Kültür Sanat Edebiyat Şiir

tarih sizce ne demek, tarih size neyi çağrıştırıyor?

tarih terimi Ali Erdem tarafından tarihinde eklendi

  • Gökhan Oflazoğlu
    Gökhan Oflazoğlu

    Ufuk, şimdi gibi, sonsuzun eskimeyen yenilenmesi.

  • Gökhan Oflazoğlu
    Gökhan Oflazoğlu

    Aztek medeniyeti dönemlerinde, yılın belli zamnalarında çevre yaşayanlarından çocuklarını kurban etmek için tapınaklarda ailelerden talep edilirmiş, artık gelişmiş bir dünyada yaşıyoruz, çok daha medeniyiz, şükür, fabrikalarımız var, kısmet, size de çıkabilir.

  • Gökhan Oflazoğlu
    Gökhan Oflazoğlu

    İvmesi giderek artan kurumayan bir bataklık, esfeli safilin yurdu, içinden çıkan da nadir kendi şansını yaratan.

  • Gökhan Oflazoğlu
    Gökhan Oflazoğlu

    Bugünde şekillenmiy kavramlarla tutup 15. Yüzyıl insanını mesela yargılamak, niye böyle yapmış demek, hele
    konununun uzmanıysa, ya körlüktür, ya yobaz, ya da bulunmaz hain, çünkü o yüzyılda yaşayan insanların kavramları kendi dönemleriyle sınırlı, sadece onları biliyor, istese de başka bir şey yapamaz, daha hiçbir yeni kavram devrede yok, ve öyle yaşıyor, tarzı o kendi dönemiyle şekillenmiş, bu 50 sonrası propoganda ile Nato
    yerleştirme döneminde gene onların yönetimiyle, Osmanlı karalaması başlatıldı ki, dayanak ve güç noktaları yıkılsın, kayıtsız şartsız hakimiyetin yolları açılsın, yani 1920 lerin Fuat Köprülüleri Türk Kültürüne hayat veren,
    iktidardan çekilmek zorunda kaldı, Hasan Ali Yücel gibi bir Mevlevinin evine polis gönderildi, suçluymuş gibi,
    kadrolar artık Batı güdümlü, ve Türke ait ne varsa, sinsice kayıtlardan düşülmeye başlandı, ve 80 darbesiyle de
    artık yeni ahlak pompalanmaya başlandı, bugünler hazırlandı, hala da ipler ellerinde olsun diye, varsa bile bağımzılıkçılara göz açtırmazlar.

    Örnekleyelim, ikide bir Osmanlı Padişahlarının anneleri zaten hristiyandı denilerek halkın gözünde karalanırlardı, öncelikle, Kuran, bütün dinleri onaylar, bunu Osmanlı bilir ve ayırmaz, bunlar modern yobazlıklar,
    ayrıca bir Tarım İmp. luğu ve o dönemdeki bütün imparatorluklarda, ya siyasi, ya da stratejik nedenlerle, bazen barış için, bazen destek bulmak için bu tür evlilikler yapılıyor, yaygın bir imp. uygulaması, ama, tahrifatçılar tam
    gaz, hele bir karalayıp üstünü örtelim, sonra projemizi devreye sokarız kafası, din de aynı zihniyetin ayakları altında bu kez ve Atatürk ve Laiklik ikilisiyle ayaklar altına alınıyor, onun amacı Kuran da olduğu gibi, herkesin
    özgür tercihinde kimse baskı yapamasın kararını kendi versin, bu ne kararını kendin vermesi, hele bir ağzını
    aça dönüşüyor, iş giderek yobazlıktan artık saçmalığa varıyor, ama, sayıları az olunca da iyice istediklerini de
    yapamayıp yutkunuyorlar, yoksa Kuzey Kore gibi haritadan silmek işten değil, çapsızlar cosmuş, Sovyetler türü
    bir ortam yaratmaya niyetli nerdeyse ki, Atatürk tam da en ateşli zamanında, Sovyetleri elinin tersiyle itmiş biri,
    yani kullanmaya doyamıyorlar, bir put yaratıp arkasında iş çevirmek son derece verimli şimdiki sermayedarların
    tarihi böyle bir akışla oluşturuluyor, yani sen çalış ben yiyim düzeni, sen de kemiğine ses çıkarma neyine yetmez anlayışı kafalara vura vura böyle yerleştiriliyor, sıra geldi, abileriyle ortak nasıl yaşarız, ve gözümüze batanlardan nasıl kurtuluruz incelikli çalışmalara, ortaklık harika, ama, çalışanlar da olsun tabii, ki, bize iş düşmeden tufeyli hayatı canlı tutalım, ve kemikçiler olmasa da bunların hiçbirini yapamazlardı, onların payı odur.

  • Gökhan Oflazoğlu
    Gökhan Oflazoğlu

    Bugünde şekillenmiy kavramlarla tutup 15. Yüzyıl insanını mesela yargılamak, niye böyle yapmış demek, hele
    konununun uzmanıysa, ya körlüktür, ya yobaz, ya da bulunmaz hain, çünkü o yüzyılda yaşayan insanların kavramları kendi dönemleriyle sınırlı, sadece onları biliyor, istese de başka bir şey yapamaz, daha hiçbir yeni kavram devrede yok, ve öyle yaşıyor, tarzı o kendi dönemiyle şekillenmiş, bu 50 sonrası propoganda ile Nato
    yerleştirme döneminde gene onların yönetimiyle, Osmanlı karalaması başlatıldı ki, dayanak ve güç noktaları yıkılsın, kayıtsız şartsız hakimiyetin yolları açılsın, yani 1920 lerin Fuat Köprülüleri Türk Kültürüne hayat veren,
    iktidardan çekilmek zorunda kaldı, Hasan Ali Yücel gibi bir Mevlevinin evine polis gönderildi, suçluymuş gibi,
    kadrolar artık Batı güdümlü, ve Türke ait ne varsa, sinsice kayıtlardan düşülmeye başlandı, ve 80 darbesiyle de
    artık yeni ahlak pompalanmaya başlandı, bugünler hazırlandı, hala da ipler ellerinde olsun diye, varsa bile bağımzılıkçılara göz açtırmazlar.

    Örnekleyelim, ikide bir Osmanlı Padişahlarının anneleri zaten hristiyandı denilerek halkın gözünde karalanırlardı, öncelikle, Kuran, bütün dinleri onaylar, bunu Osmanlı bilir ve ayırmaz, bunlar modern yobazlıklar,
    ayrıca bir Tarım İmp. luğu ve o dönemdeki bütün imparatorluklarda, ya siyasi, ya da stratejik nedenlerle, bazen barış için, bazen destek bulmak için bu tür evlilikler yapılıyor, yaygın bir imp. uygulaması, ama, tahrifatçılar tam
    gaz, hele bir karalayıp üstünü örtelim, sonra projemizi devreye sokarız kafası, din de aynı zihniyetin ayakları altında bu kez ve Atatürk ve Laiklik ikilisiyle ayaklar altına alınıyor, onun amacı Kuran da olduğu gibi, herkesin
    özgür tercihinde kimse baskı yapamasın kararını kendi versin, bu ne kararını kendin vermesi, hele bir ağzını
    aça dönüşüyor, iş giderek yobazlıktan artık saçmalığa varıyor, ama, sayıları az olunca da iyice istediklerini de
    yapamayıp yutkunuyorlar, yoksa Kuzey Kore gibi haritadan silmek işten değil, çapsızlar cosmuş, Sovyetler türü
    bir ortam yaratmaya niyetli nerdeyse ki, Atatürk tam da en ateşli zamanında, Sovyetleri elinin tersiyle itmiş biri,
    yani kullanmaya doyamıyorlar, bir put yaratıp arkasında iş çevirmek son derece verimli şimdiki sermayedarların
    tarihi böyle bir akışla oluşturuluyor, yani sen çalış ben yiyim düzeni, sen de kemiğine ses çıkarma neyine yetmez anlayışı kafalara vura vura böyle yerleştiriliyor, sıra geldi, abileriyle ortak nasıl yaşarız, ve gözümüze batanlardan nasıl kurtuluruz incelikli çalışmalara, ortaklık harika, ama, çalışanlar da olsun tabii, ki, bize iş düşmeden tufeyli hayatı canlı tutalım, ve kemikçiler olmasa da bunların hiçbirini yapamazlardı, onların payı odur.

  • Gökhan Oflazoğlu
    Gökhan Oflazoğlu

    Bugünde şekillenmiy kavramlarla tutup 15. Yüzyıl insanını mesela yargılamak, niye böyle yapmış demek, hele
    konununun uzmanıysa, ya körlüktür, ya yobaz, ya da bulunmaz hain, çünkü o yüzyılda yaşayan insanların kavramları kendi dönemleriyle sınırlı, sadece onları biliyor, istese de başka bir şey yapamaz, daha hiçbir yeni kavram devrede yok, ve öyle yaşıyor, tarzı o kendi dönemiyle şekillenmiş, bu 50 sonrası propoganda ile Nato
    yerleştirme döneminde gene onların yönetimiyle, Osmanlı karalaması başlatıldı ki, dayanak ve güç noktaları yıkılsın, kayıtsız şartsız hakimiyetin yolları açılsın, yani 1920 lerin Fuat Köprülüleri Türk Kültürüne hayat veren,
    iktidardan çekilmek zorunda kaldı, Hasan Ali Yücel gibi bir Mevlevinin evine polis gönderildi, suçluymuş gibi,
    kadrolar artık Batı güdümlü, ve Türke ait ne varsa, sinsice kayıtlardan düşülmeye başlandı, ve 80 darbesiyle de
    artık yeni ahlak pompalanmaya başlandı, bugünler hazırlandı, hala da ipler ellerinde olsun diye, varsa bile bağımzılıkçılara göz açtırmazlar.

    Örnekleyelim, ikide bir Osmanlı Padişahlarının anneleri zaten hristiyandı denilerek halkın gözünde karalanırlardı, öncelikle, Kuran, bütün dinleri onaylar, bunu Osmanlı bilir ve ayırmaz, bunlar modern yobazlıklar,
    ayrıca bir Tarım İmp. luğu ve o dönemdeki bütün imparatorluklarda, ya siyasi, ya da stratejik nedenlerle, bazen barış için, bazen destek bulmak için bu tür evlilikler yapılıyor, yaygın bir imp. uygulaması, ama, tahrifatçılar tam
    gaz, hele bir karalayıp üstünü örtelim, sonra projemizi devreye sokarız kafası, din de aynı zihniyetin ayakları altında bu kez ve Atatürk ve Laiklik ikilisiyle ayaklar altına alınıyor, onun amacı Kuran da olduğu gibi, herkesin
    özgür tercihinde kimse baskı yapamasın kararını kendi versin, bu ne kararını kendin vermesi, hele bir ağzını
    aça dönüşüyor, iş giderek yobazlıktan artık saçmalığa varıyor, ama, sayıları az olunca da iyice istediklerini de
    yapamayıp yutkunuyorlar, yoksa Kuzey Kore gibi haritadan silmek işten değil, çapsızlar cosmuş, Sovyetler türü
    bir ortam yaratmaya niyetli nerdeyse ki, Atatürk tam da en ateşli zamanında, Sovyetleri elinin tersiyle itmiş biri,
    yani kullanmaya doyamıyorlar, bir put yaratıp arkasında iş çevirmek son derece verimli şimdiki sermayedarların
    tarihi böyle bir akışla oluşturuluyor, yani sen çalış ben yiyim düzeni, sen de kemiğine ses çıkarma neyine yetmez anlayışı kafalara vura vura böyle yerleştiriliyor, sıra geldi, abileriyle ortak nasıl yaşarız, ve gözümüze batanlardan nasıl kurtuluruz incelikli çalışmalara, ortaklık harika, ama, çalışanlar da olsun tabii, ki, bize iş düşmeden tufeyli hayatı canlı tutalım, ve kemikçiler olmasa da bunların hiçbirini yapamazlardı, onların payı odur.

