Kültür Sanat Edebiyat Şiir

Gül Den
Gül Den

Bugün yine takvimler ilk merhabana ayarlı. Acaba sen bensizliğin kaçındasın !

  • doğru bilinen yanlışlar04.06.2026 - 17:23

    " Göz var izan var"

    İzan; anlayış, kavrayış ve anlama yeteneği anlamına gelir.
    "Nizam" ise düzen ve kural demektir.
    Bu nedenle doğru kullanım "Göz var izan var" şeklindedir.

    "Göz var nizam var" kullanımı ise anlam bakımından yanlıştır.

  • doğru bilinen yanlışlar04.06.2026 - 17:22

    "İnce eğirip sık dokumak"

    "Eğirmek": yün, pamuk gibi maddeleri bükerek iplik hâline getirmek anlamına gelir. Bu nedenle doğru kullanım "İnce eğirip sık dokumak" şeklindedir.

    "ince eleyip sık dokumak" kullanımı ise deyimin aslını bozduğu için yanlıştır.

  • doğru bilinen yanlışlar04.06.2026 - 17:20

    Sütten ağzı yanan ayranı üfleyerek içer.
    Bu deyim: daha önce kötü bir deneyim yaşayan kişinin, benzer durumlarda artık çok daha temkinli davranmasını anlatır.

    "Sütten ağzı yanan yoğurdu üfleyerek yer" kullanımı ise deyimin doğru biçimi değildir.

  • Bir zamanlar ben03.06.2026 - 23:56

    Bir zamanlardaki ben…

    “Ben hep sen geçiyordum, sen bensizliğe kuruluyken…” diye yazmışım duvarıma.
    “Sustu şimdi saatler, sorana onun gibi ‘bozuk’ çıktı deyip geçiyorum” demişim.

    15 sene önce bugün.

    Zaman nereden akarsa aksın,
    insan hep biraz kendine akıyor aslında.
    Ve ne garip… en çok da aşkın içinden geçerek değişiyor.

  • denk getirmek31.05.2026 - 20:42

    Evrenin kusursuz işlediğine dair elimizde çok az kanıt var.
    Ama yapraklar ile iç harcının
    son yaprağa tam denk gelmesi
    bunlardan biridir.
    Ne bir kaşık harç artar ne de sarılmayı bekleyen bir yaprak kalır.
    Vergiler, faturalar, hayatın karmaşası çözülememiş olabilir;
    ama en azından bugün yaprak harcıyla yapraklar arasında mükemmel bir uyum sağlanmıştır.
    Bu da bir başarıdır.
    Çünkü son üç yaprağa gelince "eyvah harç bitti" ya da
    tencerenin dibinde kalan bir kase içle göz göze gelmemek,
    herkesin harcı değil.

  • serbest kürsü27.05.2026 - 09:50

    Bayramlık mutluluklar vitrine konulsun. Kırışmasın diye özenle katlanan gülüşler bugün çıkarılıyor. Hadi bakalım sahneye...

  • silmek26.05.2026 - 13:18

    Uygulamalardaki gibi bir “Geçmişi Sil” butonu olsa keşke…
    Bir tıkla;
    yanlış insanlara verilen emekler,
    fazla iyi niyetler,
    “belki düzelir” diye beklenen herkes…
    Önbellek temizlenir gibi temizlense insanın içi.
    Ama olmuyor işte.
    Hayat, “emin misiniz?” diye bile sormadan,
    her şeyi otomatik yedekliyor.
    Sonra da durup dururken:
    uyku düzenin bozuluyor,
    algıların premium hassasiyete geçiyor,
    iki dakika geç cevap veren herkesten senaryo yazıyorsun,
    “beni bir şey bozmaz” derken sabah 04.12’de tavana bakıyorsun.
    Yok yok lazım bir "sil" tuşu.

  • ses kısıklığı25.05.2026 - 16:27

    4 gündür farenjit yüzünden sesim yok. Doktor olsam kendime kesin ‘mutlak ses istirahati’ verirdim ama ev halkı beni hâlâ müşteri hizmetleri temsilcisi gibi kullanıyor.
    Şu an evde tamamen işaret dili + bakış + iç ses üçlüsüyle yaşıyorum. Ses tellerim tatilde olabilir ama evin müşteri hizmetleri hattı hâlâ aktif, maalesef ben operatörüm..

  • Herşey dahil23.05.2026 - 22:46

    “Her şey dahil” cümlesi Türk insanında tatilden önce iştah açar.
    Sanki otelin kapısından girince kaloriler pasaport kontrolünde bırakılıyor gibi bir rahatlık çöker insanın içine. Sabah kahvaltısıyla başlayıp gece çorbasına kadar süren kutsal bir tüketim ayini…
    İnsan aslında aç değildir ama büfenin ona sunduğu sınırsız ihtimallere karşı terbiyesizce duygulanır.
    Tabakta aynı anda karides, mantı, patates kızartması ve sütlaç görmek normalleşir. Çünkü orada mide değil, “parasını çıkarmaya çalışan gurur” doymaktadır.

    Her şey dahil tatilleri biraz da gerçek hayattan kaçış provasıdır.
    Kimse bulaşık düşünmez. Çamaşır yoktur. Yatak sabah mucizevi şekilde kendi kendine toplanır. Havlular bile insanı senden daha çok düşünen biri varmış hissiyle katlanır.

    Sonra tatil biter.
    Eve girince seni mutfakta bırakılmış bir bardak karşılar.
    Ve o bardak artık yalnızca bir bardak değildir; medeniyete geri dönüşün simgesidir.
    Bavul açılmadan önce insan bir süre koltuğa oturup hayatla arasındaki mesafeyi korumaya çalışır.
    Tatil insana öğretir ki; biz aslında yorgun değilmişiz… Sürekli iş yapan bir canlı türüymüşüz.

  • kendine vakit bulmak21.05.2026 - 17:46

    En son ne zaman kendinizle baş başa kaldınız?
    Ağaçların rüzgârla, adımların sadece yaprakla konuştuğu yerlerde yürüdünüz mü? Yahut bir kıyıda engin maviliğe dalıp; suyun kendine has alfabesini, kimi zaman özünü süzerek kimi zaman özümseyerek çözmeye çalıştınız mı? İki elin parmaklarını geçmiyorsa; huzuru, dinginliği bir yerlerde kaçırıyoruz demektir.

    Demiş Özlem Aykar tam da bu konuyla ilgili...

    Düşünülesi..