalesi,
Anladım ki her engel, Yaradan’ın koruyan sesi.
Rabbimin mucizesiyle tutundum yeniden hayata,
Şükürler olsun kalbi veren, durduran ve yaşatan Zat'a.
Hikayesi: gecen pazar gogsumde bir yanma oldu. Kollarim, ozellikle sag kolum asiri agirlik kaldirip gecici kol felci olmusum gibi bir hal oldu. Her halde soguk aldim dedim uzandim biraz. Yarim saat sonra azaldi ama agri hala orda ve cok yorgun hissediyordum. Estesi gun pazartesi. Is yerine gidecegim. Agri hala var. Ama is yerine bir turlu gidemiyoruz. Hep bir engeller cikiyor. En son is yerine 5 km kala. Itfahiye, polis yolu kapatmis. Yanimdaki arkadasa, rabbim bugun ise degil, hastaneye gitmemi istiyor galiba. Hadi en yakin hastaneye gidelim, dedim. Ve gittik, acilden girdik. Beni dinleyince hemen bekletmeden aldilar iceri, Normalda en az iki saat beklersin acilde. Kalp krizi icin makina ile falan baktilar dr hanim geldi, sen cok buyuk bir kalp krizi gecirmissin, bugun gelmeseydin ölurdun, dedi. Bir damar %100 baska bir damar %80 kapaliymis, ucuncu damari bilmiyorum. Uc tane stend taktilar. Simdi cok iyiyim. Ev istirahatindayim.
Demekki bazi seyler ters gittiginde aslinda seni korumak icin ters gitmis oluyor. Pazartesi engeller cikmasaydi ise gitseydim bugun hayatta olmazdim. Cunku kalbim cok hasar gormus.
Beni kurtaran sey o gun islerimin ters gitmesi oldu.
Kâinatta en büyük hakikat imandir. Imandan sonra namaz gelir. Saidi nursi hzleri
dünyalık işler onu Allah'ı anmaktan ve namazı ikame etmekten alıkoymaz (Nur Suresi, 37).
Muslumanin en kolay harcadigi sey namaz. Musluman; cunku mumin olsa herseyi harcar namaz icin.
Mesela, namazi oyuna harciyor. Oyun oyna dalip namazi kilmor. Namazi isine harciyor. Su isim daha onemli. Su is bitsin. Aksam eve gidince hepsini birden kilarim diyor.
O yuzden hep musluman kaliyor. Muminlige evrilemiyor. Zenginse muminliginden harcayip zengin musluman olmus oluyor.
Kuranda "Siz henüz iman etmediniz, ancak 'Müslüman olduk (teslim olduk)' deyin" buyrulmuştur.
Asil bize lazim mumin, hele zengin mumin se ne ala.
Yani Muminlik vasiflarindan harcamadan calisip kazanip zengin olmus mumin lazim bize. Islam dunyasinda zengin mumin yok denecek kadar az. Islam dunyasindaki zenginlerin cogu musluman sadece .Cunku herkesin en kolay harvadigi sey namaz vakti. Bir vakit namaz karsiligi bir milyar dolar kazansan ne yazar. Muminlikten muslimlige dusmus oluyorsun.
mümin; zengin olmak veya işini büyütmek için namazından, ahlakından ve ibadetinden ödün vermez.
Rabbim bizleri zengin mumin etsin
Neden?Sohbetin ilerlediği muhabbetin güzelleştiği noktada kopukluk oluyir.Samiyetsizlik başlıyor,her lafın altında bir ima aranıyor.Ne zaman bu sohbetler muhabbetler uzun soluklu olacak ne zaman insanlar birbiriyle ölesiye arkadaş dost sevgili kalabilecek .Sevgi gösterince neden süreç devam etmez .Aslında basit cevabı ama olmasa ne olurki neden süreklilik olmaz ....
İnsanlar çok acımasız az bir sevgi gösterip bi anda geri çekiliyor oysa sevgi şımartmaz büyutür ,ruhu besler bazen ne olduğunu anlamadan sessizce uzaklaşıp köşeden seyrediyor bazende bıçak gibi kestirip atıyor . Bir köşeye çekilip seyrediyor umarsızca ne halde olduğunu.Biliyor oysaki çocuk ruhunu atamadığını herşeye kanıp koşa koşa arkasından gittiğini.
Özne yapar kaçak çay:))))
şimdi çayı nerden içecez :)
17:45 bir parmak arası terlik
Bide şort aldı
Ocağı da Katarlılara sattı abi:)))
17 :45 nerede
çay istiyoruz
İçimde kararan
bir gökyüzü resmi bıraktım sana giderken
Irmaklara
Ve ormanlara şiir yazmayı bıraktım çoktan
Fakat
Ya ağaçlara bir şey olursa
-------
Kimsede kalmayayım ne fikrinde ne zikrinde
Zaten bende olan beni sevmistir bendedir
Sevmeyen beni yormuştur yolum ayrılmıştır.
Gideni gönlümde taşıyamam kalana cay demlerim
Ama hep gönlüm kırgın
Şöyle bir kucaklayanım olsa
Bitti herşey gecti bak ben varım
Haydi beraber saralım yaralarımızı dese
Ben de artık yorulduğumun nazını gütsem
Dese nazlan ben severim ,iyileşsem
Sonra yeniden şenlensek hiç arkaya bakmasak
Ne zaman olur ,artık gücüm bitti.
Hemen olmalı desem şımarmıs olurmuyum
Bayramlık mutluluklar vitrine konulsun. Kırışmasın diye özenle katlanan gülüşler bugün çıkarılıyor. Hadi bakalım sahneye...