  • Gökhan Oflazoğlu
    Gökhan Oflazoğlu

    Bugünde şekillenmiy kavramlarla tutup 15. Yüzyıl insanını mesela yargılamak, niye böyle yapmış demek, hele
    konununun uzmanıysa, ya körlüktür, ya yobaz, ya da bulunmaz hain, çünkü o yüzyılda yaşayan insanların kavramları kendi dönemleriyle sınırlı, sadece onları biliyor, istese de başka bir şey yapamaz, daha hiçbir yeni kavram devrede yok, ve öyle yaşıyor, tarzı o kendi dönemiyle şekillenmiş, bu 50 sonrası propoganda ile Nato
    yerleştirme döneminde gene onların yönetimiyle, Osmanlı karalaması başlatıldı ki, dayanak ve güç noktaları yıkılsın, kayıtsız şartsız hakimiyetin yolları açılsın, yani 1920 lerin Fuat Köprülüleri Türk Kültürüne hayat veren,
    iktidardan çekilmek zorunda kaldı, Hasan Ali Yücel gibi bir Mevlevinin evine polis gönderildi, suçluymuş gibi,
    kadrolar artık Batı güdümlü, ve Türke ait ne varsa, sinsice kayıtlardan düşülmeye başlandı, ve 80 darbesiyle de
    artık yeni ahlak pompalanmaya başlandı, bugünler hazırlandı, hala da ipler ellerinde olsun diye, varsa bile bağımzılıkçılara göz açtırmazlar.

    Örnekleyelim, ikide bir Osmanlı Padişahlarının anneleri zaten hristiyandı denilerek halkın gözünde karalanırlardı, öncelikle, Kuran, bütün dinleri onaylar, bunu Osmanlı bilir ve ayırmaz, bunlar modern yobazlıklar,
    ayrıca bir Tarım İmp. luğu ve o dönemdeki bütün imparatorluklarda, ya siyasi, ya da stratejik nedenlerle, bazen barış için, bazen destek bulmak için bu tür evlilikler yapılıyor, yaygın bir imp. uygulaması, ama, tahrifatçılar tam
    gaz, hele bir karalayıp üstünü örtelim, sonra projemizi devreye sokarız kafası, din de aynı zihniyetin ayakları altında bu kez ve Atatürk ve Laiklik ikilisiyle ayaklar altına alınıyor, onun amacı Kuran da olduğu gibi, herkesin
    özgür tercihinde kimse baskı yapamasın kararını kendi versin, bu ne kararını kendin vermesi, hele bir ağzını
    aça dönüşüyor, iş giderek yobazlıktan artık saçmalığa varıyor, ama, sayıları az olunca da iyice istediklerini de
    yapamayıp yutkunuyorlar, yoksa Kuzey Kore gibi haritadan silmek işten değil, çapsızlar cosmuş, Sovyetler türü
    bir ortam yaratmaya niyetli nerdeyse ki, Atatürk tam da en ateşli zamanında, Sovyetleri elinin tersiyle itmiş biri,
    yani kullanmaya doyamıyorlar, bir put yaratıp arkasında iş çevirmek son derece verimli şimdiki sermayedarların
    tarihi böyle bir akışla oluşturuluyor, yani sen çalış ben yiyim düzeni, sen de kemiğine ses çıkarma neyine yetmez anlayışı kafalara vura vura böyle yerleştiriliyor, sıra geldi, abileriyle ortak nasıl yaşarız, ve gözümüze batanlardan nasıl kurtuluruz incelikli çalışmalara, ortaklık harika, ama, çalışanlar da olsun tabii, ki, bize iş düşmeden tufeyli hayatı canlı tutalım, ve kemikçiler olmasa da bunların hiçbirini yapamazlardı, onların payı odur.

  • Gökhan Oflazoğlu
    Gökhan Oflazoğlu

    Bugünde şekillenmiy kavramlarla tutup 15. Yüzyıl insanını mesela yargılamak, niye böyle yapmış demek, hele
    konununun uzmanıysa, ya körlüktür, ya yobaz, ya da bulunmaz hain, çünkü o yüzyılda yaşayan insanların kavramları kendi dönemleriyle sınırlı, sadece onları biliyor, istese de başka bir şey yapamaz, daha hiçbir yeni kavram devrede yok, ve öyle yaşıyor, tarzı o kendi dönemiyle şekillenmiş, bu 50 sonrası propoganda ile Nato
    yerleştirme döneminde gene onların yönetimiyle, Osmanlı karalaması başlatıldı ki, dayanak ve güç noktaları yıkılsın, kayıtsız şartsız hakimiyetin yolları açılsın, yani 1920 lerin Fuat Köprülüleri Türk Kültürüne hayat veren,
    iktidardan çekilmek zorunda kaldı, Hasan Ali Yücel gibi bir Mevlevinin evine polis gönderildi, suçluymuş gibi,
    kadrolar artık Batı güdümlü, ve Türke ait ne varsa, sinsice kayıtlardan düşülmeye başlandı, ve 80 darbesiyle de
    artık yeni ahlak pompalanmaya başlandı, bugünler hazırlandı, hala da ipler ellerinde olsun diye, varsa bile bağımzılıkçılara göz açtırmazlar.

    Örnekleyelim, ikide bir Osmanlı Padişahlarının anneleri zaten hristiyandı denilerek halkın gözünde karalanırlardı, öncelikle, Kuran, bütün dinleri onaylar, bunu Osmanlı bilir ve ayırmaz, bunlar modern yobazlıklar,
    ayrıca bir Tarım İmp. luğu ve o dönemdeki bütün imparatorluklarda, ya siyasi, ya da stratejik nedenlerle, bazen barış için, bazen destek bulmak için bu tür evlilikler yapılıyor, yaygın bir imp. uygulaması, ama, tahrifatçılar tam
    gaz, hele bir karalayıp üstünü örtelim, sonra projemizi devreye sokarız kafası, din de aynı zihniyetin ayakları altında bu kez ve Atatürk ve Laiklik ikilisiyle ayaklar altına alınıyor, onun amacı Kuran da olduğu gibi, herkesin
    özgür tercihinde kimse baskı yapamasın kararını kendi versin, bu ne kararını kendin vermesi, hele bir ağzını
    aça dönüşüyor, iş giderek yobazlıktan artık saçmalığa varıyor, ama, sayıları az olunca da iyice istediklerini de
    yapamayıp yutkunuyorlar, yoksa Kuzey Kore gibi haritadan silmek işten değil, çapsızlar cosmuş, Sovyetler türü
    bir ortam yaratmaya niyetli nerdeyse ki, Atatürk tam da en ateşli zamanında, Sovyetleri elinin tersiyle itmiş biri,
    yani kullanmaya doyamıyorlar, bir put yaratıp arkasında iş çevirmek son derece verimli şimdiki sermayedarların
    tarihi böyle bir akışla oluşturuluyor, yani sen çalış ben yiyim düzeni, sen de kemiğine ses çıkarma neyine yetmez anlayışı kafalara vura vura böyle yerleştiriliyor, sıra geldi, abileriyle ortak nasıl yaşarız, ve gözümüze batanlardan nasıl kurtuluruz incelikli çalışmalara, ortaklık harika, ama, çalışanlar da olsun tabii, ki, bize iş düşmeden tufeyli hayatı canlı tutalım, ve kemikçiler olmasa da bunların hiçbirini yapamazlardı, onların payı odur.

  • Gökhan Oflazoğlu
    Gökhan Oflazoğlu

    Bugünde şekillenmiy kavramlarla tutup 15. Yüzyıl insanını mesela yargılamak, niye böyle yapmış demek, hele
    konununun uzmanıysa, ya körlüktür, ya yobaz, ya da bulunmaz hain, çünkü o yüzyılda yaşayan insanların kavramları kendi dönemleriyle sınırlı, sadece onları biliyor, istese de başka bir şey yapamaz, daha hiçbir yeni kavram devrede yok, ve öyle yaşıyor, tarzı o kendi dönemiyle şekillenmiş, bu 50 sonrası propoganda ile Nato
    yerleştirme döneminde gene onların yönetimiyle, Osmanlı karalaması başlatıldı ki, dayanak ve güç noktaları yıkılsın, kayıtsız şartsız hakimiyetin yolları açılsın, yani 1920 lerin Fuat Köprülüleri Türk Kültürüne hayat veren,
    iktidardan çekilmek zorunda kaldı, Hasan Ali Yücel gibi bir Mevlevinin evine polis gönderildi, suçluymuş gibi,
    kadrolar artık Batı güdümlü, ve Türke ait ne varsa, sinsice kayıtlardan düşülmeye başlandı, ve 80 darbesiyle de
    artık yeni ahlak pompalanmaya başlandı, bugünler hazırlandı, hala da ipler ellerinde olsun diye, varsa bile bağımzılıkçılara göz açtırmazlar.

    Örnekleyelim, ikide bir Osmanlı Padişahlarının anneleri zaten hristiyandı denilerek halkın gözünde karalanırlardı, öncelikle, Kuran, bütün dinleri onaylar, bunu Osmanlı bilir ve ayırmaz, bunlar modern yobazlıklar,
    ayrıca bir Tarım İmp. luğu ve o dönemdeki bütün imparatorluklarda, ya siyasi, ya da stratejik nedenlerle, bazen barış için, bazen destek bulmak için bu tür evlilikler yapılıyor, yaygın bir imp. uygulaması, ama, tahrifatçılar tam
    gaz, hele bir karalayıp üstünü örtelim, sonra projemizi devreye sokarız kafası, din de aynı zihniyetin ayakları altında bu kez ve Atatürk ve Laiklik ikilisiyle ayaklar altına alınıyor, onun amacı Kuran da olduğu gibi, herkesin
    özgür tercihinde kimse baskı yapamasın kararını kendi versin, bu ne kararını kendin vermesi, hele bir ağzını
    aça dönüşüyor, iş giderek yobazlıktan artık saçmalığa varıyor, ama, sayıları az olunca da iyice istediklerini de
    yapamayıp yutkunuyorlar, yoksa Kuzey Kore gibi haritadan silmek işten değil, çapsızlar cosmuş, Sovyetler türü
    bir ortam yaratmaya niyetli nerdeyse ki, Atatürk tam da en ateşli zamanında, Sovyetleri elinin tersiyle itmiş biri,
    yani kullanmaya doyamıyorlar, bir put yaratıp arkasında iş çevirmek son derece verimli şimdiki sermayedarların
    tarihi böyle bir akışla oluşturuluyor, yani sen çalış ben yiyim düzeni, sen de kemiğine ses çıkarma neyine yetmez anlayışı kafalara vura vura böyle yerleştiriliyor, sıra geldi, abileriyle ortak nasıl yaşarız, ve gözümüze batanlardan nasıl kurtuluruz incelikli çalışmalara, ortaklık harika, ama, çalışanlar da olsun tabii, ki, bize iş düşmeden tufeyli hayatı canlı tutalım, ve kemikçiler olmasa da bunların hiçbirini yapamazlardı, onların payı odur.

