"Benden alamayacağın tek şey, bana yaptığıklarına vermeyi seçtiğim karşılık şeklidir. Bir insanın özgürlüklerinin sonuncusu, herhangi bir durumda seçtiği tavrıdır." demiş Viktor E. Frankl
Sonunda önemli olan üç şey vardır: Ne kadar sevdiğin Ne kadar nazikçe yaşadığın Senin için anlamı olmayan şeylerden ne kadar zarif bir şekilde vazgeçtiğin.
Allah’ım, herkese bedenine gösterdiği özeni kalbine de göstermeyi nasip et. Bedenin kusurunu görmek kolay; asıl marifet, insanın kendi ruhundaki eksiklerle yüzleşebilmesidir.
Yaklaşık 4,5 milyar yıl önce Dünya’da bir gün yalnızca 6 saat sürüyormuş. Ay’ın kütle çekiminin oluşturduğu gelgitler, Dünya’nın dönüşünü milyarlarca yıl boyunca yavaşlatmış ve günler zamanla bugünkü 24 saate ulaşmış.
Belki de bu yüzden Ay’ın Dünya’ya öğrettiği en büyük şeylerden biri, yavaşlamanın da bir dönüşüm olduğudur. Ay, Dünya’nın hızını milyarlarca yılda azaltmayı başarmış; insan ise bir ömür yetmiyor diye hâlâ zamanı suçluyor. Belki de sorun saatte değil, yetişemediğimiz şeylerin fazlalığında.
.. bir Tomris Uyar olamayız elbet… Bizim neslin ilham periliği, en fazla birinin eski mesajları silmeye kıyamaması seviyesinde kaldı. Şairler de artık mısra değil, çevrimiçi durumu takip ediyor..
Uyuyamamak diye bir problem var ya...
Ben tam tersini yaşıyorum sanırım.
Günün yorgunluğundan yatağa öyle bir düşüyorum ki, buna uyku mu denir yoksa
kısa süreli bir bilinç kaybı mı,
hâlâ karar veremedim.
Çünkü ortada bir geçiş yok.
Ne gözler ağırlaşıyor,
ne “hadi biraz dinleneyim” hissi geliyor.
Sadece hayatla bağlantım kesiliyor.
Bir anda akşam oluyor,
sonra bir anda sabah.
Arada ne yaşandı bilmiyorum.
Rüya desen yok,
dinlenmişlik desen şüpheli.
Galiba ben uyumuyorum;
biri beni
gece beni kapatıp
sabah yeniden açıyor.
Aşıksın dırırı dırırı
Aşıksın..
Sen aşıksın arkadaş !!!! :)))
Amacsız Kafa
23.07.2026 - 17:27
Gözlerime uykuyu haram kılan bu amansız hasret mi, yoksa yavaş yavaş aklımı yitirip deliliğe mi sürükleniyorum, artık bilmiyorum.
.. hafızanın değil, kalbin meselesi.
Bir gün gelip elindekiyle değil; geçtiğin yerlerde ne bıraktığınla karşılaşırsın..
"Benden alamayacağın tek şey,
bana yaptığıklarına vermeyi seçtiğim karşılık şeklidir.
Bir insanın özgürlüklerinin sonuncusu, herhangi bir durumda seçtiği tavrıdır." demiş Viktor E. Frankl
Ne de doğru demiş..
Sonunda önemli olan üç şey vardır:
Ne kadar sevdiğin
Ne kadar nazikçe yaşadığın
Senin için anlamı olmayan şeylerden ne kadar zarif bir şekilde vazgeçtiğin.
Allah’ım, herkese bedenine gösterdiği özeni kalbine de göstermeyi nasip et. Bedenin kusurunu görmek kolay; asıl marifet, insanın kendi ruhundaki eksiklerle yüzleşebilmesidir.
?si=xyYUnfD5LGC0KPxB
Ayağa kalk kadın
Bbu hayat senin, geri al..
Yaklaşık 4,5 milyar yıl önce Dünya’da bir gün yalnızca 6 saat sürüyormuş. Ay’ın kütle çekiminin oluşturduğu gelgitler, Dünya’nın dönüşünü milyarlarca yıl boyunca yavaşlatmış ve günler zamanla bugünkü 24 saate ulaşmış.
Belki de bu yüzden Ay’ın Dünya’ya öğrettiği en büyük şeylerden biri, yavaşlamanın da bir dönüşüm olduğudur. Ay, Dünya’nın hızını milyarlarca yılda azaltmayı başarmış; insan ise bir ömür yetmiyor diye hâlâ zamanı suçluyor.
Belki de sorun saatte değil, yetişemediğimiz şeylerin fazlalığında.
.. bir Tomris Uyar olamayız elbet… Bizim neslin ilham periliği, en fazla birinin eski mesajları silmeye kıyamaması seviyesinde kaldı.
Şairler de artık mısra değil, çevrimiçi durumu takip ediyor..