Kültür Sanat Edebiyat Şiir

Gül Den
Gül Den

Bugün yine takvimler ilk merhabana ayarlı. Acaba sen bensizliğin kaçındasın !

  • serbest kürsü15.04.2026 - 19:28

    Herhangi biri, çok komiksiniz gerçekten.
    O çocuklardan biri sizin çocuğunuz olabilirdi.
    Böylesi sığ bakmayın olaylara.
    Gençliğin ne halde olduğunu görmemek için kör olmak lazım.. aa siz kör taklidi yapıyordunuz doğru o nedenle görmüyor olabilirsiniz, düşünemedim bunu.
    Hükümeti kim düşürebilir ki, oy birliğiyle gidin dedigimizde bile gitmiyorlar. İstedikleri gibi at koşturan birini, her gücü eline alan birini zayıf, kucaklanası, savunulası biriymiş gibi göstermeniz gerçekten ...

  • alıntı kitap cümleleri12.04.2026 - 22:35

    Yasanmışlıklarımızın hepsi anlardan ibaretti ama
    -bazı anlar ömrün tamamına bedel olsa da-
    hayat tüm anların üst üste eklenip,
    bir bilmecenin küçücük parçaları gibi birleşmesi değil miydi?
    Peki ya bütün?
    Herkesin yaşadığı tüm anlardan oluşan parçaların bütünü neydi?"
    Bütün bizdik.

    Yaşadığımız, yaşamayı seçtiğimiz her şey Bizdik.
    Seçimlerimizdik Biz.
    Girmeyi seçtiğimiz kapı, yürümeyi seçtiğimiz yolduk...
    Olacağımız kişiyi seçe seçe, olduğumuz kişiye gelmemiş miydik?

    Akilah Azra Kohen- Gör Beni

  • Sonra dedim ki11.04.2026 - 15:11

    Sonra dedin ki;
    Bırak bu tükenişi.
    Kalk, daha yazılmamış şiirlerimiz, yürünmemiş yollarımız var.

    Sustuk biraz…
    Gözlerim uzak bir akşamı yokladı,
    “Ya içimdeki yorgunluk?” dedim
    “Ya geç kalmışlığım?”

    Korku dedin, yürünmeyen yolların bekçisidir.
    Bir adım atarsan,
    O da çekilir gölgene.

    Sonra birlikte sustuk…
    İçimde filizlenen bir başlangıcın sessizliğiydi.
    Doğru dedim:
    Bak, gece bile sabaha yeniliyor her defasında…
    Ben mi yenileceğim şimdi?

  • aşk10.04.2026 - 12:49

    Belki de aşk,
    iki kişiyle yaşanan bir hikâye değildir…
    Belki tek kişilik bir yangındır;
    dumanı başkasına görünmeyen.
    Belki de hiç yazılmamış bir mektubun
    yıllarca içimizde katlı kalmasıdır.

  • affetmek06.04.2026 - 21:13

    Affetmek, karşındakini aklamak değil… kendini özgür birakmaktır.
    Affetmediğin her şey, seni o olaya bağlı tutar.

    O nedenle ben yaşanmış kötü kişileri/şeyleri silmeyi yeğlerim hayatta.
    Yaşanmışı silmek değildir burada mesele, onu içimde tekrar tekrar yaşatmamaktır.
    Kendime daha fazla yük etmemek.

  • ölüm05.04.2026 - 15:43

    Bir insan sadece bedeniyle mi ölür,
    yoksa en çok içindekilerle mi?
    Susturduklarımız,
    görmezden geldiklerimiz,
    içimizde yavaş yavaş çürüyenler…
    Toprak herkesi bir gün alır,
    ama bazıları çok önce gömülür.

  • ve gitmek04.04.2026 - 14:50

    Özlenecek olanlara gitmek hiç yakışmıyor..

  • aşk30.03.2026 - 14:55

    Aşk, iki insanın birbirine yaklaşmasından çok; iki yalnızlığın birbirine zarar vermeden dokunmayı öğrenmesidir.

  • kimsin?30.03.2026 - 14:52

    Sevgili Zat-ı Zayi, senin o mütevazılığın yine tutmuş, kendini eksik ve biraz da saklayarak anlatmışsın.
    Ben anlatayım iyisi mi senin yerine 'seni'..

    Sen öyle uzaktan bakınca sade görünen ama yaklaştıkça inceliği fark edilenlerdensin; kendini küçülterek anlatan ama aslında içi derinlik dolu olanlardansın.

    Seni anlatmak, yüksek sesle konuşarak değil de bir akşamüstünün usulca yere bıraktığı gölgeyi tarif etmek gibi.
    Gösterişten uzak, ama varlığıyla ortamın dengesini değiştiren bir hâlin var.

    Seni anlatmaya yeltense şu yüreğim; o der'im, o ki:
    Kalabalıkların ortasında bile içindeki sessizliği koruyabilenlerden.
    Sanki dünya onun içinden biraz daha yavaş geçiyor; telaş ona uğramıyor, gürültü ona değmeden sönüyor.
    Huzuru seven biri demek eksik kalır; o, huzurun kendisine benzediği biri.

    Yanında insanın sesi kısılır, kalbi yumuşar.
    Kırmamak için kelimelerini tartanlardan değil sadece; zaten kırmaya meyli olmayan bir yaradılışı var.
    İyilik onda bir çaba değil, bir refleks gibi. Kimseye zarar vermemek için değil, zarar vermeyi hiç bilmediği için böyle.

    Biraz da derin…
    Ama o derinlik karanlık değil; içine bakınca insanın kendini bulduğu bir kuyu gibi.
    Gürültülü dünyada sessiz kalabilenlerin, inceliğini bağırmadan taşıyabilenlerin tarafında.
    Ve belki de en çok bu yüzden kıymetli:
    Kendini anlatmaya çalışmadan da anlaşılabilen nadir insanlardan.

    Bir de şöyle bir tarafı var; kendini öne sürmez ama yokluğu hemen hissedilir.
    Varlığı alışkanlık değil, huzur bırakır insanda.
    İnsan onunlayken bir şeyleri kanıtlamak zorunda hissetmez; olduğu gibi kalabilmenin rahatlığını yaşar.

    Kırıldığı yerleri bile incelikle saklayanlardan…
    İçinde kopan fırtınaları kimseye yük etmeyen, kendi içinde durultmayı bilen.
    Belki de bu yüzden, en çok anlaşılmayı hak ettiği hâlde en az anlatanlardan.

    Ve en nihayetinde, öyle biri ki; dünyaya büyük izler bırakmak gibi bir derdi yok ama değdiği her yerde küçük, görünmez bir iyilik izi kalıyor.
    İnsan onu tarif etmeye çalışırken bile sesi ister istemez yumuşuyor…

    .........
    Ama şunu da dürüstçe söylemeliyim: Bu anlattıklarımın belki yüzde 80'i hissettiklerim, yüzde 20'i ise suskunluğunun bana bıraktığı tahminler…
    Çünkü bazı insanlar kendilerini anlatmaz; insan, onların sessizliğinden anlam çıkarır.
    Sen sessizliğinde bile onlarca anlam bulduran birisin; bunu bil ve gör...

  • kimsin?29.03.2026 - 18:25

    ..Kendi sessizliğimin şarkısını dinleyen bir yolcuyum;
    ne geçmişin gölgesinde hapsolurum,
    ne geleceğin vaatlerine tutunurum;
    her adımım kendi sorularımı doğurur,
    her duruşum kendi cevaplarımı taşır...