  • Gökhan Oflazoğlu
    Gökhan Oflazoğlu

    Bugünde şekillenmiy kavramlarla tutup 15. Yüzyıl insanını mesela yargılamak, niye böyle yapmış demek, hele
    konununun uzmanıysa, ya körlüktür, ya yobaz, ya da bulunmaz hain, çünkü o yüzyılda yaşayan insanların kavramları kendi dönemleriyle sınırlı, sadece onları biliyor, istese de başka bir şey yapamaz, daha hiçbir yeni kavram devrede yok, ve öyle yaşıyor, tarzı o kendi dönemiyle şekillenmiş, bu 50 sonrası propoganda ile Nato
    yerleştirme döneminde gene onların yönetimiyle, Osmanlı karalaması başlatıldı ki, dayanak ve güç noktaları yıkılsın, kayıtsız şartsız hakimiyetin yolları açılsın, yani 1920 lerin Fuat Köprülüleri Türk Kültürüne hayat veren,
    iktidardan çekilmek zorunda kaldı, Hasan Ali Yücel gibi bir Mevlevinin evine polis gönderildi, suçluymuş gibi,
    kadrolar artık Batı güdümlü, ve Türke ait ne varsa, sinsice kayıtlardan düşülmeye başlandı, ve 80 darbesiyle de
    artık yeni ahlak pompalanmaya başlandı, bugünler hazırlandı, hala da ipler ellerinde olsun diye, varsa bile bağımzılıkçılara göz açtırmazlar.

    Örnekleyelim, ikide bir Osmanlı Padişahlarının anneleri zaten hristiyandı denilerek halkın gözünde karalanırlardı, öncelikle, Kuran, bütün dinleri onaylar, bunu Osmanlı bilir ve ayırmaz, bunlar modern yobazlıklar,
    ayrıca bir Tarım İmp. luğu ve o dönemdeki bütün imparatorluklarda, ya siyasi, ya da stratejik nedenlerle, bazen barış için, bazen destek bulmak için bu tür evlilikler yapılıyor, yaygın bir imp. uygulaması, ama, tahrifatçılar tam
    gaz, hele bir karalayıp üstünü örtelim, sonra projemizi devreye sokarız kafası, din de aynı zihniyetin ayakları altında bu kez ve Atatürk ve Laiklik ikilisiyle ayaklar altına alınıyor, onun amacı Kuran da olduğu gibi, herkesin
    özgür tercihinde kimse baskı yapamasın kararını kendi versin, bu ne kararını kendin vermesi, hele bir ağzını
    aça dönüşüyor, iş giderek yobazlıktan artık saçmalığa varıyor, ama, sayıları az olunca da iyice istediklerini de
    yapamayıp yutkunuyorlar, yoksa Kuzey Kore gibi haritadan silmek işten değil, çapsızlar cosmuş, Sovyetler türü
    bir ortam yaratmaya niyetli nerdeyse ki, Atatürk tam da en ateşli zamanında, Sovyetleri elinin tersiyle itmiş biri,
    yani kullanmaya doyamıyorlar, bir put yaratıp arkasında iş çevirmek son derece verimli şimdiki sermayedarların
    tarihi böyle bir akışla oluşturuluyor, yani sen çalış ben yiyim düzeni, sen de kemiğine ses çıkarma neyine yetmez anlayışı kafalara vura vura böyle yerleştiriliyor, sıra geldi, abileriyle ortak nasıl yaşarız, ve gözümüze batanlardan nasıl kurtuluruz incelikli çalışmalara, ortaklık harika, ama, çalışanlar da olsun tabii, ki, bize iş düşmeden tufeyli hayatı canlı tutalım, ve kemikçiler olmasa da bunların hiçbirini yapamazlardı, onların payı odur.

  • Gökhan Oflazoğlu
    Gökhan Oflazoğlu

    Bugünde şekillenmiy kavramlarla tutup 15. Yüzyıl insanını mesela yargılamak, niye böyle yapmış demek, hele
    konununun uzmanıysa, ya körlüktür, ya yobaz, ya da bulunmaz hain, çünkü o yüzyılda yaşayan insanların kavramları kendi dönemleriyle sınırlı, sadece onları biliyor, istese de başka bir şey yapamaz, daha hiçbir yeni kavram devrede yok, ve öyle yaşıyor, tarzı o kendi dönemiyle şekillenmiş, bu 50 sonrası propoganda ile Nato
    yerleştirme döneminde gene onların yönetimiyle, Osmanlı karalaması başlatıldı ki, dayanak ve güç noktaları yıkılsın, kayıtsız şartsız hakimiyetin yolları açılsın, yani 1920 lerin Fuat Köprülüleri Türk Kültürüne hayat veren,
    iktidardan çekilmek zorunda kaldı, Hasan Ali Yücel gibi bir Mevlevinin evine polis gönderildi, suçluymuş gibi,
    kadrolar artık Batı güdümlü, ve Türke ait ne varsa, sinsice kayıtlardan düşülmeye başlandı, ve 80 darbesiyle de
    artık yeni ahlak pompalanmaya başlandı, bugünler hazırlandı, hala da ipler ellerinde olsun diye, varsa bile bağımzılıkçılara göz açtırmazlar.

    Örnekleyelim, ikide bir Osmanlı Padişahlarının anneleri zaten hristiyandı denilerek halkın gözünde karalanırlardı, öncelikle, Kuran, bütün dinleri onaylar, bunu Osmanlı bilir ve ayırmaz, bunlar modern yobazlıklar,
    ayrıca bir Tarım İmp. luğu ve o dönemdeki bütün imparatorluklarda, ya siyasi, ya da stratejik nedenlerle, bazen barış için, bazen destek bulmak için bu tür evlilikler yapılıyor, yaygın bir imp. uygulaması, ama, tahrifatçılar tam
    gaz, hele bir karalayıp üstünü örtelim, sonra projemizi devreye sokarız kafası, din de aynı zihniyetin ayakları altında bu kez ve Atatürk ve Laiklik ikilisiyle ayaklar altına alınıyor, onun amacı Kuran da olduğu gibi, herkesin
    özgür tercihinde kimse baskı yapamasın kararını kendi versin, bu ne kararını kendin vermesi, hele bir ağzını
    aça dönüşüyor, iş giderek yobazlıktan artık saçmalığa varıyor, ama, sayıları az olunca da iyice istediklerini de
    yapamayıp yutkunuyorlar, yoksa Kuzey Kore gibi haritadan silmek işten değil, çapsızlar cosmuş, Sovyetler türü
    bir ortam yaratmaya niyetli nerdeyse ki, Atatürk tam da en ateşli zamanında, Sovyetleri elinin tersiyle itmiş biri,
    yani kullanmaya doyamıyorlar, bir put yaratıp arkasında iş çevirmek son derece verimli şimdiki sermayedarların
    tarihi böyle bir akışla oluşturuluyor, yani sen çalış ben yiyim düzeni, sen de kemiğine ses çıkarma neyine yetmez anlayışı kafalara vura vura böyle yerleştiriliyor, sıra geldi, abileriyle ortak nasıl yaşarız, ve gözümüze batanlardan nasıl kurtuluruz incelikli çalışmalara, ortaklık harika, ama, çalışanlar da olsun tabii, ki, bize iş düşmeden tufeyli hayatı canlı tutalım, ve kemikçiler olmasa da bunların hiçbirini yapamazlardı, onların payı odur.

  • Gökhan Oflazoğlu
    Gökhan Oflazoğlu

    Bugünde şekillenmiy kavramlarla tutup 15. Yüzyıl insanını mesela yargılamak, niye böyle yapmış demek, hele
    konununun uzmanıysa, ya körlüktür, ya yobaz, ya da bulunmaz hain, çünkü o yüzyılda yaşayan insanların kavramları kendi dönemleriyle sınırlı, sadece onları biliyor, istese de başka bir şey yapamaz, daha hiçbir yeni kavram devrede yok, ve öyle yaşıyor, tarzı o kendi dönemiyle şekillenmiş, bu 50 sonrası propoganda ile Nato
    yerleştirme döneminde gene onların yönetimiyle, Osmanlı karalaması başlatıldı ki, dayanak ve güç noktaları yıkılsın, kayıtsız şartsız hakimiyetin yolları açılsın, yani 1920 lerin Fuat Köprülüleri Türk Kültürüne hayat veren,
    iktidardan çekilmek zorunda kaldı, Hasan Ali Yücel gibi bir Mevlevinin evine polis gönderildi, suçluymuş gibi,
    kadrolar artık Batı güdümlü, ve Türke ait ne varsa, sinsice kayıtlardan düşülmeye başlandı, ve 80 darbesiyle de
    artık yeni ahlak pompalanmaya başlandı, bugünler hazırlandı, hala da ipler ellerinde olsun diye, varsa bile bağımzılıkçılara göz açtırmazlar.

    Örnekleyelim, ikide bir Osmanlı Padişahlarının anneleri zaten hristiyandı denilerek halkın gözünde karalanırlardı, öncelikle, Kuran, bütün dinleri onaylar, bunu Osmanlı bilir ve ayırmaz, bunlar modern yobazlıklar,
    ayrıca bir Tarım İmp. luğu ve o dönemdeki bütün imparatorluklarda, ya siyasi, ya da stratejik nedenlerle, bazen barış için, bazen destek bulmak için bu tür evlilikler yapılıyor, yaygın bir imp. uygulaması, ama, tahrifatçılar tam
    gaz, hele bir karalayıp üstünü örtelim, sonra projemizi devreye sokarız kafası, din de aynı zihniyetin ayakları altında bu kez ve Atatürk ve Laiklik ikilisiyle ayaklar altına alınıyor, onun amacı Kuran da olduğu gibi, herkesin
    özgür tercihinde kimse baskı yapamasın kararını kendi versin, bu ne kararını kendin vermesi, hele bir ağzını
    aça dönüşüyor, iş giderek yobazlıktan artık saçmalığa varıyor, ama, sayıları az olunca da iyice istediklerini de
    yapamayıp yutkunuyorlar, yoksa Kuzey Kore gibi haritadan silmek işten değil, çapsızlar cosmuş, Sovyetler türü
    bir ortam yaratmaya niyetli nerdeyse ki, Atatürk tam da en ateşli zamanında, Sovyetleri elinin tersiyle itmiş biri,
    yani kullanmaya doyamıyorlar, bir put yaratıp arkasında iş çevirmek son derece verimli şimdiki sermayedarların
    tarihi böyle bir akışla oluşturuluyor, yani sen çalış ben yiyim düzeni, sen de kemiğine ses çıkarma neyine yetmez anlayışı kafalara vura vura böyle yerleştiriliyor, sıra geldi, abileriyle ortak nasıl yaşarız, ve gözümüze batanlardan nasıl kurtuluruz incelikli çalışmalara, ortaklık harika, ama, çalışanlar da olsun tabii, ki, bize iş düşmeden tufeyli hayatı canlı tutalım, ve kemikçiler olmasa da bunların hiçbirini yapamazlardı, onların payı odur.

