Plan yapmakla nazar etmek arasında ince bir çizgi olduğuna inanmaya başladım. Ben bir işe tarih koyar koymaz aksilikler sıraya giriyor. Sanki hayat köşeden çıkıp, "Yok yok, sen onu bugün yapamazsın" diyor.
Bu akşam yazlıklar yerleşti, kışlıklar kalktı. Eğer bunu geçen hafta planlamış olsaydım, muhtemelen gelecek yaz " kesin yapacağım " diye yine aynı hurçlara bakıyor olurdum.
Bu yüzden artık plan yapmamalıyım ben niyetimi evrenden gizlemeliyim.. anlaşıldı :/
İzan; anlayış, kavrayış ve anlama yeteneği anlamına gelir. "Nizam" ise düzen ve kural demektir. Bu nedenle doğru kullanım "Göz var izan var" şeklindedir.
"Göz var nizam var" kullanımı ise anlam bakımından yanlıştır.
Sütten ağzı yanan ayranı üfleyerek içer. Bu deyim: daha önce kötü bir deneyim yaşayan kişinin, benzer durumlarda artık çok daha temkinli davranmasını anlatır.
"Sütten ağzı yanan yoğurdu üfleyerek yer" kullanımı ise deyimin doğru biçimi değildir.
“Ben hep sen geçiyordum, sen bensizliğe kuruluyken…” diye yazmışım duvarıma. “Sustu şimdi saatler, sorana onun gibi ‘bozuk’ çıktı deyip geçiyorum” demişim.
15 sene önce bugün.
Zaman nereden akarsa aksın, insan hep biraz kendine akıyor aslında. Ve ne garip… en çok da aşkın içinden geçerek değişiyor.
Evrenin kusursuz işlediğine dair elimizde çok az kanıt var. Ama yapraklar ile iç harcının son yaprağa tam denk gelmesi bunlardan biridir. Ne bir kaşık harç artar ne de sarılmayı bekleyen bir yaprak kalır. Vergiler, faturalar, hayatın karmaşası çözülememiş olabilir; ama en azından bugün yaprak harcıyla yapraklar arasında mükemmel bir uyum sağlanmıştır. Bu da bir başarıdır. Çünkü son üç yaprağa gelince "eyvah harç bitti" ya da tencerenin dibinde kalan bir kase içle göz göze gelmemek, herkesin harcı değil.
İçinde “biz” varmış gibi durur ama çoğu zaman “ben”lerin iyi niyetle susturulmuş hâlidir.
Herkes eşit sandığı yerde,
aslında herkes kendi payının hesabını gizlice tutar.
Kimse yüksek sesle söylemez ama kalbin kenarında bir defter açılmıştır:
Kim ne kadar verdi, kim ne kadar eksik kaldı…
Sanki insanın içinde görünmeyen bir terazidir sabır;
bir tarafında “hemen olsun” vardır,
diğer tarafında “henüz değil”.
... bazı sessizlikler
söylenebilecek bütün cümlelerden
daha yüksek ses çıkarır..
Plan yapmakla nazar etmek arasında ince bir çizgi olduğuna inanmaya başladım.
Ben bir işe tarih koyar koymaz
aksilikler sıraya giriyor.
Sanki hayat köşeden çıkıp,
"Yok yok, sen onu bugün yapamazsın" diyor.
Bu akşam yazlıklar yerleşti, kışlıklar kalktı.
Eğer bunu geçen hafta planlamış olsaydım, muhtemelen gelecek yaz
" kesin yapacağım " diye yine aynı hurçlara bakıyor olurdum.
Bu yüzden artık plan yapmamalıyım ben
niyetimi evrenden gizlemeliyim.. anlaşıldı :/
" Göz var izan var"
İzan; anlayış, kavrayış ve anlama yeteneği anlamına gelir.
"Nizam" ise düzen ve kural demektir.
Bu nedenle doğru kullanım "Göz var izan var" şeklindedir.
"Göz var nizam var" kullanımı ise anlam bakımından yanlıştır.
"İnce eğirip sık dokumak"
"Eğirmek": yün, pamuk gibi maddeleri bükerek iplik hâline getirmek anlamına gelir. Bu nedenle doğru kullanım "İnce eğirip sık dokumak" şeklindedir.
"ince eleyip sık dokumak" kullanımı ise deyimin aslını bozduğu için yanlıştır.
Sütten ağzı yanan ayranı üfleyerek içer.
Bu deyim: daha önce kötü bir deneyim yaşayan kişinin, benzer durumlarda artık çok daha temkinli davranmasını anlatır.
"Sütten ağzı yanan yoğurdu üfleyerek yer" kullanımı ise deyimin doğru biçimi değildir.
Bir zamanlardaki ben…
“Ben hep sen geçiyordum, sen bensizliğe kuruluyken…” diye yazmışım duvarıma.
“Sustu şimdi saatler, sorana onun gibi ‘bozuk’ çıktı deyip geçiyorum” demişim.
15 sene önce bugün.
Zaman nereden akarsa aksın,
insan hep biraz kendine akıyor aslında.
Ve ne garip… en çok da aşkın içinden geçerek değişiyor.
Evrenin kusursuz işlediğine dair elimizde çok az kanıt var.
Ama yapraklar ile iç harcının
son yaprağa tam denk gelmesi
bunlardan biridir.
Ne bir kaşık harç artar ne de sarılmayı bekleyen bir yaprak kalır.
Vergiler, faturalar, hayatın karmaşası çözülememiş olabilir;
ama en azından bugün yaprak harcıyla yapraklar arasında mükemmel bir uyum sağlanmıştır.
Bu da bir başarıdır.
Çünkü son üç yaprağa gelince "eyvah harç bitti" ya da
tencerenin dibinde kalan bir kase içle göz göze gelmemek,
herkesin harcı değil.
Bayramlık mutluluklar vitrine konulsun. Kırışmasın diye özenle katlanan gülüşler bugün çıkarılıyor. Hadi bakalım sahneye...