  • Gökhan Oflazoğlu
    Gökhan Oflazoğlu

    Bugünde şekillenmiy kavramlarla tutup 15. Yüzyıl insanını mesela yargılamak, niye böyle yapmış demek, hele
    konununun uzmanıysa, ya körlüktür, ya yobaz, ya da bulunmaz hain, çünkü o yüzyılda yaşayan insanların kavramları kendi dönemleriyle sınırlı, sadece onları biliyor, istese de başka bir şey yapamaz, daha hiçbir yeni kavram devrede yok, ve öyle yaşıyor, tarzı o kendi dönemiyle şekillenmiş, bu 50 sonrası propoganda ile Nato
    yerleştirme döneminde gene onların yönetimiyle, Osmanlı karalaması başlatıldı ki, dayanak ve güç noktaları yıkılsın, kayıtsız şartsız hakimiyetin yolları açılsın, yani 1920 lerin Fuat Köprülüleri Türk Kültürüne hayat veren,
    iktidardan çekilmek zorunda kaldı, Hasan Ali Yücel gibi bir Mevlevinin evine polis gönderildi, suçluymuş gibi,
    kadrolar artık Batı güdümlü, ve Türke ait ne varsa, sinsice kayıtlardan düşülmeye başlandı, ve 80 darbesiyle de
    artık yeni ahlak pompalanmaya başlandı, bugünler hazırlandı, hala da ipler ellerinde olsun diye, varsa bile bağımzılıkçılara göz açtırmazlar.

    Örnekleyelim, ikide bir Osmanlı Padişahlarının anneleri zaten hristiyandı denilerek halkın gözünde karalanırlardı, öncelikle, Kuran, bütün dinleri onaylar, bunu Osmanlı bilir ve ayırmaz, bunlar modern yobazlıklar,
    ayrıca bir Tarım İmp. luğu ve o dönemdeki bütün imparatorluklarda, ya siyasi, ya da stratejik nedenlerle, bazen barış için, bazen destek bulmak için bu tür evlilikler yapılıyor, yaygın bir imp. uygulaması, ama, tahrifatçılar tam
    gaz, hele bir karalayıp üstünü örtelim, sonra projemizi devreye sokarız kafası, din de aynı zihniyetin ayakları altında bu kez ve Atatürk ve Laiklik ikilisiyle ayaklar altına alınıyor, onun amacı Kuran da olduğu gibi, herkesin
    özgür tercihinde kimse baskı yapamasın kararını kendi versin, bu ne kararını kendin vermesi, hele bir ağzını
    aça dönüşüyor, iş giderek yobazlıktan artık saçmalığa varıyor, ama, sayıları az olunca da iyice istediklerini de
    yapamayıp yutkunuyorlar, yoksa Kuzey Kore gibi haritadan silmek işten değil, çapsızlar cosmuş, Sovyetler türü
    bir ortam yaratmaya niyetli nerdeyse ki, Atatürk tam da en ateşli zamanında, Sovyetleri elinin tersiyle itmiş biri,
    yani kullanmaya doyamıyorlar, bir put yaratıp arkasında iş çevirmek son derece verimli şimdiki sermayedarların
    tarihi böyle bir akışla oluşturuluyor, yani sen çalış ben yiyim düzeni, sen de kemiğine ses çıkarma neyine yetmez anlayışı kafalara vura vura böyle yerleştiriliyor, sıra geldi, abileriyle ortak nasıl yaşarız, ve gözümüze batanlardan nasıl kurtuluruz incelikli çalışmalara, ortaklık harika, ama, çalışanlar da olsun tabii, ki, bize iş düşmeden tufeyli hayatı canlı tutalım, ve kemikçiler olmasa da bunların hiçbirini yapamazlardı, onların payı odur.

  • Gökhan Oflazoğlu
    Gökhan Oflazoğlu

    Bugünde şekillenmiy kavramlarla tutup 15. Yüzyıl insanını mesela yargılamak, niye böyle yapmış demek, hele
    konununun uzmanıysa, ya körlüktür, ya yobaz, ya da bulunmaz hain, çünkü o yüzyılda yaşayan insanların kavramları kendi dönemleriyle sınırlı, sadece onları biliyor, istese de başka bir şey yapamaz, daha hiçbir yeni kavram devrede yok, ve öyle yaşıyor, tarzı o kendi dönemiyle şekillenmiş, bu 50 sonrası propoganda ile Nato
    yerleştirme döneminde gene onların yönetimiyle, Osmanlı karalaması başlatıldı ki, dayanak ve güç noktaları yıkılsın, kayıtsız şartsız hakimiyetin yolları açılsın, yani 1920 lerin Fuat Köprülüleri Türk Kültürüne hayat veren,
    iktidardan çekilmek zorunda kaldı, Hasan Ali Yücel gibi bir Mevlevinin evine polis gönderildi, suçluymuş gibi,
    kadrolar artık Batı güdümlü, ve Türke ait ne varsa, sinsice kayıtlardan düşülmeye başlandı, ve 80 darbesiyle de
    artık yeni ahlak pompalanmaya başlandı, bugünler hazırlandı, hala da ipler ellerinde olsun diye, varsa bile bağımzılıkçılara göz açtırmazlar.

    Örnekleyelim, ikide bir Osmanlı Padişahlarının anneleri zaten hristiyandı denilerek halkın gözünde karalanırlardı, öncelikle, Kuran, bütün dinleri onaylar, bunu Osmanlı bilir ve ayırmaz, bunlar modern yobazlıklar,
    ayrıca bir Tarım İmp. luğu ve o dönemdeki bütün imparatorluklarda, ya siyasi, ya da stratejik nedenlerle, bazen barış için, bazen destek bulmak için bu tür evlilikler yapılıyor, yaygın bir imp. uygulaması, ama, tahrifatçılar tam
    gaz, hele bir karalayıp üstünü örtelim, sonra projemizi devreye sokarız kafası, din de aynı zihniyetin ayakları altında bu kez ve Atatürk ve Laiklik ikilisiyle ayaklar altına alınıyor, onun amacı Kuran da olduğu gibi, herkesin
    özgür tercihinde kimse baskı yapamasın kararını kendi versin, bu ne kararını kendin vermesi, hele bir ağzını
    aça dönüşüyor, iş giderek yobazlıktan artık saçmalığa varıyor, ama, sayıları az olunca da iyice istediklerini de
    yapamayıp yutkunuyorlar, yoksa Kuzey Kore gibi haritadan silmek işten değil, çapsızlar cosmuş, Sovyetler türü
    bir ortam yaratmaya niyetli nerdeyse ki, Atatürk tam da en ateşli zamanında, Sovyetleri elinin tersiyle itmiş biri,
    yani kullanmaya doyamıyorlar, bir put yaratıp arkasında iş çevirmek son derece verimli şimdiki sermayedarların
    tarihi böyle bir akışla oluşturuluyor, yani sen çalış ben yiyim düzeni, sen de kemiğine ses çıkarma neyine yetmez anlayışı kafalara vura vura böyle yerleştiriliyor, sıra geldi, abileriyle ortak nasıl yaşarız, ve gözümüze batanlardan nasıl kurtuluruz incelikli çalışmalara, ortaklık harika, ama, çalışanlar da olsun tabii, ki, bize iş düşmeden tufeyli hayatı canlı tutalım, ve kemikçiler olmasa da bunların hiçbirini yapamazlardı, onların payı odur.

  • Gökhan Oflazoğlu
    Gökhan Oflazoğlu

    Bugünde şekillenmiy kavramlarla tutup 15. Yüzyıl insanını mesela yargılamak, niye böyle yapmış demek, hele
    konununun uzmanıysa, ya körlüktür, ya yobaz, ya da bulunmaz hain, çünkü o yüzyılda yaşayan insanların kavramları kendi dönemleriyle sınırlı, sadece onları biliyor, istese de başka bir şey yapamaz, daha hiçbir yeni kavram devrede yok, ve öyle yaşıyor, tarzı o kendi dönemiyle şekillenmiş, bu 50 sonrası propoganda ile Nato
    yerleştirme döneminde gene onların yönetimiyle, Osmanlı karalaması başlatıldı ki, dayanak ve güç noktaları yıkılsın, kayıtsız şartsız hakimiyetin yolları açılsın, yani 1920 lerin Fuat Köprülüleri Türk Kültürüne hayat veren,
    iktidardan çekilmek zorunda kaldı, Hasan Ali Yücel gibi bir Mevlevinin evine polis gönderildi, suçluymuş gibi,
    kadrolar artık Batı güdümlü, ve Türke ait ne varsa, sinsice kayıtlardan düşülmeye başlandı, ve 80 darbesiyle de
    artık yeni ahlak pompalanmaya başlandı, bugünler hazırlandı, hala da ipler ellerinde olsun diye, varsa bile bağımzılıkçılara göz açtırmazlar.

    Örnekleyelim, ikide bir Osmanlı Padişahlarının anneleri zaten hristiyandı denilerek halkın gözünde karalanırlardı, öncelikle, Kuran, bütün dinleri onaylar, bunu Osmanlı bilir ve ayırmaz, bunlar modern yobazlıklar,
    ayrıca bir Tarım İmp. luğu ve o dönemdeki bütün imparatorluklarda, ya siyasi, ya da stratejik nedenlerle, bazen barış için, bazen destek bulmak için bu tür evlilikler yapılıyor, yaygın bir imp. uygulaması, ama, tahrifatçılar tam
    gaz, hele bir karalayıp üstünü örtelim, sonra projemizi devreye sokarız kafası, din de aynı zihniyetin ayakları altında bu kez ve Atatürk ve Laiklik ikilisiyle ayaklar altına alınıyor, onun amacı Kuran da olduğu gibi, herkesin
    özgür tercihinde kimse baskı yapamasın kararını kendi versin, bu ne kararını kendin vermesi, hele bir ağzını
    aça dönüşüyor, iş giderek yobazlıktan artık saçmalığa varıyor, ama, sayıları az olunca da iyice istediklerini de
    yapamayıp yutkunuyorlar, yoksa Kuzey Kore gibi haritadan silmek işten değil, çapsızlar cosmuş, Sovyetler türü
    bir ortam yaratmaya niyetli nerdeyse ki, Atatürk tam da en ateşli zamanında, Sovyetleri elinin tersiyle itmiş biri,
    yani kullanmaya doyamıyorlar, bir put yaratıp arkasında iş çevirmek son derece verimli şimdiki sermayedarların
    tarihi böyle bir akışla oluşturuluyor, yani sen çalış ben yiyim düzeni, sen de kemiğine ses çıkarma neyine yetmez anlayışı kafalara vura vura böyle yerleştiriliyor, sıra geldi, abileriyle ortak nasıl yaşarız, ve gözümüze batanlardan nasıl kurtuluruz incelikli çalışmalara, ortaklık harika, ama, çalışanlar da olsun tabii, ki, bize iş düşmeden tufeyli hayatı canlı tutalım, ve kemikçiler olmasa da bunların hiçbirini yapamazlardı, onların payı odur.

  • Gökhan Oflazoğlu
    Gökhan Oflazoğlu

    Bugünde şekillenmiy kavramlarla tutup 15. Yüzyıl insanını mesela yargılamak, niye böyle yapmış demek, hele
    konununun uzmanıysa, ya körlüktür, ya yobaz, ya da bulunmaz hain, çünkü o yüzyılda yaşayan insanların kavramları kendi dönemleriyle sınırlı, sadece onları biliyor, istese de başka bir şey yapamaz, daha hiçbir yeni kavram devrede yok, ve öyle yaşıyor, tarzı o kendi dönemiyle şekillenmiş, bu 50 sonrası propoganda ile Nato
    yerleştirme döneminde gene onların yönetimiyle, Osmanlı karalaması başlatıldı ki, dayanak ve güç noktaları yıkılsın, kayıtsız şartsız hakimiyetin yolları açılsın, yani 1920 lerin Fuat Köprülüleri Türk Kültürüne hayat veren,
    iktidardan çekilmek zorunda kaldı, Hasan Ali Yücel gibi bir Mevlevinin evine polis gönderildi, suçluymuş gibi,
    kadrolar artık Batı güdümlü, ve Türke ait ne varsa, sinsice kayıtlardan düşülmeye başlandı, ve 80 darbesiyle de
    artık yeni ahlak pompalanmaya başlandı, bugünler hazırlandı, hala da ipler ellerinde olsun diye, varsa bile bağımzılıkçılara göz açtırmazlar.

    Örnekleyelim, ikide bir Osmanlı Padişahlarının anneleri zaten hristiyandı denilerek halkın gözünde karalanırlardı, öncelikle, Kuran, bütün dinleri onaylar, bunu Osmanlı bilir ve ayırmaz, bunlar modern yobazlıklar,
    ayrıca bir Tarım İmp. luğu ve o dönemdeki bütün imparatorluklarda, ya siyasi, ya da stratejik nedenlerle, bazen barış için, bazen destek bulmak için bu tür evlilikler yapılıyor, yaygın bir imp. uygulaması, ama, tahrifatçılar tam
    gaz, hele bir karalayıp üstünü örtelim, sonra projemizi devreye sokarız kafası, din de aynı zihniyetin ayakları altında bu kez ve Atatürk ve Laiklik ikilisiyle ayaklar altına alınıyor, onun amacı Kuran da olduğu gibi, herkesin
    özgür tercihinde kimse baskı yapamasın kararını kendi versin, bu ne kararını kendin vermesi, hele bir ağzını
    aça dönüşüyor, iş giderek yobazlıktan artık saçmalığa varıyor, ama, sayıları az olunca da iyice istediklerini de
    yapamayıp yutkunuyorlar, yoksa Kuzey Kore gibi haritadan silmek işten değil, çapsızlar cosmuş, Sovyetler türü
    bir ortam yaratmaya niyetli nerdeyse ki, Atatürk tam da en ateşli zamanında, Sovyetleri elinin tersiyle itmiş biri,
    yani kullanmaya doyamıyorlar, bir put yaratıp arkasında iş çevirmek son derece verimli şimdiki sermayedarların
    tarihi böyle bir akışla oluşturuluyor, yani sen çalış ben yiyim düzeni, sen de kemiğine ses çıkarma neyine yetmez anlayışı kafalara vura vura böyle yerleştiriliyor, sıra geldi, abileriyle ortak nasıl yaşarız, ve gözümüze batanlardan nasıl kurtuluruz incelikli çalışmalara, ortaklık harika, ama, çalışanlar da olsun tabii, ki, bize iş düşmeden tufeyli hayatı canlı tutalım, ve kemikçiler olmasa da bunların hiçbirini yapamazlardı, onların payı odur.

  • Gökhan Oflazoğlu
    Gökhan Oflazoğlu

    Bugünde şekillenmiy kavramlarla tutup 15. Yüzyıl insanını mesela yargılamak, niye böyle yapmış demek, hele
    konununun uzmanıysa, ya körlüktür, ya yobaz, ya da bulunmaz hain, çünkü o yüzyılda yaşayan insanların kavramları kendi dönemleriyle sınırlı, sadece onları biliyor, istese de başka bir şey yapamaz, daha hiçbir yeni kavram devrede yok, ve öyle yaşıyor, tarzı o kendi dönemiyle şekillenmiş, bu 50 sonrası propoganda ile Nato
    yerleştirme döneminde gene onların yönetimiyle, Osmanlı karalaması başlatıldı ki, dayanak ve güç noktaları yıkılsın, kayıtsız şartsız hakimiyetin yolları açılsın, yani 1920 lerin Fuat Köprülüleri Türk Kültürüne hayat veren,
    iktidardan çekilmek zorunda kaldı, Hasan Ali Yücel gibi bir Mevlevinin evine polis gönderildi, suçluymuş gibi,
    kadrolar artık Batı güdümlü, ve Türke ait ne varsa, sinsice kayıtlardan düşülmeye başlandı, ve 80 darbesiyle de
    artık yeni ahlak pompalanmaya başlandı, bugünler hazırlandı, hala da ipler ellerinde olsun diye, varsa bile bağımzılıkçılara göz açtırmazlar.

    Örnekleyelim, ikide bir Osmanlı Padişahlarının anneleri zaten hristiyandı denilerek halkın gözünde karalanırlardı, öncelikle, Kuran, bütün dinleri onaylar, bunu Osmanlı bilir ve ayırmaz, bunlar modern yobazlıklar,
    ayrıca bir Tarım İmp. luğu ve o dönemdeki bütün imparatorluklarda, ya siyasi, ya da stratejik nedenlerle, bazen barış için, bazen destek bulmak için bu tür evlilikler yapılıyor, yaygın bir imp. uygulaması, ama, tahrifatçılar tam
    gaz, hele bir karalayıp üstünü örtelim, sonra projemizi devreye sokarız kafası, din de aynı zihniyetin ayakları altında bu kez ve Atatürk ve Laiklik ikilisiyle ayaklar altına alınıyor, onun amacı Kuran da olduğu gibi, herkesin
    özgür tercihinde kimse baskı yapamasın kararını kendi versin, bu ne kararını kendin vermesi, hele bir ağzını
    aça dönüşüyor, iş giderek yobazlıktan artık saçmalığa varıyor, ama, sayıları az olunca da iyice istediklerini de
    yapamayıp yutkunuyorlar, yoksa Kuzey Kore gibi haritadan silmek işten değil, çapsızlar cosmuş, Sovyetler türü
    bir ortam yaratmaya niyetli nerdeyse ki, Atatürk tam da en ateşli zamanında, Sovyetleri elinin tersiyle itmiş biri,
    yani kullanmaya doyamıyorlar, bir put yaratıp arkasında iş çevirmek son derece verimli şimdiki sermayedarların
    tarihi böyle bir akışla oluşturuluyor, yani sen çalış ben yiyim düzeni, sen de kemiğine ses çıkarma neyine yetmez anlayışı kafalara vura vura böyle yerleştiriliyor, sıra geldi, abileriyle ortak nasıl yaşarız, ve gözümüze batanlardan nasıl kurtuluruz incelikli çalışmalara, ortaklık harika, ama, çalışanlar da olsun tabii, ki, bize iş düşmeden tufeyli hayatı canlı tutalım, ve kemikçiler olmasa da bunların hiçbirini yapamazlardı, onların payı odur.

  • Gökhan Oflazoğlu
    Gökhan Oflazoğlu

    Bugünde şekillenmiy kavramlarla tutup 15. Yüzyıl insanını mesela yargılamak, niye böyle yapmış demek, hele
    konununun uzmanıysa, ya körlüktür, ya yobaz, ya da bulunmaz hain, çünkü o yüzyılda yaşayan insanların kavramları kendi dönemleriyle sınırlı, sadece onları biliyor, istese de başka bir şey yapamaz, daha hiçbir yeni kavram devrede yok, ve öyle yaşıyor, tarzı o kendi dönemiyle şekillenmiş, bu 50 sonrası propoganda ile Nato
    yerleştirme döneminde gene onların yönetimiyle, Osmanlı karalaması başlatıldı ki, dayanak ve güç noktaları yıkılsın, kayıtsız şartsız hakimiyetin yolları açılsın, yani 1920 lerin Fuat Köprülüleri Türk Kültürüne hayat veren,
    iktidardan çekilmek zorunda kaldı, Hasan Ali Yücel gibi bir Mevlevinin evine polis gönderildi, suçluymuş gibi,
    kadrolar artık Batı güdümlü, ve Türke ait ne varsa, sinsice kayıtlardan düşülmeye başlandı, ve 80 darbesiyle de
    artık yeni ahlak pompalanmaya başlandı, bugünler hazırlandı, hala da ipler ellerinde olsun diye, varsa bile bağımzılıkçılara göz açtırmazlar.

    Örnekleyelim, ikide bir Osmanlı Padişahlarının anneleri zaten hristiyandı denilerek halkın gözünde karalanırlardı, öncelikle, Kuran, bütün dinleri onaylar, bunu Osmanlı bilir ve ayırmaz, bunlar modern yobazlıklar,
    ayrıca bir Tarım İmp. luğu ve o dönemdeki bütün imparatorluklarda, ya siyasi, ya da stratejik nedenlerle, bazen barış için, bazen destek bulmak için bu tür evlilikler yapılıyor, yaygın bir imp. uygulaması, ama, tahrifatçılar tam
    gaz, hele bir karalayıp üstünü örtelim, sonra projemizi devreye sokarız kafası, din de aynı zihniyetin ayakları altında bu kez ve Atatürk ve Laiklik ikilisiyle ayaklar altına alınıyor, onun amacı Kuran da olduğu gibi, herkesin
    özgür tercihinde kimse baskı yapamasın kararını kendi versin, bu ne kararını kendin vermesi, hele bir ağzını
    aça dönüşüyor, iş giderek yobazlıktan artık saçmalığa varıyor, ama, sayıları az olunca da iyice istediklerini de
    yapamayıp yutkunuyorlar, yoksa Kuzey Kore gibi haritadan silmek işten değil, çapsızlar cosmuş, Sovyetler türü
    bir ortam yaratmaya niyetli nerdeyse ki, Atatürk tam da en ateşli zamanında, Sovyetleri elinin tersiyle itmiş biri,
    yani kullanmaya doyamıyorlar, bir put yaratıp arkasında iş çevirmek son derece verimli şimdiki sermayedarların
    tarihi böyle bir akışla oluşturuluyor, yani sen çalış ben yiyim düzeni, sen de kemiğine ses çıkarma neyine yetmez anlayışı kafalara vura vura böyle yerleştiriliyor, sıra geldi, abileriyle ortak nasıl yaşarız, ve gözümüze batanlardan nasıl kurtuluruz incelikli çalışmalara, ortaklık harika, ama, çalışanlar da olsun tabii, ki, bize iş düşmeden tufeyli hayatı canlı tutalım, ve kemikçiler olmasa da bunların hiçbirini yapamazlardı, onların payı odur.

  • Gökhan Oflazoğlu
    Gökhan Oflazoğlu

    Bugünde şekillenmiy kavramlarla tutup 15. Yüzyıl insanını mesela yargılamak, niye böyle yapmış demek, hele
    konununun uzmanıysa, ya körlüktür, ya yobaz, ya da bulunmaz hain, çünkü o yüzyılda yaşayan insanların kavramları kendi dönemleriyle sınırlı, sadece onları biliyor, istese de başka bir şey yapamaz, daha hiçbir yeni kavram devrede yok, ve öyle yaşıyor, tarzı o kendi dönemiyle şekillenmiş, bu 50 sonrası propoganda ile Nato
    yerleştirme döneminde gene onların yönetimiyle, Osmanlı karalaması başlatıldı ki, dayanak ve güç noktaları yıkılsın, kayıtsız şartsız hakimiyetin yolları açılsın, yani 1920 lerin Fuat Köprülüleri Türk Kültürüne hayat veren,
    iktidardan çekilmek zorunda kaldı, Hasan Ali Yücel gibi bir Mevlevinin evine polis gönderildi, suçluymuş gibi,
    kadrolar artık Batı güdümlü, ve Türke ait ne varsa, sinsice kayıtlardan düşülmeye başlandı, ve 80 darbesiyle de
    artık yeni ahlak pompalanmaya başlandı, bugünler hazırlandı, hala da ipler ellerinde olsun diye, varsa bile bağımzılıkçılara göz açtırmazlar.

    Örnekleyelim, ikide bir Osmanlı Padişahlarının anneleri zaten hristiyandı denilerek halkın gözünde karalanırlardı, öncelikle, Kuran, bütün dinleri onaylar, bunu Osmanlı bilir ve ayırmaz, bunlar modern yobazlıklar,
    ayrıca bir Tarım İmp. luğu ve o dönemdeki bütün imparatorluklarda, ya siyasi, ya da stratejik nedenlerle, bazen barış için, bazen destek bulmak için bu tür evlilikler yapılıyor, yaygın bir imp. uygulaması, ama, tahrifatçılar tam
    gaz, hele bir karalayıp üstünü örtelim, sonra projemizi devreye sokarız kafası, din de aynı zihniyetin ayakları altında bu kez ve Atatürk ve Laiklik ikilisiyle ayaklar altına alınıyor, onun amacı Kuran da olduğu gibi, herkesin
    özgür tercihinde kimse baskı yapamasın kararını kendi versin, bu ne kararını kendin vermesi, hele bir ağzını
    aça dönüşüyor, iş giderek yobazlıktan artık saçmalığa varıyor, ama, sayıları az olunca da iyice istediklerini de
    yapamayıp yutkunuyorlar, yoksa Kuzey Kore gibi haritadan silmek işten değil, çapsızlar cosmuş, Sovyetler türü
    bir ortam yaratmaya niyetli nerdeyse ki, Atatürk tam da en ateşli zamanında, Sovyetleri elinin tersiyle itmiş biri,
    yani kullanmaya doyamıyorlar, bir put yaratıp arkasında iş çevirmek son derece verimli şimdiki sermayedarların
    tarihi böyle bir akışla oluşturuluyor, yani sen çalış ben yiyim düzeni, sen de kemiğine ses çıkarma neyine yetmez anlayışı kafalara vura vura böyle yerleştiriliyor, sıra geldi, abileriyle ortak nasıl yaşarız, ve gözümüze batanlardan nasıl kurtuluruz incelikli çalışmalara, ortaklık harika, ama, çalışanlar da olsun tabii, ki, bize iş düşmeden tufeyli hayatı canlı tutalım, ve kemikçiler olmasa da bunların hiçbirini yapamazlardı, onların payı odur.

  • Gökhan Oflazoğlu
    Gökhan Oflazoğlu

    Bugünde şekillenmiy kavramlarla tutup 15. Yüzyıl insanını mesela yargılamak, niye böyle yapmış demek, hele
    konununun uzmanıysa, ya körlüktür, ya yobaz, ya da bulunmaz hain, çünkü o yüzyılda yaşayan insanların kavramları kendi dönemleriyle sınırlı, sadece onları biliyor, istese de başka bir şey yapamaz, daha hiçbir yeni kavram devrede yok, ve öyle yaşıyor, tarzı o kendi dönemiyle şekillenmiş, bu 50 sonrası propoganda ile Nato
    yerleştirme döneminde gene onların yönetimiyle, Osmanlı karalaması başlatıldı ki, dayanak ve güç noktaları yıkılsın, kayıtsız şartsız hakimiyetin yolları açılsın, yani 1920 lerin Fuat Köprülüleri Türk Kültürüne hayat veren,
    iktidardan çekilmek zorunda kaldı, Hasan Ali Yücel gibi bir Mevlevinin evine polis gönderildi, suçluymuş gibi,
    kadrolar artık Batı güdümlü, ve Türke ait ne varsa, sinsice kayıtlardan düşülmeye başlandı, ve 80 darbesiyle de
    artık yeni ahlak pompalanmaya başlandı, bugünler hazırlandı, hala da ipler ellerinde olsun diye, varsa bile bağımzılıkçılara göz açtırmazlar.

    Örnekleyelim, ikide bir Osmanlı Padişahlarının anneleri zaten hristiyandı denilerek halkın gözünde karalanırlardı, öncelikle, Kuran, bütün dinleri onaylar, bunu Osmanlı bilir ve ayırmaz, bunlar modern yobazlıklar,
    ayrıca bir Tarım İmp. luğu ve o dönemdeki bütün imparatorluklarda, ya siyasi, ya da stratejik nedenlerle, bazen barış için, bazen destek bulmak için bu tür evlilikler yapılıyor, yaygın bir imp. uygulaması, ama, tahrifatçılar tam
    gaz, hele bir karalayıp üstünü örtelim, sonra projemizi devreye sokarız kafası, din de aynı zihniyetin ayakları altında bu kez ve Atatürk ve Laiklik ikilisiyle ayaklar altına alınıyor, onun amacı Kuran da olduğu gibi, herkesin
    özgür tercihinde kimse baskı yapamasın kararını kendi versin, bu ne kararını kendin vermesi, hele bir ağzını
    aça dönüşüyor, iş giderek yobazlıktan artık saçmalığa varıyor, ama, sayıları az olunca da iyice istediklerini de
    yapamayıp yutkunuyorlar, yoksa Kuzey Kore gibi haritadan silmek işten değil, çapsızlar cosmuş, Sovyetler türü
    bir ortam yaratmaya niyetli nerdeyse ki, Atatürk tam da en ateşli zamanında, Sovyetleri elinin tersiyle itmiş biri,
    yani kullanmaya doyamıyorlar, bir put yaratıp arkasında iş çevirmek son derece verimli şimdiki sermayedarların
    tarihi böyle bir akışla oluşturuluyor, yani sen çalış ben yiyim düzeni, sen de kemiğine ses çıkarma neyine yetmez anlayışı kafalara vura vura böyle yerleştiriliyor, sıra geldi, abileriyle ortak nasıl yaşarız, ve gözümüze batanlardan nasıl kurtuluruz incelikli çalışmalara, ortaklık harika, ama, çalışanlar da olsun tabii, ki, bize iş düşmeden tufeyli hayatı canlı tutalım, ve kemikçiler olmasa da bunların hiçbirini yapamazlardı, onların payı odur.

  • Gökhan Oflazoğlu
    Gökhan Oflazoğlu

    Bugünde şekillenmiy kavramlarla tutup 15. Yüzyıl insanını mesela yargılamak, niye böyle yapmış demek, hele
    konununun uzmanıysa, ya körlüktür, ya yobaz, ya da bulunmaz hain, çünkü o yüzyılda yaşayan insanların kavramları kendi dönemleriyle sınırlı, sadece onları biliyor, istese de başka bir şey yapamaz, daha hiçbir yeni kavram devrede yok, ve öyle yaşıyor, tarzı o kendi dönemiyle şekillenmiş, bu 50 sonrası propoganda ile Nato
    yerleştirme döneminde gene onların yönetimiyle, Osmanlı karalaması başlatıldı ki, dayanak ve güç noktaları yıkılsın, kayıtsız şartsız hakimiyetin yolları açılsın, yani 1920 lerin Fuat Köprülüleri Türk Kültürüne hayat veren,
    iktidardan çekilmek zorunda kaldı, Hasan Ali Yücel gibi bir Mevlevinin evine polis gönderildi, suçluymuş gibi,
    kadrolar artık Batı güdümlü, ve Türke ait ne varsa, sinsice kayıtlardan düşülmeye başlandı, ve 80 darbesiyle de
    artık yeni ahlak pompalanmaya başlandı, bugünler hazırlandı, hala da ipler ellerinde olsun diye, varsa bile bağımzılıkçılara göz açtırmazlar.

    Örnekleyelim, ikide bir Osmanlı Padişahlarının anneleri zaten hristiyandı denilerek halkın gözünde karalanırlardı, öncelikle, Kuran, bütün dinleri onaylar, bunu Osmanlı bilir ve ayırmaz, bunlar modern yobazlıklar,
    ayrıca bir Tarım İmp. luğu ve o dönemdeki bütün imparatorluklarda, ya siyasi, ya da stratejik nedenlerle, bazen barış için, bazen destek bulmak için bu tür evlilikler yapılıyor, yaygın bir imp. uygulaması, ama, tahrifatçılar tam
    gaz, hele bir karalayıp üstünü örtelim, sonra projemizi devreye sokarız kafası, din de aynı zihniyetin ayakları altında bu kez ve Atatürk ve Laiklik ikilisiyle ayaklar altına alınıyor, onun amacı Kuran da olduğu gibi, herkesin
    özgür tercihinde kimse baskı yapamasın kararını kendi versin, bu ne kararını kendin vermesi, hele bir ağzını
    aça dönüşüyor, iş giderek yobazlıktan artık saçmalığa varıyor, ama, sayıları az olunca da iyice istediklerini de
    yapamayıp yutkunuyorlar, yoksa Kuzey Kore gibi haritadan silmek işten değil, çapsızlar cosmuş, Sovyetler türü
    bir ortam yaratmaya niyetli nerdeyse ki, Atatürk tam da en ateşli zamanında, Sovyetleri elinin tersiyle itmiş biri,
    yani kullanmaya doyamıyorlar, bir put yaratıp arkasında iş çevirmek son derece verimli şimdiki sermayedarların
    tarihi böyle bir akışla oluşturuluyor, yani sen çalış ben yiyim düzeni, sen de kemiğine ses çıkarma neyine yetmez anlayışı kafalara vura vura böyle yerleştiriliyor, sıra geldi, abileriyle ortak nasıl yaşarız, ve gözümüze batanlardan nasıl kurtuluruz incelikli çalışmalara, ortaklık harika, ama, çalışanlar da olsun tabii, ki, bize iş düşmeden tufeyli hayatı canlı tutalım, ve kemikçiler olmasa da bunların hiçbirini yapamazlardı, onların payı odur.

  • Gökhan Oflazoğlu
    Gökhan Oflazoğlu

    Bugünde şekillenmiy kavramlarla tutup 15. Yüzyıl insanını mesela yargılamak, niye böyle yapmış demek, hele
    konununun uzmanıysa, ya körlüktür, ya yobaz, ya da bulunmaz hain, çünkü o yüzyılda yaşayan insanların kavramları kendi dönemleriyle sınırlı, sadece onları biliyor, istese de başka bir şey yapamaz, daha hiçbir yeni kavram devrede yok, ve öyle yaşıyor, tarzı o kendi dönemiyle şekillenmiş, bu 50 sonrası propoganda ile Nato
    yerleştirme döneminde gene onların yönetimiyle, Osmanlı karalaması başlatıldı ki, dayanak ve güç noktaları yıkılsın, kayıtsız şartsız hakimiyetin yolları açılsın, yani 1920 lerin Fuat Köprülüleri Türk Kültürüne hayat veren,
    iktidardan çekilmek zorunda kaldı, Hasan Ali Yücel gibi bir Mevlevinin evine polis gönderildi, suçluymuş gibi,
    kadrolar artık Batı güdümlü, ve Türke ait ne varsa, sinsice kayıtlardan düşülmeye başlandı, ve 80 darbesiyle de
    artık yeni ahlak pompalanmaya başlandı, bugünler hazırlandı, hala da ipler ellerinde olsun diye, varsa bile bağımzılıkçılara göz açtırmazlar.

    Örnekleyelim, ikide bir Osmanlı Padişahlarının anneleri zaten hristiyandı denilerek halkın gözünde karalanırlardı, öncelikle, Kuran, bütün dinleri onaylar, bunu Osmanlı bilir ve ayırmaz, bunlar modern yobazlıklar,
    ayrıca bir Tarım İmp. luğu ve o dönemdeki bütün imparatorluklarda, ya siyasi, ya da stratejik nedenlerle, bazen barış için, bazen destek bulmak için bu tür evlilikler yapılıyor, yaygın bir imp. uygulaması, ama, tahrifatçılar tam
    gaz, hele bir karalayıp üstünü örtelim, sonra projemizi devreye sokarız kafası, din de aynı zihniyetin ayakları altında bu kez ve Atatürk ve Laiklik ikilisiyle ayaklar altına alınıyor, onun amacı Kuran da olduğu gibi, herkesin
    özgür tercihinde kimse baskı yapamasın kararını kendi versin, bu ne kararını kendin vermesi, hele bir ağzını
    aça dönüşüyor, iş giderek yobazlıktan artık saçmalığa varıyor, ama, sayıları az olunca da iyice istediklerini de
    yapamayıp yutkunuyorlar, yoksa Kuzey Kore gibi haritadan silmek işten değil, çapsızlar cosmuş, Sovyetler türü
    bir ortam yaratmaya niyetli nerdeyse ki, Atatürk tam da en ateşli zamanında, Sovyetleri elinin tersiyle itmiş biri,
    yani kullanmaya doyamıyorlar, bir put yaratıp arkasında iş çevirmek son derece verimli şimdiki sermayedarların
    tarihi böyle bir akışla oluşturuluyor, yani sen çalış ben yiyim düzeni, sen de kemiğine ses çıkarma neyine yetmez anlayışı kafalara vura vura böyle yerleştiriliyor, sıra geldi, abileriyle ortak nasıl yaşarız, ve gözümüze batanlardan nasıl kurtuluruz incelikli çalışmalara, ortaklık harika, ama, çalışanlar da olsun tabii, ki, bize iş düşmeden tufeyli hayatı canlı tutalım, ve kemikçiler olmasa da bunların hiçbirini yapamazlardı, onların payı odur.

  • Gökhan Oflazoğlu
    Gökhan Oflazoğlu

    Bugünde şekillenmiy kavramlarla tutup 15. Yüzyıl insanını mesela yargılamak, niye böyle yapmış demek, hele
    konununun uzmanıysa, ya körlüktür, ya yobaz, ya da bulunmaz hain, çünkü o yüzyılda yaşayan insanların kavramları kendi dönemleriyle sınırlı, sadece onları biliyor, istese de başka bir şey yapamaz, daha hiçbir yeni kavram devrede yok, ve öyle yaşıyor, tarzı o kendi dönemiyle şekillenmiş, bu 50 sonrası propoganda ile Nato
    yerleştirme döneminde gene onların yönetimiyle, Osmanlı karalaması başlatıldı ki, dayanak ve güç noktaları yıkılsın, kayıtsız şartsız hakimiyetin yolları açılsın, yani 1920 lerin Fuat Köprülüleri Türk Kültürüne hayat veren,
    iktidardan çekilmek zorunda kaldı, Hasan Ali Yücel gibi bir Mevlevinin evine polis gönderildi, suçluymuş gibi,
    kadrolar artık Batı güdümlü, ve Türke ait ne varsa, sinsice kayıtlardan düşülmeye başlandı, ve 80 darbesiyle de
    artık yeni ahlak pompalanmaya başlandı, bugünler hazırlandı, hala da ipler ellerinde olsun diye, varsa bile bağımzılıkçılara göz açtırmazlar.

    Örnekleyelim, ikide bir Osmanlı Padişahlarının anneleri zaten hristiyandı denilerek halkın gözünde karalanırlardı, öncelikle, Kuran, bütün dinleri onaylar, bunu Osmanlı bilir ve ayırmaz, bunlar modern yobazlıklar,
    ayrıca bir Tarım İmp. luğu ve o dönemdeki bütün imparatorluklarda, ya siyasi, ya da stratejik nedenlerle, bazen barış için, bazen destek bulmak için bu tür evlilikler yapılıyor, yaygın bir imp. uygulaması, ama, tahrifatçılar tam
    gaz, hele bir karalayıp üstünü örtelim, sonra projemizi devreye sokarız kafası, din de aynı zihniyetin ayakları altında bu kez ve Atatürk ve Laiklik ikilisiyle ayaklar altına alınıyor, onun amacı Kuran da olduğu gibi, herkesin
    özgür tercihinde kimse baskı yapamasın kararını kendi versin, bu ne kararını kendin vermesi, hele bir ağzını
    aça dönüşüyor, iş giderek yobazlıktan artık saçmalığa varıyor, ama, sayıları az olunca da iyice istediklerini de
    yapamayıp yutkunuyorlar, yoksa Kuzey Kore gibi haritadan silmek işten değil, çapsızlar cosmuş, Sovyetler türü
    bir ortam yaratmaya niyetli nerdeyse ki, Atatürk tam da en ateşli zamanında, Sovyetleri elinin tersiyle itmiş biri,
    yani kullanmaya doyamıyorlar, bir put yaratıp arkasında iş çevirmek son derece verimli şimdiki sermayedarların
    tarihi böyle bir akışla oluşturuluyor, yani sen çalış ben yiyim düzeni, sen de kemiğine ses çıkarma neyine yetmez anlayışı kafalara vura vura böyle yerleştiriliyor, sıra geldi, abileriyle ortak nasıl yaşarız, ve gözümüze batanlardan nasıl kurtuluruz incelikli çalışmalara, ortaklık harika, ama, çalışanlar da olsun tabii, ki, bize iş düşmeden tufeyli hayatı canlı tutalım, ve kemikçiler olmasa da bunların hiçbirini yapamazlardı, onların payı odur.

  • Gökhan Oflazoğlu
    Gökhan Oflazoğlu

    Bugünde şekillenmiy kavramlarla tutup 15. Yüzyıl insanını mesela yargılamak, niye böyle yapmış demek, hele
    konununun uzmanıysa, ya körlüktür, ya yobaz, ya da bulunmaz hain, çünkü o yüzyılda yaşayan insanların kavramları kendi dönemleriyle sınırlı, sadece onları biliyor, istese de başka bir şey yapamaz, daha hiçbir yeni kavram devrede yok, ve öyle yaşıyor, tarzı o kendi dönemiyle şekillenmiş, bu 50 sonrası propoganda ile Nato
    yerleştirme döneminde gene onların yönetimiyle, Osmanlı karalaması başlatıldı ki, dayanak ve güç noktaları yıkılsın, kayıtsız şartsız hakimiyetin yolları açılsın, yani 1920 lerin Fuat Köprülüleri Türk Kültürüne hayat veren,
    iktidardan çekilmek zorunda kaldı, Hasan Ali Yücel gibi bir Mevlevinin evine polis gönderildi, suçluymuş gibi,
    kadrolar artık Batı güdümlü, ve Türke ait ne varsa, sinsice kayıtlardan düşülmeye başlandı, ve 80 darbesiyle de
    artık yeni ahlak pompalanmaya başlandı, bugünler hazırlandı, hala da ipler ellerinde olsun diye, varsa bile bağımzılıkçılara göz açtırmazlar.

    Örnekleyelim, ikide bir Osmanlı Padişahlarının anneleri zaten hristiyandı denilerek halkın gözünde karalanırlardı, öncelikle, Kuran, bütün dinleri onaylar, bunu Osmanlı bilir ve ayırmaz, bunlar modern yobazlıklar,
    ayrıca bir Tarım İmp. luğu ve o dönemdeki bütün imparatorluklarda, ya siyasi, ya da stratejik nedenlerle, bazen barış için, bazen destek bulmak için bu tür evlilikler yapılıyor, yaygın bir imp. uygulaması, ama, tahrifatçılar tam
    gaz, hele bir karalayıp üstünü örtelim, sonra projemizi devreye sokarız kafası, din de aynı zihniyetin ayakları altında bu kez ve Atatürk ve Laiklik ikilisiyle ayaklar altına alınıyor, onun amacı Kuran da olduğu gibi, herkesin
    özgür tercihinde kimse baskı yapamasın kararını kendi versin, bu ne kararını kendin vermesi, hele bir ağzını
    aça dönüşüyor, iş giderek yobazlıktan artık saçmalığa varıyor, ama, sayıları az olunca da iyice istediklerini de
    yapamayıp yutkunuyorlar, yoksa Kuzey Kore gibi haritadan silmek işten değil, çapsızlar cosmuş, Sovyetler türü
    bir ortam yaratmaya niyetli nerdeyse ki, Atatürk tam da en ateşli zamanında, Sovyetleri elinin tersiyle itmiş biri,
    yani kullanmaya doyamıyorlar, bir put yaratıp arkasında iş çevirmek son derece verimli şimdiki sermayedarların
    tarihi böyle bir akışla oluşturuluyor, yani sen çalış ben yiyim düzeni, sen de kemiğine ses çıkarma neyine yetmez anlayışı kafalara vura vura böyle yerleştiriliyor, sıra geldi, abileriyle ortak nasıl yaşarız, ve gözümüze batanlardan nasıl kurtuluruz incelikli çalışmalara, ortaklık harika, ama, çalışanlar da olsun tabii, ki, bize iş düşmeden tufeyli hayatı canlı tutalım, ve kemikçiler olmasa da bunların hiçbirini yapamazlardı, onların payı odur.

  • Gökhan Oflazoğlu
    Gökhan Oflazoğlu

    Bugünde şekillenmiy kavramlarla tutup 15. Yüzyıl insanını mesela yargılamak, niye böyle yapmış demek, hele
    konununun uzmanıysa, ya körlüktür, ya yobaz, ya da bulunmaz hain, çünkü o yüzyılda yaşayan insanların kavramları kendi dönemleriyle sınırlı, sadece onları biliyor, istese de başka bir şey yapamaz, daha hiçbir yeni kavram devrede yok, ve öyle yaşıyor, tarzı o kendi dönemiyle şekillenmiş, bu 50 sonrası propoganda ile Nato
    yerleştirme döneminde gene onların yönetimiyle, Osmanlı karalaması başlatıldı ki, dayanak ve güç noktaları yıkılsın, kayıtsız şartsız hakimiyetin yolları açılsın, yani 1920 lerin Fuat Köprülüleri Türk Kültürüne hayat veren,
    iktidardan çekilmek zorunda kaldı, Hasan Ali Yücel gibi bir Mevlevinin evine polis gönderildi, suçluymuş gibi,
    kadrolar artık Batı güdümlü, ve Türke ait ne varsa, sinsice kayıtlardan düşülmeye başlandı, ve 80 darbesiyle de
    artık yeni ahlak pompalanmaya başlandı, bugünler hazırlandı, hala da ipler ellerinde olsun diye, varsa bile bağımzılıkçılara göz açtırmazlar.

    Örnekleyelim, ikide bir Osmanlı Padişahlarının anneleri zaten hristiyandı denilerek halkın gözünde karalanırlardı, öncelikle, Kuran, bütün dinleri onaylar, bunu Osmanlı bilir ve ayırmaz, bunlar modern yobazlıklar,
    ayrıca bir Tarım İmp. luğu ve o dönemdeki bütün imparatorluklarda, ya siyasi, ya da stratejik nedenlerle, bazen barış için, bazen destek bulmak için bu tür evlilikler yapılıyor, yaygın bir imp. uygulaması, ama, tahrifatçılar tam
    gaz, hele bir karalayıp üstünü örtelim, sonra projemizi devreye sokarız kafası, din de aynı zihniyetin ayakları altında bu kez ve Atatürk ve Laiklik ikilisiyle ayaklar altına alınıyor, onun amacı Kuran da olduğu gibi, herkesin
    özgür tercihinde kimse baskı yapamasın kararını kendi versin, bu ne kararını kendin vermesi, hele bir ağzını
    aça dönüşüyor, iş giderek yobazlıktan artık saçmalığa varıyor, ama, sayıları az olunca da iyice istediklerini de
    yapamayıp yutkunuyorlar, yoksa Kuzey Kore gibi haritadan silmek işten değil, çapsızlar cosmuş, Sovyetler türü
    bir ortam yaratmaya niyetli nerdeyse ki, Atatürk tam da en ateşli zamanında, Sovyetleri elinin tersiyle itmiş biri,
    yani kullanmaya doyamıyorlar, bir put yaratıp arkasında iş çevirmek son derece verimli şimdiki sermayedarların
    tarihi böyle bir akışla oluşturuluyor, yani sen çalış ben yiyim düzeni, sen de kemiğine ses çıkarma neyine yetmez anlayışı kafalara vura vura böyle yerleştiriliyor, sıra geldi, abileriyle ortak nasıl yaşarız, ve gözümüze batanlardan nasıl kurtuluruz incelikli çalışmalara, ortaklık harika, ama, çalışanlar da olsun tabii, ki, bize iş düşmeden tufeyli hayatı canlı tutalım, ve kemikçiler olmasa da bunların hiçbirini yapamazlardı, onların payı odur.

  • Gökhan Oflazoğlu
    Gökhan Oflazoğlu

    Bugünde şekillenmiy kavramlarla tutup 15. Yüzyıl insanını mesela yargılamak, niye böyle yapmış demek, hele
    konununun uzmanıysa, ya körlüktür, ya yobaz, ya da bulunmaz hain, çünkü o yüzyılda yaşayan insanların kavramları kendi dönemleriyle sınırlı, sadece onları biliyor, istese de başka bir şey yapamaz, daha hiçbir yeni kavram devrede yok, ve öyle yaşıyor, tarzı o kendi dönemiyle şekillenmiş, bu 50 sonrası propoganda ile Nato
    yerleştirme döneminde gene onların yönetimiyle, Osmanlı karalaması başlatıldı ki, dayanak ve güç noktaları yıkılsın, kayıtsız şartsız hakimiyetin yolları açılsın, yani 1920 lerin Fuat Köprülüleri Türk Kültürüne hayat veren,
    iktidardan çekilmek zorunda kaldı, Hasan Ali Yücel gibi bir Mevlevinin evine polis gönderildi, suçluymuş gibi,
    kadrolar artık Batı güdümlü, ve Türke ait ne varsa, sinsice kayıtlardan düşülmeye başlandı, ve 80 darbesiyle de
    artık yeni ahlak pompalanmaya başlandı, bugünler hazırlandı, hala da ipler ellerinde olsun diye, varsa bile bağımzılıkçılara göz açtırmazlar.

    Örnekleyelim, ikide bir Osmanlı Padişahlarının anneleri zaten hristiyandı denilerek halkın gözünde karalanırlardı, öncelikle, Kuran, bütün dinleri onaylar, bunu Osmanlı bilir ve ayırmaz, bunlar modern yobazlıklar,
    ayrıca bir Tarım İmp. luğu ve o dönemdeki bütün imparatorluklarda, ya siyasi, ya da stratejik nedenlerle, bazen barış için, bazen destek bulmak için bu tür evlilikler yapılıyor, yaygın bir imp. uygulaması, ama, tahrifatçılar tam
    gaz, hele bir karalayıp üstünü örtelim, sonra projemizi devreye sokarız kafası, din de aynı zihniyetin ayakları altında bu kez ve Atatürk ve Laiklik ikilisiyle ayaklar altına alınıyor, onun amacı Kuran da olduğu gibi, herkesin
    özgür tercihinde kimse baskı yapamasın kararını kendi versin, bu ne kararını kendin vermesi, hele bir ağzını
    aça dönüşüyor, iş giderek yobazlıktan artık saçmalığa varıyor, ama, sayıları az olunca da iyice istediklerini de
    yapamayıp yutkunuyorlar, yoksa Kuzey Kore gibi haritadan silmek işten değil, çapsızlar cosmuş, Sovyetler türü
    bir ortam yaratmaya niyetli nerdeyse ki, Atatürk tam da en ateşli zamanında, Sovyetleri elinin tersiyle itmiş biri,
    yani kullanmaya doyamıyorlar, bir put yaratıp arkasında iş çevirmek son derece verimli şimdiki sermayedarların
    tarihi böyle bir akışla oluşturuluyor, yani sen çalış ben yiyim düzeni, sen de kemiğine ses çıkarma neyine yetmez anlayışı kafalara vura vura böyle yerleştiriliyor, sıra geldi, abileriyle ortak nasıl yaşarız, ve gözümüze batanlardan nasıl kurtuluruz incelikli çalışmalara, ortaklık harika, ama, çalışanlar da olsun tabii, ki, bize iş düşmeden tufeyli hayatı canlı tutalım, ve kemikçiler olmasa da bunların hiçbirini yapamazlardı, onların payı odur.

  • Gökhan Oflazoğlu
    Gökhan Oflazoğlu

    Tarihin saati neden yavaş çalışır a - Ne yaptığından haberi varmı ki b - Bana ne yaptın c - Tarih bu, kafası çalışsa, neden geçmişte kalsın d - Senin maydonoz olmadığın bir şey var mı, sana ne elalemin saatinden neden takip ediyorsun, e - Çalışmış ya sen ona bak.

  • Gökhan Oflazoğlu
    Gökhan Oflazoğlu

    Tarih size neler öğretti, a - Önce kendi öğrensin b - Hiç utanması yok mu c - Sana ne bana ne, d - Yesin onu nenesi. Sizin nenenizle derdiniz ne,

  • Gökhan Oflazoğlu
    Gökhan Oflazoğlu

    Daha çok bir tezahürdür, ama, bir yandan anlam, biz anlamı kaybederiz, tezahür durur ve statikleşir, bir kere olmuştur, geri döndürülemez, ama, anlam, sonsuz geri ve ileri beraberliği yapısında taşır, peki hangi parçası tarihd e yer alacaktır, tabii ki aşılmaz olanı, nedir o, artık anlam ifade etmeyen, aslında tarih içinde yaşayanlara bir şey ifade etmemiştir, sadece yaşamıştır o kadar, halbuki yaşamak, kendini talep eder, tarihsellişmişse bu kendi uzaklaşmıştır, yaşam şimdidir ve tarihte hem yer alır hem almaz, alır çünkü o şimdi birilerinde varolmuştur, yoktur çünküsünü farketmeden yaşamıştır, işte o kayıptır, bilinç denilen kaypak zemin bunun oyunlarını kurar oyuncağı da olabilirsin, oynayabilirsin de, ondan tarihe maruz kalman kesinse, yani şimdinin kurbanıysan, o şimdiyi mülkün yapabilirsen artık önün açıktır çünkü şimdi geçmiş gelecek bütün zamanları kendi içinde barındırır, senin sadece şimdiyi bilmen bir kapılma halinin sonucudur, halbuk bir adım gerisinde hakimiyet vardı, kaçırdın.

  • Gökhan Oflazoğlu
    Gökhan Oflazoğlu

    Kısaca tarihte yöneten ve yönetilenin olmadığı tek bir saat ve coğrafya yoktur, ama, hıncıda vardır, evde karı koca çocuktan başla ve nasıl birbirlerine hep kendini haklı görerek kızdıklarına bak, bunu topluma, ülkelere yay, savaşlar neden var, hele ekonomik nedenler keskinse, ve insanlık tarihi neden maşallah, mezbaha benzer anlarsın, sadece 250 yılında savaş yok, kayıtlara göre, ama, burda ipe sıkı sarılan, doğrudan şaşmayan az sayıdada olsa ipi göğüsler, oyun da sınav da bu, Marks kendisi bile adil değilken adalet peşindeymiş gibi kendi hıncını boşaltıyordu, başarılı da oldu, milyonlarca insanı vahşete sevkederek, fırına yolladı, kendiyle birlikte, ve gene başa dönüldü, gene yeni bir vahşetin hazırlıkları devam ediyor, ve şimdi yeni kuramlarla, Butler lara veya benzerlerine iyi bakın ne hazırlandığı ve neye mal olacağı yavaştan uç verir. - Ulus devlet marşını kim söyler, Savaş Tertipleri vb. - Toynbee nin İngiliz Gizli Servisi danışmanlığı nöbet devreder, yeni egemene ve böyle gider, son hesap günü gelinceye değin. sonra da dökümü çıkarılır, orda zındıklık nasıl bir tuzak mış göremeyene ya da görmeyene de gösterilir.

    Hanginiz iyi ve güzel işler yapacak görelim ve gösterelim diye hayatı ve ölümü yarattık. - KENDİ.


    Vahiy olmadan da din diye bir şey olmaz, doğrudan kendi konuşmadığı hiçbir şey din değildir, senin zırvalarındır daha çok, şu söylenende de anlaşılmayacak bir şey yok, kötüsünü yapmak istiyorsan, anlamadım dersin olur biter, sen de öyle.